RÖPORTAJ — 4 Nisan 2019 at 00:09

TEI GENEL MÜDÜRÜ PROF. DR. MAHMUT F. AKŞİT: YENİ PROJELER İÇİN HER DAİM GÖREVE HAZIRIZ!

by

Devletin verdiği destekle Türkiye’nin son dönemde savunma ve havacılık sektöründe büyük bir atılım içerisinde olduğunu ve bu atılımla ülkemizin kendi uçağını, gemisini, tankını üreten sayılı ülkeler arasına girdiğini ifade eden TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. AKŞİT, TEI olarak bu süreçte üzerlerine düşeni yapmaya devam ederken, yeni projeler için her daim göreve hazır olduklarını dile getirdi.

Savunma sanayiinde başarılı projelere imza atan TEI – TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. 1985 yılında, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ), General Electric (GE), Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) ve Türk Hava Kurumu (THK) ortaklığında kurulan bir savunma sanayii kuruluşudur. Havacılık sanayisine yüksek kaliteli ürünler ve hizmetler sunarak, uluslararası düzeyde bir üretici ve dünya çapında bir tasarım merkezi konumunda olan TEI, 1987 yılında ilk motor ve motor parçalarının üretim ve sevkiyatını gerçekleştirmiş, uluslararası standartta, güvenilir, yüksek kaliteli üretimiyle kendini küresel pazarlarda kanıtlamış bir kuruluştur. Biz de TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. AKŞİT ile TEI’nin hedeflerini ve projelerini konuştuk.

Öncelikle özgeçmişinizi alarak söyleşimize başlamak isteriz…

1991 yılında Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Lisans derecesi ile mezun oldum. Akademik çalışmalarımı ABD Troy, NY’da bulunan Rensselaer Polytechnic Institute’da sürdürdüm. Makina ve Havacılık Mühendisliği Bölümünde 1993 yılında Yüksek Lisans [MSc], 1998 yılında da Doktora [PhD] derecelerini tamamladım. 2004 yılında Doçent, 2015 yılında Profesörlük unvanlarını aldım.

ABD’de bulunduğum sırada General Electric Corporate ArGe Merkezi’nde 10 yıl boyunca sırasıyla Consultant Research Engineer, Senior Researcher, Static Seals Manager ve son olarak da Advanced Seals Research Team Leader olarak görev yaptım. 2001 yılında Türkiye’ye dönerek Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevini yürüttüm. Akademik kariyerim 2003 yılından bu yana Sabancı Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölümünde devam ediyor. 2013 yılı Aralık ayında da TEI Genel Müdürlüğü’ne atandım. Bu görevimin yanında MILRES Milli Rüzgar Türbini Geliştirilmesi Projesi Başkanlığı, ESAC Eskişehir Havacılık Kümelenmesi Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Uluslararası Gaz Türbini Enstitüsü Isı Transferi Teknik Komitesi üyeliği görevlerini de yürütmekteyim. Uçak Motorları, Gaz ve Buhar Türbinleri konularında 25 yılı aşkın tecrübem, 16 değişik ülkede yayınlanmış 60’ın üzerinde patentim, 150’ye yakın makale, tebliğ, NASA ve NATO teknik raporları ve benzeri bilimsel yayınlarım bulunmaktadır.

TEI’nin motor teknolojilerinde bugün ulaştığı yetkinlik ve bunun Türkiye için önemi, güncel olarak odaklandığınız projeler ve Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

İHA motor geliştirme çalışmalarımız, pistonlu ve jet motorlar olmak üzere 2 grupta yürütülmekte. Pistonlu motor çalışmalarımız ise benzinli ve dizel olmak üzere ikiye ayrılıyor. Bu kapsamda yürütülen benzinli motor projemizde, seri üretime geçtik ve 17.000 saatin üzerinde uçuşu başarıyla gerçekleştirdik. TEI-PD155 ANKA Motor Projesi’nde ise ANKA platformu, TEI-PD155 Motorumuz ile Şubat 2018’te ilk uçuşlarını sorunsuz bir şekilde tamamladı.

