Genel — 30 Temmuz 2019 at 11:03

AREL ÜNİVERSİTESİ MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI ÖZGÜR GÖZÜKARA: AREL ÜNİVERSİTESİ’NDE DEĞİŞİM BAŞLADI!

by

Temel hedeflerinin öğrencilerin Arel Üniversitesi’nde mutlu ve huzurlu bir eğitim hayatı yaşamaları olduğunu dile getiren Arel Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Özgür Gözükara, bu hedefe bağlı kalarak bir değişim planını başlattıklarını vurguladı.

 

Eğitim sektörü içinden geçmekte olduğumuz zorlu ekonomik koşullarda sıkıntılar yaşıyor. Bu sıkıntılara karşın genç vakıf üniversitelerimizden birisi olan İstanbul Arel Üniversitesi geçtiğimiz aylarda yeni bir değişim planını açıkladı. Biz de bu planın kapsamını ve İstanbul Arel Üniversitesi’nin hedeflerini Mütevelli Heyet Başkanı Özgür Gözükara ile konuştuk.

Öncelikle son dönemde açıkladığınız değişim ve yeniden yapılanma çalışmalarını konuşarak başlamak isteriz söyleşimize…

Pek çok alanda yaptığımız değişiklikler var. Gelecek dönem mühendislik ve sağlık bilimleri alanında yeni bölümler açmak istiyoruz. Onunla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Cevizlibağ Yerleşkemize Sağlık Bilimleri Yüksekokulumuzu ve Tıp Fakültemizi taşıyoruz. Bahçelievler Memorial Hastanesi iş birliğiyle sağlık sektörüne nitelikli personel yetiştireceğiz. Gelecek sene Diş Hekimliği Fakültesi ve Eczacılık Fakültesi açmak istiyoruz.

Kemal Gözükara Yerleşkemizde yürütülen Arel Park, 400 bin metrekarelik açık Spor ve Sosyal Tesis Projesi. Park içerisinde modern atölyeler, Türk hamamı, 5.000 kişilik açık hava tiyatrosu, 2 adet açık olimpik havuz, 1 adet standart 70×105 m, 5 adet futbol halı saha, 15 adet basketbol oyun alanı, 10 adet tenis ovun alanı, 2 adet beach volley alanı, 1 adet mini golf oyun alanı, 5 adet kafeterya alanı, 8 km’lik koşu parkuru ve otopark var. Proje tamamlandığında Arel Üniversitesi, Türkiye’de böyle büyük bir park alanı olan tek üniversite olacak. Projenin tamamlanması 5 yıl sürecek. Ama ekonomik koşullar el verdiği ölçüde daha erken bitirmeye çalışacağız.

Alman Festo firmasıyla Kemal Gözükara Yerleşkemizde iki bin metrekare alanda Endüstri 4.0 mühendislik laboratuvar projesi yapıyoruz. Öğrencinin uygulama süresini ve laboratuvarda geçirdiği süreyi iki katına çıkarma hedefimiz var. Buna çok önem veriyoruz. Onu da 2020-2021 öğretim yılına yetiştirme hedefimiz var.

Teknoloji Transfer Ofisimizi geliştirdik ve Kuluçka ve Girişimcilik Merkezimizle birleştirdik. Teknoloji transfer ofisimizin katkılarıyla öğretim üyelerimizden 8 aylık kısa bir süre içerisinde 20’nin üstünde patent başvurusu yapıldı. Ülkemizin inovasyon ve girişimcilik çabalarına üniversitemizin katkısı olmasını istiyoruz. Aynı amaçla 5-6 bin metrekare alana sahip teknopark projemiz var Kemal Gözükara Yerleşkesi içerisinde.

Çok önem verdiğimiz çalışmalardan birisi de İş Dünyası-Üniversite Entegrasyonu projesi olan ArelPro… Bu proje kapsamında çalışmalar sürüyor. İstanbul Arel Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ArelPro, iş dünyası ile öğrenciyi bir araya getirme çabası gösteren profesyonel bir platform. ArelPro kapsamında sunduğumuz bilgi, araştırma ve uygulama olanaklarıyla iş dünyasının çözüm ortağı olmayı, çözüm ortaklığı protokolüne imza attığı şirketler ile öğrencileri, vaka çalışmaları ve projelerin yanı sıra staj ve yarı zamanlı istihdam sağlama hedefinde bir araya getirmeyi hedefliyor.

