RÖPORTAJ — 3 Şubat 2017 at 18:26

HALK GYO GENEL MÜDÜRÜ DR. FEYZULLAH YETGİN: BAŞARIMIZ 2017’DE DE SÜRECEK!

by

461A1902

 

Halk GYO olarak “doğru lokasyonda, doğru proje” stratejisi ile yatırımları sürdürüp portföylerini büyüteceklerini vurgulayan Halk GYO Genel Müdürü Dr. Feyzullah Yetgin,  2017 yılında da başarı tablosunu sürdürmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

 

Konut sektörü lokomotif sektör olma özelliğini önümüzdeki dönemde de koruyacak görünüyor. Özellikle Şubat ayında başlayacak kampanya şimdiden sektördeki hareketliliği artırmış durumda. Sektörün oyuncuları da bu kampanyayı bekliyor. Biz de sektörde önemli projelere imza atan Halk GYO’nun Genel Müdürü Dr. Feyzullah Yetgin ile konut sektöründeki gelişmeleri ve Halk GYO’nun hedeflerini konuştuk.

 

Öncelikle, Halk GYO’nun mevcut ve gelecek projeleri ile röportaja başlayabilir miyiz?

Kurulduğu günden bugüne gayrimenkul portföy büyüklüğünü 4 kat arttıran Şirketimizin bugün itibariyle portföy büyüklüğü 1,9 milyar TL’yi aştı. Nitelikli ofis, konut ve otel projeleri ile portföyünü zenginleştiren Şirketimizin düzenli kira geliri elde ettiği ofis ve otel binaları ile 3 devam eden ve 3 tamamlanan olmak üzere 6 projesi mevcut. Bugün itibariyle, tamamlamış olduğumuz projelerin yaklaşık inşaat alanı 180 bin metrekarenin üzerindedir.

 

Düzenli kira geliri elde ettiğimiz ticari mülk ağırlıklı portföyümüzde bulunan; İstanbul, Levent merkezli Park Dedeman Levent Otel’ini Dedeman Group International’a ve Kocaeli, Şekerpınar merkezli Bankacılık Üssü projesinin A Bloğunu Bankamıza, teslim  ederek her iki gayrimenkulümüzden de kira geliri elde etmeye başladık.

 

Portföy verimliliği stratejimiz dahilinde Salıpazarı Binamızın otele dönüştürülme projesi de diğer önemli atılımlarımızdan biri oldu. “Referans Bakırköy” ve “Eskişehir Panorama Plus” konut projelerimizde hayat başladı ve satışlar büyük ölçüde tamamlandı. Halk GYO ve Vakıf GYO işbirliği ile hayata geçirdiğimiz Sancaktepe merkezli Bizimtepe Aydos konut projesinde ise satışlarda planlamalarımızın önünde ilerliyoruz. 2018 yılının ikinci yarısında bu projemizde de teslimler başlamış olacak.

 

Diğer yandan yıl içerisinde Erzurum Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Er Konut İnşaat A.Ş. ile ortak geliştirilen ve Şehrin Gözdesi sloganıyla Erzurum’un merkezinde yükselen “Şehristan Konutları”nın inşaat ve satışlarına da başladık.

 

Ülkemizin en önemli projelerinden olan ve İstanbul’un dünyanın sayılı finans merkezlerinden biri olması vizyonu ile geliştirilen, Şirketimizin en büyük paydaşı olduğu, İstanbul Finans Merkezi projesi dahilinde inşaa edeceğimiz 46 ve 34 katlı iki kule ve 8 katlı üç binanın, ana yüklenici seçim sürecini başlatmış olmanın heyecanını yaşıyoruz. Ülkemizin önde gelen finans kurumlarını bir araya getirecek ve 24 saat yaşayan canlı bir çekim merkezi olacak proje, bitimiyle Şirketimizi sektörde büyüklük ve karlılık açısından bir üst kademeye taşıyacaktır.

