RÖPORTAJ — 1 Ekim 2019 at 20:51

İMES OSB YÖNETİM KURULU BAŞKANI İRFAN KÜÇÜKAY: DİJİTAL DÖNÜŞÜM İÇERİSİNDEYİZ!

by

 

“Yeni bir endüstri çağının başlangıcındayız” diyen İMES OSB Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Küçükay; İMES OSB olarak, bu çağın gereği olan dijital dönüşümü gerçekleştirmeye çalıştıklarını söyledi.

 

Öncü OSB’lerimizden birisi olan İMES OSB hızlı gelişimini sürdürüyor. Ar-Ge ve inovasyona özel önem veren İMES OSB Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Küçükay ile “Gelenekselden Dijitale İMES”i konuştuk.

 

Dijital dönüşüm günümüzün güncel konularından birisi. Bu alanda İMES OSB olarak neler yapmaktasınız?

İMES OSB olarak, altyapı çalışmalarını büyük oranda tamamladık, firmalarımızın katma değerli üretimine destek olmak amacıyla ar-ge ve inovasyon çalışmalarına öncülük ederek sanayicilerimizin üretim, dağıtım ve pazarlama süreçlerini geliştirmeye yönelik çeşitli faaliyetlerde bulunuyoruz. Yeni bir endüstri çağının başlangıcındayız. “Endüstri 4.O” sanayi dönüşümünün getireceği dijital dönüşüme adapte olmak ve bu dönüşümün bir parçası olmak zorundayız. Bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz çalışmaların başında Dijital arşiv geliyor. Bilgiye ve belgeye erişim kolaylığı ve güvenli saklama özelliği olan dijital arşiv çalışması ile dijital mirasımızı oluşturduk. Bunların yanında SCADA sistemi ile sayaç okuma ve fatura hizmetlerimizi dijitalleştirerek uzaktan sayaç okuma ve elektronik fatura ile kaliteli ve kesintisiz hizmet sağlıyoruz.

 

Envanter çalışmalarına önem verdiğinizi biliyoruz. Bu çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yaptığımız en önemli çalışmalardan biri diğer tüm çalışmalarımızı planlarken öncü rol oynayan envanter çalışmalarımızdır. Belli bir kurgu çerçevesinde yapılan bu çalışmaların ilki genel altyapı ve mevcut duruma yönelikken ikinci çalışma ise firmaların var olan ekonomik kapasitesinin ölçülmesine ve geliştirilmesine yönelik yapılmıştır. Bu bağlamda alanında uzman bir araştırma firması ile kantitatif araştırma yöntemi kullanılarak 1. anket çalışması gerçekleştirilmiş, akabinde bu çalışmaya dayanarak envanter raporu hazırlanmıştır. Bu rapor ile firmalarımızın mevcut durum yapılarını, kapasitelerini ve sorunlarını görmekteyiz. Daha sonra yapacağımız tüm çalışmaları bu doğrultuda kurguluyoruz. Örnek vermek gerekirse bölgemizde yaptığımız saha çalışmalarında firmalarımızın devlet destekleri konusunda bilinç ve bilgi eksikliği olduğunu fark ettik ve buna yönelik bilgilendirme çalışmaları yürüttük. Bununla da kalmayıp desteklenmeye haiz ürünler üreten firmalara firma bazlı ücretsiz danışmanlık hizmeti sağladık. Bu çalışma sonucunda geçtiğimiz yıl KOSGEB tarafından finanse edilen 24 projenin 17 tanesi bölgemizdeki firmalarca gerçekleştirildi. Bunun yanında Kocaeli’de Stratejik Ürün Destek Yatırım programından yararlanan ilk firma bizim firmalarımızdandı.

 

Savunma sanayisine dönük çalışmalarınız konusunda neler söylemek istersiniz?

