RÖPORTAJ — 2 Temmuz 2018 at 13:23

EMSAN GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ARİF YILDIRIM: 2018’DE YÜZDE 70 BÜYÜYECEĞİZ!

by

 

2017’nin ikinci yarısında başlattıkları marka değişiminin sonuçlarını 2017’nin son çeyreğinde almaya başladıklarını belirten Emsan Genel Müdür Yardımcısı Arif Yıldırım, 2018’in ilk çeyreğinde geçen senenin ilk çeyreğine göre yüzde 60 büyüdüklerini, 2018’ i yüzde 70 gibi bir büyüme ile kapatmayı öngördüklerini dile getirdi.

Mutfak ve Sofra sektörünün en önemli isimleri arasında yer alan Emsan yaklaşık bir yıldır değişim geçiriyor. Yeni marka ve iletişim stratejileri kapsamında Y ve Z jenerasyonunu hedefleyen Emsan, 2018 yılı itibariyle farklı kategorilerde ürün geliştirmeye başladı. Emsan’ın değişim sürecini ve sonuçlarını Emsan’ın yeni Genel Müdür Yardımcısı Arif Yıldırım ile konuştuk.

Emsan’da yaşanan değişimi ve nedenlerini konuşarak başlayalım isterseniz…

Değişen dünyaya ayak uydurmak amacıyla 2017 Haziran itibariyle marka stratejisini, konumlandırmasını ve hedeflerimizi yenileyerek bir dönüşüm sürecine girdik. Türkiye’nin en iyi  ajanslarıyla bir araya gelerek marka konumlandırma çalışması gerçekleştirdik. Yeni konumlandırmamız neticesinde kurumsal kimliğimizi de yenileme kararı aldık. En radikal değişimi logomuzu değiştirerek gerçekleştirdik.

Yaptığımız araştırma sonuçlarından gördük ki mutfak tarafında tüketicinin aklına ilk gelen iki markadan biriyiz. Emsan olarak bizim uzmanlığımız mutfak. Öyle olmasından da mutluyuz. Öte yandan sofra tarafında da akla gelen ilk 5 marka arasında yer alıyoruz. Kaliteli ürün ve tüketicilerine verdiği güven ile yıllardır gönülleri fethetmiş bir marka olarak emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Ortaya koyduğumuz yeni vizyonumuz kapsamında sağlam ve güvenilir tasarım ve çözümlerle tüketicilerin hayatlarına eşlik edeceğiz.

Günümüz dünyasında tüketicilerin ihtiyacını karşılayabilmek için ürün gamımız için de önemli aksiyonlar aldık ve almaya devam ediyoruz.  Yeni kategoriler oluşturmak, tasarım ve fonksiyonel değişiklikler..vs

Konumlandırma neticesinde aldığımız bir başka aksiyon ise AVM’lerde mağazalaşmak. Değişen alışveriş alışkanlıklarını da değerlendirdiğimizde bunun kritik bir aksiyon olduğunu düşünüyoruz. Şu an alışverişin önemli bir kısmı AVM’lerde gerçekleşiyor. Aslına bakarsanız perakendenin şöyle bir avantajı var; müşteriyi ilk ağızdan dinleyebiliyoruz ve mağazalarda direkt müşteri ile temas edebiliyoruz. Bu sebeplerden ötürü bir taraftan bayilerimizle güçlü ilişkilerimize devam ederken bir yandan da ziyaretçi trafiğinin en yoğun olduğu lokasyonlarda mağazalar açmaya başladık.

Kısacası; yeni konumlandırmamız, değişen iş yapış şeklimiz, tüketicilerimizin güven ve desteği ile artık çok daha güçlü ve iddialıyız.

Yer olarak dağılımı nasıl mağazalarınızın?

