RÖPORTAJ — 6 Şubat 2015 at 17:33

ÖZEL MEDLİNE ADANA HASTANESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI DR. KEMAL ATTİLA: MEDLİNE ADANA HASTANESİ, SAĞLIK TURİZMİNİN LOKOMOTİFLERİNDEN BİRİDİR!

by

MEDLINE-KEMAL ATTILA (5)

 

Adana’nın sağlık turizminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Özel Medline Adana Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Attila, Adana’da markalaşmış hastanelerin sağlık turizminin lokomotifi olduğunu kendilerinin bu hastanelerden birisi olduğunu dile getirdi.

 

Özel Medline Adana Hastanesi Haziran 2009’da hasta kabulüne başlayan ve Amerika merkezli bağımsız denetim kuruluşu JCI’dan (JointCommission International) Akreditasyon Kalite Belgesi’ni güneyde ilk alan özel hastanelerden birisi. Medline Adana Hastanesi, 14.000 metrekare kapalı kullanım alanı, 28 yoğun bakım yatağı, 123 yatak kapasitesi ile 24 branşta hizmet veriyor. Özel Medline Adana Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Attila ile özel hastanelerin gelişimini ve Adana’da sağlık turizminin geleceğini konuştuk.

 

Son yıllarda uygulanan sağlıkta dönüşüm politikasını yatırımcı gözüyle nasıl değerlendiriyorsunuz?

Halkımız için bu dönüşümünyararlı olduğunu ve sosyal devlet ilkesi gereği doğru bir politika olduğunu düşünüyorum. Biz bu hastaneyi kurduğumuzda yatırımcı olarak 4 sene içinde borçlarımızı öderiz ve hissedarlarımıza kar payı veririz dedik ama bu süre en az 7-8 seneye sarkacak görünüyor. Tabii bu sorun sadece bize ait bir şey değil, bütün sağlık yatırımcıları için aynı. Medline’ın ortakları sağlıkta büyük yatırım hevesleriyle 5-6 sene öncesektöre girdiler, şimdi çıkıyorlar. Harcadıkları emeğin, paranın karşılığını alamamaktan yakınıyorlar. Sağlıkta ana firmalara baktığımızda, sağlık dışında yatırımları pek yok. Acıbadem diyelim, Medical Park diyelim; hep sağlık alanında yatırım yapmışlar.

 

Sağlıkta dönüşüm politikasının dahilinde yapılmakta olan şehir hastaneleri, özel hastane yatırımlarını sekteye uğratabilir mi?

Adana’da 1.550 yataklı yeni bir şehir hastanesi açılıyor. Ekipmanı, yepyeni binası, tek kişilik odaları ile özel hastanede olan tüm imkânlara sahip. Sonuç olarak özel hastaneye gidip ücret farkı ödemek istemeyen insanlar olacaktır. Dolayısıyla şehir hastaneleri özel hastanelerden bir pay alacak. Geçtiğimiz yıl sağlık hizmetlerindeözel sektörün aldığı pay yüzde 25’e çıktı. Şimdi bu oran düşecek. Ama düşüş yüzde 20 civarında durur diye düşünüyorum. Özel sektörün yeni hastane açmasının Bakanlık iznine bağlı olduğunu hesaba katarsak özel sektörün aldığı payın azalacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

Şehir hastanelerindeki temel amacın yabancı hasta kabulü olduğu söyleniyor. Sizce de öyle mi?

Temel amaç değil ama amaçlardan biri olabilir. Sağlık turizmi olarak baktığımızda Adana’nın avantajları nedir? Komşu ülkelerden bize gelecek hastalar… Hasta profiline baktığınız zaman cebinde parası olan hasta geliyor. Türkiye’deki hastaneleri öğrendiler. Adana’ya da geliyorlar. Açılacak yeni hastane sağlık turizmine de hitap edebilir ama asal fonksiyonu vatandaşa hizmet vermek olacak.

 

Bu noktada özel sektör oyuncuları olarak sizler, nasıl bir yapılanma içindesiniz?

