RÖPORTAJ — 1 Şubat 2016 at 12:03

EMAS MAKİNA GENEL MÜDÜRÜ MEHMET ÖZOKUMUŞOĞLU: EMAS MAKİNA KLİMADA DA İDDİALI!

by

Emas Makina Sanayi Genel Muduru Mehmet Ozokumusoglu _(Yeni kombi serisi ile)

 

Kombi üretiminde yüzde 25 ile pazar lideri olduklarını ifade eden Emas Makina Genel Müdürü Mehmet Özokumuşoğlu, pazarda E.C.A. markasının gücüyle yenilikçi ürünler sunan bir yapılanmaları olduğunu, yeni kombilerinde olduğu kadar teknolojik özellikleri ve tasarımları ile öne çıkan klima serisiyle de iddialı olduklarını vurguladı.

 

Isıtma sektöründe yoğun bir rekabet yaşanıyor. Bu rekabet içinde E.C.A. markalı kombilerin üretimini gerçekleştiren Emas Makina yeni teknolojili kombi serisinden sonra klimalarıyla da iddialı. Emas Makina Genel Müdürü Mehmet Özokumuşoğlu ile yeni ürünlerini ve pazardaki hedeflerini konuştuk.

 

Emas Makina’yı kısaca tanıyabilir miyiz?

Elginkan Vakfı tarafından yönetilen şirketlerden birisiyiz. Emas Makina 1985 yılında Pendik’te kuruldu. E. C. A. markası ile döküm katı yakıt sobası üretimine başlayan Emas Makina, Pendik tesislerinin yetmemesi nedeniyle kombi üretimini 2009 yılında Manisa Organize Sanayi Bölgesinde kurulan yeni tesisleri ile 68.000 m2 açık, 30.000 m2 kapalı alanda yapmaya başladı. Pendik tesislerinde ise termosifon, çelik kazan, boyler ve kat kalorifer kazanları üretiliyor. Şu anda Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde 13 fabrikamız var. Grubun ana faaliyet gösterdiği sektörlerdeki üretimin neredeyse yarısından fazlasını bu fabrikalar üretiyor. Ar-Ge merkezimiz Manisa’da, ürün geliştirmelerini burada gerçekleştiriyoruz. Montaj hatlarımız burada. Emas, hem üretim şirketi hem de aynı zamanda ısı grubunun satış şirketi. Mesela Elba şirketimizin Manisa’daki fabrikasında ürettiği panel radyatörlerin satış ve pazarlama faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Aynı şekilde valf, termostatik vana vb. ürünlerin de satış ve pazarlamasını yürütüyoruz.

 

İnovasyon ve Ar-Ge’ye önem veren bir şirketsiniz. Yeni geliştirdiğiniz ürünler hakkında neler söylemek istersiniz?

Daha önce katı yakıtlı kazanlar ve katı yakıtlı sobalar, döküm sobalarının üretimini yapan Emas, doğalgazın gelmesi ile yatırımlarını kombi üretimine yönlendirmiş bir şirket. Üretim yapan tek yerli firmayız ve yüzde 25 ile pazar lideriyiz kombide. Tabii bu başarının arkasında temel unsurlar var. Birincisi markanın kuvveti… Yani E.C.A. markası Türkiye’de bilinen, algısı çok kuvvetli, kaliteyle özdeşleşmiş, güvenle özdeşleşmiş bir marka. Bu bizim en büyük güçlerimizden bir tanesi. İkincisi bayi ve servis ağımız; Türkiye’nin her şehrinde, neredeyse her köyüne ulaşabilecek çok yaygın bir bayi ve servis ağımız var. Üçüncüsü de; pazarda yenilikçi ürünler sunmaya gayret eden bir yapılanmamız var. Özellikle geçtiğimiz yıl Ar-Ge’ye çok ciddi yatırım yaptık. Ar-Ge merkezimizi 3 katına büyüttük. Pazar öyle bir hale geldi ki yenilik yapmazsanız, kendinizi geliştirmezseniz artık rekabet etme şansınız yok. Hep bir adım önde olmanız lazım. Yeni çıkardığımız ürün de aslında bu yöndeki felsefemizi yansıtan ürünlerden bir tanesi. Türkiye’de ilk diyebileceğimiz özelliklere sahip. Tam yoğuşmalı premiks kombi, Güvenli Yanma Teknolojisi (SCOT) ile farklı gaz tiplerine kendiliğinden adapte olma özelliğine sahip. Softstart ile sessiz yanma özelliğine sahip olan; Apple ve Android telefonlar ile de kumanda edilebilen cihazda 24 kW, 30 kW, 35 kW kapasite seçenekleri var. Doğalgaz ve LPG kullanma olanağı, kalorifer devresi için ECO modu ve kullanım suyu temininde tüketici alışkanlıklarını kaydeden COMFORT modu gibi kolaylıklar sunuyor.

 

Türkiye’de merkezi ısıtma ve bireysel ısıtma tercihleri açsından nasıl bir gelişme var sizce?

Biz merkezi sistem çözümleri de sunuyoruz, gerek yer tipi kazanlar gerek duvar tipi kazanlar gibi yüksek kapasiteye çıkan cihazlar bizim ürün gamımızda var. Ama tüketici olarak baktığınız zaman Türk halkı kontrolün kendisinde olmasını seviyor. O yüzden bireyseli tercih ediyor. Türkiye’de hane halkı gelirlerinin artmasıyla beraber ev sahipliğinde ciddi artışlar da var. Yeni hayata atılan bireyler, yeni evli çiftler genelde 1+1, 1+2 olan küçük konutları tercih ediyorlar. Bu konutların üretimindeki artış da merkezi sistemden bireysel sisteme doğru bir geçişi de sağlamış oluyor. O yüzden bireysel ısıtma hiçbir zaman bitmeyecektir. Ama özellikle Anadolu’da yüksek katlı binalarda ve geniş metrekareli evlerde merkezi sistemler ağırlıklı olarak ilerliyor. Tabii buna karşılık İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerde satışların ağırlıklı kısmı bireysel sistemler yönünde oluyor.

