RÖPORTAJ — 04 Eylül 2017 at 22:09

MOBİLİYUM AVM YÖNETİM KURULU BAŞKANI TALHA TİMUR HAN: 2018’DE DAHA HIZLI GELİŞECEĞİZ!

 

İnegöl olarak bundan sonra eğitime, tasarıma, UR-GE’ye ve kurumsallaşmaya daha fazla önem vereceklerini söyleyen Mobiliyum AVM Yönetim Kurulu Başkanı Talha Timur Han, 2018 yılında daha hızlı bir gelişim göstereceklerini vurguladı.

 

Türkiye’nin mobilya başkenti olma iddiasındaki İnegöl’de Türkiye´nin ilk ve en büyük kapalı mobilya AVM´si olan Mobiliyum AVM, sektöre ilkleri kazandırmaya devam ediyor. Kurduğu Akademi ile bir fark daha yaratan Mobiliyum AVM, UR-GE kapsamında yapacağı faaliyetlerle bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Yakında açılacak olan B etabıyla daha da büyüyecek olan Mobiliyum AVM’nin hedeflerini Yönetim Kurulu Başkanı Talha Timur Han ile konuştuk.

 

2017’ye nasıl bir başlangıç yaptınız? Ve yılın ikinci yarısı itibariyle hedeflerinizin neresindesiniz?

İnegöl üretiyor, çalışıyor. Ülke ekonomisine katkı anlamında müthiş derecede gayretli. 2017 yılında 2016’ya göre ihracat anlamında da üretim ve istihdam anlamında daha ilerideyiz. Gönül ister ki yılın ikinci yarısından sonra daha da yukarıda olalım. Bugün İnegöl mobilya sektörü Ortadoğu ve Afrika pazarlarına bağlı olarak büyümekte. Irak’taki sancılı süreç devam ediyor, Libya’da ekonomi tam rayına oturmadı. Çok başlı yönetim oradaki ekonomiye bakış açımızı eksi yönde motive ediyor. Ama buna rağmen biz yeni pazarlar arayışı içerisindeyiz. Pazarları mümkün olduğu kadar genişletmeye çalışıyoruz ki ihracattaki rakamlar hep ileriye dönük olsun. Gerek katılacağımız fuarlarla gerek Mobiliyum AVM olarak UR-GE kapsamındaki etkinliklerimizle yurtdışı pazarlarda İnegöl’ü daha da güçlendirmek istiyoruz.

 

Bu yıl iç piyasa ağırlıklı mı olacak satışlar?

Perakende satışlarda Mobiliyum AVM bir ivme kazandı. Daha önce bakış açımız; Mobiliyum AVM’de üreticilerimiz ürünlerini daha iyi tanıtsınlar ve toptan satsınlar şeklindeydi. Ama daha sonra mağazalardan direkt tüketiciye ulaşabilmesi ve böylece üreticilere daha iyi nakit akışı sağlanması için perakendeye biraz daha önem verdik. Mağazalarımız altyapı ve insan kaynağı olarak perakendeye daha fazla hitap edebilecek konuma geldi. Hal böyle olunca hem toptan hem de perakende olarak A’dan Z’ye kadar tüm illere hizmet verebilme imkanına sahip olduk. Bunu oluşturduktan sonra bize daha çok güven geldi. Evet, ihracatta bir artış söz konusu ama yılın ikinci yarısındaki veriler sanki bu artış durmuş gibi gösteriyor. Dolayısıyla perakendeyi ve iç pazarı ihmal edemeyiz.

 

Afrika, birçok sektör için yeni bir Pazar olarak görülüyor ama ihracatta önemli zorluklar yaşanıyor. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bugün İnegöl’ün yaklaşık 400 milyon dolar olan mobilya ihracatının 260 milyon dolarını, yani yüzde 65’lik dilimini Mobiliyum AVM’deki üyeler gerçekleştiriyor. Biz İnegöl olarak ihracatta çok ciddi deneyim kazandık. İhracatı yaşayarak; bizzat hedef pazarlara gidip oranın havasını soluyarak, eksileri, artılarını da görerek öğrendik. Buradan da çok ders çıkardık.

 

Afrika pazarı bizim için çok önemli. Şu anda hedef ülke olarak Kenya’yı araştırıyoruz. Güney Afrika pazarında daha somut ilerlemeler var. UR-GE kapsamında Ekim ayı içerisinde farklı ülke ve farklı projeler ile çeşitli iş seyahatleri gerçekleştirme düşüncesindeyiz.

 

Avrupa pazarı İnegöl için ne ifade ediyor? Ne tür hedefleriniz var Avrupa ile ilgili olarak?

Avrupa’ya ürün satan, Avrupa’daki mağazalara ürün satan üreticilerimiz var. İnegöl’ün genelini düşündüğümüzde Avrupa mobilya pazarı küçük bir pazar. Ama yine de oradan daha fazla pay almak istiyoruz. Ancak İnegöl’de ürettiğimiz mobilyaların Avrupa’nın mobilya alışkanlıklarına şu anda tam anlamıyla hazır olduğunu söyleyemeyiz. Bununla birlikte Köln Uluslararası Mobilya Fuarı’nı çok önemsiyoruz. Gerek Mobiliyum AVM olarak gerek İnegöl’deki tüm mobilyacılar olarak 2018 Köln Fuarı’nda yine olacağız. Aynı şekilde Milano Uluslararası Mobilya Fuarı da bizim için olmazsa olmaz. Bu fuarlar Avrupa pazarının bizden ne istediğini görme anlamında büyük bir sınav. Bir de şöyle bir gerçek var; Avrupa’dan aldığımız makinelerle üretim yapıyoruz. Neden Avrupa’dan aldığımız teknolojiyle ürettiğimiz mobilyayı Avrupa’ya sunmayalım diyoruz. Bu anlamdaki çalışmalarımızı ciddi anlamda artırdık.