Savunma Sanayi alanında ciddi çalışmalar yürüterek bölgemizin savunma sanayiine entegrasyonu konusunda öncü adımlar attık. Envanter çalışmamız ile anametal, otomotiv yan sanayi ve makine sektörü gibi alanlarda faaliyet gösteren bir Organize Sanayi Bölgesi olduğumuz için savunma sanayi alanında rol alabilecek yapıda olduğumuzu gördük. Özellikle Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği ile Tersaneler Komutanlığı ve ASELSAN ile stratejik işbirliğine gittik. ASELSAN ile ortak çalışmalar yürüterek geniş çaplı organizasyonlar gerçekleştirdik. SAHA İstanbul ile protokol imzalayarak uzun süreli bir çalışma alanı oluşturduk. Tersaneler Komutanlığı ile bölgemizde çeşitli ziyaret programları gerçekleştirdik. I. Envanter raporumuzda Savunma Sanayi alanında çalışmalar yürüten 9 firmamız bulunurken II. Envanter raporunda, yani bir yıl sonra, bu sayının 17’ye yükseldiğini gördük. Bunların yanında II. Envanter raporunda firmalarımızın arz sorunu değil, talep sorunu olduğunu gözler önüne serdik ve yeni hazırladığımız çalışmalarda ihracat kapasitesinin geliştirilmesine yönelik programlar planladık. Buna yönelik ilk çalışmamız da bölgemizde gerçekleştirdiğimiz Eximbank Bilgilendirme Toplantısı oldu.

 

İstihdam rakamlarınız nasıl?

2018 yılında İstihdam sayımız ocak ayında 5.318 iken Aralık ayında 6.295’e yükselerek toplamda yüzde 19’luk artış göstermiştir. Temmuz 2019 yılı itibariyle 7.625 olan istihdam sayımızın tam doluluk oranına ulaştığında 15.000 olacağı öngörülmektedir.

 

Elektrik tüketiminiz hakkında bilgi verebilir misiniz?

2018 yılında, yıllık elektrik tüketimi 2017 yılına oranla %50 KWH’a, doğalgaz tüketimimiz %32 SM3’e, su tüketimi ise %12 M3’e yükselmiştir. Yüksek ivme ile artan tüketim oranları bölgemizin cazibe merkezi haline geldiğini açıkça göstermektedir.

 

Doluluk oranınız nedir?

Bölgemiz 2018 yılı sonu itibariyle yüzde 80 doluluk oranına ulaşmıştır. Bu oranın 2020 yılı sonunda yüzde 100 olması beklenmektedir. Bölgemize karşı oluşan talep yoğunluğu bölgemizde yeni yatırım alanlarına ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır.

 

Bölgenizi makine sektörü kümeleşmesi açısından değerlendirir misiniz?

Makina İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak makina alanında Türkiye’nin en büyük makina kümesiyiz. Türkiye’de hali hazırda faaliyet gösteren 2 adet Makina İhtisas Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Biri İMES Makine İhtisas olarak biz, diğeri de sınır komşumuz olan Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesidir. Firma doluluk oranları, istihdam sayıları ve üretim yapısı gözetildiğinde Türkiye’nin en büyük makina kümesiyiz diyebiliriz. Makine sektörü ise Türkiye’de ihracat kapasitesi hızla artan bir sektördür. Makine sektörü 2018 yılında ihracatını en çok artıran sanayi grubu olmuştur. Bugün sektörün toplam ihracatı 17,1 milyar dolara ulaşarak Türkiye ihracatının yüzde 10’unu oluşturmaktadır. Sektörde ihracat kilogram bedeli 5,9 dolardır. Türkiye ihracat kilogram bedeli 1,34 dolar olduğu baz alınırsa makine sektörü katma değeri en yüksek sektörler arasında yer almaktadır. Bölgemize bakacak olursak yaptığımız çalışmalarla toplam ihracatımızın 1 milyar dolarlık bir katma değer payı olduğunu, ürettiğimiz ürünlerin yüzde 34’ünü ihraç etmekte olduğumuzu, ithalatımızın ise yüzde 29 seviyesinde seyrettiğini söyleyebiliriz. Yani OSB’miz cari fazla veren bir Organize Sanayi Bölgesidir.

 

Otomotiv sektörünün bölgenizdeki ağırlığı nedir?

