RÖPORTAJ — 8 Mart 2019 at 15:10

DENİZLİ SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MÜJDAT KEÇECİ: YATIRIMCININ EN BÜYÜK SORUNU FİNANSAL KAYNAĞA ERİŞİMDİR!

by


İstihdam sorununun yatırımla çözüleceğini, yatırım için de finansal kaynağa ihtiyaç olduğunu dile getiren Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Keçeci, bugün Türkiye’de kaynağa erişimin en önemli sorun olduğunu vurguladı.

T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ortaklaşa düzenlediği “İstihdam Seferberliği 2019” programı kapsamında yeni istihdam paketi 25 Şubat Pazartesi günü açıklandı. Sanayicinin de gündemine düşen bu paketi, finansmana erişim sorunlarını ve Denizli sanayisindeki gelişmeleri Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Keçeci ile konuştuk.

Öncelikle yeni istihdam paketine ilişkin görüşlerinizi alarak söyleşiye başlayalım…

İstihdam Türkiye’nin en önemli sorunudur. Bu sorunun mutlaka siyasi iktidar tarafından çözülmesi gerekir. Ancak her şeyden önce bu tür önlemlerle, bu tür teşviklerle işsizlik önlenmez. Çünkü sanayicinin, işverenin işletmesinde personele ihtiyacı yoksa o çalışanı işletmesine götürüp getirmesi bile külfettir. Dolayısıyla olaya temelden bakmak lazım. Ben bu uygulamaları destekleyici ama palyatif tedbirler olarak görüyorum. İstihdam sorunu temelde yatırımla çözülür. Türkiye’de yatırım yapılamaz veya artırılamazsa bu tür tedbirlerin hepsi palyatif tedbirler olarak kalacaktır. Sanayici olarak ihtiyacım olduğunda, ihtiyacım kadar personel alırım. Ama istihdam sağlarken üç şeye bakarım; Bir: Çalıştıracak insan bulabiliyor muyum? İki: Nitelikli insan bulabiliyor muyum? Üç: Bu işleri yaparken devlet bana destek oluyor mu?

Bugünkü koşullarda bu programı uygulamak ne kadar mümkün sizce?

TOBB bunu destekler. Çünkü en azından bugün böyle bir ihtiyacı olan işletmeler bu türlü bir alternatifle personel alırlar. Dolayısıyla TOBB bu tür destekleri istiyor. Ama bu 2,5 kişiye istihdam sağlar mı? diye sorarsanız, cevabım “sağlamaz” olacaktır. Bu koşullarda bunu uygulamak çok zor. Bugün program hedefi olarak 2,5 milyon kişi istihdam edileceği açıklandı. Ancak bu 2,5 milyon kişi nerede çalışacak? Ben sanayicilerimizin mevcudu koruma mücadelesi verdiklerini görüyorum. Bizim için mevcudu korumak başarıdır. Yine aynı noktaya dönüyorum; sanayici, üretici işini büyütmedikçe, kapasiteyi artırmadıkça hiçbir şey olmaz. Bunun içinde yatırım konusunun üzerinde durmamız şart. Önce yatırım seferberliği, sonrasında zaten istihdam kendiliğinden oluşur.

Bilhassa kendi çabalarınızla nihayete erdirdiğiniz Denizli Çardak Özdemir Sabancı Organize Bölgesi konusuna da değinecek olursak, neler söylemek istersiniz?

Denizli’de, Denizli Çardak Özdemir Sabancı Organize Bölgesi’ni ihya ettik. Orada başlangıç olarak yaklaşık bin 500 kişiye iş sahası açacağız. Yani yeni fabrikalar, yeni iş ve aş.

Denizli Sanayi Odası, Denizli Çardak Özdemir Sabancı OSB’nin bir müteşebbisidir. Ben aynı zamanda Denizli Çardak Özdemir Sabancı OSB’nin de Yönetim Kurulu Başkanıyım. 15 sene gibi uzun bir süreçte o bölgeyi ayağa kaldırdık. Yatırımlar ve üretim başladı. Tüm parseller doldu. Bu Denizli için inanılmaz bir sinerji yaratacak. Denizli Çardak Özdemir Sabancı Organize sanayi Bölgesi’ne gelen yatırımcıların bir kısmı İstanbul’daki yüksek yatırım ve üretim maliyetlerinden dolayı işletmelerini buraya taşıyorlar. Bir kısmı ise uygun koşullar nedeniyle yeni işlerini burada kuruyorlar.

Ekonomideki tatsız durumun oluşmasını neye bağlıyorsunuz?

