RÖPORTAJ, VIP — 06 Ocak 2016 at 12:02

SAKARYA 2. OSB YÖNETİM KURULU BAŞKANI ŞÜKRÜ BODUR: 2016 BÜYÜME YILIMIZ OLACAK!

Sukru Bodur 4

 

“Her şeyin başı istikrar” sözleriyle siyasi istikrarın önemine vurgu yapan Sakarya 2. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Bodur, seçimlerin yarattığı durgunluktan sonra 2015’i bir canlanma ile kapattıklarını belirtiyor. Sakarya sanayisinde işlerin iyi gittiğini ifade eden Bodur’a göre 2016, Sakarya 2. OSB için büyüme yılı olacak.

 

Arsa tahsisleri ile faaliyetine 1997 yılında başlayan Sakarya 2.Organize Sanayi Bölgesi, 2013 yılında 93 parselden 92’sini sanayicilere tahsis etti. Müteşebbis Heyeti de aynı yılın Aralık ayında yönetimi sanayicilere devretti. Bugün dokuz iş kolunda faaliyet gösteren firmaların yer aldığı Sakarya 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan çalışmaları ve yatırımları Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Bodur ile konuştuk.

 

Sakarya 2.Organize Sanayi Bölgesi’nin bugünkü durumunu aktarabilir misiniz?

Sakarya, Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri. Çok hızlı bir sanayileşme var. Sakarya’da 250-300 büyük fabrika var ve hepsi de çok iyi organize olmuşlar. İlk üç organize sanayi bölgesi hemen hemen doldu. Proje aşamasındaki diğer OSB’lerin de kısa sürede dolacağını düşünüyorum. Sakarya 2.Organize Sanayi Bölgesi’nde 93 parselimiz var.80 sanayicimize 92 parsel tahsis edilmiş durumda. Bir tane boş arsamız var. Bu 80 sanayicimizden 60 tanesi ruhsatlarını aldı çalışıyor, 16 tanesi ise ruhsat ve proje aşamasında. Bu memnuniyet verici bir durum. Tabii bu arada bizim en temel sorunumuz işçi sorunu. Türkiye’de işsizlikten bahsediliyor ama bunu konuşanların Sakarya’yı gezmelerini tavsiye ederim. Burada bütün sanayicilerle görüşüyoruz; herkesin ortak sorunu işçi bulamayışımız. Yeni başlayacak olan sanayi kuruluşları da endişe içinde. OSB sayısı bugün üçken yarın sekize çıktığında sorunun boyutları daha da büyüyecek. Tabii Valimiz, Belediye Başkanımız ve Milletvekillerimiz de bu konuda sanayicilerimiz kadar duyarlılar. Bir araya gelerek çözüm için çalışıyoruz.

 

Tabii bu çalışmanın bir diğer ayağı da eğitim değil mi?

Bizim şu anda niteliksiz işçiye ihtiyacımız çok. Tabii ki kalite ve verimliliği arttırmak için nitelikli, iyi eğitimli işgücüne de ihtiyacımız var. Ama önce vasıfsız işçiyi bulup, sonra eğitimi düşünmek durumundayız. Eğitim deyince burada Sakarya Üniversitesi önemli bir yere ve ağırlığa sahip. Daha ziyade sanayiye uygun bölümlerin açılarak eğitimli insan gücünü artırmak lazım. Bizim de Sakarya 2. OSB’de okul için yerimiz var. Acil yatırımları bitirdikten sonra bir meslek lisesi açmayı düşünüyoruz. Burada okuyup yetişmiş olan çocuklar burada iş bulmuş olacaklar. Tabii sanayici-devlet bir araya gelerek çözmek gerekiyor. Bölgemizde istihdamın artması konut ihtiyacını da artıracaktır. Bu ihtiyacın karşılanmasında çarpık kentleşmeye izin vermeyecek bir yapılaşma gerekiyor. Valiliğimizin ve Belediyemizin öncülüğünde diğer belediyelerimizle de işbirliği yaparak master plan çerçevesinde bir çözüm bulunacağını düşünüyorum.