 

Geçen zaman zarfında Şirketimizin, gerek hayata geçirdiği projeleri, gerekse aktif yönetiminde sağladığı başarı sonucu elde ettiği bilanço rakamları ile ülke ekonomisi ve içinde bulunduğu GYO sektörü açısından önemli bir aktör haline geldiğini söylemek yerinde olur.

 

Kuruluşundan bu yana konut, turizm ve ofis projeleriyle portföyünü çeşitlendirerek büyüten Şirketimiz, 2017 yılında da başarı tablosunu sürdürmeyi hedefliyor.

 

Gayrimenkulde Güç Birliği kampanyasının sektöre etkileri nasıl oldu?

Ülkemizin demokratik yönetim sistemini hedef alan darbe teşebbüsü karşısında Milletimizin güçlü duruşu biz ekonomi aktörlerinin de her zorluğa karşı sağlam durma ve çok çalışma sorumluluğunu artırmış ve Ülkemiz ekonomisinin hızlı büyümesini sürdüreceğine olan inancını pekiştirmiştir. Bu kapsamda, ülkemiz ekonomisine ve sektöre destek olmak, birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek üzere, GYODER işbirliği ile başlatılan Türkiye Gayrimenkul Sektörü Güç Birliği Kampanyası’na sektörün önde gelen gayrimenkul ve inşaat şirketleri, projeleri ile katılım sağlayarak konut satışlarına önemli ölçüde ivme kazandırdı.

 

Halk GYO olarak, birlik ve beraberlik içinde olunması gereken ülkemizin içinde bulunduğu bu zorlu dönemde, böyle bir kampanya içerisinde yer alarak ülkemizin değerlerine sahip çıkmak ve sektörümüzün gelişimine katkıda bulunmak için Güç Birliği Kampanyası’nda da yerimizi aldık.

 

Hükümetimizin desteği, sektör oyuncularının, tedarikçilerin ve finans sağlayan bankaların hep birlikte oluşturduğu sinerji ve güç birliği sektörde önemli başarılara ulaşılmasını sağladı. Ekonomik büyümeyi ve sektörü destekleyen kampanya ve faiz indirimleri önümüzdeki dönemde de sektörümüze ivme kazandırmaya devam edecektir. Ülkemizi ve sektörümüzü önümüzdeki dönemde çok başarılı günlerin beklediğine yürekten inanıyor ve portföyümüzü yeni yatırımlar ile büyütmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

Peki, Şubat Ayında başlatılacak ikinci konut kampanyası hakkında ne düşünüyorsunuz?

İnsanların gelirleri ve ödeme kabiliyetleri açısından bu tür kampanyaların olumlu etkisi oluyor. Psikolojik olarak da pozitif etkisi var. Şubat ayında başlayacak kampanyada 240 ay vade hedefleniyor. Özellikle bitmiş projelerin satışlarına çok olumlu yansıyacaktır. Ayrıca bu vade, kirada oturanlar için kira öder gibi konut sahibi olma imkanını doğuracaktır.

 

Halk GYO’nun yabancı yatırımcılara yönelik çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Şirketimizin yatırımları Türkiye’de ve ağırlıklı olarak İstanbul’da konumlu. Ülkemizdeki yatırım fırsatları cazibesini korumaya devam ettiğinden yakın gelecekte yurtdışı yatırım öngörmüyoruz.

 

Ülkemiz jeopolitik konumu, ticaret ve yatırıma yatkınlığı sebebiyle tarih boyunca yabancı ülkelerin çekim merkezi olmuştur. Sektörün alternatif yatırım araçlarına kıyasla yüksek getiri potansiyeline sahip olması, metro ağının genişlemesi, 3’üncü köprü, 3’üncü havalimanı gibi önemli yatırımlar ile çehresi hızla değişen İstanbul yabancı yatırımcıların ilgisini çekmektedir.

 

Yabancı yatırımcıyı ülkemize çekebilecek yatırım fırsatlarını görebilmek,  güncel gelişmeleri takip etmek ve Şirketimizin bilinirliğini artırmak üzere farklı ülkelerde gerçekleşen sektörel fuarlara katılım sağlıyoruz.

