RÖPORTAJ — 3 Mayıs 2014 at 19:43

GÜLSAN HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA TOPÇUOĞLU: İNŞAAT VE ENERJİDE BÜYÜME HEDEFİNDEYİZ

by

Resim 045

 

 

Başta halı olmak üzere üretim yaptıkları sektörlerde yatırımlarına ve yeniliklerine devam edeceklerini dile getiren Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu, inşaat ve enerji sektörlerinde de büyümeyi hedeflediklerini ifade etti.

 

Türkiye’nin 15 yılda en hızlı büyüyen 11.şirketi olmayı başaran Gülsan Holding; Amerika’dan Rusya’ya, Almanya’dan Afrika ülkelerine, Türki Cumhuriyetlerin’den Orta Doğu Ülkelerine kadar yaptığı ihracatla sadece “ İlk” değil, ”hep öncü” olma yolunda kararlılıkla ilerleyen bir dünya şirketi!

 

Kırk yıllık bir sanayi geçmişinin ardından Kaşmir Halı markasıyla Türkiye halı üretiminde ilk üçün içinde yer alan Gülsan Holding, mevcut yapısını inşaat ve enerji sektöründe yapacağı yatırımlarla büyütmeyi planlıyor. Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu ile holdingin gelecek planlarını ve Gaziantep sanayisindeki atılımları konuştuk.

 

Sanayileşme anlamında birçok yeniliğe imza atan Gülsan Grubu bugünlere nasıl geldi?

Gülsan Holding’in temelleri 1976 yılında Topçuoğlu ailesi tarafından atıldı. Sünger yatak imalatı ile ilk sanayi üretimine başladı. 1.500 metrekare üzerinde 1.000 metre kare kapalı alanda. 1982 yılına kadar sünger yatak imalatına devam etti. 1982’de ilk olarak yuvarlak örgülü çuval üretmeye başladık. Dünyada değişen trend ve yeni teknolojiyle dikişsiz kumaş örmeye başladık. Gülsan’ın bir özelliği de içinde bulunduğu sektöre ilkleriyle öncülük etmesi. 1983 yılında özellikle Irak’ın açılmasıyla birlikte rahmetli Özal’ın ilk Başbakanlık dönemi olan 1984 yılında Irak’la 1.5 milyar dolarlık petrol karşılığı ihracat anlaşması yapıldı. Irak’la yapılan anlaşmayla birlikte bir ihracat ve sanayileşme hamlesi başladı. Gülsan’ın gelişimi de o dönemle eşdeğerdir. Irak’taki ihalelerden pay aldık. Kapasitelerimizi arttırdık. Sürekli çuval sektöründe büyüyerek bugün Avrupa ve Türkiye’de tek çatı altında en büyük ve ürün çeşitliliği açısından en geniş büyük çuval üretimi yapan firma konumundayız.

 

1993 yılından itibaren Gaziantep’te yine ilkleri gerçekleştirerek polipropilen halı ipliği üretmeye başladık. Tabii bunun hikayesini biraz da hem bizim hem Gaziantep’in büyüme özelliği açısından vurgulamamız gerekir. Rahmetli Amcam Naci Topçuoğlu Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanıydı. Gaziantep’ten Avrupa’ya bir grupla makine fuarına gittiklerinde makine üreticileri firmalar yeni trendleri anlatırken, polipropilen halı ipliğinden bahsettiler. O güne kadar Türkiye’de yün ve akrilik iplikten halı üretimi vardı. Tabii bu sunumu Gaziantepli sanayicilere yaptılar ama kimse bunla ilgilenmedi. O dönem Gaziantep kilim, dokuma ve halıda üretim merkeziydi. Biz bu yatırımı yapmaya karar vermiştik. Fakat alışkanlıklar ve pazarın ivmesinden dolayı bu ürünün tutmayacağı yönünde pazar isteksizdi. Fakat biz gelişmelere baktığımızda Avrupa’daki üreticilerde bunun inanılmaz bir şekilde kullanıldığını gördük. Ve biz yatırım kararı aldık. Biz bu ürünü üretir ve pazara sunarız, büyük ihtimalle talep görür, görmezse de ihracat yaparız dedik. Üretime başladık, ürünlerimizi tanıttık. Önce pazardan istediğimiz talep gelmedi. Farklı makinelerde deneyerek o ürünü tezgahlarda kullanılır hale getirdik. Ve Türkiye’de ilk polipropilen halı ipliği üreten firma olduk. 1993 yılında Gaziantep’in halı ihracatı 30 milyon dolardı. Ve bunun tamamı akrilik ve yün ipliktendi. Bugün Gaziantep 1.5 milyar dolarlık halı ihracatı yapıyor ve bunun yüzde 90’ı polipropilenden yapılıyor.

