RÖPORTAJ — 02 Temmuz 2018 at 13:28

DANFOSS TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ EMRE GÖREN: BAŞARI GETİREN STRATEJİMİZİN BİR SONRAKİ ADIMINA GEÇTİK!

 

2010’da Core & Clear stratejisini uygulamaya başlayan Danfoss’un son yıllarda globalde çift haneli büyüme rakamlarına ulaştığını söyleyen Danfoss Türkiye Genel Müdürü Emre Gören, Türkiye ekibi olarak 2016’da yüzde 16, 2017’de yüzde 15 büyümeyi sağlayarak dünyanın da üzerinde büyüdüklerini dile getirdi.

 

Danfoss gerek Türkiye’de gerekse globalde parmak ısırtan bir büyüme performansı sergileyen bir firma. Faaliyette bulunduğu dört ana segmentte daima zirveyi hedefleyen Danfoss 2010 yılında uygulamaya başladığı Core & Clear stratejisiyle her yıl çift haneli büyüme gösteriyor. Danfoss Türkiye Genel Müdürü Emre Gören ile bu başarıyı yaratan stratejiyi ve Danfoss Türkiye’nin hedeflerini konuştuk.

Danfoss’un bugün geldiği noktayı özetleyebilir misiniz?

Danfoss, 1933 yılında Danimarka’da kurulmuş bir firma. 1933 yılında ilk olarak ısıtma-soğutma endüstrisine hitap eden komponentler üreterek başlamış. Bugün dünyanın 20 ülkesinde 72 fabrikamız var. 100’ün üzerinde ülkede 200’den fazla satış organizasyonumuz var. Dört ana segment altında faaliyet gösteriyoruz. Bunlardan birisi soğutma, biri ısıtma, biri motor kontrol, bir diğeri de güç çözümleri… Ciro anlamında 5,8 milyar Euro ciro yapan bir firma 2017 sonu itibariyle. Her sene yüzde 10 büyüme hedefiyle çalışıyor. Yüzde 10 büyümenin 7’sini organik büyümeyle, 3’ünü de satın almalarla gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Globalde nasıl bir büyüme ve gelişim gösterdiniz?

Globalde yüzde 12 büyüdük. Çift haneli büyüme dünyanın bugün olduğu noktada çok etkileyici. Çift haneli EBIT (Vergi öncesi kar) var ki çok daha etkileyici. Danfoss 2009 küresel krizinden sonra 2010’da Core & Clear stratejisini uygulamaya başlayarak bu noktaya geldi. 2010 öncesi Danfoss çok daha karmaşık ve çok daha geniş bir yapıdaydı. Bu geniş yapı farklı alanlara dokunabiliyordu. 2010’da alınan karar doğrultusunda sadeleştirme yapılarak Danfoss güçlü olduğu 4 segmentte yapılanmaya ve odaklanmaya geçiş yaptı. Bu 4 segmentte sadece birinci ve ikinci olma hedefi kondu. Kısa sürede birinci-ikinci olamayacağı her alandan çıktı. Bunun yanında tedarik zinciri süreçleri, üretim verimliliği, iş sağlığı ve güvenliği gibi birçok konuda da dünya standardını belirler hale geldi. 2010’dan önce EBIT yüzde 2.2’lerdeydi. Bu da sürdürülebilir hale geldi. Son 4 yıldır hep çift haneli büyüme, hep çift haneli kar var. Bu sene itibariyle bu stratejinin bir sonraki adımına geçiyoruz. Çünkü bu stratejinin alt adımları şunlardı; “Get the Basics Right” yani taşları yerine koyalım, “Get going”, karlılık ve büyüme… Sonrasında 2016’da dijitalleşme adımı geldi. Bu sene itibariyle de “Going great” adımı geldi. Bu adımla birlikte de şirketin geleceğinde de sürdürülebilir karlılık ve büyümeyi garanti altına alıyoruz.

