RÖPORTAJ — 04 Eylül 2017 at 22:11

İPEKBİR VE GÖYNÜK BELEDİYE BAŞKANI KEMAL KAZAN: İPEK YOLU KORİDORU DÜNYADA SES GETİRECEK!

İpek Yolu Koridorunda yer alan kentlerin, hem doğal hem de tarihi ve kültürel yapısı ile büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu, İpek Yolu Belediyeler Birliği (İPEKBİR) olarak bu zenginliklere sahip çıkarak, bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek için çalıştıklarını vurgulayan İPEKBİR ve Göynük Belediye Başkanı Kemal Kazan, “Tüm bu çalışmalar sonrasında İpek Yolu Koridorumuz dünyada ses getirecek konuma gelecek.” dedi.

 

Türkiye bir turizm ülkesi. Ancak İstanbul ve Antalya dışında yeni turizm destinasyonlarına ihtiyacı var. Bu anlamda önemli bir potansiyel barındıran bölgelerden biri de Ayaş-Sapanca İpek Yolu Koridoru üzerinde bulunan bölge. Tarih, doğa ve inanç turizmi açısından önemli varlıklara sahip bölgede bu potansiyeli hayata geçirmek üzere yapılan çalışmalar son yıllarda hız kazandı. Bu çalışmaların yönetiminde 2011 yılında kurulan İpek Yolu Belediyeler Birliği (İPEKBİR) var. Bölgede bir bütünlük oluşturmayı amaç edinen İPEKBİR’in Başkanlığını yürüten Göynük Belediye Başkanı Kemal Kazan ile bölgenin değerlerini, hedeflerini ve İPEKBİR’in projelerini konuştuk.

 

Sayın Başkan, İpek Yolu Belediyeler Birliği’nin (İPEKBİR) kuruluşunu, amacını ve faaliyetlerini özetle anlatabilir misiniz?

İPEKBİR 2011 yılında, Ayaş-Sapanca İpek Yolu Koridoru üzerinde bulunan bölgenin ve bölgedeki şehirlerin bir bütünlük içerisinde hareket ederek tanıtımlarını tek elden yürütmeleri ve kültür, tarih, doğa ve inanç turizmi potansiyellerine ulaşmalarını sağlamak için kuruldu.

 

Bölgede Osmanlı ve Bizans’tan kalan tarihi yapılar kadar birçok doğal varlıklar da bölgenin turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip. Bölgemiz İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyük şehirlere de çok yakın.

 

Öncelikle hedefimiz bu bölgede bir bütünlük ve birlik sağlayarak turizmde hak ettiğimiz yere gelmek. Kurucu başkanımız Nallıhan Belediye Başkanıydı, ondan sonra iki dönemdir başkanlığı Göynük Belediye Başkanı olarak ben yürütüyorum.

 

Bu birliğin kuruluş düşüncesi kime ait?

Bu projenin asıl mimarı şu anda Sakarya milletvekilimiz olan Profesör Dr. Mustafa İsen’dir. Kültür Bakanlığı Müsteşarı’yken İpek Yolu Destinasyonu projesini hazırladı. Bir dönem askıya alınmış olsa da İPEKBİR’in kurulmasıyla proje hayat buldu. Şu anda birliğimizin danışma kurulu başkanlığını yürüten Mustafa İsen’in desteklerine müteşekkiriz. Diğer taraftan Danışma kurulumuzda bulunan Prof. Dr. Metin SÖZEN Hoca aynı zamanda ÇEKÜL’ün kurucusu, Başkanı ve Tarihi Kentler Birliği Danışma Kurulunun Başkanıdır. Biz Tarihi Kentler Birliği ile istişare halindeyiz.

 

Birliğinizin üyesi olan şehirler hangileridir?

Ayaş, Göynük, Mudurnu, Taşkesti, Taraklı, Geyve, Sapanca, İznik, Akçakoca, Düzce, Kaynaşlı, Akyazı, Karapürçek, Karacasu, Dörtdivan, Yeniçağa, Kıbrıscık şehirleri ile 17 üyeye ulaşmış olduk.

 

Bu birliği sağlamak üzere ne tür somut projeler üretiyorsunuz?

