RÖPORTAJ — 2 Temmuz 2019 at 23:01

General Mobile CEO’su Sebahattin Yaman: YERLİ ÜRETİMİN ÖNÜNÜN AÇILMASI İÇİN CEP TELEFONLARI İÇİN KREDİ KARTINA TAKSİT GELMELİ!

by

 

Türkiye’nin bir ithalat ülkesi olduğuna dikkat çeken General Mobile CEO’su Sebahattin Yaman, adil rekabet ortamının olmaması nedeniyle Türkiye’deki yerli markaların değer kaybettiğini ve bu durumun tekelleşmeye neden olduğunu dile getirdi. Sebahattin Yaman yerli üretimin önünün açılması için mücadele edeceğini vurguladı.

Son yıllarda milli ve yerli kavramları tüm tartışma konularında karşımıza çıkıyor. General Mobile da yerli ve milli bir marka olarak İkitelli’de kurduğu fabrikayla önemli bir atılımı daha yeni gerçekleştirdi. General Mobile CEO’su Sebahattin Yaman, düzenlediği son basın toplantısındaki açıklamalarıyla dikkat çekti. Sebahattin Yaman,  eşit rekabet şartlarına erişebilmek için cep telefonları için kredi kartına taksit gelmesi gerektiğini belirtti. Biz de bu açıklamaların ardındaki nedenleri Sebahattin Yaman ile konuştuk.

Öncelikle son basın toplantınızda dile getirdiğiniz sorunlardan başlayalım dilerseniz…

Halen taksit yasağı olan kredi kartı ile ödeme sistemi, her markanın ve her kanalın uygulayabileceği bir ödeme aracıdır. Yürürlükte olan tüketici kredisi taksit sistemi ise belli kanallar tarafından uygulanabilen bir ödeme aracıdır.  Bu durum adil rekabeti engelleyerek büyük markaların daha büyük olduğu, diğer markalara yaşama alanı tanınmayan bir pazar haline getiriyor. Kredi kartı rekabeti destekler, fiyatlar aşağı gelir, müşteri her satış kanalında cep telefonlarına taksite ulaşabilir, belli mecralara mahkum edilmez. Biz bunu savunuyoruz. Kredi kartına taksit açılır ise; tüm markalar, tüm satıcılar eşit rekabet şartlarına erişebilir.  Tüketicinin taksit erişimi kolaylaşır. İki büyük marka dışındaki yerli yabancı tüm markalar da hayat bulur. Marka çeşitliliği ve rekabet oluşur.  Bu durum herkesin lehinedir.

Bu yapılanlar Sayın Cumhurbaşkanının hep dile getirdiği yerlilik hedefini sekteye uğratmıyor mu?

Türkiye’de pazar, globalden farklı olarak 2 markaya doğru tekelleşiyor. Globalde yerli markaların pazar payı %42 iken Türkiye’deki yerli markaların pazar payı %7,9 dur. Yerli üretimde ise durum daha vahimdir. Dünya’da ticaret savaşları ile birlikte birçok ülkede yerli üretim trendi hız kazanırken, Türkiye’de yerli üretim %14,2 den %5 seviyelerine gerilemiştir.  Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir ülke olması için, Dünyadaki trende uygun olarak yerli yabancı tüm markaların üretim yapacağı ortam hazırlanmalıdır.

Bu yanlışları muhakkak ilgili mercilerle paylaşıyorsunuzdur. Aldığınız cevaplar sanıyorum sizi tatmin etmedi…

Türkiye hala bir ithalat ülkesi. Hala ithalat mevzuatıyla yürüyoruz. Değişim her birimizde, ekonomin her biriminde olmalı, bürokrasinin her hücresinde olmalı. İthalatla ilgili mevzuatın üzerinde ciddi bir çalışma yapmamız lazım. İthalat sistemimiz dünyadaki en avantajlı sistemlerden bir tanesidir. Yani ithalatçı bir ülke olmak için mevzuatta her şeyimiz var. Her şey ithalata destek veriyor.

