GÜNCEL, RÖPORTAJ — 01 Aralık 2015 at 01:04

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU: TÜRKİYE’DE YENİ BİR ATILIM DÖNEMİNİN ÖNÜ SONUNA KADAR AÇILMIŞTIR!

res1
64. Hükümetin 4 yıllık eylem planı hazırlandı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, kurmaylarıyla hazırladığı 64. Hükümet programında önemli düzenlemeler yer alıyor. Hükümet Programında uzun vadeli kalkınma amacının, yapısal dönüşümlerle Türkiye’nin uluslararası konumunu yükseltmek ve halkın refahını artırmak olduğu belirtildi.

AK Parti, hükümet programında yer alan 3 ay, 6 ay ve 1 yıllık eylem planıyla şeffaf bir şekilde nelerin yapılabileceği konusunda uygulamanın etkinliği ve takibi bakımından da sağlam bir zemin oluşturarak yola çıkıyor. “Meclisimizin milletimizin beklentileri doğrultusunda 4 yıl boyunca büyük bir özveriyle çalışacağına inancım tamdır. Milletimiz, Meclis’ten sorunları için çözüm bekliyor ve bu Meclis de inşallah bu beklentiyi en iyi şekilde karşılayacaktır” diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu; “1 Kasım seçimlerinde milletimiz, yüksek katılım ve temsilin yanı sıra, yönetimde istikrarı da sürdürme yönünde bir irade ortaya koymuştur. Milletimizin iradesi hiçbir tereddüde mahal vermeyecek şekilde tecelli etmiş, halkın tercihi yönetime güçlü bir şekilde yansımış ve demokrasimiz seçimlerden güçlenerek çıkmıştır. 1 Kasım 2015 seçimlerinin asıl galibi hiç ama hiç şüphesiz Türkiye’dir ve Türk demokrasisidir, bu aziz millettir” şeklinde konuştu.

 