Rekabet sonsuz. Sonuçta yarın Adana’ya başka yeni hastaneler açılabilir. Tabii bugün sağlıkta gruplaşmalar oldu. İstanbul orijinli bazı hastaneler yatırım fonlarının da desteğiyle büyüdüler. Böyle gruplar var. Bir de bizim gibi her ilin yerel doktorlarından oluşan gruplar var. Tabii bu lokal yatırımcıların çoğu kurumsal yatırımcılar değil. Sonuçta doktorların bir araya geldiği hastaneler. Bunlar içerisinde iyi niyetliler var, kötü niyetliler var, yanlış işler yapanlar var, devlete zarar verenler ne yazık ki var, her sektörde olduğu gibi. Bakanlığın 2008’de 15 Şubat genelgesi var. O tarih itibariyle bir çizgi çizdi. Dedi ki; bugünkü tarih itibariyle açılmış hastaneler tamam. Bugünden sonra ben izin vereceğim. Artık herkes hastane açamıyor. Belli bir standardı var, belli bir projesi olacak, sağlık garantisi olacak, projesi bakanlıkça onaylanacak. Devlet diyor ki, ‘40 tane uzman hekim olacak’ 41’inciyi alamıyorsunuz. Parasını ben veriyorum deseniz de alamıyorsunuz. Bu sistem oturdu.

 

Yabancı yatırımcıların sektöre bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yatırım fonlarının dışında sektörde yabancı yatırımcı yok. Fonların ilgisi bir dönem çok yüksekti. Şimdi de devam ediyor, bize de gelenler var. Açıkçası onların hesabını ben çok anlayabilmiş değilim. Ben onların yerinde olsam böyle bir riske girmem. Ben sektörün içindeyim, önümüzdeki 3 yılı görüyoruz. Önümüzdeki 3 yıl içinde şehir hastaneleri her yerde açılacak. Bir operasyon yapılacaksa da onlardan önce bitmek zorundadır. Tabii bundan sonraki gelişmelerin hepsini öngöremiyoruz, yaşayarak göreceğiz ama fonların da doyum noktasına geldiğini, artık o kadar yüksek yoğunluklu işbirliklerinin olmayacağını düşünüyorum.

 

Adana’ya dönecek olursak, Medline Adana Hastanesi ve Sistem Tıp Grubu özelinde nasıl bir sağlık hizmeti vermektesiniz?

Sistem Tıp Grubu 20 sene önce görüntüleme merkezi olarak açıldı, laboratuarımızla birlikte. Teknolojiyi Adana’ya ilk getiren biz olduk. Bugün birçok gelişmiş hastanede o zaman olmayan cihazlarla donattık. Bir de Mersin’de şubemiz var. O da 1998’de başladı. Ben nükleer tıp uzmanı olarakhalen hekimlik yapıyorum.

 

Her hastanenin ön planda olan tedavi yöntemleri var. Medline Adana’nın öne çıkan branşları nelerdir?

Ortopedide 3 kişilik ekibimiz var. Bir profesör, bir doçent ve bir uzman arkadaşımız olmak üzere… Çok iyi çalışıyorlar. Medikal Onkoloji’de doçent arkadaşımız var. Beyin cerrahisi var. Kısacası ana branşlarda oldukça iyiyiz. Çocuk ekibimiz, kadın doğum ekibimiz çok kuvvetli. Ben şunu söylemiştim Medline’ı kurarken, “Burada çalışacak doktorlar kendimizin, annemizin, babamızın, eşimizin, çocuğumuzun güvenebileceği insanlar olsun.” Bu anlayışa bugün de uyuyoruz. Sürekli kadromuz dışında 12 tane doçent ve profesörümüz var. Bu sayıyı arttırmaya çalışıyoruz. Bize gelmek isteyen profesörler için cazibe merkezi olacağız. Tabii uzmanlarımız da çok ciddi yük karşılıyorlar ama sonuçta eğitimde sınır yok. Daha çok eğitim almış arkadaşlarla çalışmak da kalitemizi arttırıyor.

 

Adana özelinde sağlık sektörünün gelişimini yorumlayacak olursanız neler söyleyebilirsiniz?