O zaman siz neden burada fabrika kurmayı tercih ettiniz? Başka herhangi bir ülkede daha avantajlı koşullarda bir fabrika kurabilirdiniz…

Bizim amacımız Türkiye’nin bir teknoloji ülkesi olarak, dünyada yıldızının parlamasına katkıda bulunmak. Adil rekabet şartları sağlandığı takdirde Türkiye’deki büyümemizi ve başarılarımızı devam ettirmeye kararlıyız. Başka bir önlem almayı gerektirecek bir durumun yaşanmasını düşünmek istemiyoruz. Bu markayı da bu bilgi birikimiyle, bu ekiple, bu Ar-Ge’yle, bu ulaştığımız değerlerle dünyadan aldığımız ödüllerle çok hızlı ileri taşıyabiliriz. Sebahattin Yaman olarak konuşuyorum. Ben bu ülkenin vatandaşıyım, çocuklarım bu ülkede, bu ülkenin topraklarında büyüdüm, anılarım, değerlerim bu ülkede. Dolayısıyla mücadeleye ve yatırım yapmaya da devam edeceğim. Ben bunu hakikaten milli bir mesele olarak görüyorum.

GSM operatörleriyle geldiğiniz son durum nedir?

Şimdi bu bir kökleşmiş bir sistem. Zincirin bütün halkaları ithalattan beslendiği için operatör bizi cani gönülden desteklese de bu iş yine olmaz. Çünkü aşağıya kadar zincirin her halkası primlendiriliyor. Türkiye ileri teknoloji üreten bir ülke olmalıdır, Türkiye üretmelidir, ihraç etmelidir. Cep telefonu endüstrisi dünyada savaş halindedir. Ticaret savaşı dediğimiz şeyin özü cep telefonudur. Bu endüstride Türkiye’nin payı olmalıdır.

Peki, ihracat ayağınıza değinecek olursak neler söyleyebilirsiniz?

Global bir marka olarak Türkiye dahil 35 ülkede varlık gösteriyoruz. 2018 yılında 100.000 adet satış ile 50 Milyon TL’lik ihracat gerçekleştirdik. 2019 yılında ise ihracatta 200 bin adet satışa ulaşmayı ve 125 Milyon TL’lik ihracat gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. İhracata ağırlık vereceğiz. Ama şu da sorgulanan konulardan bir tanesi; sizin markanıza inanç olması için kendi topraklarınızda başarılı olmalısınız. Bu ciddi bir problem dışarıda bizim açımızdan.”

General Mobile’ı kalite açısından küresel markalarla kıyaslanırsa ne durumda?

Türkiye’nin yerli akıllı telefon üreticisi olarak AOSMark’ın telefon üreticilerini güncelleme desteklerine göre puanladığı listede tüm dünyadaki markalar arasında 4. sırada yer aldık. GM 9 Pro ile DxOMark fotoğraf performansından 91 puan, Video Görüntü Sabitleme (EIS)’den ise 90 puan alarak dünyada kameradan ödül alan 7 markadan biri olduk.

Türkiye’nin bir teknoloji üssü haline gelmesini ve teknoloji geliştiren ülke konumunda olmasını can-ı gönülden istiyoruz. Bu anlamda, marka olarak da üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız ve sahip olduğumuz know how’ı da paylaşmaya hazırız.

 

Peki, bu noktada Huawei’nin kendi işletim sistemini geliştirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de, yapıyorsak sadece kendimiz yapmalıyız ve tamamen biz kendi içimizde bunu yaparız hevesi var. Bence uluslararası işbirliğine gitmemiz lazım. Bugün General Mobile, işbirlikleri güçlü dünyadaki 2-3 markadan bir tanesidir. 2015 yılında Google iş ortaklığı ile Türkiye’de Android One projesini başlattık, Avrupa’nın ilk Android One anlaşmasını gerçekleştirdik. Qualcomm ile bir o kadar güçlü işbirliğimiz var. Biz bu işbirliğini, güç birliğini ileri boyuta taşıyıp ortak ürünler, ortak şirketler, ortaklıklar boyutuna çevirmeliyiz. Türkiye buralarda yer almalı. Bugün dünya ticarette ikiye bölündü gibi gözükse de gelecekte belki daha fazla parçalara da ayrılabilir. Bizim bir taraflarda ya da iki-üç tarafta yer almamız lazım.

General Mobile olarak, ortaklık ya da satın almayla ilgili bir talep geliyor mu size?

Şu anda böyle bir talep yok, böyle bir görüşmemiz de yok. Bizim de bir arzumuz, isteğimiz yok ve vizyonumuz da bu yönde değil. Bugün için kendi öz kaynaklarımızla işi devam ettiriyoruz. Eğer biz pazarda güçlenirsek, hak ettiğimiz yerleri bulursak bugün 1 olan değerimiz 100 olacaktır. Marka böyle bir şeydir. Dolayısıyla uluslararası arenaya çıktığımızda da, bugün buna ihtiyacımız yok. Ama belli bir ölçeğe geldiğimizde, öz kaynaklarımız buna yetişmediği aşamada uluslararası bir işbirliğine ihtiyaç duyabiliriz.