Daha önceki dönemlerde demokratik siyaset kurumunu zayıflatmaya yönelik her türlü tahrik ve tertibi büyük bir sağduyuyla aştıklarını belirten Başbakan Davutoğlu, “Bundan sonra da milli irade önüne çıkarılan her engeli, kararlı ve cesur bir duruşla milletimizin desteğiyle aşma noktasında hiçbir tereddüt taşımıyoruz. Bundan önceki dönemlerimizde sorunlardan değil, çözümlerden beslenen ve büyüyen bir iktidar olduk. Tüm reform ve dönüşüm süreçlerinde gücümüzü milletimizden ve onun temsilcisi Meclisimizden aldık. Yeni Türkiye, Cumhuriyetimizin 100. yılına yürürken insana, zamana ve mekana hakkıyla hitap eden kapsayıcı bir yenilenmenin ve süreklilik içinde yeniden inşa sürecinin eseri olacaktır. Yüzyıl önce Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya Savaşı’nın acıları üzerinde onurlu bir İstiklal Savaşı vererek, Cumhuriyetimizi kuran neslin torunları olarak bizler, bu onurlu savaş sonunda özgürleştirilen vatanımızın asli sahipleriyiz. Etnik, dini, mezhebi zenginliğimiz, ortak geçmişimizin güzel yansımaları olup, vatanımızın asli sahipleri ve devletimizin eşit vatandaşları olduğumuz gerçeğinin en güçlü dayanaklarıdır. Yüz yıl önce kadim coğrafyamızın her bir köşesinden, Anadolu’dan, Rumeli’den, Ortadoğu’dan, Kafkasya’dan gelerek sömürgeciliğe karşı omuz omuza mücadele eden dedelerimiz için de, onları Orta Asya’dan Hint’e, Güneydoğu Asya’dan Afrika içlerine kadar ellerindeki dar imkanlarla ve dualarla destekleyen mazlum milletler için de İstiklal Savaşımız yalnızca bir milletin var olma savaşı değil, bütün bir insanlık onuru için verilen kutsal bir mücadele idi” diye konuştu.
Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en temel ilkesi insan onurunun korunmasıdır. Bu ilkeyi, Şeyh Edebali’nin siyasal bilincimizin ve devlet ahlakımızın temelini dokuyan ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ ilkesinin çağdaş siyaset dilindeki karşılığı olarak görüyor ve gelenek ile çağdaşlığı bu çerçevede bir zıtlık içinde değil, ayrılmaz bir bütünlük içinde değerlendiriyoruz. Bu çerçevede 1 Kasım seçimleri sonrasında oluşan Meclisimizde ortak değerlerimizi koruyacağımıza, kardeşlik iklimini tesis edeceğimize ve hukuk devletini güçlendireceğimize inancımın tam olduğunu belirtmek isterim. Bu Meclis, Türkiye’nin ve 78 milyonun Meclisidir. Altıncı AK Parti Hükümeti de hiç kuşkusuz partimize oy vermiş olsun veya olmasın tüm vatandaşlarımızın hükümetidir. Yeni dönemde de Meclisimiz içinde birlikte çalışma, uzlaşma arayışı ve işbirliğine önem vereceğiz. Tüm siyasi partilerle yakın bir diyalog ve işbirliği içinde olacağımızı buradan ifade etmek isterim. Hükümetimiz, ülkemizin ve siyasetin normalleşmesini hayati bir mesele olarak ele almaktadır. Bu hususta üzerimize düşen sorumlulukları yerine getireceğimizden milletimiz emin olmalıdır. Aynı şekilde siyasi partilerimizin insicam içerisinde çalışacağı bir yasama dönemi yaşama arzumuzu da bir kez daha tekrar etmek isterim. Özellikle geçen sene milletimizin büyük bir teveccühü ile seçilen Sayın Cumhurbaşkanımıza, Meclis çalışmalarımız başta olmak üzere kurumlarımızın uyumlu ve etkin çalışması için vereceği destekten dolayı şimdiden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde 2002’den sonraki büyük dönüşümü gerçekleştiren Sayın Cumhurbaşkanımızdan devraldığımız güçlü mirası aynı doğrultuda geleceğe taşıyacağımızı ifade etmek isterim.”

 

Bu seçimle Türkiye’de yeni bir atılım döneminin önünün sonuna kadar açıldığını belirten Başbakan Davutoğlu; “Bu çerçevede, 64. Hükümet de, önceki AK Parti hükümetleri gibi ülkemizin kritik bir döneminde tarihi bir sorumluluk üstlenmektedir. Geçmişteki hükümetlerimizden aldığımız güç ve tecrübe ile ülkemizi belirlemiş olduğumuz hedefler doğrultusunda çok daha parlak bir geleceğe taşıyacağız. Son 13 yılda gerçekleştirilen reformlar zemininde inşa edeceğimiz yeni nesil reformlar ile 2023 hedeflerimize ve ötesine yürüyüşümüz güçlü ve kararlı bir şekilde devam edecektir. AK Parti hükümetleri, Cumhuriyet tarihinde hiçbir partiye nasip olmamış bir kurumsal sürekliliğe, reform hafızasına ve tecrübesine sahiptir. 64. Hükümetimiz, bu engin ve sağlam tecrübeden de istifade ederek Türkiye’nin hedeflerine yürümesinin devamlılığını sağlayacaktır” dedi.

 

