RÖPORTAJ — 2 Mart 2020 at 13:51

ÖZTİRYAKİLER YÖNETİM KURULU BAŞKANI YUSUF ÖZTİRYAKİ: HEDEFİMİZ ÖNCE AVRUPA’DA LİDER, SONRA DA DÜNYA LİDER FİRMALAR ARASINDA OLMAK!

by

 

Japon Hoshizaki Corporation ortaklığıyla birlikte önce Avrupa’da lider, üç sene sonra da dünya liderleri arasında olmayı hedeflediklerini dile getiren Öztiryakiler Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztiryaki, bunun için gerekli üretim altyapısına ve çok yetenekli insan gücüne sahip olduklarını vurguladı.

 

Endüstriyel mutfak ekipmanları sektörünün önde gelen firması Öztiryakiler, 2019 yılını Japon Hoshizaki Corporation firmasıyla yaptığı ortaklıkla bitirdi. Bu ortaklık hem sektör adına hem de Türk firmaları adına ses getiren bir gelişme oldu. 1958’de kurulan Öztiryakiler, 5 bine yakın ürün çeşidine ve toplam 140 bin metrekare üretim tesisine sahip. 130 ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket 1.300 kişiyi istihdam ediyor. Şirket dünyada 106 satış ve 83 satış sonrası servis hizmet noktası ile tanınmış küresel markalar arasında bulunuyor. Orta Doğu, Avrupa, Afrika, Asya ve Güney Amerika pazarlarında satış kanallarıyla yüksek bir ihracat performansına sahip olan Öztiryakiler’in yönetimi tümüyle Öztiryaki Ailesi’ne ait. 1947’de kurulan Japonya merkezli Hoshizaki Corporation ise dünya genelinde toplam 51 grup şirketi ve 13 binden fazla çalışanla faaliyet gösteriyor. Öztiryakiler’in yüzde 28,6’sına ortak olan Hoshizaki 2018 yılında 2,64 milyar dolar ciroya ulaşarak dünyada sektörünün ilk üç firmasından birisi oldu. Öztiryakiler Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztiryaki ile bu ortaklığın gelişim sürecini ve hedeflerine yansımasını konuştuk.

 

Öncelikle Japon Hoshizaki Corporation ile yaptığınız ortaklığı konuşalım… Bu ortaklığa neden gerek duydunuz?

Bizim daha önce ortak aramak gibi bir düşüncemiz yoktu. Ortaklıktan önce bizi de olumsuz etkileyen ekonomik krize karşı önlem almaya odaklandık. Krizin bir sene öncesinde tedbir almaya başladık. Geleceği gören finans grubumuz bir kıyamet senaryosu hazırladı. Böyle bir kriz ortamında ihtiyacımız olan sermayeyi belirlediler. Biz de o tutarı şirket olarak biriktirdik ve bloke ettik. İki sene boyunca hesabımızdaki paranın bir lirasına el sürmedik. Bunun dışında açığa satış yasaklandı, stoklar sıfıra yakın indirildi ve peşin satış yaptık.

 

İki yıl önce sizleri böyle bir öngörüye sevk eden sebepler nelerdi?

O dönemde sanayici kredi bulamıyordu, devlet sanayiciye destek olmuyordu. Sadece altyapı ve konut inşaatına odaklanılmıştı. Ülkemizin dış ilişkileri sorunluydu. Yapılan olumlu işleri inkar edemeyiz ama hükümet o dönemdeki yanlışlarını şimdi görüyor. Başta faiz indirimleri olmak üzere birtakım politikaları uyguluyorlar.

 

Sizce sanayiciler neleri göremedi bu dönemde?

Biz ülke olarak sanayiyi, teknolojiyi son 40-50 yıldır öğreniyoruz. Türk sanayicisinin şöyle bir eksiği var; popüler olan, çok kar getiren sektörleri, işleri gördüğünde, elindeki işi bırakıp, o sektöre yönleniyor. Hiç kimse ihtiyaç, talep, arz, kaynak, yatırımın geri dönüş zamanı, iş için gereken yetenekler, gerekli sermaye ve kadro konusunu sorgulamadan işe giriyor. Sonrasında ise zarar ediyorlar.