Adana, Ankara, Bursa mağazaları ve ikisi Anadolu yakasında, ikisi Avrupa yakasında olmak üzere İstanbul’da dört mağazayla birlikte, toplamda yedi mağazamız var. İlk geri bildirimlere göre mağazalarımıza tüketicilerimizin ilgisi büyük oldu. Yaptığımız yatırımın kısa zamanda döneceğini gördük. Bize farklı satış kanallarından ulaşan ve bizi yıllardır tanıyan tüketicimiz özellikle AVM’lerde bizi görmekten çok memnun oldu. Bunlar bizi umutlandırıyor. O yüzden mağaza sayımızı artırmaya devam edeceğiz.

Mağazacılıkta ağırlık AVM’ler mi olacak, yoksa cadde mağazacılığı da bunun içinde var mı?

AVM tarafında yatırımcı rolünü biz üstlenelim istiyoruz. Cadde tarafında da franchising olarak shop modeliyle ilerleyeceğiz. Birisi Diyarbakır’da olmak üzere iki cadde mağazamız mevcut. Bununla ilgili çok fazla talep geliyor. Biz bu konuda biraz ihtiyatlı davranıyoruz. Çünkü bütün iş ortaklarımızın başarılı olmasını istiyoruz. O yüzden gelen talepleri ince eleyip sık dokuyoruz. İlaveten tabii, yurt dışına da bakıyoruz. Markamızın tanındığı ve mutfak alışkanlıkları bize benzeyen ülkelere öncelik vererek ihracat yapmaya başladık.  Bunun da ilk çalışmasını Azerbaycan’da yapıyoruz. 250 metrekare büyüklükte bir mağaza açılıyor. Orada da iş ortaklığı şeklinde ilerliyoruz.

Emsan, nasıl bir satış stratejisi izliyor?

Satış stratejisi birçok faktörden oluşuyor. Müşteri segmentasyonu, ürün gamı, fiyatlandırma, satış kanalları yapısı, satış organizasyonu, CRM bunlardan bazılarıdır. Ancak tüm bunların üzerinde “müşteri” yer alıyor. Dolayısıyla satış stratejimizin temelini “müşteri odaklılık” oluşturuyor. Ürün geliştirme, segmentasyon, fiyatlandırma, CRM altyapısı tüketicilerimizin memnuniyeti hedeflenerek çalışılıyor.   Örneğin; Tüketici beklentilerini dikkate alarak ürün geliştiriyor, tüketici alışveriş alışkanlıklarını takip ederek AVM’lerde mağazalaşıyor ve dijital kanallarımızı geliştiriyoruz. Çünkü biliyoruz ve inanıyoruz ki müşteriye iyi bir deneyim yaşatabilmek, bir markanın elindeki en büyük güç.

Sizin de bahsettiğiniz gibi tasarımın önemi artmaya başladı. Peki, tasarım ekibinizi nasıl kurdunuz, nasıl güçlendiriyorsunuz?

Gerçekten çok heyecanlı işler yapıyoruz. Birçoğu hayat buldu, raflara girdi. Bir kısmı Ar-Ge aşamasında. Tasarımda üniversitelerle işbirliği yapıyoruz. Endüstriyel tasarım tarafında ve kendi içerimizde 20 kişilik bir ekip var. Özgün tasarımlar yaratmaya önem veriyoruz. Kendi kaynaklarımız var, dışarıdan da tasarım desteği alıyoruz. Ama tasarımı ikiye ayırmak lazım;  bir inovasyon süreçlerini de içeren Ar- Ge tarafı,  bir de dünya trendlerinin ve güncel çizgilerin takibi ile birlikte ürün geliştirme sürecini yeniden yorumlanma. Ar- Ge tarafında müşterinin sesine kulak veriyoruz ve müşterinin hem mutfakla ilgili hem de sofrayla ilgili bizden talep ettikleri konuları öğreniyoruz. Bunu karşılayacak ürünü geliştirmeye yönelik birtakım Ar-Ge çalışmaları var. Bunları da zannediyorum önümüzdeki 6 ay içerisinde görüyor olacağız.

