RÖPORTAJ — 4 Nisan 2019 at 00:15

ASPİLSAN GENEL MÜDÜRÜ FERHAT ÖZSOY: ASPİLSAN İÇİN 2019, YATIRIM VE BÜYÜME YILI OLACAK!

by

ASPİLSAN’ın 2018 yılını çok iyi kapattığını dile getiren ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy, 2019 yılının da yatırım ve büyüme yılı olacağını vurguladı.

Askeri bataryalar alanında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin neredeyse tek tedarikçisi konumunda olan ASPİLSAN Enerji Ar-Ge çalışmalarıyla ve lityum iyon pil üretimine yönelik yatırımıyla da öne çıkan bir kuruluş. Son yıllarda ihracata yönelik çalışmalarını da hızlandıran ASPİLSAN’ın hedeflerini ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy ile konuştuk.

Özetle ASPİLSAN’ı anlatacak olursak, neler söyleyebilirsiniz?

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının %98 hisse ile sahibi olduğu ASPİLSAN Enerji Kayserili vatandaşların yaptıkları bağışlarla 21 Mayıs 1981 tarihinde Kayseri Organize Sanayi Bölgesinde kurulmuştur. Kuruluş amacı Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel ihtiyaçları olan şarjlı nikel kadmiyum batarya ihtiyaçlarını karşılamak olan şirketimiz geçen süre içerisinde büyük gelişmeler sağlayarak, sivil ve askeri her türlü sırt-el telsizleri, savaş araç gereçleri, uçak ve helikopterler için komple aküler üretebilir duruma gelmiştir. İlk olarak 1984 yılında bir Alman firmanın lisansı alınmak suretiyle nikel kadmiyum piller üretilmiş. Bu üretim 1996 yılına kadar devam etmiş. Pil teknolojisindeki değişiklikler nedeniyle ekonomik olmadığına karar verilerek, pil üretimi sonlandırılmış. Onun yerine şu anda batarya dediğimiz birden çok pil bir araya getirilip bir elektronik devreyle batarya sistemlerine dönüştürülmüş. Bu faaliyet sürerken Türkiye’nin Casa nakliye uçaklarının yapılmasına paralel olarak da uçak aküsü imalatı gündeme gelmiş. Bir kısım malzemeleri yurtdışından ithal edilmek suretiyle nikel kadmiyum uçak aküleri burada yapılmaya başlanmış. Günümüzde ASPİLSAN, her türlü Ni-Cd, Ni-MH, Li-Ion, Li-Po pil ve bataryalar, güneş pili, ısıl pil ve yakıt pili, yenilenebilir enerji, enerji depolama sistemleri, şarj cihazları, pil/batarya laboratuvar test sistemleri, nikel kadmiyum komple uçak akü ve hücreleri alanlarında faaliyet göstermekteyiz.

Savunma sanayisinde uçan platformlar itibariyle ASPİLSAN ne tür çalışmalar yapıyor?

Biz TUSAŞ’ın yapmış olduğu projelerin hepsinde partneriz. Uçak ve helikopter aküsü alanında onlarla birlikte çalışıyoruz. Hem yeni geliştirilen projelerde hem de halihazırdaki Hürkuş, Anka gibi projelerde akülerle ilgili çalışmalarımız devam ediyor.

Sivil havacılıkta da var mısınız?

Bununla ilgili süreci 2016 yılında başlattık. EASA’dan (Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı) 2018 yılı Şubat ayında, Üretim Organizasyon Onayını (POA); aynı yılın Mayıs ayında ise Tasarım Organizasyon Onayını (DOA) aldık. Şu anda akümüz yurt dışında test ediliyor. Testin en geç Mayıs ayının başına kadar tamamlanacağını düşünüyoruz. Bu testlerin olumlu geçerek ürünlerin EASA’dan ETSO onayı alması ile birlikte, sivil havacılık alanında da önemli bir başarı elde etmiş olacağız. Böylece ASPİLSAN Enerji tarafından üretilen ETSO onayına sahip akülerin, EASA üyesi ülkelerdeki sivil hava araçlarında kullanılabilmesinin önü açılmış olacak.

