MAKALE — 8 Mayıs 2019 at 15:28

ÜRETİMDE YENİ ALTERNATİFLER: KİNOA!

by

 

Sera Yatırımcıları Ve Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi

Gaye Neslihan BUDAKLI

Güney Amerika başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerinde yaygın olarak tüketilen kinoa ülkemizde yeni tüketilmeye başlanan bir tarım ürünüdür. Dünya üzerinde kinoa tarımının ne zaman başladığı kesin olarak bilinmemekle birlikte M.Ö. 3000 yılından beri Orta ve Güney Amerika yerlileri tarafından yetiştirildiği tahmin edilmektedir.

 

Yenilebilir tohum yapısında olan ıspanak ve pancar gibi kök bitkilere familya olarak daha yakın olan kinoa, son yılların şifa kaynağı gözde yiyeceklerindendir. Besin değerinin oldukça yüksek olmasından dolayı son zamanlarda dikkatleri üzerine çeken bir bitkidir. Her ne kadar tahıl gibi düşünülse de aslında yenebilir tohumları için tarımı yapılan Chenopodioideae alt familyasından ıspanak ve pancar türü bir bitkidir.

 

Kinoa bazı uzmanlara göre dünyadaki açlık sorununa çare olabilecek bitkilerden birisidir. Tohumlarının tahıl ve bakliyatlar gibi insan yiyeceği olarak kullanımı ve ticareti her geçen gün yaygınlaşmaktadır. Küresel iklim değişikliği ve kuraklık gibi sebeplerden dolayı pirinç üretiminin azalması ve maliyetlerin artması Kinoa gibi alternatif ürünlere yönelimi artırmıştır. Gıda ve açlık sorununa alternatif çözümler sunması açısından önemi dışında oldukça besleyici özellikleri olan sağlıklı ve alternatif bir tarım ürünüdür. Öyle ki 2013 yılı Birleşmiş Milletler Tarım Örgütü tarafından “Uluslararası Kinoa Yılı” ilan edilmiştir. Astronot gıdası olarak ünlenen kinoa, protein açısından çok fazla güçlü olmasının yanında kalsiyum, demir gibi mineraller ile E ve B vitaminlerince nispeten iyi bir kaynaktır. İnsanlarda doku gelişimi için gerekli 8 esansiyel aminoasidin tamamı bu bitkinin tohumunda bulunur. Aslında diyet listelerinin pek çoğunda adının geçtiğini görebileceğiniz kinoanın kalori değeri pek düşük değildir fakat protein bakımından zengin olması ve yüksek oranda besin lifi içermesinden dolayı tercih edilir. Gluten içermediğinden çölyak hastaları ve glütensiz diyet uygulayanlar için önerilir. Ayrıca Kinoada bulunan kalsiyum sütteki kalsiyum ile aynı miktardadır.  Süt ürünlerine karşı alerjisi olanlar rahatlıkla kinoa tüketebilmesi ürüne olan talebi artırmaktadır.

 

Buğdayın 7 ila 10 katı kadar fiyatla alıcı bulması tarım ekonomisi bakımından kinoa yetiştiriciliğinin önemi artırmıştır. Bu ekonomik getirisi nedeni ile tahıl üreten çiftçilere yeni bir gelir kaynağı olmuştur. Üretim maliyetinin düşük olması ve buğday yetiştiriciliğiyle benzer özellikler göstermesi ülkemizde bu ürün yetiştiriciliğin hızını artırmıştır. Sağlıklı olan gıdaya olan talebin artması ve elde edilen ürünün yüksek fiyatlarda alıcı bulması tarımda yetiştiricilikte karlı bir alternatif ürün modeli oluşturmuştur.

 

Kinoa ekimi, en çok ABD’de yapılmaktadır. Ancak yapılan denemelerle kinoa ekiminin Türkiye’nin hemen hemen tüm bölgelerin de yapılabileceğini göstermiştir.  Her türlü toprağa uyum sağlayabilmektedir özellikle İyi direne olmuş, hafif, orta ve ağır bünyeli topraklarda ise rahatlıkla yetiştirilmektedir.

 

Alternatif ürün kapsamında değerlendirilen bu bitkinin yapılan fenolojik gözlemleri sonucu ülkemiz tarımına tavsiye edilebilir nitelikte olduğu ve üretiminin benimsenmesi halinde mutlaka sözleşmeli üretim modeli ile yetiştirilmesinin ekonomik açıdan daha faydalı olacağı sonucu ortadadır. Tahıl üretimi yapan çiftçilere karlı bir kazanç modeli olan ve sağlıklı beslenmeye yeni bir soluk getiren Kinoa yetiştiriciliğinin ülkemizde de genişleyen alanlarda yetiştiriciliği mutlaka teşvik edilip desteklenmelidir.