Son dönemde Yükseköğretim Kurulu’nun Türk üniversiteleri için ortaya koyduğu bir uluslararasılaşma vizyonu var. Sizce Türk üniversiteleri ve Türkiye buna hazır mı? Türkiye, bu konuda nasıl bir yol izlemelidir?

Türkiye bu coğrafyada tarihi bir öneme sahip. Son bin yıllık süreçte Ortadoğu’da ve Orta Asya’da özellikle Müslüman ülkeler üzerinde etkisi olan bir ülke. Bu çok önemli bir avantaj bence. Türkiye’nin kültürel ve dini yakınlığı dışında çağdaş batı ülkelerine yakın laik ve demokratik sisteme sahip olması da önemli. Bana göre eğitim kalitemiz Avrupa’yla rekabet edebilir düzeydedir. Vakıf üniversitelerinin 35 yıllık bir geçmişi var ülkemizde. Uluslararası düzeyde üniversite sıralamalarında ilk 500’e 3-4 üniversiteyle girebiliyoruz. Bir diğer önemli artı da yabancılara karşı Avrupa’ya kıyasla daha hoşgörülü ve misafirperver bir ülke olmamızdır. Tüm bunları dikkate aldığımızda bu bölgede Türkiye’nin avantajlı olduğunu düşünüyorum.

Bu avantajın yanı sıra albeniyi arttırmak adına başkaca neler yapılmalı Türkiye’de?

Yükseköğretim Kurulu’nun yabancı öğretim üyeleriyle ilgili sınırlamaları gözden geçirmesi yararlı olabilir. Yabancı öğretim üyelerinin ülkemize gelmeleriyle ilgili bürokratik zorlukları giderebiliriz. Bu, bizim gibi üniversitelerin uluslararasılaşma hedeflerinde başarılı olabilmesi için atılması gereken adımlardan biridir.

Kendi içimizde de akademik yapıyı zenginleştirmek adına neler yapmalıyız?

Kuruluş misyonlarımızdan birisi de kendi akademisyenlerimizi yetiştirmek, ülkeye akademisyen kazandırmak. Bu amaçla da yüksek lisans ve doktora programlarını açtık. Şu anda herhalde en çok doktora ve yüksek lisans programı olan vakıf üniversitelerinden biriyiz. Buna çok ehemmiyet veriyoruz. Doktorasını tamamlayan akademisyenlerimizin yurt dışında deneyim sahibi olmaları için vakıf olarak gerek maddi gerek manevi her türlü desteği sağlıyoruz.

Peki, sizin uluslararasılaşma politikanız nedir? Nasıl bir yol izliyorsunuz Arel Üniversitesi olarak?

Uluslararasılaşmayla ilgili önceliğimiz İngilizce eğitimdir. Bu sene hazırlık programımızı iki yıla çıkarmayla ilgili bir çalışmamız var. Önümüzdeki dönemde daha çok İngilizce eğitim veren bölümler açma talebinde bulunacağız. Bu yönde bir stratejik kararımız var. Bunun dışında uluslararası ofisimizi güçlendirdik. Yabancı öğrencilerin buraya gelip iyi bir eğitim almaları kadar burada tutunabilmeleri de çok önemli. Bu amaçla yurt olanaklarımızı, yabancı öğrencilerin dahil olabileceği kulüp sayılarını artırabilmek, kültürlerini burada devam ettirebilmeleri için onların dillerini konuşan personeli burada istihdam etmek ve gerekli altyapıyı sağlamak gibi çalışmaları bu sene aktif olarak devreye soktuk.

Mezunlarınızın takibini nasıl yürütmektesiniz?

