RÖPORTAJ — 7 Eylül 2016 at 14:52

İTÜ KUZEY KIBRIS REKTÖRÜ PROF. DR. ERCAN KAHYA: GLOBAL BİR ÜNİVERSİTE OLMAYI HEDEFLEDİK!

by

IMG_9414

 

İTÜ’nün, bir misyon üniversitesi olarak; Kuzey Kıbrıs’ta yüksek öğretim kalitesini arttırmak amacıyla İTÜ-KKTC Eğitim-Araştırma Yerleşkelerini kurduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Ercan Kahya, hedeflerinin sadece KKTC ile sınırlı olmadığını, Doğu Akdeniz Havzasında yapacakları atılımlarla global bir üniversite olmak istediklerini ifade etti.

 

KKTC, uzun yıllardır kurulan üniversiteler ile bir eğitim adası olmayı hedefliyor. Yakın zamanda 100 bin öğrenci hedefine odaklanan KKTC’de üniversiteler arasındaki rekabet de artıyor. Türkiye’nin köklü üniversitelerinden birisi olan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) farklı bir misyonla bu rekabete 2010 yılında dahil oldu. Biz de İTÜ-Kuzey Kıbrıs Rektörü Prof. Dr. Ercan Kahya ile hedeflerini ve Kuzey Kıbrıs’taki eğitim sektörünün gelişimini konuştuk.

 

Hocam, öncelikle İTÜ-KKTC Eğitim-Araştırma Yerleşkeleri’nin temel hedefiyle başlayalım röportajımıza…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti arasındaki işbirliği protokolü gereği İTÜ’nün KKTC’de eğitim ve araştırma yerleşkeleri açma görevi bizlere verildi.  Bu çerçevede 2010 yılından beri KKTC’de faaliyetlerimizi yürütmekteyiz. İTÜ bir misyon üniversitesidir. Bu misyon gereği, bizim;  eğitim, araştırma ve sosyal sorumluk  çerçevesinde önemli ve ciddi hedeflerimiz bulunmaktadır. KKTC’de varolma sebebimiz budur. Yükseköğretim kalitesinin arttırılmasını ve araştırma nosyonunun yerleştirilmesini sadece Kuzey Kıbrıs için değil, tüm Doğu Akdeniz Havzası için öngörüyoruz. Pakistan-Hindistan aksından Türki Cumhuriyetleri’ne, Afrika’ya, Ortadoğu’dan Doğu Avrupa’ya kadar olan coğrafyanın merkezindeki Kıbrıs’ta akademik yıldız olmayı hedefledik.

 

KKTC’deki projelerinizden bahseder misiniz?

Biz, Kuzey Kıbrıs Gazimağusa Yerleşkemizde Kıbrıs Türk mimarisine uygun, nitelikli bir kampüs projesi geliştirdik ve en kısa zamanda inşaatlara başlıyoruz. Gazimağusa’nın muhteşem tarihi dokusu içinde butik bir sehiriçi kampüs hayal ettik. Kampüsümüz, Mimarlık ve Konservatuar bölümlerine ait eğitim yapıları, kafeteryası, öğrenci yurdu ve kongre merkezi gibi sosyal donatıları ile yaklaşık 1000 öğrencimizi kucaklayacaktır. Burada ayrıca restore ettireceğimiz 6 tane tescilli bina var. Gazimağusa kampüs inşaatı ihalesine en kısa zamanda çıkıp 3 etapta tamamlamayı planladık. Kampüs projemizi daha önce hayata geçirmeyi hedeflemiştik ancak elimizde olmayan sebeplerden dolayı gecikme yaşadık. Hâlihazırda, İTÜ ekibi olarak her yönüyle çok hızlı çalışıyoruz ve şu anki süreç olumlu ilerliyor. Son olarak geniş kapsamlı bir proje koordinasyon toplantısı yaptık ve herşey belirlediğimiz yeni iş bitiş tarihine uygun olarak yol alıyor. 2017-2018 eğitim yılında kampüsümüzü tamamlayıp eğitim öğretime başlamayı umuyoruz.