 

Hedef pazarlar için nasıl bir ürün çalışması yapıyorsunuz?

Her bölgenin kendine uygun bir yaşam tarzı ve beğenisi var. Biz hedef pazarlarda elde ettiğimiz bulguları çalışanlarımızla, Ar-Ge’deki arkadaşlarımızla oturup paylaşıyoruz. Onlar da bizim anlattıklarımızdan yola çıkarak hedef pazarlarda talep edilen, uygun ürünleri geliştiriyorlar.

 

İnegöl mobilyası dünya pazarlarında nasıl bir algı yaratmış durumda?

Türkiye mobilya sektörü 2014 yılına kadar konut sektörüne bağlı olarak çok hızlı büyüdü. Biz 2014 yılı sonuna kadar daha çok seri üretime ağırlık verdik. Ancak 2014 yılından sonra farklı bir Türkiye ve farklı bir dünya konsepti karşımıza çıktı. Biz 2014 yılından sonra daha çok hangi ülkenin ne tür mobilyaya ihtiyacı olduğunu araştırmaya başladık. Daha önce ürünlerimizi fuarlarla sergiler ve ticaret hep böyle devam eder diye düşünürdük ama yanıldık. Sonrasında seri üretimden ziyade daha kaliteli, Ar-Ge ve Ür-Ge’ye önem veren İnegöl mobilyası çıktı karşımıza.

 

“Türkiye’de mobilyanın başkenti İnegöl” diyoruz ama Türk mobilyasının dünya mobilya pazarından aldığı pay yüzde 1-1,5 oranlarında, kabul edemediğimiz derecede küçük. Şimdi ana hedefimiz dünya pazarından aldığımız payı 2020’ye kadar yüzde 5’e, yüzde 6’ya taşımak olmalı.

 

Bunun için nasıl bir başlangıç yapmak lazım?

Bu başlangıcın yeri İnegöl olmalı diyorum ben. Çünkü İnegöl, Türkiye mobilya sektörünün kalbinin attığı yer. İtalya ise mobilyada dünyanın kalbi ve gerek fuar anlamında gerek üretim teknolojisi ve kalitesi anlamında bundan 3-5 sene öncesine kadar bizden ileri düzeydeydi. Ama son 2-3 yıldır yaptığımız tasarım ve Ar-Ge çalışmalarıyla İtalya’yı yüzde 80 yakalamış durumdayız. Bizim avantajımız; İtalya ile aynı düzeyde üretim teknolojisini ve kalitesini dünya pazarına üçte bir oranında daha düşük fiyatlarla sunmak.

 

Üretim tarafını da konuşacak olursak; önümüzdeki 5-10 yıl için İnegöl’deki üretim altyapısı hakkında neler söylemek istersiniz?

Mobiliyum AVM olarak 200’den fazla firmadan bahsediyoruz. Burada her mağaza aynı zamanda üretici kimliğe sahip. Üretici olmayan bir kimlik burada barınma şansına sahip değil. Öte yandan üretim anlamında altyapı eksikliği olduğuna inanmıyorum. İnegöl, son 10 yılda ciddi anlamda makineleşti. Avrupa’daki teknolojiyi buraya çabuk getirebildik. Şu anda işçi sorunumuz var; İnegöl’de eksi işsizlik var. İnegöl, üretim kapasitesinin tamamını kullanmıyor. Şu anda üretim tesislerimiz 8 saat çalışıyor. İstediğimizde onu 16 saate, 24 saate çıkartabilecek kapasiteye sahibiz.

 

Mobiliyum AVM mobilya sektöründe bir ilki başarmış durumda. Başka ilklere de imza atacak mısınız?

Sonuçta her şeyin ilki önemlidir, biz ilkleri başardık. Biz kooperatif olarak UR-GE kapsamına alınan ilk kooperatifiz. Bununla ilgili emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 

Aynı zamanda akademisi olan ilk kooperatifiz. Mobiliyum Akademi gerekli izinlerin tamamlanmasıyla birlikte kuruldu. Akademimiz kooperatiften ayrı özel bir şirket çatısı altında faaliyetlerini yürütüyor.

 

Son olarak 2018 hedef ve öngörülerinizi de almak isteriz…

Kurulduğumuz 2015 Mayıs ayından bu yana dar bir bütçeyle çok iş yapmaya gayret ettik. Mobiliyum AVM’nin B etabı tamamlandığında, ki yaklaşık yüzde 90’ı bitmiş durumda, toplam 115 üyeye ve 200 mağazaya ulaşmış olacağız. Yeni üyelerin de katkısıyla yaklaşık 1,5 milyon TL olan reklam bütçemiz 2018’de 3-3,5 milyon TL’ye ulaşacak. Mobiliyum AVM’yi ve Türkiye’ye daha iyi tanıtabilme gayreti içinde olacağız. Mobiliyum AVM olarak hem sosyal anlamda hem de dünyaya İnegöl’ü mobilyada tanıtabilme anlamında sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Önümüzdeki aylardan başlayarak daha sık yurtdışı ziyaret hedefi koyduk. Bunları bugün de yapıyoruz ama 2018’de daha hızlı yapmak niyetindeyiz. Türkiye’ye ne katkı sunulması gerekiyorsa bizim kapımız herkese açık. İnegöl olarak bundan sonra eğitime, tasarıma, UR-GE’ye ve kurumsallaşmaya daha fazla önem vererek 2018 yılında daha ileriye gitmek istiyoruz.

 

Kaydet