Bölgemiz sadece makine değil otomotiv alanında da ciddi bir faaliyet koluna sahiptir. Türkiye’nin en büyük ihraç kapasitesine sahip sektörleri arasında yer alan Otomotiv sanayinde özellikle yeni dönem gelişmeleri ile başlayan bir dönüşüm süreci yaşanmaktadır. Yerli otomobil çalışmalarının yanında elektrikli otomobil çalışmaları da yeni dönem düzenin belirleyici gelişmelerine ev sahipliği yapıyor. Biz de bu minvalde otomotiv sektöründe öncü konumunda bulunan TAYSAD (Taşıt Yan Sanayiciler Derneği) ile yaptığımız işbirliği protokolü kapsamında bölgemizde bilinç oluşturma ve sektörün geleceğine yönelik planlamalar yapma konusunda önümüzdeki günlerde programlar yapma hazırlığı içerisindeyiz. Tüm dünyada 1 milyar düzeyinde konvansiyonel otomobilin değişeceğine inanıyoruz.  Bu çerçevede makina sektörünün Türkiye’de büyüyeceğini, gelişeceğini, otomotiv sektörünün de değişen teknolojiyle beraber yeni bir dönüşüme gireceğini ve pazar kapasitesini arttırabileceğini öngörüyoruz.

 

İMES, üyeleriyle nasıl bir iletişim ve işbirliği içerisindedir?

İMES küçük firmaların alıp büyütüp geliştirildiği bir mekanizmayla yönetilmekte, bu bakış açısıyla evrilmektedir. Çünkü organize sanayi bölgesi alt yapı hizmetleri sağlamaktan öteye bir amaç taşımak zorundadır. Değişen dünyaya adaptasyonu kurgulayan, firmalarını geliştiren ve firmalarının gelişime yönelik oluşturması gereken bir yapı ile evrilmiş durumdadır. OSB’miz bu konuda az önce bahsettiğimiz gibi çalışmalar yapmakta ve tüm çalışmalara sanayicilerini dahil etmektedir. Biz her yıl başında Strateji Belirleme Toplantıları adı altında yıl içerisinde yapacağımız çalışmaları kurgulamaktayız. Yıl sonunda ise Genel Durum Değerlendirmesi adı altında bir toplantı yapıp, yaptığımız çalışmaları sanayicilerimizle değerlendirmekteyiz. Bu çalışmalar ile ortak iş yapma kültürünü geliştiriyoruz. Bugün dünyada şirket birleşmeleri devasa firmaların ortak hareket ettiği bir zemin oluşturmuştur. Dolayısıyla bu anlamda bir arada olmak beraber bir çalışma içerisinde yürümek kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Bugün özellikle otomotiv sektöründe BMW ve MERCEDES’in ortak bir elektrikli platform çalışması yaptığı PSA grubunun OPEL’i de aldığı gözetilirse birçok marka birleşmeye doğru ilerlemektedir.

 

Türkiye’de ise sanayi altyapısı hala çok dağınık bir durumdadır. Makina sektöründen bir örnek vermek gerekirse Türkiye’de makina sektöründe faaliyet gösteren 13 bin firma varken rakiplerimiz olan ülkelerde, özellikle Almanya’da firma sayısı 3 bine düşmüş durumdadır. Bu durum firmaların bir araya gelerek ortak bir paydada hareket etmesinin kaçınılmaz bir hale geldiğini göstermektedir. Bunu da sanayicilerimize doğru bir şekilde anlatmak ve sanayicimizi bu kurguya evriltmek öncelikli vazifelerimizdendir. Dijital bir ekonomide ürün geliştirme konusunda yeni strateji ortak yatırımlardır.

 

Ar-Ge merkezi kurma çalışmalarınız şu an hangi aşamadadır?