 

Gülsan’ın büyümesinde polipropilen halı sektörünün büyümesinin ve Gaziantep’in halı sektöründe büyümesinin önemli bir etkisi vardır. Biz de bu yeniliği Gaziantep’e getirmekten son derece mutluyuz. Bunun yanında hijyen sektöründe üretimimiz var. Bu da bebek bezi, kadın bağı, hijyenik ürünlerde kullanılan kumaşların üretimini kapsıyor. Bizim buradaki müşterilerimiz global üreticilerdir. Bunlar Procter&Gamble, Evyap, Hayat Kimya gibi firmalardır. Bir anlamda global markaların tedarikçisiyiz. Hijyen sektöründe ürün kalitesi olarak mükemmellik ödülümüz var. Grubumuzda toplam 2.500 kişi çalışıyor. Geçen yılki ciromuz 890 milyon lira. 220 milyon dolar bütün grubumuzun ihracatı.

 

Peki, amiral geminiz hangisi?

Amiral gemimiz Gülsan Sentetik. Bunun yanında 2005 yılında kurulan Kaşmir Halı firmamız var. Bu da halı sektöründe yeni ürünler üretmek, Ar-Ge, yenilik, pazarda öncü olmak için kurulmuş bir şirket. Kaşmir Halı geçen 9 yılda marka bilinirliği, müşteri algısı ve kalite anlamında Türkiye’de en önemli halı üreticisi konumunda. Biz halı üretiminde Türkiye’de ilk 3’ün içerisindeyiz.

 

Kaşmir Halı olarak 2014 büyüme hedefiniz nedir?

Ürettiğimiz ürünlerin yüzde 55’ini iç piyasaya, yaklaşık yüzde 40’ını ihracata sunuyoruz. Buradaki amacımız, yenilik, marka bilinirliği ve müşteri memnuniyeti açısından en iyi olmak. Kapasitemizi piyasa ihtiyaçlarına göre, makine parkımızı pazarın ihtiyaçlarına göre teknolojik gelişmeleri takip ederek sürekli yeniliyoruz. Hem Türkiye’nin büyümesini, hem ihracatta yeni pazarların açılmasını göz önüne alarak kapasitemizi değerlendiriyor ve yeni yatırımlar yapıyoruz. Ve 2014 yılında Kaşmir halı da yüzde 12’lik bir büyüme bekliyoruz.

 

Enerji sektöründeki varlığınızdan da bahseder misiniz?

Enerji sektöründe çalışmalarımız var. Ama faaliyette olan, başlayan bir projemiz yok. Jeotermal ve rüzgar konusunda hazırlıklarımız var. Kurulu bir tesisimiz şuan yok. Lisans alma çalışmalarımız devam ediyor.

 

Bildiğimiz kadarı ile inşaat sektöründe de varsınız…

Evet, holding çatısı altında Kaşmir Yapı A.Ş. diye inşaat firmamız var. Buda 3 yıldan beri inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir firma. Ankara’da 1.438 konutluk Kaşmir Göl Evleri projemiz var. Bu faaliyet başka projelerimizle devam edecek. Bunlar kendi arsalarımızda değerlendirdiğimiz projeler.

 

İnşaat sektörü Türkiye’de hızlı büyüyen bir sektör. Özellikle son 10 yılda ekonominin gelişmesi ile birlikte ev sahibi olmak artık Türkiye’de kolaylaştı. Türk insanının yapısında da kendi evinde oturma arzusu var. Ve biz buradaki büyümeyi potansiyel ve uzun süreli büyüme olarak görüyoruz. Bundan dolayı inşaat sektöründe güçlü bir oyuncu olmayı hedefledik.

 

Halka arza bakışınız nedir?

Şirketlerin kurumsallaşması, daha büyük hedefler koyması, sermaye birikiminin daha büyük yatırım alanlarına yönelmesi açısından halka arzlar Türkiye için çok önemli. Aile şirketlerinde de az olsun benim olsun değil de daha büyük yapı içerisinde, özellikle de kurumsal yapıya geçişi desteklemesi açısından biz önemli görüyoruz. Ve halka arzda şirketlerin belli karlılığa ulaştığında, belli altyapılarını oluşturarak bu halka arzların doğru olacağını düşünüyoruz.