Siz her yıl ürün sayınızı hızla artırıyorsunuz…

Ürün yelpazemiz sürekli genişliyor, yeni kategorilere giriş yapıyoruz. Bunun sonu yok aslında. Bilim ve teknoloji alanında 200 yılda yaptığımız gelişmenin toplamını 2 yıla sığdırıyoruz artık. Bilim-teknoloji o kadar ilerledi ki bunun bütün endüstrilere, iş hayatına yansımaları olacak. Şu an Türkiye’de bazı sektörlerde daha az konuşuluyor. Otomotivde daha çok konuşuluyor ama tasarımın, ürün geliştirmenin bir parçası olarak bunları göz önüne almamız gerekiyor. Hayatın önemli bir kısmı sanal ortama kayıyor. Ona göre hem satış kanalı yapınızı gözden geçirmeniz hem de ürünlerinizi değiştirmeniz gerekiyor. Klasikler hep var olacaktır. Çelik tencere bir klasiktir. Müşteri muhakkak evinde bir tane dayanıklı çelik tencere olsun istiyor ama granit tencere de olsun istiyor. Biz bu konuyla ilgili çalışıyoruz. Birkaç tane mutfak var aslında. Küçük mutfaklar var 2+1 evlerde. Oradaki kadın pratik mutfağı olsun, ürün çok iş yapsın, az yer kaplasın istiyor. Bir başka kadın mutfağının bir hikayesi, bir tarzı olsun ve kendisini anlatsın istiyor. Öbür tarafta da akıllı mutfaklar var. Kadının işten çıkmadan yarım saat önce düdüklü tenceresine komut verip pişirmeyi başlattığı ve eve gittiğinde sofrayı kurduğu mutfaklar… O yüzden her yaşam tarzını kendi başına ele alıp ürün geliştirmek lazım.

Bu sadece yerelde kalmayı da zorlaştırıyor, değil mi? Küresele de açılmak gerekiyor herhalde…

Sektörde sadece Türk markalarıyla rekabet içinde değiliz. Ben şu an Amazon Almanya’dan sipariş verebiliyorum, Aliexpress üzerinden Çin’den de sipariş verebiliyorum. Global oyuncular da Türkiye’deki sektörün içine dahil oluyor. Rekabeti uluslararası seviyede uluslararası markalarla yapmak zorundayız. Bizim üretici olarak, marka olarak önemli bir sorumluluğumuz var. Müşterinin bir ürünü veya ürün setini nasıl ve ne sıklıkta kullandığını bilmemiz gerekiyor. Bununla ilgili çalışmalarımız var. Tüketicinin hazırlarken ve pişirirken en sık kullandığı mutfak ürünlerinin neler olduğunu belirleyip ürün renginde ve kampanyalarda değişiklikler yapmak istiyoruz.

Grubunuz dahilindeki markalar nasıl konumlandırılıyor? Aralarında rekabet var mı?

Sofra, mutfak ve ev tekstili sektöründe hizmet veren Karaca Grup bünyesinde 5 şirket bulunuyor. Karaca, Karaca Home, Emsan, Jumbo ve Cook Plus olmak üzere perakende, toptan, yurt dışı, franchise ve online satış kanalıyla yurt içi ve yurt dışında faaliyet gösteriyoruz. Bu marka portföyünü belli bir strateji dahilinde yönetiyoruz. Aslında doğal olarak bir segmentasyon var. Jumbo zaten high-end ürün satan bir marka; o konumunu da güçlendirerek sürdürüyor. Karaca ve Emsan olarak aynı ürünleri satıyoruz ama çok net ayrıştığımız bir nokta var; biz sofra satan bir mutfak markasıyız. Karaca ise mutfak grubuna ait ürünler satan bir sofra markası. Emsan, uzmanlaştığı ve güçlü olduğu mutfak grubundaki odağını kaybetmeyerek sofra kategorisine yönelik ürünler sunmaya devam edecek.