 

İklimlendirme sektöründe klimalarınız da devreye giriyor. Bu yöndeki iddianızı da konuşacak olursak neler söylemek istersiniz?

İklimlendirmede bizim soğutma tarafımız eksikti. Şimdi klima da devreye girdi. Bayi toplantımızda lansmanını yaptık. Duvar tipi, kaset tipi, salon tipi split klimalar, kanallı tip klimalar ve VRF ve buna ait farklı iç ünite çeşitleri olmak üzere geniş bir ürün gamı sunuyoruz. Ürünlerimizin teknolojik özellikleri ve tasarımları konusunda iddialıyız. Öncelikle cihazlarımız tasarruflu ürünlerdir. Ayrıca en uzak mesafeye üfleyebilen ve en sessiz çalışan cihazları üretiyoruz. Nisan-mayıs aylarında daha çok teknik bilgiyle ve görsel olarak tanıtımlara başlamayı planlıyoruz.

 

Konut projelerinde ve benzeri büyük hacimli projelerde Emas olarak, E.C.A. olarak siz de varsınız sanırım…

E.C.A’nın rakiplerden hiçbir farkı olmadığını teknoloji anlamda, kalite anlamında pazar kabul etmiş durumda. Büyük şehirlerde ve Türkiye’nin genelinde proje satışlarıyla ilgilenen bir organizasyon yapılanmamız var. Bunlar tamamen yeni konut projelerini takip ediyorlar. Marka olmuş projelerde yer almış durumdayız. Kaliteli ürünlerimiz ve yaygın ve donanımlı servis ağımızla tercih ediliyoruz. E.C.A. markası satılan konuta ayrıca prestij kazandırıyor. Bunun için pazarda zorlanmadığımızı çok rahatlıkla ifade edebilirim. Ama ticari rekabet her zaman oluyor. Kazandıklarımız da var doğal olarak kaybettiklerimiz de…

 

Yurtdışındaki faaliyetleriniz nasıl?

İhracatımız kuvvetli ve gitgide gelişiyor. Türki Cumhuriyetler, Rusya, Çin, bizim ağırlıklı olarak faaliyet gösterdiğimiz ülkeler. İran satışımızı arttırdığımız bir ülke. İran’da çok iyi partnerlerimiz var. Yaklaşık 8-9 ay önce bir giriş yaptık pazara ve sahiden artan bir ivme ile hacmimizi büyütüyoruz. O yüzden mutluyuz ve memnunuz. Hedeflerimiz de büyük o pazarlarda. Çünkü Türkiye’nin doğusundaki ülkelerde Türk malı algısı kuvvetli. Bir Avrupa markası gibi görüyorlar. Biz de pazara girmeden önce mutlaka bir altyapıyı kuruyoruz. Öncelikle servis altyapısını oluşturuyoruz orada. Çünkü bizim için ürün satmak değil müşteri memnuniyeti ana amaç. Türkiye’de de aynı felsefede hareket ediyoruz. Ürünü her halükarda satarsınız ama müşterinin bir sıkıntısı, ihtiyacı olduğunda bir telefonla hemen cevap alabileceği, müdahalede bulunabilecek yetkili, donanımlı birilerinin olması bir güven unsurudur. Bizim için sürdürülebilir büyüme önemli.

 

Rusya’da da varsınız. Rusya ile yaşanan siyasi kriz sizi etkiledi mi?

Evet, Rusya’da güçlüyüz. Ticari olarak etkileniyoruz ama uzun vadede bu sorunun çözüleceğini düşünüyorum. Çünkü iki ülke arasında çok eski ticari bağlar var. Siyasi krizler olabilir. Ama çok uzun yıllardır faaliyet gösteren bir grup olduğumuz için bu krizlere alışığız. Hızlı reaksiyon verip hareket edebiliyoruz. Bu yıl Avrupa pazarı bizim için önemli. Çünkü Avrupa’da bir toparlanma var. Aslında uzun yıllardan beri Avrupa’da faaliyet gösteriyoruz. Özellikle yeni ürünlerimizle beraber Avrupa pazarında da etkin olmak en büyük arzumuz.

 

2015 nasıl geçti Emas açısından? 2016 yılından beklentiler neler?

2015 iyi bir yıl oldu. Aslında birçok etmenle zorlayıcı bir yıldı. Üst üste seçimler, seçim sonuçlarının getirdiği soru işaretleri, bölgedeki jeopolitik olumsuz gelişmeler, Türkiye’nin bir bölgesinde yaşanan sıkıntılar. Bunlar olumsuz yönde etkiledi. Çünkü biz ilk 6 ayda gerçekten hızlı büyüme içine girdik, ikinci 6 ay ilk 6 aya göre nispeten daha küçük büyüme rakamlarıyla seyretti. Ama yılın toplamına baktığımız zaman yüzde 18 büyüdük. Bu bizim için çok iyi ve başarılı bir rakam. O yüzden Emas için kötü bir yıl değildi. Ama yılın farklı dönemlerinde dalgalanmalar yaşadık. 2016 için ümitliyim. Elbette ki zorluklarımız var, gene yaşadığımızı yaşıyoruz ama özellikle seçimin olmaması önümüzdeki 4 yıllık dönemde istikrar açısından iyi. O bakımdan 2016 nispeten toparlanma yılı olabilir.