 

Peki, Japonlarla ortaklığınıza dönelim yeniden…

Hoshizaki Corporation temsilcileri bundan dört yıl önce bizim ürettiğimiz buzdolaplarını bir fuarda inceledikten sonra çok beğendiklerini dile getirdiler. Fabrikamızı ziyaret etmek istediklerini söylediler. Kendilerini İstanbul’daki fabrikamıza davet ettik. Tesisimizden ve teknolojimizden çok etkilendiler. Sonrasında birçok şirket yöneticisini daha inceleme için fabrikamıza gönderdiler. Önce 10 bin adet buzdolabı siparişi verdiler. Daha sonra bulaşık makinesi siparişleri geldi. Üç yıl boyunca ticari ilişkilerimiz bu şekilde yürüdü. Daha sonra Yönetim Kurulu Başkanı Seishi Sakamoto ziyarete geldi. O zaman tek söyledikleri bizimle uzun yıllar ticari ilişkide olacaklarıydı. Bunun için de fabrikaları büyütmemiz ve üretimi arttırmamız gerektiğini dile getirdiler. Ortaklıktan hiç bahsetmediler. Süreçte, Bay Sakamoto yönetim kadromuzu tanımak istediğini söyledi. İstanbul’da kendisini ağırladık. İcra Kurulu üyelerimizle tek tek tanıştı, konuştu. Sonrasında birbirimizin insani ve sosyal yönlerini konuştuk. Bizi Japonya’ya davet etti. Japonya’da hem fabrikalarını gezdik hem de yönetim kadrosunu daha yakından tanıdık. Orada bizimle ortak olma iradesini ortaya koydu. Şartları konuştuk ve sonunda el sıkıştık, imzaları attık.

 

Peki, bu ortaklık nasıl bir gelecek inşa edecek firmaya?

Hoshizaki Corporation Yönetim Kurulu Başkanı Sakamoto’nun da ortaya koyduğu şekilde evvela Avrupa’da birinci olacağız, üç sene sonra da dünya liderlerinden birisi olacağız inşallah. Bunun için ne gerekirse yapacağız. Üretim teknolojimiz, altyapımız, Ar-Ge’miz ve çok yetenekli, çalışkan insan gücümüzle biz de bu hedefe ulaşmaya hazırız. Biz de Bay Sakamoto da buna inanıyoruz.

 

Yüzde 28,6 onların istediği bir oran mıydı, yoksa daha fazla bir oran mı istediler?

Görüşmelerimizde Bay Sakamoto’ya bizim için hayati olan birkaç konuyu aktardım. Para benim de ve ailemizin de önceliği değildir. Biz bu şirketle yaşıyoruz. İşimin başında olmazsam yaşayamam ben. O nedenle yönetimde olmayacağımız bir oranı kabul etmeyeceğimi bildirdim. İkinci hayati konu ise itibardır. Ben itibarımızı milyar dolarlara değişmem. Bunun için yaşıyoruz.

 

Tarımla ilgili uğraşlarınız olduğunu biliyoruz. Bu alanda neler yapıyorsunuz son dönemlerde?

Tarım işimiz çok mükemmel gidiyor. Şimdi 40 bin tane zeytin ağacımız var. Bunların yarısı meyve veriyor, yarısı vermiyor. Bunlara 20 bin tane daha ilave ederek 60 bin zeytin ağacına çıkarmak istiyoruz.

 

Ağaçlarınız hangi bölgede?

İzmir Menderes’te 300 dönüm arazide ve Çeşme’de Karaburun Yarımadası’nda 1.250 dönümde yer alıyor. Akhisar’da zeytin işleme merkezini kurduk. İki sene sonra da yağ işleme merkezini kuracağız. Şu anda Türkiye’nin en kaliteli diyebileceğimiz zeytinini üretiyoruz.

 

Savunma sektörüne dönük işlerinizden de bahseder misiniz?

Şu anda 100 tane konteyner üretiyoruz. Konteynerlerin içinde bir kumanda odası var. Kumanda odası içinde radarlar, telsizler, televizyonlar, telefonlar var. Genelkurmay Başkanı konteyner içinden dünyanın her yeriyle konuşabiliyor. Mobil harekât merkezi var. Mutfak, tuvalet, banyo, duş, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi var. Savunma sektörüne dönük 22 çeşit ürün yapıyoruz. Dünyada benzerimiz yok. Şu ana kadar onlarca ihale kazandık. Daha başka ihaleler daha kazanacağımızı düşünüyorum.