Türkiye’deki en büyük hata inşaat sektörüne olan aşırı yatırımlardı. Ben inşaat sektörüne yatırımı şahsen desteklemiyorum. İnşaat sektörü elbette olacak ancak bu kadar çok odaklanılacak bir sektör olmaması lazım. Eğer inşaat sektörüne aktarılan kredilerden hiç olmazsa bir bölümünü üretime kaydırabilseydik daha iyi olurdu diye düşünüyorum.

Türkiye kaynakları itibariyle bir darboğazda mı sizce?

Türkiye’nin öz kaynağı zaten yeterli değil. Türkiye’ye sıcak para geliyor. Sıcak para dediğin bugün var, yarın yok. Gelen yabancılar çok para kazanıyor. Dünyada hiçbir yerde bulamadıkları kazançları Türkiye’de kazanıyorlar ve sonra paralarını alıp gidiyorlar. Bize sıcak para değil fabrika yapacak, kalıcı yatırımlar yapacak yatırımcılar lazım. Bunun içinde güveni oluşturmamız şart. Arkasından da Türkiye’de birtakım yapısal reformları yapmak lazım. İnsanların burada hukukta, istihdamda, eğitimde sorunları olmaması lazım. Şu anda yargı sistemi tıkandı. Dolayısıyla bunları aşmamız lazım. Ve yurt dışından gelen insanların da bu ülkede yaptıkları yatırımın şimdiye kadar yapılanlar gibi güvende, güvencede olduğunu anlatmamız lazım. Güncel verilere göre yurt dışından gelen kalıcı kaynaklarda azalma var. Bunun sebebi nedir? Ya Türkiye’yi beğenmiyorlar ve Türkiye’de iş yapmak istemiyorlar veya dünyada bir kriz var onun için Türkiye’ye yatırım yapmaya sıra gelmiyor.

O güvenin tesisi için şimdi IMF çok dillendiriliyor…

Siyasi iktidar IMF için asla diyor. Ama Türkiye’nin kaynaklara ihtiyacı var. KOBİ kredileri çıkıyor herkes sıraya giriyor. Yatırımcı yatırım yapmıyor. Bence Türkiye’de en önemli sorun kaynak ve kaynağın maliyeti sorunu. Hükümetin bunu görmesi lazım. Öbür taraftan IMF kendi şartlarıyla geliyor. Siyasi iktidar da bunu istemiyor. Dolayısıyla irade siyasi iktidarın; saygı duyuyorum.

Peki, siyasete bir bütün olarak baktığımızda alternatif herhangi bir politika görüyor musunuz?

Ben şahsen alternatif bir politika görmüyorum. Başka bir yol gösteren, bir alternatif çözüm sunan politikacı da yok. Halkın geçim sorununu, üreticinin sorunlarını biz konuşuyoruz. Aşağı yukarı bir şeyleri söylüyoruz ve bunlar da doğru, yanlış değil.

Denizli’de ekonomik tabloya bakarsak son veriler neler?

Eğer kapasite kullanım oranı bir sanayi kentinde düşükse, istihdam, ihracat, katma değer ve gelir de düşüktür. Benim ölçüm budur. Kapasite kullanım oranlarında geçmiş yıllara göre ciddi bir düşüklük var. Bunun ekonominin bütününe yansımalarını görüyoruz.

Denizli’de kaybedilen sektör ve firma bazında son durum nedir?

İflas etmiş, konkordato ilan etmiş şirketler var ama öyle önemsenecek sayıda değiller. Onun dışında Denizli’de rakamlar beş senedir stabil durumda. İhracat aşağı yukarı aylık maksimum 250-300 milyon dolar aralığında gerçekleşir. Ancak bu bizi tatmin etmiyor. Örneğin; geçmiş yıllarda Gaziantep ile ihracatta yarışırdık. Şimdi Denizli 3,5 milyar dolar ihracat yaparken Gaziantep 7 milyar dolara ulaşmış. Ama ben, Denizli’nin makûs talihini Çardak Özdemir Sabancı Organize Sanayi Bölgesinde biraz olsun değiştireceğim. Benim için “Denizli Sanayi Odası Başkanı hiçbir şey yapmadı ama Çardak Özdemir Sabancı Organize Sanayi Bölgesini yaptı.” deseler benim için kafi. Orada neticede, 5 bin kişi çalışacak, 400 ila 500 milyon avro yatırım yapılacak ve oradan 150 ila 200 milyon dolar ihracat yapılacak.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*