RÖPORTAJ — 8 Eylül 2013 at 22:41

MUTLU İNŞAAT CEO’SU FURKAN HAMZAOĞLU; “BİR DÜNYA ŞİRKETİ OLMA HEDEFİNDEYİZ”

by

Furkan Hamzaoğlu

Elit Konseptli Konut Projeleri ve Kentsel Dönüşüm üzerine Mutlu İnşaat CEO’su Furkan Hamzaoğlu ile yaptığımız röportajda Furkan Hamzaoğlu, “Bizde Türkiye’nin 2023 vizyonuna kaliteli yapılarla, alışveriş merkezleriyle ve ofis binalarıyla sektörde isim yapmış bir firma olmak için çalışıyoruz. Hedefimiz, inşaat ve enerji sektöründe yurt içi ve yurt dışında önemli projelere imza atmak ve bir dünya şirketi olmaktır” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1974 yılında kurulan ve kurulduğu günden itibaren inşaat sektöründe kentsel modernleşme girişimlerine katkıda bulunan Mutlu İnşaat, hayata geçirdiği tüm projelerde Türkiye’nin kentsel dönüşüm vizyonuna hizmet ediyor.

Mutlu İnşaat olarak bugüne kadar hangi projelere imza attınız?

Ağırlıklı konut projeleri, alışveriş merkezleri, iş merkezleri gibi projelere imza attık. Bunlardan başlıcalar; Ataköy sahil yolunda Ataköy Konakları, Kadir Has Çocuk Merkezi, Kadir Has AVM, Kadir Has Üniversite binaları, Metroport AVM, Yasemin Konakları, Florya da Flyinn Residence konut projesi. Bunlarında dışında Türkmenistan da 33 milyon dolarlık bir işimiz oldu, orda devlete bir taahhüt işi yaptık.

Projelerinizi tasarlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Bizim için lokasyon çok önemli, şehrin dışında pek fazla üretim yapmayı düşünmüyoruz, şehir içini tercih ediyoruz. Şuanda Bayrampaşa da Pashador diye bir proje üretiyoruz, buradaki insanların demografik yapısını inceleyip talepleri neye göre olur, biz insana proje ürettiğimiz için o bölgedeki insanı çok iyi incelemeye çalışıyoruz. Bizim her projemizde kalite birinci önceliğimiz olmuş durumda, her lokasyonda olabildiğince iyi ürünleri kullanıp o bölgenin satış anlamında rayicini hep yükselten bir grafik izledik. Her bölgenin kendi içinde bir alım gücü dağılımı var, biz genelde orta ve üzerine hitap ediyoruz. Bizim dairelerimizin kalitesini bilen insanlar projelerimizden görmeden de daire alabiliyorlar, daha topraktan daire sattığımız müşterilerimiz var.

Güncel projelerinizden ve hedef kitlenizden bahseder misiniz?

Şuanda devam ettiğimiz en büyük projemiz Ümraniye’deki alışveriş merkezi, 126 bin metrekare inşaatı kapalı alandan oluşuyor. Orası karma bir proje, 140 mağazalı bir alışveriş merkezi ve 170 odalı bir otel projesi var. Orda da Hilton Garden İnn oteli var, Hilton’dan franchising alınması söz konusu. Ümraniye İstanbul’un en kalabalık ilçelerinden bir tanesi, özellikle Alemdağ caddesi çok yoğun bir cadde ve o bölgede yakın çevrede bir alışveriş merkezi göremiyorsunuz. Orada alışveriş merkezi kullanıcısı olarak C Plus ve B müşteri kemsine hitap ediyoruz. Devam eden yeni başladığımız Bayrampaşa da Pashador projemiz var, 190 daire ve yaklaşık 50 tane dükkândan oluşan bir proje. Şuanda Güneşli de 330 dairelik Güneşli Park Gardenya projemiz devam ediyor, onu da bu sene içerisinde teslim edeceğiz. Yenibosna da 96 daire, 5 dükkândan oluşan Yasemin Konakları’nın 2.etabı var, oda bu sene tamamlanacak projelerimiz arasında. Basın ekspres yolu üzerinde eski Hürriyet’in karşısında Capital Tower ofis kompleksi projemiz var, oda bu sene içerisinde tamamlanacak. Beylikdüzü’nde yılın son çeyreğinde başlamayı planladığımız Şahinler Holding’in arsasında proje geliştireceğiz. Bu proje, 74 dönüm arsa üzerinde 270 bin metrekare inşaat alanına sahip. Projede 1000’in üzerinde konut ve ticari birimler yer alıyor.

Kentsel dönüşüm yasası ve KDV artışı ile ilgili gelişmeler sektörünüzü etkiledi mi?

