RÖPORTAJ — 8 Eylül 2013 at 23:07

SERANİT YAPI GRUBU İCRA KURULU BAŞKAN YARDIMCISI ECE CEYLAN BABA; “DÜNYA MARKASI OLMA YOLUNDA İLERLİYORUZ”

by

EceCeylanBaba

Sektörünün öncüsü olan Seranit Yapı Grubu, teknolojik yatırımları ile kendini sürekli yenileyen bir yapıya sahip. Sektördeki boşlukları doldurmaya yönelik girişimleri sayesinde dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor!

 Türkiye’nin ilk porselen karo üreticisi olarak Türkiye’de sektörün lideri, dünyada da ilk üç önemli oyuncu arasında yer aldıklarını ifade eden Seranit Yapı Grubu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ece Ceylan Baba, bugün 18 milyon 500 bin metrekarelik üretim kapasitesi ile granit seramikte Türkiye’deki toplam üretimin yüzde 5’ini tek başına ürettiklerini belirtti.

Ece Ceylan Baba, “Türkiye’deki 258 satış noktamızın yanı sıra, 21 ülkede 82 satış noktamız bulunuyor. Yeni markamız Serra ile de bir Türk markasının uluslararası marka haline gelmesi yolunda çalışıyoruz” dedi.

Seranit Yapı Grubu için 2012 yılı nasıl geçti?

2012 yılı inşaat sektöründe bazı sıkıntıların yaşandığı ve büyümede yavaşlama gözlenen bir yıldı. Ancak bizim açımızdan bu etkilerden arınarak yatırımlara odaklandığımız bir yıl oldu. Eskişehir, İnönü’de üretim yapan ‘Serra Seramik’ markamızın doğuşu ve güçlü bağlantıların yapıldığı bir yılı geride bıraktık. 2012 yılı ciromuz 309 milyon TL’ye, ihracatımız ise 30 milyon Dolara ulaştı.

2013 yılı için hedefleriniz ve yeni yatırımlarınız nelerdir?

Seranit Yapı Grubu olarak, 2013 ciro hedefimiz 400 milyon TL. 2012 yılında 30 milyon Dolar olan ihracatımızda da 2013 yılı için 45 milyon Doları hedefliyoruz. Halihazırda 550 olan satış noktamızın bu yıl 750’ye ulaşmasını, showroomlarımızın ise 155’e çıkmasını hedefliyoruz. 2013 yılında inşaat sektöründe %4 büyüme bekleniyor. Ayrıca konut kredilerinde yaşanan artış gibi gelişmelerin de sektörümüze olumlu yansımaları olacağını düşünüyoruz. Bu yıl yapı sektöründe bir devrim niteliği taşıyan SeraOxicoat Ekolojik Sıva’yı pazara sunduk. Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarımız sonucunda %100 yerli sermayeyle hayata geçirdiğimiz bu yeni ürün dünyada ilk kez; içerdiği özel elementlerle mekanlardaki yemek, sigara, tuvalet, boya ve ilaç kokusu gibi istenmeyen kokuları yok etme özelliklerine sahip.

Seranit Yapı’nın ürün çeşitliliği, kalite anlayışı ve hedef kitlesinden bahseder misiniz?

Yenilikçi yaklaşımımız, zengin renk, efekt, ebat seçeneklerimiz ve trend belirleyen tasarımlarımızla; Seranit, Serra ve Vanucci markalarımızın yanı sıra Ekolojik Ürünler kategorimizde doğaya ve insan sağlığına zarar vermeyen yüzde 100 doğal ürünler üretiyoruz. Kullandığımız ileri teknoloji, modern üretim tesislerimiz ve dünyanın önde gelen tasarım ofisleriyle yaptığımız işbirlikleri de kalite anlamında fark yaratmamızı sağlıyor.

Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Grup olarak Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabriye Pişkin öncülüğünde yürüttüğümüz ürün geliştirme çalışmalarımızla birçok inovatif ürünü sektöre kazandırıyoruz. Son dönemde ‘Ekolojik Ürünler’ kategorisinde sunduğumuz; yeni nesil ısıtma sistemi ‘DRC’ ısıtıcı paneli ve yapı sektöründe devrim yaratacak nitelikteki ‘Seraoxicoat’u piyasaya sunduk.

Firmanızın istihdam politikası ve ihracatı hakkında bilgi aktarır mısınız?

Seranit Yapı Grubu olarak insan kaynağına çok büyük önem veriyoruz. Çünkü sahip olduğumuz en önemli kaynağın ‘insan’ olduğunun bilincindeyiz. İstihdam politikamızı da bu yönde yönetiyoruz. 2012 yılı ihracatımız 30 milyon Dolar. Ayrıca dünyanın dört bir yanındaki 65 farkı ülkeye ihracat yapıyoruz. İhracatta yakaladığımız başarı, devamında uluslararası arenada önde gelen markalardan biri olmamızın da önünü açtı.