Operatif İHA Motoru Geliştirme Projesi kapsamında geliştirdiğimiz TEI-PD170 turbodizel havacılık motoru tasarım çalışmalarını büyük oranda tamamladık. 4 farklı motor test düzeneğinde paralel olarak yürütülen olgunlaştırma çalışmalarında, ilk çalıştırmanın gerçekleştirildiği Ocak 2017’den itibaren 4.500 saati aşan motor testi yaptık. Gerçekleştirdiğimiz dayanım testleri ve sürekli geliştirilen tasarım çözümleri sonucunda, olgunluk seviyesi uçuş testlerine başlanması için yeterli seviyeye ulaşıldı ve 27 Aralık 2018 tarihinde ANKA, TEI-PD170 ile ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.

TEI-PD170 Motorunun üst versiyonu olan TEI-PD222 Motorumuzla ilgili çalışmalar da başlatıldı. Bu motor, Cumhurbaşkanlığımız tarafından açıklanan 100 günlük eylem planında da bahsedilen ve Baykar Makina tarafından geliştirilen yeni nesil Akıncı IHA platformuna da güç verecek. Bu kapsamda tasarım ve entegrasyon çalışmalarının aksamadan yürütülmesi ve ilk uçuş denemeleri için TEI-PD170 motorumuzu, 30 Eylül 2018’de Baykar Makina A.Ş.’ye teslim ettik.

Turboşaft Motor Geliştirme Projesi’nde, tasarım iyileştirme ve geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’ne teslim ettiğimiz yerli üretimimiz olan 4 adet T700 motoruyla, salt motor montaj ve test faaliyetlerinden oluşan F110 turbofan motoru lisanslı üretiminden sonra, en geniş ölçekli seri imalat motor üretimi modeline geçiş yaptık. TEI, Genel Maksat Helikopter Projesi kapsamındaki Üretim Fazı’na ek olarak, Türkiye’deki mevcut T700 motor envanterine yönelik olarak bakım, onarım, revizyon hizmetleri verebilecek.

Ayrıca şirketimizin Teknoloji Kazanım Yol Haritası’na uygun olarak önceliklendirdiğimiz; Havacılık Kalitesinde Paslanmaz Çelik ve Nikel Bazlı Süper Alaşım Geliştirilmesi (DİNÇ), Havacılık Uygulamaları İçin Katmanlı İmalata Uygun Nikel Metal Toz Geliştirilmesi (ATOM) ve Elektron Işını ile Ergitme Metodu ile Titanyum Katmanlı İmalat Prosesi Geliştirilmesi (ELEKTRON) projelerini Savunma Sanayii Başkanlığının destekleri ile başlattık.

 Dinç Projesi ile savunma sanayii ve sivil amaçlı havacılık platformlarında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan havacılık kalitesinde paslanmaz çelik ve nikel bazlı süper alaşımların üretilmesine yönelik olarak; gerekli olan baz alaşımların birincil ergitme yöntemi ile elde edilmesi, ikincil ergitme yöntemleri ile havacılık kalite paslanmaz çelik ve havacılık kalite nikel bazlı süper alaşımlara dönüştürülmesi ve ikincil işlemler ile bu alaşımların mekanik özelliklerinin geliştirilmesi, karakterizasyonu ve doğrulanması gerçekleştirilecektir.

Atom Projesi’nde havacılık sektöründe kullanılan türbinli motorlardaki yüksek yükleme ile sıcaklık koşullarında görev yapan nikel alaşım parçaların, katmanlı imalat yöntemi ile üretilmesi için ihtiyaç duyulan ihraç lisansına tabi nikel alaşım tozlar geliştirilecektir.