Önümüzdeki dönemde de Türkiye’yi zenginleştiren, demokratik standartlarını yükselten, Türkiye’nin itibarını daha da artıran politikalarla daha güçlü bir Türkiye için milletten aldıkları yetkiyi yine milletin hizmetine sunacaklarını ifade eden Başbakan Ahmet Davutoğlu; “Son 13 yılda yapılanları yeni bir atılım dönemi ile taçlandırmak hükümetimizin temel görevi olacaktır. Amacımız çok daha güçlü, müreffeh, saygın ve demokratik bir Türkiye’ye ulaşmak, ekonomisi, bilim ve teknolojisi, siyaseti, sosyal ve kültürel politikaları ile örnek alınan bir ülke olmaktır. Genç ve dinamik nüfusu ile bu milletin sahip olduğu muazzam enerjiyi iç çekişmelere değil, Cumhuriyetimizin 100. yılında 2023 vizyonu ile çerçevesi çizilen yeni hedeflere yönlendireceğiz. Meclis içinde olduğu kadar Meclis dışında da tüm kesimlerle yakın bir istişare içinde politikalarımızı şekillendirecek ve hayata geçireceğiz. Sivil toplum, meslek kuruluşları, akademik dünya, iş dünyası, çalışan kesimler, kültür ve sanat insanları, basın ve medya ile yerel yönetimler başta olmak üzere katılımcı bir anlayış içinde toplumun tüm yelpazesini kucaklayacak şekilde çalışacağız. Tüm vatandaşlarımızın diline, inancına, kültürüne, değerlerine, yaşam tarzına, tüm farklılıklarına saygı göstermeye devam edeceğiz. Fırsat eşitliğini ve sosyal adaleti en üst düzeyde yaşayan bir ülkede; vatanımızın her karışını, milletimizin bütün kesimlerini kucaklayan bir hükümet olma azmindeyiz. Bir tek insanımız bile kendisini kıyıda köşede kalmış hissetmeyecektir. Yeni dönemde de insan onurunu merkez kabul eden bir anlayışla insani kalkınmayı esas alarak, hak ve özgürlüklerin alanını genişletmeye devam edeceğiz. Bir yandan ekonomik ve sosyal politikalarımızı etkili bir şekilde uygularken, diğer yandan nereden gelirse gelsin, ülkemizin bu kutlu yürüyüşünü akamete uğratmaya çalışan ve ulusal güvenliğimizi tehdit eden eski ve yeni tüm vesayet unsurlarıyla mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz. Hükümetlerimiz döneminde kurumsal vesayet unsurları demokratikleşme ile nasıl ortadan kaldırılmışsa, devlet içi ve dışı her türlü illegal yapılanma karşısında hukuk devletini güçlendirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

 

“Kimden kaynaklanırsa kaynaklansın ve hangi niyetle olursa olsun kamu düzenini bozmayı amaçlayan şiddet ve teröre asla izin vermeyeceğiz” diyen Başbakan Davutoğlu; “Bu vesileyle vatanımız ve milletimizin huzuru için en büyük fedakarlığı yapmış olan şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diler, tüm şehit ve gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunarım. Süreklilik içinde değişim ve reform irademizi hayata geçirerek, 21. yüzyıl dünyası şartlarında ülkemizi daha da ileriye taşımak ortak sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluktan hareketle köklü geçmişimizi insanlığın evrensel birikimi ile harmanlayarak, bölgemizde ve dünyada barış ve istikrara aktif katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu noktada İstiklal Savaşı’mızın temel ilke ve ruhundan hareketle, dış politikamızda her daim mazlumların ve mazlum milletlerin yanında yer alarak, insan onurunu koruyan ‘değer odaklı’ yaklaşımımızı sürdüreceğiz. Bu yaklaşımı gerçekçi dış politika uygulamaları ile hayata geçirmeyi devam ettirerek, bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayan özgün bir vizyonu ortaya koymayı sürdüreceğiz. Bu bağlamda; tarihi ve coğrafi zeminden hareketle dış politikada benimsediğimiz dinamik ve çok boyutlu yaklaşımın devamını sağlayacağız. Bölgesel, transatlantik ve AB politikalarımızı da yeni dönemde daha kuvvetli bir zeminde sürdüreceğiz. Katılım müzakereleri yürüttüğümüz AB’ye tam üyelik perspektifimiz, stratejik bir tercihimiz olmaya devam edecektir. Bunun yanında, başta kültür coğrafyamız olmak üzere farklı kıtalarda son 13 yıl boyunca sürdürdüğümüz siyasi ve ekonomik ilişkilerimizdeki istikrar derinleştirilmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