Türkiye’den bahsedelim 2017 değerlendirmesiyle beraber…

Danfoss 20 yıldır Türkiye’de bulunuyor. 1998’de Türkiye organizasyonu kurulmamış ama Türkiye’de operasyon başlamış. 2003’te Türkiye organizasyonu kuruluyor, 15 yıldır ofis olarak 20 yıldır iş olarak Türkiye’de aktif bulunuyor. İlk başta ısıtma ve motor kontrol segmenti kuruluyor. Sonra 2013’de soğutma ve 2016 sonunda Güç Çözümleri organizasyonlarımız devreye giriyor. 2017’ye geldiğimizde; 4 segmente hitap eden destek birimi, pazarlama, idari işler, finans, müşteri hizmetleri departmanlarımızla birlikte hizmet veriyoruz. Bu, Danfoss dünyası için de iyi bir örnek. Çünkü her segmentin tek bir ofiste temsil edilmesi her ülkede yok. Büyük sinerjimiz var, başarılı bir ekibiz. 2016’da yüzde 16, 2017’de yüzde 15 büyüdük. Dünyanın da üzerinde büyüyoruz ki, Türkiye’den beklenti de budur.

Peki, bu 4 ana segmentin dışına çıkılacak mı? Yeni bir segment oluşması mümkün mü?

Onu bu stratejinin açıklanmasıyla herkes sorgular oldu. Bu seneki stratejinin bir parçası şuydu: Danfoss için her yıl yüzde 10 büyümek çok ciddi bir başarı. Ama bu büyümeyle daha karmaşık hale gelmemek, hantallaşmamak için ne yapabiliriz? Bu yeni staratejinin bir parçası da bu. Bunun arka planında E-ticaret var. Web sitesi yeni çağa uygun bir şekilde tasarlandı. Bütün segmentlere, bütün ürünlere hitap eden tek bir e-ticaret altyapısı var. Zaten e-ticaret altyapımız vardı ama her segmentte farklı farklıydı. Bunun bağlandığı diğer nokta da ERP sistemi. Danfoss’un 19 farklı ERP sistemi var. Bu büyük proje 2015’in sonunda başladı. Bu sene pilot uygulamalar başladı. 2019’da Türkiye dahil herkes bu sisteme geçmiş oluyor. Bu büyük bir adım. Böylece tek e-ticaret platformu çalışmaya başladı. Bu sadeleşmenin önemli bir adımı. Müşteri tek bir altyapı üzerinden ister soğutma kompresörü, isterse motor kontrol ürünü alabilecek.

Peki, Türkiye’deki müşteriye dokunmak anlamında yapılanmanız nasıl?

Türkiye’de 4 segmentte kendi operasyonlarımız var. Çünkü segmentler arası ortak işler tabii düşük oranda kalıyor. Segmentler farklı. Motor kontrol segmentimizde 10 kişiye yakın arkadaşımız var, soğutma segmentimizde yine aynı, ısıtma segmentinde 25 arkadaşımız vardı DAF ile birlikte daha da büyüdü; 35’e çıktı. Bunun dışında da segmentlerin hepsine hitap eden arkadaşlarımız var, segmentlerin hepsine hitap eden ortak fonsiyonlar var. Bu da geçtiğimiz yılların bir getirisi. Bütün segmentlere, tüm iş kollarına hitap eden uzman ekiplerimiz var. Böylece büyümeye ve pazara çok daha hızlı adapte olabiliyor firma. Danfoss, genelde partnerleriyle birlikte hareket etmeyi çok seviyor. Partnerleriyle rakip olmayı değil, birlikte gitmek istiyor. Bu da en büyük gücü… Türkiye’de 80’in üzerinde partnerimiz var. Dolayısıyla Türkiye’nin tamamına hitap ediyoruz diyebiliriz. Ama gidilecek çok yol var.

Bu başlıklara bakınca bir de son yıllarda çok konuştuğumuz Endüstri 4.0 konusu var. Sizin bu yönde uygulamalarınız var mı?