Bu yıl dört bine yakın mezun verdik. Kariyer Merkezimiz ve Mezunlar Derneğimiz oldukça aktif çalışıyorlar. Biz yeni bir üniversiteyiz. İlk mezunumuzu 2012 yılında verdik. Daha 7 yıllık bir mezun geçmişimiz var. Dolayısıyla öğrencilerimiz daha gençler ve bulundukları şirketlerde daha ilk düzeylerde çalışıyorlar. Tüm öğrencilerimizi takip etmeye çalışıyoruz. Yeni teknolojiler de buna daha fazla olanak veriyor. Gerek yazılımlarla gerekse sosyal medyanın da desteğiyle onlarla ilişkilerimizi devam ettiriyoruz. Kariyer Merkezimiz gençlerimizin ne kadar sürede iş bulduklarını, çalıştıkları kuruluşlardaki pozisyonlarını takip ediyor, istatistik tutuyor. Mezunlar Derneğimiz de mezunlarımızı takip ediyorlar. Yıl içerisinde etkinlikler düzenleyerek çalışan arkadaşlarını okuyan arkadaşlarıyla buluşturuyorlar. Önümüzdeki dönemde devreye sokacağımız kart sistemiyle alım gücümüzü de kullanarak mezunlarımıza Arelli olarak belli yerlerde çok uygun indirimler sağlama hedefimiz var.

Arel Üniversitesi’nin farklılıklarını soracak olursak neler söyleyebilirsiniz?

Üniversitemizin Kurucusu Kemal Gözükara, 55 yıllık bir matematik öğretmeni, bir eğitimcidir. Onun kuruluşta belirlediği vizyon çerçevesinde öğrencinin hem eğitimine hem kişisel gelişimine katkı koyacak bir üniversite hayal ettik. Bu amaçla öğrencilerin mutlaka bir kampüs ortamında olmasını ve yalnızca derslere girecekleri değil, ders dışı aktivitelere de aktif olarak katılacakları bir üniversite oluşturmak için çalıştık. Üniversitemizin 3 yerleşkesi bulunmaktadır. Kemal Gözükara Yerleşkemiz 85 bin metrekare kapalı alana sahiptir. Yine bu yerleşkemizde yer alan Arel Park projesinin ise 450 dönüme yakın alanı mevcuttur. Burada hem kapalı hem açık spor tesislerimiz ve 50’nin üstünde aktif kulüp çalışmalarımız vardır. Sefaköy Yerleşkemiz Meslek Yüksekokulumuzu ve enstitülerimizi barındırıyor. 25-30 bin metrekare kapalı alanı olan yerleşkede, kapalı ve açık spor tesisleri de bulunmaktadır. Cevizlibağ Yerleşkemiz 20-25 bin metrekare alanda olacak. Orası da bahçesiyle, tesisleriyle güzel bir kampüs olacak. Özetle; biz öğrencilerimize gerçek üniversite deneyimi yaşatma hedefiyle yola çıktık ve bu hedef doğrultusunda da gitmeye devam ediyoruz.

Önümüzdeki tercih döneminde üniversite hayatına merhaba diyecek olan gençlere aktarmak istediğiniz mesajınızı da almak isteriz.

Tercih dönemi için tanıtım bütçelerini minimuma indirip bütçeden artan kısmı bursları artırmak yönünde kullanacağımız bir strateji hazırladık. Bu amaçla İlk Adım Başvuru Bursu programını oluşturduk. Bu program üniversite adayı öğrencilerin, kendilerine ve kariyer hedeflerine en uygun bölümü seçmeleri durumunda, ÖSYM burs türlerinden bağımsız olarak burs aldıkları bir başvuru programıdır. Böylece kariyerine ilk adımı bu burs ile atan öğrencilerin geleceğini değiştirmeyi hedefliyoruz.

Tercih döneminde kariyer danışmanlarıyla, Türkiye’nin en iyi rehber öğretmenleriyle çalışacağız. Hem online, hem telefonla hem de yüz yüze her iki kampüsümüzde kariyer danışmanlık hizmeti vereceğiz. Türkiye’nin farklı şehirlerinde de bu hizmeti öğrencilere ulaştırmaya çalışacağız. İstanbul içinde yedi ilçede Milli Eğitim’e bağlı rehberlik ve araştırma merkezleri ile iş birliği yapacağız. Bu yedi ilçe Büyükçekmece, Silivri, Çatalca, Beylikdüzü, Küçükçekmece, Esenyurt ve Avcılar’dır.

Bugüne kadar 26 bin öğrenciyi mezun ettik. Temel hedefimiz öğrencilerimizin Arel Üniversitesi’nde mutlu ve huzurlu bir eğitim hayatı yaşamalarıdır. Bu amaçla çalışmaya devam edeceğiz.