Daha önce tanıtım materyallerini tek tip hale getirmiştik. Yakında bölgemizin karakteristiğini ortaya koyacak kent mobilyaları projemiz hayata geçecek. Bölgemizde ortak özelliklere sahip, ahşap ağırlıklı kent mobilyaları olacak ve bulunduğu şehrin kimliğini yansıtan küçük ayrıntıları taşıyacak. Aynı şekilde reklam tabelalarında da bir bütünlük sağlamak istiyoruz. Ayrıca her üye şehrimizde İpek Yolu Belediyeler Birliği’ni simgeleyecek anıtsal bir yapı yapmayı düşünüyoruz. Bunu birlik içindeki belediye başkanlarımızla görüşüyoruz. Bu belki tarihi bir saat olabilir, tarihi başka bir simge olabilir. Diğer bir projemiz de İpek Yolu Koridorunda bulunan her şehrimize girdiğimizde GSM operatöründen telefonlara bir otomatik mesaj gelecek. Örneğin; “Tarihi ve doğal güzellikleri olan Sapanca şehrimize hoş geldiniz.” gibi veya “Şu yerleri gezebilirsiniz.” gibi bir mesaj gelecek. GSM operatörleri ile görüşüyoruz bu konuda; o da tamamlanmak üzere.

 

Peki, bu destinasyonu ülkemizin turizm potansiyeline nasıl adapte etmeyi düşünüyorsunuz?

Bu bölge İstanbul-Ankara arasındaki bir bölge ve bugüne kadar çok fazla tanınmış değil. Biz biraz daha fazla ulusal basına taşıyarak tanıtımlarını sürdürüyoruz. Bölge olarak birlikte hareket ederek, ortak strateji ve yol haritası çizerek çalışmalarımızı yürütüyoruz. Çok sık toplantılar yapıyoruz diğer belediye başkanları arkadaşlarımızla. Göynük olarak yavaş şehirler kervanına katıldık. Şimdi sırada Mudurnu var. Benim hedefim bu bölgenin tamamının yavaş şehirler kapsamına alınması. Üye Belediyelerimizde zaten 4 mevsim turizm yapılacak potansiyel var. Yaz turizminde gidenin çok olduğu Sapanca, hemen yakınına Kartepe Kayak Merkezi‘nin açılması ile 4 mevsim popüler bir yer oldu. Hafta sonu kaçamağı yapmak isteyen kişiler Sapanca’yı tercih etmektedirler. Türkiye’nin en gözde kayak merkezlerinden biri olan Köroğlu Milli Parkı içinde yer alan Kartalkaya’yı bilmeyen yok. Aynı zamanda Dörtdivan’ın Sayık Köyü’nde Köroğlu’nun torunlarına ait olan tescilli evi de bulunmaktadır. Hemen yanı başında, Yeniçağa’da 2780 dekarlık bir alanı kapsayan Yeniçağa Gölü ve Kuş cenneti mesireliği bulunmaktadır. Öbür tarafta Kıbrıscık yaylalarını, köylerini ve dağlarını ziyaret etmek, güzel bir dağ gezisi yapmak istiyorsanız, otantik bir konaklama için dağ evlerinde kalabilirsiniz. Sakarya’ya bağlı yaylaları ile meşhur Akyazı ve Karapürçek de doğa turizminde öne çıkmaktadır. Ayrıca koridorumuz zengin bir termal ve sağlık turizmi potansiyeline sahip. Ayaş, Karacasu, Mudurnu, Taşkesti, Akyazı ve Taraklı’da 5 yıldızlı termal tatil köyleri bulunmaktadır. Yakın zamanda Göynük’te de bir termal tesis devreye girecektir.

 

Doğa turizminin yanı sıra av turizmi için atak yapan Kaynaşlı ilçemiz var. Kaynaşlı, ülkemizin çok özel bir orman zenginliğinin tam ortasında konuşlanmıştır. Her mevsim yürüyüş, koşu ve bisiklet gezileri için uygun doğal parkurlara ve güvenli dağ yollarına sahiptir.

 

Denize açılan penceremiz Düzce ve Akçakoca var. Muhteşem sahili olan Akçakoca, kent estetiği üzerine çalışmalarını yoğunlaştırmakta. Mahalle evleri restorasyonu projelerini hayata geçirmeye çalışıyor. Düzce merkezde kazılarla tarihi alanlar gün yüzüne çıkmakta.

 

Ayrıca turizmin yanı sıra tarım ile son zamanlarda adından bahsedilen Geyve var. Belediye, Geyve’de üretilen ürünlerin yerinde değerini bulması amacıyla bir dizi çalışma başlattı. Geyve Ayvasını dünyaya tanıtan, Müşküle üzümünün marka tescilini yaptıran belediye yöresel ürünleri işleme merkezi kuruyor.

 

Tarihi ve kültürel dokunun zengin olduğu İznik var mesela.  Tüm bu değerler birleştiğinde, tur rotalarını ona göre oluşturduğumuzda gelen turistler bölgeden memnun ayrılacaklardır. Bu konuda çalışmalarımız sürüyor. Düşünün ki, Doğa, Sağlık, Av, Spor, Tarım, Deniz, Kültür ve İnanç turizminin hepsi biz de var.

