GÜNCEL, RÖPORTAJ — 05 Mayıs 2015 at 00:18

İSTANBUL SANAYİ ODASI (İSO) YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN: SANAYİYİ DESTEKLEME PAKETİ BİR AN EVVEL DEVREYE ALINMALI!

 

100620141406034975657_2

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’de üretilen katma değerin dörtte birini gerçekleştiren İstanbul’un, tek başına küresel rekabet gücü kazanmasının imkansız olduğuna dikkat çekti.

 

Erdal Bahçıvan, “İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle hazırladığımız İstanbul Sanayi Strateji Belgesi’nde belirtilen yol haritasını İSO tek başına yapamaz. Proje, paydaşlarıyla birlikte kamuoyunun desteğine ihtiyaç duyuyor” dedi.

 

Kentlerin gelişmesinde ve cazibe merkezi haline gelmesinde sanayinin oynadığı rolü unutmamak gerektiğini hatırlatan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, “Giderek artan acımasız ekonomik rekabet koşullarında, şehirlerin rekabet gücü giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu gerçekten hareketle, İstanbul sanayisinin de küresel rekabet gücü kazanması ve ülkemizi 2023 ihracat hedeflerine ulaştırmak için, İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle 18 strateji başlığı altında 46 strateji ve 85 eylem planı tanımladık. İstanbul Sanayi Strateji Belgesi’nde neler yapılması gerektiği konusunda bir yol haritamız var. Takdir edilmeli ki bunu İstanbul Sanayi Odası tek başına yapamaz. İşte bu nedenle, sürecin paydaşları belgede açık bir şekilde tanımlanıyor. Bu proje, paydaşlarıyla birlikte kamuoyunun desteğine ihtiyaç duyuyor” dedi.
Türkiye’de sanayi sektöründe yaratılan her 100 birimlik katma değerin 27’sinin İstanbul’a ait olduğunu, şehrin Türkiye’nin en önemli ihracat ve ithalat ana üssü olduğunu hatırlatan Erdal Bahçıvan, “İstanbul’un genel bütçe vergi gelirleri içindeki payı yüzde 46,1 düzeyinde. Kent, Ar-Ge ve yenilikçilik açısından da ön planda. 2014 yılı itibarıyla Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan 5 bine yakın patent başvurusunun yüzde 43,3’ü İstanbul’dan yapıldı” şeklinde konuştu.

 

İstanbul Sanayi Strateji Belgesi’nde belirtildiği üzere, Türkiye’de kısa sürede yüksek teknolojiye dayalı ihracatı artırabilecek tek altyapının İstanbul’da olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, “Bugün İstanbul, ülkemizin yüksek teknolojili ürün ihracatının yüzde 67,2’sini gerçekleştirirken, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatında da yüzde 50’nin üzerinde bir paya sahip. Dolayısıyla İstanbul’un ihracat yapan sanayi oyuncularının ortamları iyileştirilmeden, gerekli kapasite artışları için altyapı sağlanmadan ve başta kalifiye işgücü olmak üzere, enerji, hammadde gibi temel girdilerin güvenliği sağlanmadan Türkiye’nin 2023 hedefi olan 500 milyar dolar ihracata ulaşması mümkün olamayacaktır” diye konuştu.

 

Zor bir konjonktürden geçildiğinin ortada olduğuna kaydeden İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, “Haziran ayında genel seçimler var ancak 2015’in bir kayıp yıl olmasına müsaade etmememiz lazım. Sanayiciler olarak hevesliyiz. Yelkenleri açmış, rüzgar bekliyoruz. Bu nedenle hükümetten, ekonominin, sanayinin ikinci plana atılmadığına dair ciddi bir efor görmek istiyoruz. Bakanlar Kurulu’nda masaya konulan sanayiyi destekleme paketinin bir an evvel devreye alınması, bu konuda atılacak iyi bir adım olacaktır. Ayrıca, üç ayrı paket halinde açıklanan yapısal dönüşüm adımlarının net bir takvimle hayata geçirilmesi çok önemli” dedi.

 

İstanbul’un bir mega kent olarak artık sanayiye sıcak bakmadığını ancak İstanbul’un sanayisizleşmesinin mümkün olmadığını belirten Erdal Bahçıvan, çünkü sanayi üretiminin üçte birinin, yüksek teknoloji sanayi ürünleri ihracatının ise üçte ikisinin İstanbul’da bulunduğunu ifade etti.

 

5 ve 6. bölge teşviklerinin vadettiğiyle bu coğrafyaların lojistik ve emek kalitesinin ne yazık ki örtüşmediğini vurgulayan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, bu nedenle bu bölgelere istenilen ölçüde yatırım gitmediğini ve dolayısıyla az gelişmiş bölge teşviklerini, bu bölgelerdeki kamu altyapı yatırımlarını hızlandırarak, eşgüdüm halinde daha uzun vadeli planlama zorunluluğu bulunduğunu söyledi.