Adana’da özel sağlık sektörü son 6-7 yılda gelişti. Adana’ya önemli hastaneler açıldı 2008-2009’dan sonra. Daha önce çok iyi değildi, özel sektör açısından bakıldığında. İşte, Acıbadem açıldı, Medline açıldı, Ortapedia hastanemiz var. KBB var, Dünya Göz geldi. Adana’da diğer geleneksel hastaneler var: Ortadoğu ve Üniversal.. Branş hastaneleri açıldı. Hiçbir şehirde bu kadar çeşitli branş hastanesi yok. Medline, Acıbadem ve Ortapedia, JCI’dan akredite hastaneler.Oransal olarak en yüksek akreditasyon sayısı Adana’da. Şimdi bu gelişim sağlık turizmini gündeme getirdi.

 

Pekiyi sağlık turizminde Adana’nın konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sonuçta hasta Irak’tan da gelse, Suriye’den de gelse kalite arıyor.  Oradan gelen hastalar JCI sertifikanız var mı diye soruyor. Libya’dan gelen hasta JCI’nız var mı diye soruyor. Marka hastaneler olması Adana’ya ilgiyi arttırdı. Batman, Diyarbakır, Mardin, Urfa ve Gaziantep’te de hastaneler var. Ama Adana’ya gelen hastalar markalar için geliyor. Buraya çoğunlukla maddi olanakları yetenler geliyor. Adana’da sağlık turizminin lokomotifi oldu bu hastaneler. Yurtdışında irtibat bürosu açan hastaneler var. Biz de Medline olarak, Kuzey Irak’ta Dohuk’ta yeni bir ofis açıyoruz.

 

Acil hasta sevkinde hava ambulansı çok önem arz ediyor. Bu noktada Adana özelinde ne tür bir yapılanma var?

Adana’da hazır bekleyen hava ambulansı yok. Türkiye’de bu işi yapan birkaç firma var. Tarsus Havalimanı’nı yapan firmanın bir şirketi var. İhtiyaç olduğu zaman kullanabiliyoruz. Ancak daha önemli konu; Adana’nın Irak başta olmak üzere bölge ülkelerle havayolu bağlantısının olmamasıdır. Geçtiğimiz sene Bakanlıklarla, havayolu şirketleriyle görüştük. Erbil, Süleymaniye için çok kulis yaptık. Çünkü Erbil’den, Süleymaniye’den gelen hastalar direkt olarak İstanbul’a, Ankara’ya gidiyor uçakla, Adana’ya gelmiyor. Adana’ya  ve Gaziantep’e gelen hastalar karayoluyla geliyor. Bir havayolu firması haftada üç gün sefer yapmaya başladı. Yüzde 50 doluluğa razıydılar. Biz Adana Ticaret Odası’ndan ve belediyelerden bilet almaları yoluyla destek istedik. Fakat bu sağlanamadı ama iki sene sonra sağlanacaktır diye düşünüyorum. Çünkü sağlık turizminde Adana’nın önemli bir potansiyeli var.

 

Yetişmiş insan kaynağı konusunda eksiklik hissediyor musunuz?

Hekim eksiğimiz yok ama yardımcı sağlık personelinde eksiğimiz çok. Hemşire eksiğimiz var. Özel hemşire okullarına izin verildi. Mezunları bekliyoruz. Hemşireler özel hastanelerde hemen iş bulabiliyorlar. Fakat devlet güvencesi farklı. Bir sene bizimle çalışıyorlar, tam acemilikleri geçiyor derken KPSS’yi kazananlar kamu kesimine geçiyor. Bu bizim için önemli bir sorun.

 

Adana halkına vermek istediğiniz son mesaj nedir?

Öncelikle güvendikleri hastanelere ve doktorlara gitsinler. Her sektörde olduğu gibi bu sektörde de yanlış yapanlarımız var. Adana’ya güvensinler. ‘Paramız var, İstanbul’a gidelim’ demesinler. Çünkü İstanbul’da uygulanan tedavilerin yüzde 99.9’u Adana’da yapılıyor. Hatta İstanbul’da yanlış tedavi uygulanıp da Adana’da sağlığına kavuşan hastalarımız da var!