 

1 Kasım seçimlerinde halkın yapılanları takdir ettiğini gösterdiği gibi gelecekte yürünmesi gereken yol haritasını da hür iradesiyle tayin ettiğini belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu; “Halkımız istikrar içinde yenilenmeye verdiği desteği açıkça ortaya koydu. Hepimize düşen görev, işte bu çatı altında milletimizin kutlu çağrısına cevap vermektir. Milletimizin sandıkta verdiği mesajı en iyi şekilde okuyarak, ülkemizi her alanda güçlendirmek üzere programımızı hazırladık. Sizlere sunmakta olduğum 64. Hükümet Programımız son seçim beyannamemizde yer alan hedeflerimizi, 10. Kalkınma Planı’mızı, yapısal dönüşüm programlarımızı, projelerimizi, kamuoyuyla paylaştığımız çeşitli strateji belgelerimizi ve taahhütlerimizi esas almaktadır. Geçmişte olduğu gibi bugün de halkımıza verdiğimiz sözleri esas alıyor, siyasete olan güveni bu zeminde daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Güven ve istikrarı pekiştirerek, öngörülebilir bir ortam içinde ülkemizi hızlı bir şekilde büyütme kararlılığındayız. Takdirinize sunduğumuz ve güveninizi beklediğimiz bu program, yeni bir hamle döneminin perdesini açacak ve yeni yüzyılın yükselen ülkesi Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada hak ettiği konuma ulaştıracaktır. Ülkemiz 2002’den bu yana AK Parti hükümetleriyle oluşan istikrar ve liderlikle, hem bölgesindeki kaostan hem de küresel ekonomik krizlerden pozitif ayrışmayı başarmıştır. 64. Hükümet döneminde de, küresel ve bölgesel anlamda en değerli sermayeye dönüşen istikrarımızı koruyacağımızı, zorlu süreçlerde liderlik göstereceğimizi milletimizin bilmesini isterim. Türkiye tarihi bir dönemeçte istikrar ve güven adası olmaya devam edecektir. Aynı şekilde dinamik nüfus ve ekonomisiyle kurumlarını güçlendirirken, ihtiyaç duyduğumuz reformlar da bir bir hayata geçirilecektir” dedi.

 

“6 TEMEL ALANDA REFORMLARIMIZI YOĞUNLAŞTIRACAĞIZ”

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “64. Hükümet tam anlamıyla bir reform hükümeti olacaktır. Dünyanın ve ülkemizin değişen şartları ve 2023 vizyonumuz çerçevesinde kritik alanlarda yapacağımız reformlar ile milletimizin bize verdiği emanete en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bugünün ihtiyaçlarına cevap vermenin ötesinde, başta çocuklarımız ve gençlerimiz için olmak üzere, geleceğin Türkiye’sini inşa edeceğiz. Reformlarımız sonucunda daha özgür, daha rekabetçi ve insan odaklı bir anlayış içerisinde refahını daha adil paylaşan bir Türkiye’ye kavuşma idealini sürdüreceğiz. Bu kapsamda, 6 temel alanda reformlarımızı yoğunlaştıracağız. Bunlar; demokratikleşme ve adalet, eğitim, kamu yönetimi, kamu maliyesi, reel ekonomide köklü değişim, öncelikli dönüşüm programlar alanında gerçekleştireceğimiz reformlardır. Demokratikleşme ve adaleti insan onurunun yüceltilmesinin bir gereği olarak gördüğümüz gibi, ekonomik ve sosyal gelişmemizde de kritik bir zemin olarak değerlendiriyoruz. Yeni anayasa ve yargı reformu başta olmak üzere yapacağımız çalışmalarda, en geniş uzlaşma arayışı içinde ülkemizin uzun zamandır beklediği adımları atacağız. Böylece, özgürlük alanlarının daha da genişletileceği, herkesin birlik içinde farklılığını yaşamasının mümkün olacağı, çok daha yenilikçi ve rekabetçi bir toplumsal düzen de oluşmuş olacaktır. Özgürlük alanlarını genişletmenin yanı sıra diğer bir temel önceliğimiz, insanımıza yapacağımız yatırımlar olacaktır. İçinde bulunduğumuz yüzyılda gerçek rekabet üstünlüğü insan unsurundan bağımsız düşünülemez. Eğitimde erişim meselesini büyük oranda çözmüş hükümetler olarak, önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz eğitimin her seviyesinde kaliteyi artırmak olacaktır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi, ortak değerlerimizi özümsemiş olarak, bilgi tabanlı ekonomiye ve geleceğe en iyi şekilde hazırlayacağız. Devletin millet için var olduğu’ anlayışı içinde kamu yönetiminde ve kamu maliyesinde halkımızın ve ekonomimizin ihtiyaçları doğrultusunda reformlar gerçekleştireceğiz. Devletin gerçek ve tek sahibi olarak gördüğümüz vatandaşlarımız adına kamu yönetiminin tüm işlerinin şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir biçimde gerçekleştirilmesi temel şiarımızdır. Daha küçük ama daha etkin bir merkezi idare, güçlendirilmiş ve hesap verebilir yerel yönetimler, daha etkin bir personel rejimi ve dijitalleşme kamu yönetim reformumuzun ana bileşenleri olacaktır.”