Ar-ge çalışmaları değişen teknoloji ile üzerinde en fazla yatırım yapılması gereken alandır. GSYİH’sı içinde Ar-ge çalışmalarına en yüksek oranı (yaklaşık %4) ayıran ülke Güney Kore’dir. Ülkemizde ise bu oran %1’in altında seyretmektedir. Ülke olarak bu payı yükseltmek gelecek dönem içerisinde etkileri itibariyle başrol oynayacaktır. Örnek vermek gerekirse makina sektöründe, ana metal sanayinde ve otomotiv sektöründe artık üretim sahalarının hiçbir anlamı kalmamıştır. Bugün otomotiv sektöründe bilişimin payı %5 iken gelecek dönemde %45’lere çıkması öngörülmektedir. Dönem yazılım dönemidir ve kendi yazılımını yapamayan ülkenin gelişimi bir noktadan sonra sekteye uğrayacaktır. Bu sebeple Ar-ge yatırımlarına öncelik tanımalı ve çalışmalarımızı bu yönde kurgulamalıyız. Biz İMES OSB olarak, firmalarımızın ayrı ayrı Ar-ge merkezi kurmaya imkanları el vermediği için ortak bir merkez kurma çalışması yürütmekteyiz. İki yıldır yürüttüğümüz çalışmamız neticesinde bölgemizde hem ortak ar-ge yapma imkânı sağlayacağız hem de nitelikli eleman ihtiyacı sorununa çözüm bulacağız. Bunun yanında danışmanlık hizmeti de sağlayarak firmalarımızın üretimden pazarlamaya tüm süreçlerinde yanlarında olacağız. Sanayi Bakanımız Sayın Mustafa VARANK’ın katılımıyla Kocaeli Sanayi Odasının gerçekleştirdiği bir programda sayın bakanımız Doğu Marmara Kalkınma Ajansının güdümlü proje desteği adı altında hazırladığımız projeyi desteklediğini dile getirmiş, projemiz süreç itibariyle Bakanlığımızın onayı aşamasına gelmiştir.

 

İhracat stratejiniz ve çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ticaret bakanlığının son dönemde yaptığı çalışmalar gerçekten çok önemlidir.  Özellikle Bakanlığımızın yayımlamış olduğu Ülke Masaları Bülteni mevcut durumu anlamaya öncülük etmektedir. Türkiye’nin ihracat yönü üzülerek ifade etmek gerekir ki neredeyse tek yönlü sayılabilecek düzeydedir. İhracatın %50’si Avrupa’ya yapılmaktadır.  Pazar çeşitliliğinin arttırılması amacıyla think-tank toplantıları yaparak ortak bir vizyonun geliştirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda bakanlığın Sivil Toplum Kuruluşlarına ve Organize Sanayi Bölgelerine bir misyon yüklemesi beklenmektedir. Yeni yapılanmalarda otomotiv, savunma havacılık ve gelecek dönemde uzay alanında katalizör görevi görecek ara derneklere, ara yapılanmalara ihtiyaç vardır. Yapıya günümüzde en iyi örnek SAHA İstanbul yapılanmasıdır. Özellikle kurumlar üstü diyebileceğimiz Organize Sanayi Bölgeleri, Sanayi Odaları ve Ticaret Odalarının burada inisiyatif alarak kendi üyelerinin kapasitesini arttırmak üzere ciddi bir pazar araştırması yapması gerekmektedir. Yeni dönem küreselleşmenin tamamlandığı, internetin yaklaşık 3,5 milyar kişi tarafından kullanıldığı bir dünyada yaşadığımız baz alındığında uluslararası düzeyde etkinlikler organize ederek hedef ülkeler belirlemeli ve belirlenen ülkelere yönelik bütünleşik bir pazarlama iletişiminin kurgulanması gerekliliği gözlemlenmektedir. Daha basit şekilde ifade etmek gerekirse internet vatandaşlığı süreci kamu tarafından doğru okunmalı, kalkınma planlarında doğru işlenmelidir. 11. Kalkınma Planını ayakları yere basan, doğru kurgulanmış bir plan olarak görmekteyiz. Gelecek dönem birçok plana ve kurguya ihtiyaç duyacağımız bir dönem olacağı için planlarımızın ve programlarımızın bugünden bahsettiğimiz yapılanmalara uygun olarak yapılması gerektiğini düşünüyor, İMES ailesi olarak çalışmalarımızı bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz.