RÖPORTAJ — 3 Nisan 2017 at 12:19

ER-KİM İLAÇ GENEL MÜDÜRÜ SABRİ ÖNCEL: İNSANİ DEĞERLERE ÖNEM VEREN BİR FİRMAYIZ!

by

IMG_5294

 

Türkiye’ye yeni tedavi seçenekleri sunmak amacıyla birçok önemli ürünü ve destek ürünlerini Türkiye’ye getirmiş olan Er-Kim İlaç; sağlığın geleceğine yatırım yapan, şeffaf ve yenilikçi hizmet üreten bir şirket olarak, insan hayatını iyileştirme hedefini gerçekleştirme kararlılığında emin adımlarla ilerliyor.

 

Sağlık sektöründe 36 yıldır hizmet veren Er-Kim İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Genel Müdürü Dr. Sabri Öncel, Türkiye’de pek çok klinik çalışmanın ve araştırmaların projelendirilmesi, yürütülmesi ve başarıyla sonuçlandırılmasına katkı sağlamaya devam edeceklerinin altını çiziyor!

 

Sabri Bey, öncelikle firmanız hakkında bilgi verir misiniz?

Er-Kim İlaç, 1981 yılında Türkiye’de ilaç ithalatının serbest bırakıldığı dönemde kurulmuş bir ilaç şirketidir. Er-Kim İlaç, Sn. Ergun Seval tarafından kurulan bir aile şirketidir. Ergun Bey, 1980’den önce bir Amerikan zirai ilaçlar firmasının o dönemlerde Türkiye Genel Müdürlüğü görevini icra ediyordu. Firma 1980 yılından sonra Türkiye’den ayrılma kararı alınca Ergun Bey o firmanın bağlantılı olduğu ilaçları devralarak Er-Kim İlaç şirketini kurmuştur. Baktığınızda bu ilaçların Türkiye ilaç sektörü için çok önemli ilaçlar olduğunu görmek mümkün. Bu firmadan Türkiye’ye ilk kanser ilaçlarını ithal etmeye başlamış. O dönemlerde ülkemizde hiçbir yerde kanser ilacı bulunmuyor ve Türkiye’de de yeterince kanser tedavisi yapılamıyor. Böylelikle bir anda yaklaşık otuz civarında kanser ilacını Türkiye’ye getirmiş ve bir onkoloji firması olarak sektörde yerini almıştır. 1981 yılından itibaren pek çok yabancı firmanın Türkiye distribütörü olarak faaliyetlerine devam etmiştir.

 

Er-Kim İlaç’ın herhangi bir üretim tesisi bulunmamaktadır. Biz ithalatçı bir ilaç pazarlama firmasıyız ve sadece ilaç sektörüne çalışıyoruz. Er-Kim İlaç, bu zamana kadar yaklaşık otuz firmanın distribütörlüğünü yapmıştır. Bu firmalardan bazıları, Türkiye’de yeteri kadar pazar olmadığı için, bazıları ise çok iyi satış yapıldığını görüp Türkiye pazarına kendisi girme istediği için zaman içerisinde Er-Kim İlaç’tan ruhsatlarını devralmıştır. Bu doğrultuda 35 yıllık süreç içerisinde bizim bünyemizden yaklaşık olarak sekiz ya da dokuz tane firma doğmuş vaziyettedir. Şu anda bu firmalar kendi isimleriyle ilaç sektöründe Türkiye’de faaliyetlerine devam etmektedirler. Er-Kim İlaç, onkoloji ürünleri alanında kendisini piyasaya tanıtıp, devamında başka uzmanlık alanlarında da faaliyet gösteren bir firma olmuştur. Genelde Türkiye’de bulunmayan, Türkiye’de üretimi mümkün olmayan yüksek teknolojili patentli, orijinal ürünleri Türkiye’ye getiriyoruz. Şu anda da ürün portföyümüzün yaklaşık olarak %80’ı orijinal patentli ürünlerden oluşmaktadır. Er-Kim İlaç, sektörde ilklerin firması olarak bilinir. Türkiye’ye ilk kez insülin ilacını getirmiş, yine ilk kez Türkiye’ye lipozomal bir ürün getirmiş bir firmadır. Baktığınızda bunlar ilaç sektörü açısından çok önemli farklılıklardır. Er-Kim İlaç şu anda 13 ayrı uluslar arası firmanın Türkiye distribütörü olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Mevcut ürün portföyümüzde kırk civarında ürün bulunmaktadır.