 

Grup olarak bu yönde hazırlığınız var mı?

Bizim bu konuda çalışmalarımız olacak. Yani kurumsal ve profesyonel bir yapıyla şirketin uzun süreli dinamik hedeflerimiz doğrultusunda planlarımız var.

 

Peki, yabancı evliliklere sıcak bakıyor musunuz?

Yabancı evlilikler ve yabancı sermayenin gelmesini biz şöyle değerlendiriyoruz; yabancı sermaye şirket evliliklerinde sadece para için geliyorsa, bu bizler için bir şey ifade etmiyor. Ama beraberinde teknoloji, know-how, ülkeye katma değer sağlayacak yatırımların önünü açacaksa, Tabii ki biz evliliklere sıcak bakıyoruz. Yani bilgi birikimini paylaşacağımız evliliklere her zaman açığız.

 

Gülsan Holding’in bir anayasası var mı?

Aile şirketlerinin kariyer planlamasının yapılması, kurumsal yapının oluşturulması, aile anayasasının yazılması şirketlerin gelişmesi ve devamlılığı açısından çok önemli. Biz de Gülsan Holding olarak aile anayasamızı tamamladık. Bu konuda çalışmalarımızı yaptık bir danışman şirket vasıtasıyla. Bu çalışmaların neticesinde de zaten başından beri Gülsan Gaziantep’te kurumsal yapıda örnek şirket oldu.Tabii ileriye dönük aile anayasası ve kurumsallaşmada yapacağımız şeyler de var. Bunları yerine getirerek üçüncü, beşinci kuşaklara, şirketin emin ellere teslimi için altyapı çalışmalarımız devam ediyor. Doğru kurumsallaşmada ben şuna inanıyorum; işin sahibi işin başında olmalı ama görev ve sorumlulukları paylaşmalı. Burada yapılarına göre başarılı şirketler var ama bölgemiz açısından daha erken olduğunu düşünüyorum.

 

Gaziantepli sanayicilerin ve kentin gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gaziantepli sanayici her zaman temkinli, tedbirli, ayağını yere basarken iki kere kontrol eder. Ama cesurdur, girişimcidir. İşten kaçmaz. Çalışkandır, mücadelecidir. Geçtiğimiz sene 176 ülkeye ihracatı var Gaziantep’in. Bu dinamizmi yaratan bir şehrin başarılı olmaması için hiçbir sebep yok. Sinerjisi çok yüksek. Özellikle gıda sektöründe, plastik sektöründe, tekstilde ve daha birçok sektörde Türkiye’de üretim merkezi halinde. Bazı sektörlerde toplam üretimin yüzde 60-80’ini sadece bu şehir üretiyor. Gaziantep’in en önemli özelliği; özel sektör şirketlerin, aile şirketlerinin hepsi işin başında. İyi eğitimli, yabancı dilleri var. Her yere seyahat ediyor. Hem üretiyor, hem satıyor. Bizler sanayici ihracatçı konumunda firmayız. İç pazarın dinamiği ile marka yaratma konusunda Gaziantep çok mesafe katetti. Yani halı sektöründe, başka sektörlerde önemli markalar oluştu. Tabii marka olmak tek başına yeterli olmuyor. Markanın sürekliliğini sağlamak önemli. Orada da Ar-Ge, inovasyon, bilgi birikimi, üniversite-sanayi işbirliği, fuarlar… Bunların hepsi bir bütün olarak çok önem arz ediyor.

 

Bugün geldiğimiz noktada Gaziantep’in büyümesi Türkiye’nin büyümesinin üzerindedir. Her yönüyle Gaziantep’in dinamiklerinin Türkiye genelinden daha üstte olduğunu görüyoruz. Gaziantep’te Türkiye’nin en büyüğü olacak 5.Organize Sanayi Bölgesinin yapımı devam ediyor. Bu da çok önemli. Yani buranın dinamizmi yüksek. Tabii ki Gaziantep sadece sanayi üretiminde değil, turizm konusunda da önemli bir yere geldi. Birlik beraberlik içerisinde ülkenin gelişmesi için Türkiye’ye model olan bir şehirdir Gaziantep. Biz öyle görüyoruz.