 

Organize sanayi bölgelerinde karma model ile birlikte ihtisas modeli de denendi ama daha onlar da karma modele döndüler. Sizde sektörel dağılım olarak nasıl bir yapı var?

Bölgemizde 9 iş kolu var: Otomotiv ve Madeni Eşya, Plastik, Tekstil, Gıda, Orman Ürünleri, Elektrik Malzemeleri, Kimya, Kağıt Ürünleri ve Yapı Elemanları. İhtisaslaşma organize sanayi bölgelerinde zordur. Burada dikkat edilmesi gereken konu çevre sorunlarıdır. Bölgemizde arıtma tesisimiz var. Hemen hemen bazı büyük firmaların atıkları burada arıtılıyor. Hava kalitesine önem veriliyor. Artık eskisi gibi değil; Bacadan çıkan duman bile sanayiciyi ilgilendiriyor. Devlet de artık bu konuda çok sıkı denetim yapıyor, yaptırımları da var. Gerek sanayicilerimiz gerekse OSB yönetimi olarak bizler çevreciler kadar duyarlıyız çevre konusunda.

 

Ekonominin kayıt altına alınması açısından da önemli organize sanayi bölgeleri…

Burada kayıt dışı olması mümkün değil, hepsi bir seviyeye gelmiş firmalar. Burada 5 firmamız ilk 500 içerisinde. Bu da Sakarya 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin gurur duyduğu bir durumdur.

 

Pekiyi, altyapı açısından eksikleriniz var mı?

  1. Sanayi Bölgesinde biz altyapıyı bitirdik. Yeterli derecede elektriğimiz var. Yollarımız çevre aydınlatması ile birlikte yapılmıştır. Geçen sene Bölgenin yönetimini devletten devraldık. Devraldıktan sonra bir tane sağlık ocağı yaptık burada. Çeşitli hizmetler için irili ufaklı 14 dükkân yaptık ve kiraya verdik. Şimdi idari binamızı yapıyoruz. Bunları bitirdikten sonra bir cami yapacağız. Peşinden itfaiye, meslek lisesi ve bir kreş planlıyoruz. Şu anda bölgemizde 7.000 kişi çalışıyor. Tam doluluk olduğu zaman bu sayı 10 binin üzerine çıkacak. Ana sorunlarımızı çözdük. Geri kalan eksikleri de sanayicilerimizin desteği ile tamamlayacağız.

 

Asgari ücret artışını nasıl yorumlarsınız?

Bu bir devlet politikasıdır. Ama bunun maliyetini tamamen sanayicimize yüklemek yanlış olur. Sanayici zaten zorluklar içinde; bir taraftan yatırım yaparken diğer taraftan da böyle bir ekstra yük daha da zorlar. Tabii sadece asgari ücret artışıyla kalmayacak; bir de bu ücretin üstündeki maaşların da artması söz konusu olacak. Dolayısıyla devletimizin biraz yükümüzü alması lazım. Yoksa sanayiciye çok büyük sıkıntılar getirebilir.

 

2023 hedefleri itibariyle Sakarya, ihracat hedeflerini yerine getirecek gibi görünüyor…

Evet, mutlaka yapar. Bir kere çok büyük otomotiv sanayimiz var. Sakarya’da hemen hemen ihracat yapmayan firma yok. Eskiden “Üreteyim, içeriye satayım, yeter.” deniyordu. Şimdi herkes hem içeriyi hem dışarıyı düşünüyor. İç piyasa sıkışırsa ihracatla dengeliyor. Dolayısıyla Sakarya’nın ihracatta 2023 hedeflerine ulaşacağına inanıyorum.

 

Bugüne kadar uygulanan teşvik modellerinin gerçek anlamda karşılık bulmadığı söyleniyor. Bölgesel veya sektörel teşvikler yerine şirketler bazında teşvik uygulansın deniyor. Sizin bakış açınız nedir?