 

İlaç sektöründe sürdürülebilir başarınızın ana unsurları nelerdir?

Er-Kim İlaç, piyasada farklılık yaratabilecek ve gerçekten Türk hekimlerinin ya da vatandaşlarımızın ihtiyacı olan ürünlere öncelik vererek bugünlere gelmiştir. Ayrıca 35 yıllık süreç içerisinde tamamen kendi finans kaynaklarıyla faaliyetlerini sürdürmüştür. Hangi koşul altında olursa olsun hiçbir zaman banka kredisi kullanmadan kendi öz kaynaklarıyla faaliyetlerini sürdürebilmiş bir firmadır. Ayrıca, Er-Kim İlaç genelde çalışan şirket yaşı yüksek bir firmadır. Yenilikçi orijinal ürünler, güçlü bir finansman yapısı ve firmamızda çalışan insanların uzun soluklu olarak iş hayatlarına devam ederek bilgi ve deneyim birikimi yaratmaları Er-Kim İlacın başarılı bir şekilde bugünlere gelmesinin ana unsurlarını oluşturmaktadır.

 

Ar-Ge faaliyetlerinizden de bahseder misiniz?

Aslına baktığınızda ilaç sektöründe Ar-Ge çalışması dendiğinde daha çok yeni bir ürün üretmek, üretim ile bağlantılı bir kavram olduğunu görüyoruz. Biz son üç senedir üretime yönelik Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Bu zamana kadar hep ithalat ve bitmiş ürün üzerine çalıştık. Global olarak baktığımızda dünya genelinde ilaç sektörüne yönelik son 10 yıldır çok önemli değişiklikler olduğunu görüyoruz. Öncelikle inovatif, yeni ürün bulmak artık gün geçtikçe zorlaştı. Özellikle yurtdışında bazı ürün geliştirmeler oluyor ama bu ürünler gerçekten çok cazip ya da piyasada talep yaratacak ihtiyaç duyulan ürünler ise o tür laboratuvarları zaten uluslararası büyük firmalar gidip satın alıp ürünü ve o firmayı doğrudan kendi bünyesine katıyor. Bu yüzden yenilikçi, orijinal ürün bulmak giderek zorlaşıyor. Er-Kim İlaç olarak bizler de bu değişimi görerek Türkiye’deki ilaç sektörünün genel dinamiklerini de göz önüne alarak yerli sözleşmeli üretim için Ar-Ge çalışmalarına başladık. Bizim buradaki öncelikli alanımız, tecrübemizin olduğu hematoloji, onkoloji, nöroloji, organ nakli, kadın doğum ve üroloji alanındaki ilaçlara yönelik çalışmalardır. Burada biz daha çok belli moleküller üzerinde karar verip devamında da buna yönelik ürün geliştirme ve Ar-Ge çalışmalarını dışarıdan hizmet alarak gerçekleştiriyoruz. Bu doğrultuda baktığınızda geçmişinde 35 yıllık ilaç sektöründeki tecrübesi ile hep ithal ürün getirmiş olan Er-Kim İlaç, 2016 yılında ilk yerli ürünün de ruhsatını aldı. Bunu da yerli ve sözleşmeli bir ilaç fabrikasında ürettirip şu anda piyasaya veriyoruz. Amacımız da bundan sonrasında biraz daha yerli üretime ağırlık vermek olacaktır. Genel olarak baktığınızda hükümetin, Sağlık Bakanlığının ve SGK’nın da yerli üretimi destekleme anlamında bir yerelleşme projesi var. Bu kapsamda da Türkiye’de üretilmesi talep edilen ürünler için çalışmalarımız sürüyor, önümüzdeki yıllarda daha fazla sayıda yerli ürünümüzün olmasını planlıyoruz.