 

“REEL SEKTÖRDE KÖKLÜ DEĞİŞİMLER GERÇEKLEŞTİRMEK ANA HEDEFLERİMİZ ARASINDA”

 

Ayrıca kamu maliyesinde yapacakları reformların hedefinin değişen koşullara uygun olacak şekilde daha etkin, hesap verebilir ve şeffaf bir mali yönetim sistemini sağlamak olacağına dikkati çeken Başbakan Davutoğlu; “Bir diğer reform alanımız ise reel sektördür; bu sektörde köklü değişimler gerçekleştirmek ana hedeflerimiz arasındadır. Üreten, istihdam oluşturan, ihracatını artıran bir ülke olma yolunda reel sektörün yatırım ve işletme aşamalarında çok daha güçlü ve rekabetçi olmasını amaçlıyoruz. Bu çerçevede atacağımız adımlarla, üretim yapımızda ileri teknolojiye dayalı yüksek katma değerli ürünlerin payını artıracağız. İnsan gücümüzün niteliğini geliştirecek, iş ve yatırım ortamını iyileştirecek, stratejik sektörlerde dönüşümü gerçekleştirecek ve bilgi toplumuna dayalı bir altyapı oluşturacağız. Bütün bu alanları kapsayan, ekonomimizin kılcal damarlarına dokunan, çok daha ayrıntılı bir reform paketi olarak ‘öncelikli dönüşüm programlarımızı’ da kararlı bir şekilde hayata geçireceğiz. Bu programlarımızla tasarruf oranlarımızı artırmayı, artan tasarrufları daha üretken alanlara yönlendirmeyi ve potansiyel büyümemizi daha üst noktalara yükseltmeyi hedefliyoruz. Bütün bu reformları, vaatlerimizi ve projelerimizi belirli bir takvime bağlayan, sorumlulukları netleştiren, hesap verebilirliği sağlayacak olan eylem planımızı da ayrıca halkımızla paylaşacağız. 3 ay, 6 ay ve 1 yıl içinde ayrıntılı ve şeffaf bir şekilde neleri yapacağımızı içeren eylem planımız, uygulamanın etkinliği ve takibi bakımından da sağlam bir zemin oluşturacaktır. 64. Hükümet, Türkiye’nin reformlarla birlikte, siyasi istikrar ve ekonomi büyüme sürecinin tahkim edilmesi için çalışacaktır. Bu sorumluluğu alırken, milletimizin desteğine, siyasi partilerimizin basiretine ve kurumlarımızın enerjisine duyduğumuz güven tamdır. 64. Hükümet Programı’mızın, insan onurunu esas alan müreffeh Türkiye hedefimiz için hayırlara vesile olmasını dilerim” dedi.