 

Bu destinasyona gelen konukların konaklama sürelerini uzatma ile ilgili ne tür çalışmalarınız var?

Bundan 5 yıl önce, Sapanca’yı ayrı tutuyorum, üye şehirlerimizde bir gece konaklama dahi yoktu. Ama şu anda Göynük, Taraklı ve Mudurnu’yu bir gece konaklama düzeyine getirdik. Bir gece konaklayalım olgusu oluştu ziyaretçilerimizde. Biz de gelen ziyaretçilerimizi memnun etmek için ilçede yerel yemeklerin sunulacağı restoranları açtırdık. Bununla ilgili esnafımıza eğitimler verdik. Butik otellerimiz var; Göynük’te 450 yatak kapasitesi var şu anda. Yine aynı şekilde Mudurnu’da da tarihi konaklarda konaklamalar var ve açılmaya devam ediyor, Taraklı’da yeni açılan butik işletmeler var. Sapanca’da ve Düzce’de zaten oteller var. Akyazı tarafında termal tesisler yapılıyor, Akçakoca’da yine aynı şekilde yeni tesisler açılma aşamasında. Tüm bu çalışmalar sonrasında İpek Yolu Koridorumuz dünyada ses getirecek konuma gelecek.

 

Uluslararası alanda birlik adına neler yapıyorsunuz?

Biz İpek Yolu Belediyeler Birliği olarak her yıl İpek Yolu destinasyonu benzeri destinasyonları geziyoruz. Özellikle İtalya ve Almanya’da kırsal turizmin yapıldığı şehirlerde teknik inceleme yapıyoruz. Bölgenin uluslararası destinasyon haline gelmesi için eksik olan alt yapılarımızı tamamlamak istiyoruz. Ondan sonrası yurtdışında da İpekyolu Koridorumuzu tanıtmaya devam edeceğiz ve akredite olacağız. Bölgemizde turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini hedefliyoruz.

 

Bu bölge sadece turizmde mi ön planda olacak?

Turizm ülkemizde önemli bir ekonomik sektör. Biz de bölgedeki tüm potansiyelimizi rasyonel anlamda kullanmak ve turizmden alacağımız payı artırmak istiyoruz. Biz ağır sanayinin bu bölgeye girmesini istemiyoruz. Her kentin birtakım değerleri var. Mesela unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını canlandırmak için atölyeler açıyoruz. Bu Göynük’te ve Mudurnu’da başladı, Taraklı’da var, diğer yerlerde devam ediyor. Mesela Geyve’nin ayvası meşhur ama bugüne kadar hiçbir çalışma yapılmamış. Şu anda Geyve Belediye Başkanımız çok ciddi çalışmalar yapıyor bu konuda. Yöresel ürünlerle ilgili hem üretecek hem pazarlayacak bir birim kuruyor. Yine Göynük tıbbi, aromatik bitkiler açısından çok zengin. Bölgemizin florasını koruyoruz. Bizde doğa anlamında bozulma yok ve gelecekte de bozulmasını istemiyoruz. Ekonomik kalkınmaya katkıda bulunma, sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerden en üst düzeyde yararlanma anlayışına sahip bir birliğiz.

 

Bölgeniz için önem verdiğiniz doğru yönetim anlayışı için neler söyleyebilirsiniz? Eksikleriniz var mı? Nasıl bir yol izleniyor bu konuda?

Buna ancak Göynük üzerinden cevap verebilirim. Göynük’te biz koruma bilincini oturttuk. Bir kere bu doğayı, tarihi yapılarımızı, eserlerimizi halkımızı bilinçlendirerek, eğitimler vererek koruyoruz. Bir de belediye olarak yapıların restorasyonlarını hızlı bir şekilde tamamlıyoruz. 2009’dan 2017 yılına kadar yaklaşık 58 yapının restorasyonunu tamamladık. Çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmaları gören vatandaşlarımızda koruma bilinci yükseldi. Bunun diğer şehirlere örnek olması için çalışıyoruz. Tabii, her kentin kendine özgü bir koruma anlayışı olacaktır. Teknolojiden de yararlanacağız ama teknolojiyi eski yapılara uyumlu bir şekilde kullanmak gerek. Hedefimiz gelecek nesillere bu zenginliği aktarmak. Çünkü bu yapıyı bozarsak bir daha yapma imkanımız yok.