Seranit Yapı Grubu uzun soluklu bir şirket. Şirketi yönetirken izlediğiniz stratejilerden bahseder misiniz?

Grup olarak dinamik bir ruha sahip olduğumuzu söyleyebilirim. Hızlı kararlar alıp bu kararları sağlıklı bir şekilde uygulayabilmemiz sayesinde sektörde ilklerin öncüsü olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Yönetim politikamız da yine dinamik, insani duyguları profesyonel duruş ile birleştiren ve asla hantal olmayan bir yapıya sahip.  Bu özelliğimizi temel vizyonumuz olarak belirleyerek hareket ediyoruz.

Türk seramik sektörünün bugünkü yapısı, gelişimi ve uluslararası pazarlardaki yeri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Türk seramik sektörü olarak dünya pazarlarında haklı yerimizi almamız için öncelikle; Ar-Ge ve Ür-Ge yatırımlarına hız vermemiz, tasarım kopyalamamamız ve sektör olarak kendi tasarımlarımızı öne çıkarmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca, yaşlanmış tesislerin yenilenmesi ve modern teknolojiye ayak uydurulması da büyük önem taşıyor. Çok üretmenin değil kaliteli üretimin gerçeğini kabul etmek ve buna göre hareket etmenin gerekliliğine inanıyoruz. Böylece dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerlerken, Türkiye’de sektörümüzü de ancak bu şekilde büyütebilir ve geliştirebiliriz. Son dönemde bu konuda önemli çalışmalar yapılmaya başlandı. Türk seramik sektörünün dünya piyasalarında daha etkin bir rol oynayabilmesi için devlet ve özel sektör işbirliğiyle hazırlanan “Seramik Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı” uygulamaya girdi. Bu yol haritasıyla Türk markalarının dünya seramik sektöründe önemli bir oyuncu olacağına inanıyoruz.

Sektörün sorunları ve sektörün gelişimi hakkında neler söylemek istersiniz?

Türkiye’deki seramik sektörünün yıllık kapasitesi 360 milyon metrekare, yurtiçinde kullanılan kapasite miktarı sadece 125 milyon metrekare seviyesinde. Sektörün ihracatı ise 100 milyon metrekare seviyelerinde, bu da bir o kadar daha kapasitenin atıl kaldığını gösteriyor. Ayrıca 2012’de yapı ruhsatlarının artmış olmasına rağmen yapı ruhsatı kullanım izinlerinde yaşanan düşüş de sektör satışlarına olumsuz yansıdı. Ancak bu olumsuzlukların 2013 yılında yapı sektörüne pozitif yansıyacağını düşünüyoruz.

Sektörümüzdeki tüm oyuncuların farklı stratejik seçimleri oluyor. Bu farklı yelpaze Türkiye seramik sektörünün gücünü arttırarak dünyanın birçok alanına hitap edebilecek seviyeye gelmesine de olanak sağlıyor. Ayrıca Avrupa’da yaşanmakta olan kriz nedeniyle Türk yapı sektörün önünün açılacağı ve iyi işlere imza atılabileceği görüşündeyim. Seramik üretimindeki prosesler dolayısıyla, oldukça büyük bir enerji ihtiyacımız oluyor. Ancak son 1 yıl içerisinde elektrik ve doğalgaza gelen zamlar sektörün dünyada rekabet etmesini güçleştiriyor. Geçtiğimiz 1 yılda doğalgaza yüzde 20, elektriğe yüzde 9, ardından elektriğe bir daha yüzde 10, doğalgaza yeniden yüzde 20 zam geldi. Bunun sonucunda enerji maliyetlerimiz yüzde 40’lara çıktı. Enerjinin ülkemizde çok pahalı olması ve öngörülemeyen zamlar sektörümüzü zora sokuyor. Devletin enerji politikası sebebiyle her geçen gün Uzak Doğu’ya doğru kayan üretim yatırımlarının durdurulması adına ülkemizde üretimin teşvik edilmesini bekliyoruz.

Firmanızın sektördeki yeri, farkındalığı ve 2023 vizyonundan bahseder misiniz?

Seranit Yapı Grubu olarak daima üreten bir firma olduk. Bu kapsamda da Ar-Ge ve Ür-Ge yatırımlarımıza devam ederek, yenilikçi ürünlerle sektörümüze katma değer yaratmaya devam edeceğiz. 2015 yılına kadar 100.000.000 € yatırımımızı tamamlayıp, 2023 yılında 1.000.000.000 $ cirolu bir firma olarak Türkiye’nin ilk 100 firması arasında olma hedefimiz için çalışıyoruz.