RÖPORTAJ — 2 Temmuz 2019 at 23:08

3500 KİŞİLİK KOCAMAN BİR AİLE:  “AKACAN HOLDİNG”

by

Akacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bulut Akacan, “Biz hep doğru olduk, hep bir çizgimiz oldu, inancımız oldu ve o doğrultuda bu hedefe ulaştık” dedi.

Kuzey Kıbrıs’ın en büyük şirketler topluluğundan biri olan Akacan Holding, global bir yönetim yaklaşımı ile çalışanlarına ve müşterilerine en iyi hizmeti uluslararası standartlarda sunuyor. Büyük yatırımlar ve özveri sonucunda bu günlere geldiklerini söyleyen Akacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bulut Akacan ile A’dan Z’ye Akacan Holding’i konuştuk.

Erken yaşta iş hayatına girdiniz. Çocukluk hayaliniz bu meslek miydi?

KKTC gibi küçük bir ülkede genç yaşta büyük işler yapabilmek imkânsız gibi bir olaydır. Benim hayatımdaki en büyük şans ailemin bana verdiği büyük destekti. Küçükken de her şeyi merak eden ülkesini ve bayrağını çok seven bir çocuktum.  Şimdi de her konuda yatırımlar yapıyor ve ülkemi dünyanın her yerinde tanıtmak için çalışıyorum.

Bu kadar yükseğe ulaşabileceğinize inanmış mıydınız?

Her şey istemekten, hayal etmekten ve bu yolda çalışmaktan geçer. Eğer hayal olmazsa, hayalleri gerçekleştirebilmek de mümkün değildir. Ben hiç kimsenin hayallerimi çalmasına, cesaretimi kırmasına müsaade etmedim, bu özelliklerim sayesinde mütevazı aile şirketini şimdiki holding yapısına çevirebildim.

Bir uğurda sebat ederek çalışmaktan daha önemli bir şey olmadığına inanıyorum. KKTC halkı için var gücümle çalışmak için bu yola baş koydum.

 

“TECRÜBELERİMİ ÜLKE İNSANINA HİZMETE ÇEVİRİYORUM”

 

Meslekte hiç risk aldınız mı? Hiç zarara uğradınız mı?

Biz zengin bir aileden gelmedik. Yaptığımız her şeyi tırnaklarımızla, çalışarak yaptık. Memur bir babanın çocuğuyum. Doğduğum köy olan Bostancı’daki küçük beyaz eşya dükkânımızla başladık iş hayatımıza. Küçük bir ülkede iş hayatına atılmak zaten başlı başına büyük bir risktir.

İlk büyük işletmemizi dayımla birlikte kurduk. Çevre faktörleri yüzünden zarara uğramak üzereyken son anda ayağa kalktık. Her şirketin başına gelebilecek bir olay olduğunu düşünüyorum. Özellikle de döviz endeksli yatırımlar söz konusu olan bizimki gibi bir ülkede. Bugün ayakta durabilmemizde Amerika’daki ekonomi eğitimim sırasında öğrendiklerimin çok yararı oldu.

Mücadeleci, savaşçı bir ruha sahibim. Böyle olduğumu hem sosyal sorumluluk projelerinde hem iş hayatımda gösterdim. Çok tecrübelerim ve sıkıntılı günlerim oldu. Özellikle iş hayatımda gerçekten sıkıntılı günler geçirdim. Ama hepsini aştım. Şimdi sıra bu birikimi ülke insanına hizmete çevirmekte.

Ülkenize hangi alanlarda yatırımlarınız var?

Bizim ticaret hayatımız, babamın 1988 yılında açtığı beyaz eşya satış mağazası ile başladı. Başta inşaat olmak üzere beyaz eşya, mobilya, eğitim, petrol, araç kiralama ve finans sektörlerinde olmak üzere KKTC’nin büyük bir ekonomik potansiyele sahibiz. Öncü ve yenilikçi yaklaşımla çalışıyoruz.

Şu anda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin açık ara en büyük inşaat firmasıyız. Onun dışında İngiltere Southampton’da, İstanbul Göztepe’de ve Afrika ülkelerinde yatırımlarımız var. Eğitimde çok hızlı büyüyoruz. Akacan Teknik Üniversitesi için çok güzel kampüsler yapıyoruz şu an Girne’de. Biz Girne’ye çok inanıyoruz. Bu yüzden yatırımlarımızın birçoğu da Girne’de bulunuyor.

Çalışanlarınızdan hep Akacan Ailesi olarak bahsediyorsunuz. Peki, ne kadar büyük bu aile? Kaç kişi ile başladı?

Akacan Holding maddiyattan çok maneviyata değer veren bir kuruluş. Yolculuğumuz 1988 yılında babam, annem, kız kardeşim ve ben olmak üzere 4 kişi olarak başladı. Şimdi ise bünyemizde bulunan 31 şirketimizde 3500 emekçimiz var. Hepimiz kocaman bir aileyiz.