Peki, sektördeki rekabet için neler söyleyebilirsiniz?

Tabii, sektörde güçlü oyuncular var. Marka olmayan ürünler de satılıyor. Bazı rakip markalar marketlerde de satıyor, bazıları satmıyor. Kullandıkları satış dağıtım kanalları bayilik ağı üzerinden çalışan da var, marketler üzerinden çalışan da var. Bunların her biri bir seçim aslına bakarsanız. Tüketici deneyiminin karşılığı oluyor bu. Hepsinin pazardan aldığı bir pay var. Biz kendimizi bir tasarım markası olarak konumlandırdığımız için tasarımla ilgili rekabete bakıyoruz. Rekabeti fiyatın ötesine geçirmeniz gerekiyor. Fiyatla rekabet ettiğimizde ürün bir emtiaya dönmeye başlıyor ve değersizleşiyor. Sektör daha önce bugünkü gibi bir sektör değildi, züccaciye dükkanları da böyle değildi. Şimdi AVM mağazalarında tasarım ürünleri satan bir endüstriden bahsediyoruz ve bu dönüşüme katkısı olan rakiplerimiz var. Hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek lazım. Şu anda hem ürün anlamında hem iş prosesleri anlamında hem de müşteri deneyiminde rakiplerimizden daha iyi olmaya çalışıyoruz. Müşteri deneyimi bizim en önem verdiğimiz konulardan biri… Satış sonrasında çözülmemiş şikayet kalmamasına özen gösteriyor, müşteri şikayeti almamayı hedefliyoruz.  Bizi üründe farklılaştıran çok ciddi çalışmalarımız var zaten.Ayrıca üretimden, tasarıma kadar ürün süresini kısaltmaya, depolamadan dağıtıma birçok aşamada inovasyonlar yapılıyor. Müşterimiz ürünlerimizi ister bayiden alsın ister mağazadan alsın isterse online kanallardan alsın aynı deneyimi yaşasın istiyoruz. Çünkü rekabet bundan sonra müşteri deneyiminde yaşanacak… Verdiğimiz hizmet kalitesi ile tüm tüketicilerimizi markamız adına konuşan sözcülerimiz olarak görmeyi hedefliyoruz.

Emsan için 2017 nasıl bir yıl oldu? 2018 hedefleriniz dahilinde nasıl bir seyir halindesiniz yılın 2. çeyreğinde?

2017 yılında yeni stratejimizi oluşturduktan sonra aksiyon almaya başladık. 2017’yi çeyrekler bazında değerlendirecek olursak; 2017’nin son çeyreğinde 2016’nın son çeyreğine göre yüzde 70’e yakın bir büyümemiz var. 2018’in ilk çeyreğinde geçen seneye göre yüzde 60 büyüdük.

Bu büyüme sizi 2018 yılı hedeflerinize ulaştıracak mı?

Ulaştıracağını düşünüyorum. Çünkü Nisan ve Mayıs’ta da büyüme trendi aynı şekilde devam ediyor. Ben 2018’i yüzde 70 gibi bir büyüme ile kapatacağımızı düşünüyorum.

Bu büyümede ana etmenler nedir?

Markanın yeni konumlandırması ve bu kapsamda aldığımız aksiyonların büyüme üzerinde çok ciddi bir etkisinin olduğunu söyleyebiliriz.

Son olarak Emsan’ın istihdam politikasını da konuşalım isterseniz…

Bizim grup olarak değerlerimiz var. Başarının gururunu yaşayan, ilkleri gerçekleştiren, müşteri ayrıcalığı hissettiren marka olarak ortak değerlerimize inanan çalışma arkadaşları ile birlikte yürümek istiyoruz. Başarının doğru insan kaynağından geçtiğine inanıyoruz. Büyüyen bir şirket olduğumuz için istihdamımız artmaya devam ediyor.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*