Ar-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Biz şu anda 3 Ar-Ge merkezinde çalışıyoruz. Birinci Ar-Ge merkezimiz Kayseri’de. Burada iki alanda çalışıyoruz. Birisi elektronik sistemler için batarya geliştirmek, diğeri ise elektrokimya üzerinedir. Çalışmalarımız sonucunda uçak akülerimizin tamamen milli ve yerli olmasını sağlayacağız. Batarya sistemindeyse, piller dışında kalan kısmını yerlileştirme yönünde hemen hemen son aşamaya gelmiş vaziyetteyiz. Ankara’da ODTÜ Teknokent’te kurduğumuz Ar-Ge merkezinde ise tamamen temel teknolojiler ve malzeme ağırlıklı çalışacağız. Bizim de kullandığımız lityum iyon pillerin ve benzer enerji depolama sistemlerinin elektrokimyasal araştırmalarını yapıyoruz orada. Yakın zamanda orada da ülkemize ciddi teknolojiler kazandıracağız. İstanbul Teknoparkta kurduğumuz Ar-Ge merkezimizde ağırlıklı olarak yakıt hücreleri ve deniz platform bataryaları üretmeyi planlıyoruz. Yakıt pilleri, yakıt hücreleri henüz ülkemizde Ar-Ge aşamasında. TÜBİTAK ve Gebze Teknik Üniversitesi’yle işbirliği halinde bu konuda faaliyet göstermeye başlıyoruz. Savunma Sanayi Başkanlığı’nda bir projeye teklif verdik. O konuda da çok hızlı ilerleyeceğimizi değerlendiriyoruz. Hem Ar-Ge bazında hem üretim bazında üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmak için hazırlıklarımızı tamamladık. Burada diğer platform üreticilerinin ASPİLSAN’ı bir proje partneri olarak görmelerini ve bir dayanışma, işbirliği ve koordinasyon içerisinde projeler geliştirmek istiyoruz. Projelerde daha en baştan itibaren birlikte çalışmamız gerekiyor ki, enerji çözümlerinde onlara gereken desteği verebilelim.

Özel sektöre girmiş durumda mı ASPİLSAN?

Özel sektörde şu an istediğimiz yerde değiliz. Hedeflerimizden bir tanesi de özel sektöre açılmak. Bu kapsamda da çalışmalarımız sürüyor. Ülkemizin önde gelen beyaz eşya firmalarıyla temaslarda bulunduk. Ama burada da önümüze çıkan en önemli engel Çin ürünleri. Maliyetlerinin bize göre çok daha düşük, Ar-Ge çalışmalarının da bizden ileride olduğu için Çin’e yetişmekte zorlanıyoruz. Ama yine de onlarla rekabet ederek büyümeyi sürdürüyoruz. Yeni yatırımlarımız hayata geçtiğinde, çok daha rekabet edebilir hale geleceğiz diye düşünüyorum.

Sanıyorum raylı sistemler üzerinde de çalışıyorsunuz. O alanda ne seviyede çalışmalarınız?

Raylı sistem ülkemizde hızla gelişiyor ve gelişmeye de devam edecek. Çok ciddi akü ihtiyaçları var. Onlar da ekseriyetle nikel kadmiyum. Biz de nikel kadmiyum uçak aküsü yapıyoruz. Dolayısıyla hemen hemen aynı teknolojiyi kullanan iki akü sistemi var. Orada da ciddi bir mesafe aldık. Bu sene içinde prototiplerimizi çıkartmayı hedefliyoruz. Bununla ilgili gerek kümelere katılma gerekse firmalarla görüşmelerimiz devam ediyor. İnşallah yakın zamanda yerli raylı sistem akülerini pazara sunmuş olacağız.

ASPİLSAN’ın yatırımları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bizim şu anda bir pil yatırımımız söz konusu. Mimarsinan OSB’de 24 bin metrekarelik bir arsa tahsisi imzalandı. Yılda yaklaşık 2 milyon lityum iyon pil üretimi yapacağız. Muhtemelen Ekim-Kasım ayı gibi temelini atacağız. 2020 yılı itibariyle buradaki fabrika kurulmuş olacak, 2021 yılında da seri üretime geçecek. 200 kişiyi istihdam edeceğiz. Bizim buradaki amacımız lityum iyon pil teknolojisini ülkemize kazandırmak. Bu yatırım öncelikle tamamen kendi pil ihtiyacımız için, müteakip safhada da savunma sanayisinin ve diğer birimlerin pil ihtiyacını karşılamaya yöneliktir.

ASPİLSAN ihracata nasıl bakıyor?

