RÖPORTAJ — 8 Mayıs 2019 at 14:57

BEŞLER ET GIDA GENEL MÜDÜRÜ VE YÖNETİM KURULU ÜYESİ YILMAZ BULDU: TÜM OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN BÜYÜME DEVAM!

by

 

Ekonomideki olumsuzluklara rağmen 2018 yılında üretimde %80, ciroda ise %102 büyüme sağladıklarını belirten Beşler Et Gıda Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Buldu; karlı ürünlere fokuslanıp 2019 yılında da büyümeyi sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.

 

Türkiye’de sağlıklı ve lezzetli şarküteri ve et ürünleri konusunda sektörünün liderleri ve öncüleri arasında yer alan Beşler Et, tüketici isteklerine, ülke insanımızın damak zevkine uygun ve sektörel gelişmeleri de dikkate alarak kalite ve verimliliği arttırmaya yönelik geliştirdiği yenilikçi ürünleri, hizmet anlayışı ve kalitesiyle farkından ve adından söz ettirmeyi sürdürüyor. Biz de Beşler Et’in yeniliklerini ve hedeflerini Et Gıda Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Buldu ile konuştuk.

 

Beşler Et’i sektörel rekabette öne çıkaran özellikler nelerdir?

Gelişen dünya ekonomilerinde ülkeler artık markalarıyla var olmaktalar. Ülkemize baktığımızda et ve et ürünleri sektöründe iyi markalar var. Beşler Et de 1945’ten beri bu sektörde faaliyet gösteren, Ar-Ge’ye büyük önem veren ve uzun yıllardan gelen tecrübesiyle öncü markalardan biri olmuştur. Bizi sektörel olarak öne çıkaran özelliklere geldiğimizde; öncelikle Beşler Et olarak maliyet odaklı değil kalite odaklı ve tüketicisinin beklentisini en iyi şekilde karşılayan, tüketicisini dinleyen bir marka olduğumuzu ifade etmek isterim. Ülke insanımızın lezzet ve damak tadına hitap etmemiz, kalitemizin bilinirliği ve sıcak bir marka imajımızın olması, dahası bir halk markası olarak bilinmemiz başlıca tercih edilme nedenimizdir. Bunların da bizi rekabette öne çıkaran unsurlar olduğunu söyleyebiliriz.

 

2019 yılında tüketicilere sunacağınız yeni ürünleriniz var mı?

Beşler Et 1945 yılından bu yana aslında bakarsanız sektörde birçok yeni ve inovatif ürünü piyasaya ilk arz eden olmuştur. ilk ‘’pişme sucuk’’, ‘’fermente sucuk’’ ve ilk “vakum ambalajlı sucuk” gibi inovatif ürünleri Türkiye’de tüketicileri ile buluşturmuştur. En son sizinle yapmış olduğumuz bir röportajımızda bahsetmiştim; yaklaşık 8 aylık bir Ar-Ge çalışması sonucunda; tamamen doğal baharat ve bitki karışımları ilave edilerek elde edilen doğal fermente sucuk ürünümüz 2017 yılında “Nostalji Fermente Sucuk” olarak raflarda yerini almıştı.

 

Bizi geliştiren, yeni ürün arayışına sevk eden aslında baktığımızda işin gerçek patronları olan bugünün dünyasındaki tüketicilerdir. Onlar ne derse o artık; işin bu kısmına odaklananların hayatlarına devam edeceği bir ekonomik denklemle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu süreci iyi okuyan ve cevap verenler hayatlarına devam edecek. Beşler Et olarak 2018 yılında yaptığımız saha çalışmasıyla, raflarda tüketicinin beklentilerini ve yeni tüketim eğilimlerini anlamaya çalışarak, yeni lezzetler yaratmaya ve tüketiciye sunmaya odaklanmış durumdayız. 2019 yılı için işlenmiş ileri işlem ürünlerde köfte grubunda yeni lezzet olarak taze “steakburger” ürünümüzü raflarda tüketiciye sunduk.   Özellikle taze dilimli değerli ette bir talep var, günümüz tüketim alışkanlıkları hızla değişmekte ve artık çekirdek aile yapısına doğru gittiğimizi görüyoruz. Buradaki tüketici eğilimi daha çok aç-tüket anlayışında, biz de şirket olarak bu alanda vakum skin paketleme  (Darfresh) yatırımı yaparak önümüzdeki günlerde taze dilimli işlenmiş et ürünlerini (bonfile, antrikot, kontrafile vb.) ulusal zincir marketlerinde raflarda sunmuş olacağız.

 

Taze Et ve Map kategorisindeki faaliyetleriniz ve ürünleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Beşler, öncelikle bir sucuk markası olarak bilinirdi. Kırmızı taze et ve et ürünleri kategorisinde, sektörel gelişmeler Beşler Et olarak bu kategoride olmamızı gerektiriyordu. Bu nedenle Silivri fabrikamızda 2015 yılı Temmuz ayında 5 milyon dolar tutarında makine parkuru ağırlıklı olmak üzere ilave yatırımı ile aylık 2 bin ton kapasiteli “Taze Et&Map” üretimi devreye alındı. Böylece taze et işleme, kemiksiz taze ve donuk vakumlu et ürünleri, taze ve donuk paketli et ürünlerine hızlı bir giriş yapmış olduk.