 

İnovatif, katma değeri yüksek ve biyoteknolojik ürünlerin üretilmesi konusunda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Bu anlamda ilaç sektörünün genel gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son yıllarda Türkiye’de bu alanlarda biyoteknolojik ürünlere ya da katma değeri yüksek ürünlere yatırımlar çok arttı. Bu anlamda da yapılan yatırımların yavaş yavaş sonuç aldığını görüyoruz. Tabi bunlar genellikle zaten var olan bir ürünün Türkiye’de üretilmesine yönelik çalışmalardır. Bizim bu alanda önemli ve çok uzun yıllardır süren bir girişimimiz var. Bizim ürün portföyümüzde şu anda Türkiye’de üretilemeyen kan ürünlerimiz var. Yaklaşık 20 senedir bir Fransız kamu kuruluşunun kan ürünlerini ithal ediyor ve Türkiye’de piyasaya veriyoruz. Bunlar insan plazmasından üretilen yüksek biyoteknoloji gerektiren ürünlerdir. 2001 yılında Sağlık Bakanlığı ve o zamanki SSK’nın ortak bir girişimi ile bu ürünlerin Türkiye’de üretilmesi yönünde bir adım atmak istendi. Hatta bunun için 2001 yılında KANSAŞ adıyla bir ticari kimlik oluşturdular. Er-Kim İlaç 2001 yılından bugüne kadar bu ürünlerin Türkiye’de üretilmesi için uygulanan tüm süreçlerde, gündeme getirilen tüm toplantılarda yer aldı. Çünkü bizim işbirliği yaptığımız Fransız firma, tüm dünyada yasayla kurulmuş ve kamu iktisadi teşekkülü olma özelliği taşıyan tek firmadır. Diğer bütün kan ürünü üreticileri özel yatırımcılardır. Biz bu yabancı firma ile Türkiye’de kan ürünlerinin üretimi konusunu hep gündeme getirdik ve destekledik. 2001 yılında KANSAŞ kurulduğunda Türkiye’de çok temel bir eksiklik vardı. Türkiye’de bu ürünlerin hammaddesi yani insan kanı, insanların yaptığı bağışla toplanan kan ve plazma konusunda kalite özellikleri çok düşüktü. O dönemlerde böyle bir altyapı olmadığı için KANSAŞ kuruldu ve 2-3 yıl bu doğrultuda neler yapılabilir diye görüşmeler yapıldı. Biz o aşamada Fransa da uygulanan standartları, kılavuzları Sağlık Bakanlığına sunduk. Buna göre bir kalite yükseltimi yapılmasını öngördük. Fakat sonrasında çok sık hükümet değişimi ve buna bağlı olarak sağlık politikalarının değişimi gibi nedenlerle bu proje hayata geçmedi. Ancak 2013 yılında tekrar bu projenin hayata geçirilmesi için adımlar atıldı. Sağlık Bakanlığı ve SGK çeşitli firmaları toplantılara çağırdı. Er-Kim İlaç olarak, bizler de 2013 yılından bu yana bu sürecin içerisindeyiz. Buradaki amaç Türkiye’de kan ürünlerini üretecek bir plazma fraksinasyon tesisi kurmak. Türkiye’nin şu andaki koşulları bu tesisin kurulmasına uygundur. Erkim İlaç, yurtdışındaki partneri ve uluslararası bir yatırımcı ile birlikte 2013 yılından beridir bu sürecin içerisinde yer alıyor. Tahminen bu yıl içerisinde projenin tamamlanması gerçekleşecektir. Biz bu projeyle Türkiye’nin ve dünyanın sayılı plazma üreticilerinden biri olmayı planlıyoruz.