Geçmiş dönemlerde özellikle yakın komşu ülkelere uçak aküsü ihracatımız oldukça yüksekti. Fakat bu ülkelerin uçak kullanma veya bizden uçak aküsü alma olanakları kalmadı. Dolayısıyla bizim ihracatımız bu kapsamda biraz olumsuz etkilendi. Önümüzdeki dönemde ihracatımızı artırma yönünde yoğun gayret içerisinde olacağız. Bunun için hedef pazarlarımızı seçtik. Geçtiğimiz yıl ASPİLSAN, Portekiz Savunma Bakanlığı’nın tedarikçisi oldu. Portekiz’e savunma sanayi alanında tüm ürünlerin satışını yapabileceğiz. Şili ile ürün satış görüşmelerimiz devam ediyor. Yakın zamanda da Doğu Avrupa ülkeleriyle ilgili çalışmalarda bulunacağız. Bu gayretlerimiz artarak devam edecek.

Biraz da istihdamınızı konuşalım… Yetişmiş insan gücü sağlamak için neler yapıyorsunuz?

ASPİLSAN olarak bir teknoloji firması hüviyeti kazanmayı amaçlıyoruz. Hiçbir zaman yaygın üretim yapalım, her şeyi biz üretelim düşüncesinde değiliz. Bizim yapabileceğimizin dışındaki tüm işlemleri diğer firmalara aktarmayı düşünüyoruz. Dolayısıyla binlerce kişiyi çalıştıran değil, binlerce firmaya iş veren bir ASPİLSAN olmayı hedefliyoruz. Bu nedenle de biz, mühendislik çalışmalarına ağırlık vermek istiyoruz. Bu kapsamda personelimizin üçte biri mühendis ve Ar-Ge personeli. Geri kalan personelimiz üretim personeli ve pazarlama, satış ve idari personelden oluşuyor. Üç Ar-Ge merkezinde doktoralı ve doktorası devam eden arkadaşlarımız var. Yine hemen hemen bütün mühendislerimiz yüksek lisans yapıyorlar. Önümüzdeki dönemde bunları doktoraya yönlendireceğiz. Biz bir misyon firması olmamız nedeniyle Ar-Ge faaliyetlerine daha fazla kaynak ayırabiliyoruz. Bu nedenle de çalışanlarımızın çoğunluğu her zaman beyaz yakalı olacak.

Kayseri’de, savunma sanayisi açısından kümelenmeye baktığımızda neler eksik sizce?

Gerek Sanayi Odası Başkanımız gerekse OSB Başkanımız ile bu konuda sık sık görüşmeler yapıyoruz. Bu konuya sıcak bakıyorlar ve çok iyi şeyler yapıyorlar. Kayseri’de böyle bir yapılanmaya doğru gideceğiz. Kayseri, savunma sanayisinin ilk adımlarının atıldığı bir yer. Kayseri Hava İkmal Bakım Merkezi ve Anatamir Tank Fabrikası her yere yakın ama her türlü tehlikeden uzak bir konumda. Her açıdan ideal savunma ve lojistik üs merkezi. Kayseri’nin bunu değerlendirmesi lazım. Ancak savunma sanayisi uzun vadeli perspektif gerektiriyor. Bu bağlamda sanayicilerimizin bu sektöre son dönemde ilgisi arttı. Kayseri’nin bu nedenle ön plana çıkacağını tahmin ediyorum. Olması gereken budur.

2108 ASPİLSAN özelinde nasıl bir yıl oldu? 2019’a bakışı, öngörüsü ve yatırımları itibariyle neler söyleyebilirsiniz? Biz 2018 yılını çok iyi kapattık. Artan talebin ve Ar-Ge çalışmalarının sonuçlarını almaya başladık. Dolayısıyla 2019’un bizim için ticari açıdan başarılı bir yıl olacağını şimdiden söyleyebiliriz. Buna ilaveten ihracat bizi çok daha ilerilere götürecek. Özellikle medikal sektöründe mesafe aldığımız takdirde çok daha büyük başarılara imza atacağız. Özetle; 2019 yılı yatırım ve büyüme yılı olacak. ASPİLSAN olması gereken yere çok kısa sürede ulaşmak zorunda. Bunun için de çok çalışmalıyız. Ülkemizin ihtiyaçlarının karşılanması için çok çalışıyoruz, üzerimize düşeni yapmaya gayret ediyoruz. Son olarak Milli Savunma Bakanımıza, Savunma Sanayi Başkanımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürümüze ve çalışanlarına verdikleri desteklerden dolayı çok teşekkür ediyoruz.