Elektron Projesi’nde ise havacılık sektöründe; düşük yoğunlukları, yüksek oksidasyon direnci ve yüksek sıcaklık mukavemetlerinden dolayı tercih edilen titanyum alüminatlar, sahip olduğu düşük yoğunluk, yüksek tokluk ve oksidasyon dirençleri sebebi ile soğuk bölge parçalarında sıklıkla tercih edilen titanyum alaşımları ve türbinli motorlardaki yüksek yükleme ile yüksek sıcaklık koşullarında görev yapan nikel alaşım parçalar Elektron Işını ile Ergitme Metodu uygulanarak imal edilecektir.

İhracat potansiyeliniz ve hedef pazarlarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Orta ve uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?

1987 yılında 12 parça ile başladığımız parça imalat alanındaki faaliyetlerimiz, 45 farklı motor programı için 1000’nin üzerinde değişik parça imalatı gerçekleştirecek şekilde devam etmektedir. Parça imalat alanında yürüttüğümüz en önemli projelerden LEAP motor programında; 32 farklı parça çeşidi imalatı için, bugüne kadar aldığımız 3,6 milyar dolarlık iş hacmiyle, programın dünyadaki en büyük tedarikçisi konumundayız. 2018 yılında, 390 milyon ABD Doları satışa ve 299 milyon ABD Doları ihracat rakamlarına ulaşarak bir önceki yıla göre toplam satış ve ihracat rakamlarımızı %10 artırdık. 2019 yılı için satış hedefimizi yarım milyar ABD Doları olarak belirledik. İhracat hedefimiz ise 355 milyon ABD Dolarıdır.

Savunma sektöründe nasıl bir ekosistem öngörmektesiniz?

Ülkemiz son dönemde savunma ve havacılık sektöründe büyük bir atılım içerisindedir. Bu atılımda devletimizin verdiği destek büyük önem arz etmektedir. Bu destek sayesinde Türkiye; kendi uçağını, gemisini, tankını üreten sayılı devletler arasına girmiştir. TEI olarak bu süreçte üzerimize düşeni yapmaya devam ederken, yeni projeler için her daim göreve hazırız.

Nasıl bir yan sanayii oluşturma stratejisi izliyorsunuz?

2018 yılında toplam satış rakamlarımızı %22 artırdık. Satış rakamlarımız artarken, iş hacmimizin %45’ini yan sanayiimize vererek onların hem gelişmelerine katkıda bulunduk hem de istihdam sağladık.

Savunma sektöründe önemi yadsınamaz nitelikli insan gücü temininde nasıl bir yol izliyorsunuz? Devletimizin savunma sanayiindeki mutlak yerlilik hedefine ulaşılması yolunda yürüttüğümüz milli projelerimiz için, kalifiye iş gücümüz her geçen yıl büyümektedir. Bu doğrultuda 2018 yılında çalışan sayımızı da %10 artırdık. 2019 yılında da personel sayımızı %10’un üzerinde artırmayı hedefliyoruz. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığı tarafından, ülkemizin dört bir yanında düzenlenen kariyer fuarlarına katılan İnsan Kaynakları Ekibimiz, öğrencilere savunma ve havacılık sanayiini tanıttı. Bizzat benim de yer aldığım organizasyonlarda, İstanbul, Ankara ve Eskişehir’deki üniversitelerde okuyan başarılı öğrencilerle bir araya gelerek, milli motor projelerimizi öğrencilerle paylaştık. Ayrıca, hükümetimizin tersine beyin göçü projesi kapsamında, dünyanın farklı yerlerinde okuyan ve çalışan Türk Vatandaşlarının ülkemizde istihdam edilmesi için gerçekleştirilen etkinliklere katılmaya devam ediyoruz. İŞKUR ile imzaladığımız Mesleki Eğitim ve Beceri geliştirme İşbirliği Protokolü kapsamında, işe ihtiyacı olan kişileri eğitime tabi tutarak şirketimizde istihdam ediyoruz. Bu programın bu sene 6.’sını gerçekleştireceğiz.