 

Hükümet programı, 156 sayfadan ve 6 başlıktan oluşuyor. Hükümet programı, ekonomi, siyasi, yargı, yeni anayasa, paralel devlet yapılanması gibi birçok reformu içeriyor.

 

 

YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK: “Yeni Anayasa” başlığı altında en fazla dikkat çeken konu, ‘Başkanlık Sistemi’. Başkanlık bölümü, ‘Mevcut sistemin yetki görev ve sorumluluk paylaşımında muğlaklıklar barındırması siyasal sistemin yeri düzenlenmesini gerekli kılıyor’ ifadesiyle başlıyor. Hükümet programında, ‘Parlamenter sistem ile başkanlık sistemi arasında demokrasiye uyum açısından fark yoktur’ ifadesi yer alıyor. Başkanlık sisteminin Türkiye’nin siyasal tecrübesine ve gelenek vizyonuna daha uygun olduğu kanaatinde olunduğu kaydediliyor.

 

YARGI REFORMU: HSYK’nın yeniden yapılandırılacağı belirtilen hükümet programında, Hakimler Yüksek Kurulu ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun kurulacağı ifadesine yer veriliyor. Yargı mensuplarının mesleki ahlak ve davranış kurallarını uluslararası ölçütlere göre belirleneceğinin altı çizilerek, adalet alanında meslek içi eğitim meslek hayatı boyunca ölçme ve değerlendirmeyi mümkün kılacak bir şekilde düzenleneceği kaydedildi. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruların yoğunluk göz önünde bulundurulacağı ve yeniden gözden geçirileceği belirtiliyor.

 

ALEVİ REFORMU: Temel hak ve hürriyetler alanında geçmişte sağlanan kazanımların korunacağının altı çizilen hükümet programında, bireylerin yaşam tarzını güvence altına alan bir yaklaşımın benimsendiğine dikkat çekiliyor. Bu kapsamda, Alevilere, geleneksel irfan merkezleri ve cemevlerine hukuki statü tanınacağı, irfan merkezleri ve Alevilerin inanç ve kültür temelli talepleri karşılanacağı kaydediliyor. Cemevleri eğitim siteminde bilgilendirme üniversite araştırma merkezleri oluşturma gibi çeşitli konularda Alevi kanaat önderleriyle diyalog içinde adımlar atılacak. Bu doğrultu da bir reformun yapılacağı bir alan da Romanlar, bu konuda her türlü ayrımcılık zemininin ortadan kaldırılacağı belirtiliyor.

 

PARALEL DEVLET YAPILANMASI: Türkiye’nin milli iradeye dayalı bir demokratik sistemi inşa etmeye odaklanmışken yeni bir vesayet odağının saldırısına maruz kaldığı belirtilen hükümet programında, milli güvenliği ve meşru demokratik sistemi tehdit eden bu yeni vesayet odağının paralel devlet yapılanması olduğu ve milli iradeden alınan güçle bu yapıların tamamen ortadan kaldırana kadar mücadelenin süreceği belirtildi.

 

YÖNETİŞİM ALANI: Hükümet programında, merkezi idare ve yerel yönetimler arasındaki ilişkilerin yeniden düzenleneceği ve yasal düzenlemelerin yapılacağı kaydedildi.

 

YOLSUZLUK-ŞEFFAFLIK KONUSU: Yolsuzlukla mücadeledeki kararlılığın şeffaflık temeline dayanacağı belirtilerek, şeffaflık paketinin süratle hayata geçirileceği, mal bildirimlerinin şeffaf olacağı ve imar uygulama mevzuatının yenileneceği belirtildi.

 

EĞİTİM ALAN: Hükümet programında, eğitim kalite endeksinin hazırlanacağı, eğitimde fırsat eşitliğinin öncelik olacağı, öğretmen strateji belgesinin hazırlanacağı, öğretmen akademisi sisteminin hayata geçirileceği, eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılacağı, 2016 Şubat ayında 30 bin öğretmenin atanacağı kaydedildi. Sosyal medyanın da etkin olarak kullanılacağı belirtilerek, yüksek öğretim kalite kurulunun oluşturulacağı belirtildi.