 

Avrupa yakasının merkezi lokasyonunda olması sebebi ile İstanbul Bakırköy bölgesinde geliştirdiğimiz Referans Bakırköy konut projemiz, ulaşım arterlerine ve Sabiha Gökçen Havalimanına yakınlığı olan Vakıf GYO ortaklığı ile birlikte geliştirdiğimiz Sancaktepe’de konumlu “Bizimtepe Aydos” projemiz yabancı yatırımcının ilgisini çeken projelerimiz arasındadır.

 

Yabancı yatırımcıya konut satışı karşılığı vatandaşlık uygulamasını nasıl yorumlarsınız?

Doğru bir karar. Keşke mütekabiliyet kanunu çıktığında bu uygulansaydı. Tabii ki bazı önlemler de alınacaktır. İspanya bu konuda bir başarı öyküdür. Ancak sonrası için önlemler almayı ihmal ettiler. Bu uygulamanın gayrimenkul sektörü açısından teşvik edici bir etki yaratacağını düşünüyorum.

 

Hükümetin konut kredilerine ilişkin düzenlemelerini nasıl yorumluyorsunuz?

Faiz ekonomi açısından önemli bir müdahale ve denge aracıdır. Bu aracın, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkilediği düşünülürse, sektörün değişen konjonktüre göre arz talep dengesini koruyabilmek açısından önemi yüksektir. Hükümetimizin bu anlamda hassas davranması, sektörün talep tarafını üzmeyecek bir dengede faiz seviyelerini korumaya yönelik politikalar sergilemesi özellikle Temmuz ayında yaşanan gelişmeler sonrası sektöre epey destek olmuştur.

 

Sektörde KDV’ye ilişkin beklentiler karşılandı mı sizce?

Son olarak Eylül ayında yayınlanan karar ile 151 m2’nin üzerindeki konutlar için konut alımında %18 olan KDV oranının %8’e indirilmesi sektör açısından olumlu bir gelişme olmuştur. Doğru zamanda yapılan KDV feragatları sektörün talep tarafını canlı tutmak için önemlidir. Sektörün arz tarafı ilgilendiren KDV iadesi ile ilgili olarakta; inşaatların bitmesinin beklenmeden üretim aşamasında iadelerin alınabilmesi için gerekli düzenlemelere yönelik beklentinin karşılanması da sektör için önemli bir gelişme olacaktır.

 

Halk GYO’nun kentsel dönüşüme bakışı nasıldır?

Yaşam alanlarını iyileştirme ve modernleştirme süreci olan kentsel dönüşümde amaç; halkımızın hak ettiği güvenli, çağdaş, sürdürülebilir yapılaşmanın sağlanması, ekonomik, sosyal, toplumsal ve mekânsal özellikleri dikkate alarak, kentlerin çağdaş ihtiyaçlara uygun olarak dönüştürülüp, canlandırılması, iyileştirilmesi ve modernizasyonu ile şehir yaşamı standardının yükselmesi, teknolojiden faydalanma, ulaşımda yenilikler, hizmetlerin iyileştirilmesi, güvenliğin artması, kirliliğin azalması, enerji ve zaman tasarrufu gibi, toplumumuzu olumlu yönde etkileyecek sistemleri hayata geçirmektir.

 

Tüm bu özellikleriyle kentsel dönüşüm bürokratik ve sosyal süreçleri itibariyle sektör açısından zorlu bir projelendirme aşamasıdır. Dönüşümün, ikna, izin, finansman, pazarlama ve sonrasında da farklı sosyal dokuları bir araya getirebilme gibi birçok süreci mevcut.  Bu süreçte, kurumsal bir şekilde organize olabilmek, şeffaf ve hızlı hareket edebilmek zor olabilir sektör oyuncuları açısından. Sağlam bir finansman yapısı da olmaz ise, süreçler bir kısır döngüye girebilir. Bu sebeple, kentsel dönüşümde sosyal yapıyı küstürmeden, firmaları zora sokmadan, bürokratik süreçleri de çok uzatmadan her türlü koldan sektöre destek olmak gerekir diye düşünüyorum.