 

Bir de bu işin mali kaynak tarafı var…

Turizm alanları tüm dünyada desteklenen ve teşviklerin sürdürüldüğü yatırım alanlarıdır. Bizim bölgemizde yatırım projelerinin hayata geçirilmesi için bir takım tedbirler ve teşviklere ihtiyaç duymaktayız. Birlik olarak bütün üyelerimize resmi olarak yazılarımızı yazdık. Zaman zaman da toplantılarda gündeme geliyor; birlik olarak hareket edilirse daha fazla devlet desteği verileceği yönünde çalışmalar var. Ayrıca birlik bünyemizde proje ekibimiz var. Avrupa Birliği projelerinden tutun da yatırım ajanslarına kadar birliğimiz bünyesindeki belediyelere proje desteği veriyoruz.

 

Önümüzdeki dönemde restorasyon ve koruma için bu kaynakların artacağını söyleyebilir miyiz?

Tabii, artacaktır.

 

UNESCO bazında da başvurularınız var mı?

Kültür, tarih, doğa ve inanç turizmi potansiyeline sahip üye belediyelerimiz artık turizmde hak ettiği yeri almalı. Bu hedefle İPEKBİR olarak UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na müracaat etmek için projelerimizi hazırladık, ancak mevzuata takıldık. Tarihi ve kültürel zenginliğiyle bir marka olan İznik UNESCO Dünya Kültür Mirası geçici listesinde. Tarihi ve kültürel miras çalışmalarını UNESCO Dünya Mirası Listesi ile taçlandıran İznik’te değerlerin evrensel değer haline getirilmesi konusunda çalışmalar her alanda devam ediyor. Üye belediyemiz Mudurnu da UNESCO geçici listesinde. Göynük olarak da çalışmalarımız son noktaya geldi.

 

Biraz da Göynük’ü konuşalım… Siz Belediye Başkanı olarak göreve başladığınızdan bu yana hayal ettiğiniz Göynük’ü ne kadar gerçekleştirdiniz?

Her şeyden önce ben Göynüklüyüm. Uzun yıllar İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yaptım. Göynük Belediye Başkanı olarak göreve başladığımda ilk olarak Göynük’ün altyapıdan üstyapıya profilini çıkardık. Buna göre bir acil eylem planı oluşturduk. Bu 5 yıllık bir eylem planıydı; 2009-2014 yıllarını kapsıyordu. Bu dönemde kanalizasyon altyapısını yaptık. İçme suyu altyapısını aynı şekilde tamamen yeniledik. Şu anda üstyapının yüzde 50’sini tamamlamış durumdayız. Yüzde 50’sini de 2018’in sonuna kadar bitireceğiz. Şehir içi yollarımızın yenilenmesi gerekiyor. Özellikle Tarihi Arasta Çarşımızı doğal taş kaplama ile yenileyeceğiz. Yeni yerleşim bölgemizin ve hastanemizin yollarının asfalt kaplama çalışmaları yapılacak. Park ve bahçelerin bakımı zaten yapılıyor. Yaşanabilir bir Göynük için halkımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Sahip olduğumuz değerlerin bakımlarını yaparak gelecek nesillere miras bırakmaya çalışıyoruz.

 

Yeni yerleşimden bahsettiniz, talep yoğunluğu nedir yeni bölgeye?

TOKİ Projesini yaptık, şu anda 1.Etap tamamlandı. Vatandaşlarımız oturuyorlar ve gayet de memnunlar. 2.Etap için de bir hayli talep var. TOKİ’yi yaparken binaların dış görünüşünü Göynük mimarisine uygun halde yaptık, kentin silueti bozulmasın diye. Son iki yıl içerisinde özel sektörün de konut üretimi oldu. Bizim de yaptığımız 240 konutla birlikte 2017’nin sonunda toplamda 740 konut devreye girecek. Burada inşaatın olması ekonomik hareketliliği de canlandırıyor. Zaten tavukçuluk sektörünün ve kent içindeki turizminin etkisiyle Türkiye’de yaşanan krizlerden Göynük hiçbir zaman etkilenmedi. Bu yapının daha da güçleneceğine inanıyorum.

 

Son olarak düzenlediğiniz etkinliklere değinelim isterseniz…

Biz her yıl Akşemseddin Hz. Vakfı öncülüğünde Göynük Belediyesi ve Göynük Kaymakamlığı’nın katkılarıyla “Akşemseddin Hazretleri Anma Günü Etkinlikleri” düzenliyoruz. Bu yıl geleneksel hale gelen etkinliklerin 30’uncusunu düzenledik. Yine her yıl Ekim ayının 10’unda “Hayvancılık ve Emtia Panayırı” yapıyoruz. Gençlerimize yönelik olarak Gençlik Buluşması organizasyonunu yapıyoruz. İlkini geçen yıl yapmıştık; çok da faydalı oldu.

 

Kaydet