 

Peki, ana kampüsünüz nerede olacak?

Ana kampüsümüz Dipkarpaz bölgesinde bulunan Yeni Erenköy’de kurulacaktır. Koyların etrafında konuşlanacak kampüsümüz doğaya saygılı örnek bir yerleşke olacaktır.  Projelendirme sürecinde, dijital haritalama, zemin etüdü ve kentsel tasarım gibi hazırlık çalışmalarını tamamladık. Şimdi mimari proje için dünya çapında bir mimarla görüşüyoruz ve çok yakında anlaşmamızı yapıp avan projeye başlamış olacağız. Ana kampüsümüzde Denizcilik Fakültesi dışında, mühendislik bilimleri ve sosyal bölümler, ayrıca yüksek lisans ve doktora programları yer alacak.

 

KKTC’de şu an hangi programlarda eğitim veriyorsunuz?

Şu anda 3 tane açık bölümümüz var. Bunlar; Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği, Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği, Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği.

 

Toplamda kaç öğrenciniz var?

350’nin üzerinde öğrencimiz var şu anda. Gazimağusa Yerleşkemizde yabancı dil eğitimi alan 100 civarındaki öğrencimiz başarılı olduğunda bir kısmı İTÜ’nün Tuzla’daki, bir kısmı da Maslak’taki kampüslerinde eğitimlerine devam ediyorlar. Aslında kampüsümüzün şu durumda yeterli fiziksel mekâna sahip olmaması nedeniyle öğrenci sayısının fazla olmasını doğru bulmuyorum. Bahsettiğim Yeni Erenköy ve Gazimağusa Yerleşkelerimiz tamamlanıp faaliyete geçtiğinde hedefimiz, kısa zamanda yaklaşık 7.500 öğrenciye ulaşmaktır.

 

Empati yapıyorum; ben öğrenci olsaydım ne beklerdim? Bu sorunun cevabını en iyi şekilde vermek için elimizden geleni yapıyoruz. Bunun ilk somut ispatı da iki yıl sonra ortaya çıkacak Gazimağusa Yerleşkesi eserimiz olacak. Biz, kendimizi emanetçi olarak görüyoruz, hem devletin bize verdiği maddi-manevi gücün, hem de ana-babaların emanetçisiyiz. Bu vesileyle gençlerimizin, sadece eğitim alanında kalmayarak, hayatlarına farklı bir dokunuşta bulunmak için varız.

 

Yabancı öğrenciniz var mı?

Şimdilik az sayıda yabancı öğrencimiz mevcut. Fakat uluslararası alandaki girişimlerimizle, kampüslerimizin tamamı faaliyete geçtiği zaman daha yoğun ve etkili olacaktır. Bizim hedefimiz global bir üniversite olmak ve bu hedefe samimi olarak  ilerlemek istiyoruz. İlk intiba olarak uluslararası olabilme ruhunu  yakalayabilmek  çok önemlidir. Bir üniversitede; akademik, idari personel ve öğrenci profili düşünüldüğünde bence international oranı ideal olarak yarı yarıya olmalıdır. Böyle bir kriterin sağlanması durumunda ben o üniversiteye global bir üniversite etiketi veririm.

 

Biz ve bizden sonra gelecek arkadaşlarım da bu ruhu devam ettirirse, hedeflediğimiz başarıyı yakalayabiliriz. Çünkü her şey insan ve imkandan geçer.

 

Kuzey Kıbrıs’ta yükseköğretim ile ilgili nasıl bir atmosfer hakim sizce?