Birlikte çalıştığımız insanlar bizim için çok değerlidir. Biz onlara patron-işçi gözüyle asla bakmayız. Ofislerimize geldiğinizde müdürlerimizi mutfakta çalışan bir arkadaşımızla kahve içerken görebilirsiniz. İş hayatımıza aile olarak başladık, aile olarak devam ediyoruz. Dürüstlük, sevgi ve saygı hiç bitmiyor.

 

“EĞİTİM ÜZERİNDEN SERVİS İHRAÇ EDECEĞİZ”

 

Eğitim alanında KKTC’yi ne durumda görüyorsunuz? Sizin eğitim alanında ülkenize katkınız ne olacak?

Bir ülke ne yapabileceğine bir bakacak. Türkiye bizim Anavatanımız ve sanayisi, ekonomisi çok güçlü dev bir ülke. Bizim Türkiye ile rekabet edecek gücümüz yok. Biz sanayiye de girmek istemeyiz. Biz neyi ihraç edebiliriz? Servis ihraç edebiliriz. Eğitim üzerinden servis ihraç edebiliriz. Bir öğrencinin marketinden kuaförüne, ulaşımdan konuta her yönde ekonomik faydası vardır. Son zamanda Kuzey Kıbrıs’ta konut sektörünün büyümesinde en önemli sebep; otellerde çalışacak insanların ve üniversitede okuyacak öğrencilerin sayısındaki artıştır.

Şu an KKTC’de 100 bin öğrenci var. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 250 bin hedefini koymuştu. Bu çok önemli bir hedeftir. Bugün dünyanın her yerinde bir güvenlik sıkıntısı var. Kuzey Kıbrıs küçük bir adada olduğu için güvenlik çok rahat sağlanıyor.

Üniversitemiz Akacan Teknik Üniversitesi’nin kampüsü bir yıl içinde bitiyor. İki yıldır devam ediyor çalışmalarımız. Biz eğitim ve öğretime Eylül’de başlıyoruz küçük kampüslerimizde. Merkez kampüsümüzde bir sonraki yıl başlayacağız. Turizm, hukuk, eğitim bilimleri, mühendislik-mimarlık fakültelerimiz var. Hastanemizi de yapıyoruz; o da sonraki dönem açılmış olacak. Bu yıl turizm ve hukukla başlıyoruz.  Dünyanın bir numaralı turizm ve otelcilik okulu olan Vatel ile anlaşma imzaladık; Kuzey Kıbrıs’ta Fransız Vatel diploması vereceğiz. Bu çok önemli bir şey.

Eğitim dili Fransızca, İngilizce, Türkçe olacak. Ama başta İngilizce gelecek. Vatel’in 40 ülkede okulları var. Öğrencilerimiz diğer ülkelerde de eğitim alabilecek. Bir yıl gidip orada da kalabilecekler. Bu çok önemli bizim için. Çünkü Kıbrıs bir turizm adası oldu. Bu yıl sadece Girne’de 19 yeni otel yapılacak. Biz yatırımlarımızı buna göre yapıyoruz.

 

“HABERCİ TARAFSIZ VE İCAZETSİZ BİR GAZETE”

Yeni bir gazete kurdunuz. Bir iş insanı olarak bu bir risk değil mi? Neyi amaçladınız, nasıl tepkiler aldınız?

Haberci gazetesi 1 Nisan 2019’dan itibaren yayın hayatına geçti. Risk aldık evet. Gazete çıktığı zaman herkes sadece kendi reklamımız için olduğunu sandı. Gazetede kendimiz hakkında tek bir haber bile çıkmıyor. Özellikle dikkat ediyoruz.

Bu gazeteyi tarafsız, icazetsiz ve tamamen bağımsız olarak kurduk. Yayınlarına da bakacak olursanız hiçbir zaman taraf tutmadı tutmayacak da. Kuponla hediye dağıtmamız tepki gördü. Bu kadar parayı nereden buluyor gazete falan dediler. Her gazete gibi bizim gazetemizin de bir reklam tirajı var. Holding olarak çalıştığımız şirketlerin destekleri ile aldığı reklamlar sayesinde kendi kendini idame ettirecek bir duruma geldi. Tabi ki şirket olarak biz de belirli bir bütçe ayırdık. Bu şekilde düşünülürse, az sayıdaki çalışanı ile kendi bünyemizden verdiğimiz hediyeler olduğunu da göz önünde bulundurursak yadsınacak bir durum olmadığını düşünüyorum.

Sizi anlatan güzel bir cümle var mı?

‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!  Biz hep doğru olduk, hep bir çizgimiz oldu, inancımız oldu ve o doğrultuda bu hedefe ulaştık”.