 

Bu kategoride 2017 yılı son çeyrekte hem tüketiciler hem ülkemiz açısından önemli bir gelişme yaşandı. Dönemin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba ile Beşler Et olarak yakın çalıma fırsatımız oldu. O dönem kırmızı et fiyatlarında istikrarı sağlamak, ülke hayvan varlığını yeterli düzeye getirmek için bir dizi sektörel bileşenler ile birçok toplantı ve akademik çalışmalar yapıldı. Bunlardan en önemlisi ise Beşler Et olarak fikri altyapısında öncülük ettiğimiz Türkiye’nin 81 ilinde, dar gelirli ailelere uygun paketli kıyma ve kuşbaşı satışı oldu. Bu projede üçlü bir mekanizma kuruldu: hammadde tedarikinde kamu tarafından piyasada regülasyon görevini yürütmekte olan Et ve Süt Kurumu, satış tarafında yer alan Türkiye’nin 81 ilinde mağazaları olana BİM ve A101 ve bu hammaddeyi işleyecek ve lojistiğini sağlayacak olan özel sektör firmaları.  Bu proje yaklaşık 1,5 yıl sürdü ve kırmızı et sektöründe nispeten bir istikrar ve dar gelirli insanımıza uygun fiyatla kıyma-kuşbaşı satışı sağlanmış oldu. Nisan 2019 tarihinde son bulan bu projenin fiyat ayarlaması yapılarak devam edip etmeyeceği ise henüz belli değil.

 

Bu üçlü mekanizmada hammaddeyi işleyen ve lojistiğini sağlayan tarafta yer alan Beşler Et’in Taze Et&Map kategorisinde ağırlıklı makine parkuru yatırımı olmak üzere yatırım tutarı 2018 yılı sonu itibariyle 12 milyon dolara çıktı, fabrika toplam yatırım tutarı ise 52 milyon dolara ulaştı. Yapılan bu yatırımla Taze Et&Map kategorisinde aylık 3 bin ton işleme kapasitesine ulaşarak sektörde önemli bir oyuncu haline geldik. Ürün çeşitliliğine baktığımızda ileri işlem ürünlerde, taze ve donuk olmak üzere kemiksiz vakumlu et grubu, değerli et grubu, köfte grubu, döner grubu, hamburger grubu vb. olmak üzere ürün yelpazemizi genişletmiş durumdayız.

 

Aneda Gıda ile yaptığınız işbirliğinin kapsamı ve hedefi nedir?

Et ve Et ürünleri kategorisinin tüm süreçlerinde yer alan Beşler Et, bir gıda şirketi olma yolunda ilk adımını atarak, 23 yıldır kalite ve güven ilkeleriyle hizmet veren Aneda Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile Türkiye’nin en lezzetli mantısını üretmek için hazırlıklarını tamamlamış durumda. Sektörel faaliyet ağını geliştirmek ve rekabet gücünü yukarıya taşımak için, 23 yıldır mantı sektöründe hizmet veren Aneda Gıda’nın üretim tesislerinde üretilen ve en değerli markası olan “İnciana”yı “Beşler İnciana mantı” olarak Tüm Türkiye’de en çok mağazaya sahip olan A101 Marketleri raflarında satışa sunmuş durumdayız. Yakın bir zamanda tüm ulusal ve yerel zincirlerde “Beşler İnciana Mantı” olarak yerimizi alacağız.

Bu işbirliği modelini önemsiyoruz. Nedenine gelince; ülkemizde marka olmak uzun yıllar almakta ve ciddi maliyetler getirmekte, diğer yanda da ülke olarak küresel ve global markalar yaratmak zorundayız. Bu işbirliği modeli yerel ve butik üreticilere, ulusal bir marka olma yolunda zaman ve maliyet açısından ciddi bir destek sunmakta. Beşler Et olarak bunun sonuçlarını alacağımıza inanıyoruz.

 

İhracat hacminizi ve hedef pazarlarınızı konuşabilir miyiz?

Kırmızı et ve et ürünlerinde hammadde maliyetlerinden dolayı ihracat Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetleri ile sınırlı. Yeni pazar arayışlarının ortaya çıkabilmesi için; hayvansal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması, kalitenin iyileştirilmesi, dışa bağımlılığı azaltarak hayvancılıkta ihtiyacın yerli üretimle karşılanması ve bununla birlikte hayvansal ürün ihracatının arttırılması gerekiyor. Tüm bunları yapabilirsek hayvansal ürünlerde ciddi manada ihracat potansiyelimiz olacaktır.

 

2018 değerlendirmesi ve 2019 yılı hedef ve beklentileriniz hakkında bilgi verir misiniz?