Sektörümüzü tabii ki etkiledi, özellikle bizim gibi şehrin içinde daha çok kıymetli arsalarda proje geliştirmeyi düşünen bir firma için birçok alternatifi kenara koymamıza neden oldu. Çünkü %18 KDV oranı satışta ciddi bir oran, biz genelde müşteriyle pazarlık yaparken hep KDV dâhil rakam söylenir. Özellikle arsa seçmede bir sıkıntı oldu. Değerli arsaların hepsinde %18 KDV olması bir kere bizim zaten arsa bulma sıkıntıydı, daha da sıkıntı çekmemize sebep oldu. Bunu daha başka şekilde düzenleyebilirlerdi, ama bu şekilde düzenleme oldu. Anladığım kadarıyla da bu KDV yasası düzenlemesi değişmeyecek, bu şekilde devam edecek.

Kentsel dönüşüm yasası, insanları bir şeye itmek için, artık konutlarını yenilemesi için ve eski konutların yenilenmesi anlamında faydalı. Ama yeterli değil, sadece yasayla veya sadece imar artışıyla ya da insanlar riskli yapılarını vermezse, devletin ben alırım yıkarım demesiyle olabilecek bir şey değil bu. İnsanları belki sivil toplum kuruluşları kurarak, belki de konferanslar yaparak daha fazla bilgilendirmek gerekir. Hakikaten çok zor… Bugün Fikirtepe örneği var önümüzde, 2,5 sene geçti, imar iki katına çıktı ama bir arpa boyu yol alınamadı. Dolayısıyla önce insanlarımızı ikna etmek lazım, onları kentsel dönüşüme ve deprem gerçeğinin olduğuna inandırmak gerekir.

Bir mimar olarak İstanbul’un gelişimini nasıl görüyorsunuz?

İstanbul’la ilgili tabii ki yediğimiz goller var, özellikle herkesçe bilinen siluetin önceden düşünülememesi büyük bir hata. Çok kaliteli yapılar olduğu gibi artık bir yapı kirliliği de oluyor. Özellikle Esenyurt bölgesinde korkunç mimarlar, korkunç yapılar görüyorsunuz, insanların o yapılarda yaşaması bir kere psikolojik olarak etkiler, o kadar yoğunlukta yaşama insanı psikolojik olarak daha agresif yapar. İnsanlara daha yaşanabilir, nefes alabileceği alanlar yaratmak lazım, biz onun yerine dikeyde ve yatayda büyürsek insanların yaşayacağı alanlar kalmaz. Onun dışında İstanbul da çok güzel, çok iyi, yurtdışından ödüllü projelerde var, özellikle büyük GYO’ların yaptığı daha yeşili bol, daha yaşanabilir alanları olan iyi projelerde var, umarım daha iyiye de gider.

2013 yılı için öngörüleriniz nelerdir?

Uzun vadede inşaatın dışında yönelebileceğimiz ya da orda ilerleyeceğimiz bir sektör olarak enerji sektörünü görüyoruz. İleride yeşil enerji, yenilenebilir enerji anlamında bir çalışmalarımız olacak ama şuanda fikir aşamasında ve şirketin ileriki düşüncesinde olan bir şey. 2013 yılı bizim projelerimizin tamamlandığı ve yeni projelere başlayacağımız bir yıl. Sektör açısından da 2013 çok beklenildiği gibi geçmedi. Toparlanma, daha yukarı doğru bir ivme bekleniyordu ama kiminle görüşsek ya da kimden istişare etsek bu anlamda yine yatay bir seyir olduğu, sektörün istediği ivmeyi kazanamadığı görülüyor. İşte bu son olaylardan beridir zaten bunlar bizim için tam durma noktasıdır. En erken biz etkileniriz, şuan bir yaprak kıpırdamama durumu var.

Konut alıcılarının, konut alırken neleri sorgulamaları gerekir?

Bir kere ruhsatı sorgulasınlar, eğer bitmiş projeyse iskân kesinlikle sorgulanabilir, ama devam eden bir projeyse firmayı araştırsınlar. Esenyurt’ta böyle bir sıkıntı var ama Esenyurt’ta herkes de böyle bir sıkıntı yok. Mesela eski firmalarda yok, beş yıllık firmaların çoğu orda kimisi iflas erteleme verdi, kimisi şirketin üzerine ihtiyati tedbir koydu, kimisi inşaatını durdurdu. Önemli olan şirkettir. Çünkü şirket eğer bu işi eskiden beri yapıyorsa bir şekilde yoluna devam eder, sorunu çözer. Biz orda bir sıkıntı olacağını gördük o yüzden girmedik. Böyle bir imarın çok mantıklı olmadığı, oradaki imar durumunun sıkıntılı olduğu belliydi. Aslında orada yasal boşluklar kullanılarak ruhsat alınmış, ama sonra ortaya çıkan o vaziyet, o imar yoğunluğu, o kaos görüldüğü zaman İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından müdahale edildi.