Şimdiki teşvik uygulaması da güzel bir model. Doğuya öncelik verilsin; teşvikler oraya aksın diyoruz ama oraya kimse gitmezse istediğiniz kadar teşvik verin, bir faydası olmuyor. Türkiye’de sanayi belli bölgelere yoğunlaştı. Devletimiz de diyor ki; her yere yayılsın, göç olmasın. Sizin de bahsettiğiniz gibi teşvikler firma bazına inerse daha da iyi olur. Mesela bizim burada önemli yatırımlarımız var. Ancak sadece gümrük muafiyetinden yararlanıyoruz. Sanayici yatırım yapıyor ama gönlü kırık yapıyor. Halbuki devlet biraz daha imkan verse verilen teşviklerin maliyetinden çok getirisi olur.

 

Bir diğer sorumuz da iş güvenliği ve sağlığı. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Bu bir kere çok geç kalınmış bir uygulama. Bütün sanayicilerimizin bu işe çok daha önceden girmesi gerekirdi ama şimdi bu, kanuna bağlandı. Artık eskisi gibi değil. Herkes bu işe hassasiyetle bakıyor, herkes bu kanununun gereklerine uyuyor ve devletimiz de sıkı takip ediyor açıkçası. Madem “Önce insan” diyoruz. O halde herkesin buna saygı duyması lazım. Herkesin ailesi, çocukları var, bu güvenliğin çalışanlara verilmesi lazım. Başlangıçta iş güvenliğine karşı çıkanlar olmuştur ama bugün herkesin bu uygulamadan memnun olduğuna inanıyorum.

 

Sakarya’da 2015 yılı hedefler dahilinde nasıl bir yıl oldu sizce?

2015’te iki seçim geçirdik. Maalesef seçim bizi millet olarak etkiliyor. Seçim sürecinde işlerin ve yatırımların durgunluğu söz konusu oluyor. 2015’te Sakarya’da üst üste gelen seçimlerden dolayı bir durgunluk oldu ama seçimlerden sonra gözle görülür bir canlanma var. 2016 yılının çok iyi geçeceğine inanıyorum. Tabii koalisyon değil de tek parti hükümeti sanayiciyi rahatlattı. Çünkü alınan kararlar daha sağlıklı oluyor. Faizler yükselmesin, istikrar olsun; sanayicinin istediği budur.

 

Sanayicilerimizin öz sermaye yetersizliği bir gerçek. Bu anlamda sanayici ile finans dünyası Sakarya’da nasıl bir işbirliği içerisindedir?

Sanayicinin sadece kasasındaki parayla yatırım yapma zorunluluğu yok. Bütün sanayiciler biraz kendi kaynaklarıyla, biraz banka kredileriyle yatırıma gidiyor. İşler iyi giderken bunlar rahatlıkla ödeniyor, ama ekonomi bozulduğu zaman sıkıntılar, duraksamalar oluyor. Her şeyin başı istikrar tabii ki. Sakarya’da her şey iyi gidiyor. Karasu Limanı açılıp demiryolu ila sanayi bölgelerine bağlanması, bir de Kuzey Marmara Otoyolunun açılması sonrasında Sakarya adeta uçuşa geçecektir.

 

  1. Organize Sanayi Bölgesi olarak 2016 yılı hedefleriniz nedir?

Biraz evvel bahsettiğim eksikleri tamamlamakla birlikte büyümek istiyoruz. Burada bir arsa dışında boş yerimiz kalmadı. Genişleme alanlarımız var, müracaatlarımız var; gelen talepler var. Bunun için devlet kurumlarından izin bekliyoruz.

 

Yabancı yatırımcı var mı bölgenizde?

Toplam 8 yabancı yatırımcı var. Bunlar; Daikin Klima, Donghee Otomotiv, Ico Plastik, Lohr İstanbul, Rizzo Alüminyum, Salt İnşaat, Sag Hidrolik, Zeman Yapı’dır.

 

Sizin vermek istediğiniz son bir mesajınız var mı?

Biz sanayiciyiz. Devletimiz sanayiciye ne kadar destek olursa aldıklarımızın çok daha fazlasını ülkeye kazandırırız. Bu imkânlar sağlanırsa yatırımlarımızı da arttırırız.