 

Er-Kim İlaç olarak, yurtdışı faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

İş birliği yapmış olduğumuz bütün firmalar yurtdışı kaynaklıdır. Yurtdışından pek çok firmadan ürün ithal ediyoruz. Portföyümüzü de genişletmek için başka ülkelerdeki firmalar ile temas halindeyiz. Yurtdışındaki fuarlara katılıyoruz. Türkiye pazarına girmek isteyen firmalarla da sürekli iletişim halindeyiz. Ayrıca ihracat anlamında çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye’de mevcut ilaç pazarındaki daralma nedeniyle son dört senedir yurtdışına yönelik çalışmalarımız var. Şu anda Irak, Azerbaycan, Kazakistan gibi ülkelerde portföyümüzde olan ürünlerin piyasaya verilmesi için işbirliği kurmak üzere görüşmeler yapıyoruz. Bahsetmiş olduğum ülkelerde giderek önem kazanan bir pazar var. Biz şu anda ana firmalarla, üretici firmalarla coğrafi genişleme anlaşmaları yapıyoruz. Diğer ülkelerde de ürünlerin pazarlama ve ruhsatlandırma haklarını alıyoruz. Bu ülkelere Türkiye üzerinden ihracat yapmak için çalışmalarımız devam ediyor. Üzerinde çalışmış olduğumuz anlaşmalar tamamlanır ise ithal etmiş olduğumuz ürünleri tahminen 2018 yılından itibaren ihraç etmeye başlayacağız

 

Er-Kim İlaç, Türkiye’deki ilaç sektöründe kendini nasıl konumlandırmaktadır?

Er-Kim İlaç, hiçbir zaman alışageldik bir firma olmamıştır. Bizim nerede tecrübemiz var, biz nerede başarılı olabiliriz, nerede katma değer yaratabiliriz düşüncesiyle hareket ediyoruz. Er-Kim İlaç bilgi birikimi ve deneyimine uygun ürünleri Türkiye’ye getiren bir ilaç şirketidir. Er-Kim İlaç sektörde “ilklerin firması” olarak tanındığı için şu anda da Türkiye’de bulunmayan, sağlık mesleği mensuplarının va vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu ürünlerle ilklerin firması olmaya devam etmek istiyoruz.

 

2016 yılı değerlendirmeniz ve 2017 yılı büyüme hedeflerinizden bahseder misiniz?

2016 yılı, ülkemizin yaşadığı sıkıntılar çerçevesinde oldukça zor bir yıl oldu. Planladığımız satış bütçesine kutu anlamında ulaşmışken, planladığımız ciroya maalesef ulaşamadık. Yine de şirketimiz birtakım tasarruflar yaparak, giderlerini de kısarak 2016 yılını karlı ve vergi verebilir bir şekilde kapattı.

 

2017 yılına daha umutlu başladık. 2017 yılında yeni bir ürün grubu kuruyoruz, kişisel sağlık bakım ürünleri, gıda takviyeleri, OTC ve tıbbi cihazlar ile ilgili yeni pazarlara açılıyoruz. Hem ciro anlamında hem de karlılık anlamında bu pazarların bize katkısının çok daha fazla olacağını düşünüyoruz. Bu doğrultudaki hedeflerimiz gerçekleşir ise bu alana daha çok yatırım yapıp bu alanda büyümeyi hedefliyoruz. Tabi bu bizi ana işimizden ayırmamaktadır. Er-Kim İlaç, yine Türkiye’de hastaların ve hekimlerin ihtiyaç duyduğu orijinal patentli yeni ilaçları Türkiye pazarına sunmaya devam edecektir. Ciro anlamında 2016 yılının reel durumuna göre 2017 yılında %28’lik bir büyüme öngörmekteyiz.

Kaydet

Kaydet

Kaydet