Endüstri 4.0 Türkiye’nin gündemine çok yoğun girdi. Çok iyi oldu. Bunun için efor gösteren birkaç girişimci, birkaç firma oldu; bunlara saygı göstermek lazım. Bu kimsenin kaçamayacağı bir dönüşüm. Biz aslında onun merkezinde bulunuyoruz firma olarak. Bazen buna devrim deniyor, bazen evrim deniyor. Aslında ikisi de geçerli. Çünkü teknolojinin gelişmesiyle bazen internetten sonraki en büyük icat elimizdekileri iyi kullanmak, sistem oluşturmaktır. Sensörler onlarca yıldır var, yazılımlar, simülasyonlar, robot teknolojisi var fabrikalarda. Ama bunları büyük bir sistemin bir parçası haline getirip insandan bağımsız hale getirmek belki yeni bir fikir. Biz oraya hitap ediyoruz. Birincisi motor kontrol bölümünde çok yoğun hitap ediyoruz. Çünkü otomasyonun göbeğinde drive var. Dolayısıyla drive ile Endüstri 4.0’ın merkezindeyiz. İkincisi endüstriyel otomasyon. Sensör üreten bir birimimiz var. Aslında Endüstri 4.0 büyük bir dijital dönüşümün parçası. Bizim dijital dönüşümümüz üç adımdan oluşuyor. Bir tanesi müşteri deneyimi. Bütün bu sistemini bilişim bazlı kurmuş durumda Danfoss. Dolayısıyla müşteri e-ticaret platformundan bir sipariş yaptığı anda ürün otomatik bir şekilde üretilip, paketlenip ürünün kutusuna konuyor. Aynı anda üretiliyor ve sevk ediliyor. Stok minimumda tutuluyor ve esneklik hat safhada oluyor. Zaten Endüstri 4.0’ın dokunduğu bir alan esneklik. Bunu biz açıkçası uzun bir süredir yapabiliyoruz ama şimdi üst seviye geçirmeye çalışıyoruz. Müşteri deneyiminin bir parçası bu. Bir de tabii satış öncesi var.

Danfoss Türkiye’nin bölgesindeki yerini ve performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye dünya ekonomisindeki yeri itibariyle hızlı gelişen bir ülke. Ama cirosal anlamda Türkiye dünyada en etkin ekonomilerinden biri değil. Danfoss her zaman dünya ortalamasından daha hızlı büyümek zorunda. Türkiye ise verimli, güçlü altyapısı olan bir ekip. Yeniliklere ve değişikliklere açık olan bir ekip olduğumuz için 2015’ten itibaren dönüşüm ajandalarında hep pilot olduk aslında. Sadece Türkiye’yi yönetmiyor arkadaşlarımız, İran, Pakistan, Azerbaycan direkt, Afganistan ise Pakistan üzerinden yönetiliyor. İran’da ve Pakistan’da çok önemli bir ciromuz var. Türkiye ise bu alt bölgede cironun yüzde 75’ini oluşturuyor. Bu performansla çok ses getiriyoruz, örnek gösteriliyoruz.

Son olarak 2018 yılı hedeflerinizi ve öngörülerinizi de konuşalım isterseniz…

2018’de Danfoss globalde çift haneli büyüme hedefini sürdürüyor. Şu anda Danfoss’un en önemli pazarları Çin, Kuzey Amerika ve Avrupa. Özellikle Çin’de çok yüksek büyüme trendi yakalamış durumdayız. Çin’de artan şehirleşme oranı, ekonominin de geçtiğimiz senelere göre toparlanması bize çok yardımcı oldu. Danfoss’un ayak izini artırması, tüm gücünü yansıtmasıyla birlikte Çin ve Kuzey Amerika’dan büyük pay almaya başladık. Avrupa’da zaten güçlüydük; bu gücü yeni teknolojilerle koruyoruz. Türkiye’yi tek başına değil de Dubai merkezli Ortadoğu ve Afrika bölgesiyle birlikte değerlendirmek gerekir. Bunun içinde üç alt bölgeyi yönetiyoruz. Türkiye bölgenin en büyük ülkesi. Türkiye ekibi de burada birçok konuda öncü. Bunu bölgeye adapte etmeye çalışıyoruz. Türkiye’de büyümemiz yine çift haneli olacak. Tüm finansallarda yine güçlü olmaya devam edeceğiz. Etik anlamda, adil rekabet anlamında piyasaya örnek olmaya devam edeceğiz, yenilikçi teknolojileri projelerimizle geliştirmeye devam edeceğiz.