 

SAĞLIK ALANI: Hükümet programında sağlık alanında yapılacaklar arasında, milli aşının üretilmesi, şehir hastanelerinin tamamlanması ve kişiye özel kanser tedavisini öngören onkogen projesinin hayata geçirilmesi yer alıyor.

 

AİLE VE NÜFUS ALANI: Çocuk ve aile merkezli politikalar oluşturulacağı belirtilen hükümet programında, gençler için çeyiz hesabı uygulaması başlatılacak. Anneler için okul saatleriyle çalışma saatleri uyumlu hale getirilecek. Engelli yaşam merkezleri kurulacak. Yoksul ailelere internet erişim imkanı sağlanacak. Erken evliliklerin önlenmesi için ailelere eğitim verilecek. Çalışan kadınlara birinci çocukta 2 ay, 2. Çocukta 4, 3. Çocukta 6 ay yarı zamanlı tam ücretli çalışma hakkı verilecek. Anneler çocuk okula başlayana kadar yarı zamanlı çalışabilecek.

 

SEÇİLME YAŞI 18’E İNECEK: Hükümet programında gençler için de reform odaklı düzenlemeler yer alıyor. Gençlere, ücretsiz internet erişimi sağlanacak. Seçilme yaşı 18’e inecek. Gençler için kariyer merkezleri kurulacak. Kendi işini kurmak isteyen gençlere 50 bin lira hibe verilecek. Yeni iş kuran gençler üç yıl gelir vergisi vermeyecek. Öğrencilerden pasaport harcı alınmayacak. 330 liralık burs 400 liraya yükseltilecek.

 

ÇALIŞMA HAYATI: Çalışma hayatı konusunda, kıdem tazminatı düzenlemesi yapılacak. İş sağlığı ve güvenliği eylem planı hayata geçirilecek. Yabancıların çalışma izni alması ile ilgili süreç kolaylaştırılacak. Asgari ücret bin 300 lira olacak. Muhtarların maaşları bin 300 lira olacak. İşçi ve bağkur emeklilerine yıllık bin 200 lira ilave ücret verilecek. Polislerin maaşları 240 ile 580 lira arasında zam yapılacak. TOKİ, emeklilere ucuz konut yapacak.

 

EKONOMİ ALANI: Hükümet programında, ekonomi alanında da düzenlemeler önem taşıyor. Para politikası çerçevesi korunacak. Cari açığın azaltılması için tasarruf özendirilecek. Büyük ölçekli yatırımlar teşvik edilecek. MTA’nın yurtdışında da madencilik yapması sağlanacak. Elektrikli araçlar için prototip batarya üretimi gerçekleştirilecek.

 

ENFLASYON VE PARA POLİTİKASI: Ekonomide temel enflasyonun kalıcı şekilde tek haneli rakamlara çekileceği belirtilen hükümet programında, enflasyon hedeflerinin hükümet ve Merkez Bankası tarafından belirleneceği belirtiliyor. Bu kapsamda, dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek. Para politikalarını merkez bankası belirleyecek. Mali disiplinden taviz verilmeyecek. Altın bankacılığı mekanizması geliştirilecek. Lüks ve ithalat yoğunluğu yüksek mallar için caydırıcı vergiler getirilecek. Hükümet programında taşeronlara dönük bir düzenlemenin yer almaması dikkat çekerken, kayıtdışı istihdamın önüne geçilmesi yönünde çalışmalar yapılacağı da belirtildi. Kayıtdışı istihdamın, taşeron işçiliği önlemede önemli bir etken olduğu biliniyor.