 

GYO’ların kentsel dönüşüm ve kamu açısından önem arz eden büyük projelerde aktif rol alması sektörün işleyişi açısından çok önemlidir. Bugün ülkemizde yenileme bekleyen 6,5 milyon bina var ise, kentsel dönüşüm ülkemizin ve sektörümüzün ve biz sektör temsilcilerinin özellikle gündemimizde her daim önceliğini koruması gereken bir konu olarak yer almalıdır.

 

Mevcut konjonktürde konut sektörünün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sektör, 2016 yılı boyunca genel ekonominin üzerinde bir büyüme hızına sahip oldu. Sektörel büyümede; konut satış kampanyaları, konut kredisi faiz oranlarında indirimler, konut kredilerinde, kredi kullandırım oranının yüzde 75’den 80’e yükseltilmesi gibi tedbirler etkisini gösterirken gayrimenkul sertifikaları ve gayrimenkul portföy yönetim şirketleri için yapılan düzenlemelerle birlikte sektördeki büyüme beklentisi arttı. Sektör en çok istihdam sağlayan sektörler arasında yer almaya devam etti. Son çeyreğe göz attığımızda ise Ülkemiz ekonomisi cari fiyatlarla geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,8 oranında küçülürken, inşaat sektörü %1,4, gayrimenkul faaliyetleri ise %3,7 oranında büyüyerek, genel ekonomi içerisindeki lokomotif sektör özelliğini korumaya devam etti. Ülkemizin deprem gerçeği de bu özelliği destekler niteliktedir. Mevcut 6-7 milyon konutun deprem riski nedeniyle yenilenmesi lazım. Ayrıca nüfus artışı, göçler ve insanların daha nitelikli konut talebi de var. Bunları hesaba katınca yılda en az 600-700 bin konut yapmak lazım. Konut satışlarının yaklaşık yarısı birinci konut yarısı da ikinci konut satışları şeklinde oluyor. Kredi faizleri düştükçe konut kredisi kullanımları artıyor. Faizlerin yüzde 1’in altında olması çok önemli. Faizlerin 0,90’lardan 0,70’lere düşmesi satışlara olumlu yansıyacaktır. Ancak bunun sağlanması için bankacılık sektöründe seküritizasyon mekanizmalarının çalıştırılması gerekiyor.

 

Halk GYO’nun 2016 yılı çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye ekonomisi için 2016 yılının üçüncü çeyreğinde; global piyasalar, kurdaki dalgalanmalar, TCMB’nin faizleri düşürmeye devam etmesi, Suriyeli mülteci süreci ve konuyla ilgili olarak AB ile görüşmeler, Rusya ile düzelen ilişkiler sonrası Türkiye’ye uygulanan yaptırımların adım adım kaldırılması, Suriye ve Irak’a düzenlenen sınır ötesi harekatlar, terör ile süren mücadele ve darbe teşebbüsü sonrası 3 ay olarak ilan edilen ve sonrasında 3 ay daha uzatılan OHAL dönemi, bu dönemde kredi derecelendirme kuruluşları tarafından indirilen kredi notları önemli ekonomik ve siyasi gündem maddeleri arasında yerini aldı.

 

Geride bıraktığımız 2016 yılının ülkemiz ve sektörümüz için de zor bir yıl olduğunu söylemek yerinde olur. Ancak tüm olumsuzluklara karşın, ülkemiz ekonomisine ve sektörümüze karşı yarattığımız katma değeri artırmak için yoğun ve önemli çabalar sarf ettik.

 

Halk GYO olarak; başladığımız ve tamamladığımız her projenin, ülkemiz ekonomisine ve yatırımcılarımıza fayda sağlaması hedefi ve ekonomik, çevresel, sosyal refah düzeyinin her geçen gün daha yukarıya taşınmasına hizmet etmek üzere belirlediğimiz “doğru lokasyonda, doğru proje” stratejimiz ile yatırımlarımıza devam ediyor olacağız.

Kaydet