Kuzey Kıbrıs ekonomisinin temelinde iki önemli sektör var: eğitim ve turizm. Yükseköğretimde halen 100 bin öğrenci hedefi var. Tüm üniversitelerin performansları bu hedefe uygun şekilde olmalıdır. Adada daha çok vakıf üniversiteleri mevcut.  Benim 4 yıllık gözlemlerime göre akademik iş birliği ve rekabet arzu edilir düzeyde değil. Bu ihtiyacı gidermek de bizim yükleneceğimiz misyonlardan biridir.  Kaliteli eğitim veren ve farklı açılımlar yapmak isteyen kardeş üniversitelerin varlığını burada vurgulamak isterim. Kısaca ben, adada üniversiteler arasında daha uzlaşmacı bir atmosferin hakim olmasından yanayım. Umarım mesajım ilgili muhataplar tarafından alınmıştır.

 

Belki konuyla doğrudan ilgili olmasa da birçok kişinin malumu olan bir hususa burada değinmek isterim. Son dönemde Kıbrıs’ta yabancı kaynaklı uyuşturucu ve devlete karşı suç unsuru teşkil edecek oluşumların üniversite kampüslerine sızmaya çalışmakta olduğu bilinmektedir. Bu hususta hem biz hem de diğer üniversiteler konsorsiyum olarak çok hassas ve gerekli tedbirleri almış durumdayız. Böyle müdahalelere asla taviz vermeyeceğimiz gibi, İTÜ-KKTC’nin parçası olacak öğrencilerimizi de ülkenin geleceği ve refahını düşünerek dikkatli seçiyoruz. Bu kabil tutumumuzun diğer üniversiteler tarafından da yapılmasını doğrusu bekliyoruz.

 

Kuzey Kıbrıs’ın geleceği eğitimde olacaksa eğer, eğitim önündeki engeller nedir peki?

Çok güzel bir soru. Kuzey Kıbrıs’ta biliyorsunuz turizm içinde casino/betting sektörü önemli bir yere sahip ve toplumsal hayatta çok göz önünde bulunuyorlar. Bu sorunun ciddi bir şekilde masaya yatırılması gerekiyor. Eğer eğitim bir numaralı ulusal kimlik göstergesi olacaksa, o zaman casino/betting tesislerinin iş yapma şekillerine yeni düzenlemeler getirilmeli; yani, sayıları ciddi azaltılmalı ya da görünmeyecek lokasyonlarda konuşlandırılmalılar. Yüksek eğitim kalitesini etkileyen önemli sebeplerden biri de budur. İkincisi ulaşım problemidir. Toplu ulaşım ağının düzenlenmemiş olması çok ciddi bir sıkıntı. Biraz da ekonomik rekabetin tam sağlanamaması durumu var. Bir başka husus da üniversiteler arası ilişkilerin daha olgun seviyede olması. Fakat pratikte bu pek gerçekleşmiyor. Yıkıcı rekabet ya da dedikodu esaslı aksiyonlar yerine samimi diyaloga dayalı ilişkiler adada hakim olmalı. Ben rekabeti her alanda seviyorum. Ama tuhaf bir beklentim var: rakiplerimin bizden daha iyi olmasını ve yarışı hep onların kazanmasını istiyorum.  Bizim marka değerimiz zaten malum. İnsani ve memleketin hayrına olan rekabet hayat kalitesini yükseltir.

 

KKTC’yi düşünen üniversite öğrencilerimizin kafalarındaki sorular barınma ve maliyetler üzerinde yoğunlaşıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Aslında öğrenim ücretleri öyle büyük meblağlarla değil. TL bazında yaklaşık 16-20 bin düzeyindedir. Bu rakamlar Türkiye veya diğer ülkelerle kıyaslandığında burada okuma bedelinin ekonomik olduğu görülecektir. Yurt ücretleri de 10 aylık periyot için 2 bin dolar civarındadır. Tabii bu rakam farklı standartlara göre daha yüksek olabilir. Beslenme konusunda ise, öğrencilerimiz kendi kafeteryamızda ya da kampüs dışında hesaplı fiyatlarla doyurucu ve kaliteli yemek seçenekleri bulabiliyorlar. Özetle; barınma, yeme-içme ve öğrenim ücretleri yönünden Kuzey Kıbrıs’taki üniversitelerin, Türkiye’deki birçok özel okuldan daha cazip olduğunu söyleyebilirim.