 

TARIM VE GIDA ALANI: Yem ve gübrede KDV kaldırılacak. Sera modernizasyonu için faizsiz kredi verilecek. Tarım sigortalarının kapsamı genişletilecek

 

SAVUNMA SANAYİİ ALANI: Hükümet programında, savunma sanayii alanında da düzenlemeler yer alıyor. Bu kapsamda, 2019 yılına kadar 19 Hürkuş uçağı üretilecek. Göktürk-3 uydusu tamamlanacak.

 

BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜM BAŞLIĞI: 5G altyapısına ilişkin AR-ge desteklenecek. Ulusal genişbant stratejisi oluşturulacak. Bilgisayar oyun sektörü stratejisi oluşturulacak.

 

AB’YE TAM ÜYELİK: Hükümet olarak AB müktesebatına uyum sürecini hızlandırılacağı belirtilen hükümet programında, AB üyelik sürecine destek olan diğer siyasi partilerin de bu konuda anlayış birliği sergilemesi ve ortak çabalar göstermesinin önemine vurgu yapıldı. AB sürecine yeni bir ivme kazandırmak ve her alanda reform çalışmalarını hızlandırmak amacıyla hazırlanan ‘AB’ye Katılım İçin Ulusal Eylem Planı’nın titizlikle hayata geçirileceği kaydedildi.

 

KÜRESEL KALKINMA GÜNDEMİNE KATKI VE İNSANİ DİPLOMASİ: Kamu kurumları, özel sektör ve STK’larda uluslararası işbirliği alanında kurumsal ve beşeri kapasitenin geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası kamuoyunun farkındalığının artırılması ve Türkiye’nin uluslararası kalkınma işbirliği kuruluşları için bölgesel merkez haline gelmesi amacıyla ‘Kalkınma İçin Uluslararası İşbirliğinin Geliştirilmesi Öncelikli Dönüşüm Programı hayata geçirilecek. Program kapsamında Kalkınma İşbirliği Temel Politika ve Strateji Belgesi ve Dış Yardım Kanunu’nu hazırlanacak. Türkiye’nin kalkınma işbirliği kapsamlı gözden geçirme raporunu hazırlayacak. Kalkınma işbirliği alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını akredite edecek, uluslararası merkez olabilmeleri amacıyla desteklenecek. İlk ve ortaöğretimde küresel farkındalığı artırmaya dönük eğitimler verilecek. Küresel Toplumla İletişim Stratejisi hazırlayacağız. Üniversitelerde uluslararası kalkınma işbirliği araştırma merkezleri ve yüksek lisans programları oluşturulacak. Üniversitelerde uluslararası öğrenci ofisleri kurulacak ve uluslararası öğrencilere yönelik mevzuat iyileştirme çalışması yapılacak. En az gelişmiş ülkelerden gelen öğrenci ve akademisyenlere kalkınmada ihtiyaç duydukları öncelikli alanlarda üniversitelerde burslu eğitim imkanları artırılacak. Kamu kurumlarının dış ilişkiler birimleri, bütçe, insan kaynağı ve kurumsal açıdan güçlendirilecek. Uluslararası örgütlerdeki Türk uzman personel sayısı artırılacak. Yurtdışı misyonlardaki ihtisas birimleri gözden geçirilecek ve söz konusu birimlere yapılan atamaların liyakat esasına dayalı olması sağlanacak. Türkiye’nin uzmanlık birikimine sahip olduğu belirli alanlarda ‘Bilgi ve Tecrübe Paylaşım Programları’ başlatılacak. Eğitimde uluslararası hareketlilik ve işbirliği desteği sağlanacak. İlk ve ortaöğretimde küresel farkındalığı artırmaya dönük eğitimler verilecek.

 

DIŞ POLİTİKA ALANI: Suriye konusunda, siyasi çözümü sağlayacak geçiş süreci için çabalar süreceği belirtilen hükümet programında, sığınmacıların insani ihtiyaçlarının giderilmeye devam edeceği kaydedildi. Hükümet programında yer alan diğer bir konu ise Filistin, bu kapsamda sorunun adil çözümü için gayretlerin süreceği belirtildi.