2018 yılı hem ülkemiz, hem genel ekonomi açısından, hem de Kırmızı et sektörü açsından sıkıntılı bir süreçten geçti. 2018 yılı son çeyrekte artan döviz kuru, buna bağlı banka kredilerindeki ciddi maliyet artışları ve ekonomik küçülme, başta inşaat ve otomotiv olmak üzere tüm sektörleri etkilemiş ve yeni yatırımların durma noktasına gelmesine neden olmuştur. Ülke olarak yaklaşık 455 milyar dolar (özel ve kamu) dış borcumuz olduğu uzmanlarca ifade edilmekte, bu borcun yıllık maliyetinin karşılanması ve borç stokumuzun eritilmesi için ülke ekonomimizin yıllık ortalama %4-5 civarında büyümesi gerekmekte. Elbette bu tablo iç açıcı değil ancak, biz güçlü bir ülkeyiz yeni bir çıkış yolu bulunur ya da bulunmak zorunda, kalıcı yapısal reformları hayata geçirebilirsek, içine kapanan değil tam tersine dünyaya daha çok açılan ve entegre olan şeffaf ve denetlenebilir bir ekonomik düzlemi tekrar inşa edebilirsek bu krizin üstesinden geliriz.

 

Kırmızı et sektörü olarak baktığımızda da aslında tablo pek farklı değil. Yerli üreticilerimizin hammaddeyi temin etmesi ve artan girdi maliyetleri ile mücadele etmeleri her geçen gün zorlaşıyor. 82 milyon nüfusa sahip ülkemizin kırmızı et ihtiyacını karşılayacak olan üreticiler yıldan yıla azalmakta, şehirleşme oranı artmakta dolayısıyla içeride talep karşılanamıyor ve ithalatla çözüm üretilmeye çalışılıyor. Aslında işin özü şu; tarım politikalarımızı Bakan politikası veya Hükümet politikası olmaktan çıkarıp Eğitim, Savunma ve Dış ilişkiler gibi milli politika haline getirebilirsek ve Türkiye’deki gelişmeleri değerlendirirken de, hayvansal ürün üreten ve ihraç eden büyük ülkelerin pazar ihtiyaçlarını da dikkate alabilirsek ve bu çerçevede makro planlar oluşturabilirsek dışa bağımlığımızı ortadan kaldırabiliriz.

 

Beşler Et olarak tüm bu olumsuz tabloya rağmen 2018 yılı için güzel sonuçlar elde ettiğimizi memnuniyetle ifade edebilirim. Tonaj bazında 2017 yılına göre %80 büyüme ciro bazlı ise %102 büyüme sağladık. Yukarıda ifade ettiğim genel tabloya bakıldığında alınan bu sonuç müthiş ve bizim 2019 yılı için tüm olumsuzluklara rağmen daha motive olmamıza sağlamakta.

 

2019 yılı beklentilerimizi, 2018 yılı son çeyrekte yaşanan ekonomik kriz nedeniyle revize etmiş durumdayız. 2019 yılı ilk çeyrek bizim için çok zor oldu, girdi maliyetlerimizde ciddi bir artış söz konusu. Karlı ürünlere fokuslanacağımız bir dönem olacak ve paranın maliyetini iyi yönetiyor olmamız lazım. Tüm bu sıkıntılara rağmen büyüme hedefinden vazgeçmiş değiliz.

 

Son olarak, Hükümetin uygulamaya aldığı yeni ekonomi programıyla ilgili görüş ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Ülke olarak ekonomik bir krizden geçtiğimiz gerçekliği ile karşı karşıyayız. Yerel seçimler de geride kaldığına göre hızlıca ekonomiye odaklanmalı ve yapısal reformları bir an önce hayata geçirmeliyiz. Kaybedecek vaktimiz yok. Bakın, gelecekte kuvvetle muhtemel, dünya ülkeleri teknoloji ve bilim üretenler ile bunların alıcısı olanlar diye ayrılacak. Ayrışma burada olacak. Ülke olarak dış kaynağa ihtiyacımız var, yani yeteri kadar tasarrufumuz yok, ekonomist değilim ancak benim gördüğüm, adalet ve hukukun olmadığı yerde güven olmuyor, olmayınca da bizim için hem para bulmak zorlaşıyor hem de maliyeti artıyor. Hukuk ve ekonomi birbirini tamamlayan iki önemli alandır. Uzun vadeli yatırımlar öngörülebilir hukuk pratiğine yakından bağlıdır. Öncelikle yapılması gereken Merkez Bankasının bağımsızlığını ve itibarını içeride ve dışarıda tekrar tesis etmemiz gerekiyor. TL’ye dönüş için mevduat faizleri üzerindeki baskı kalkmalı, yatırımcı firmalar desteklenmeli. Bakın, neredeyse her sektörde köpük anlamında batık durumunda olan şirketler var, bunlar yüzdürülmeye çalışılıyor, piyasadan görüyoruz. Bana sorarsanız bu yanlış ve işine odaklı firmaların kredi erişimini hem güç hale getiriyor hem de maliyeti yüksek oluyor. Sonuç itibariyle yeni ekonomi programını destekliyor ve sonuçlarını yakından takip ediyoruz.