VIP — 2 Mayıs 2020 at 18:17

GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI VAHİT YILDIRIM: AVRUPA’NIN ÜRETİM ÜSSÜ OLABİLİRİZ!

by

 

GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI VAHİT YILDIRIM:

AVRUPA’NIN ÜRETİM ÜSSÜ OLABİLİRİZ!

 

Koronavirüs salgınından sonra ekonomik ve sosyal hayatın global olarak normale dönüp dönemeyeceğinin belirsiz olduğunu dile getiren Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Yıldırım, orta ve uzun vadeli planlarla Türkiye’nin bu süreci lehine döndürebileceğini, özellikle Avrupa’nın üretim üssü olabileceğini belirtti.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de gündemin ana konusu küresel salgın. İnsan sağlığı için ölümcül tehlike taşıyan koronavirüs orta ve uzun vadede ekonomilerin sağlığını da bozma potansiyeli taşıyor. Bu konjonktürde Türk ekonomisinin geleceğini ve Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nin (GOSB) projelerini ve hedeflerini GOSB Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Yıldırım ile konuştuk.

Koronavirüs salgınının ülke ekonomisine ve GOSB’a etkilerine dair görüşleriniz nelerdir?

Dünya küresel olarak sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bütün dünya Koronavirüs salgınıyla savaşıyor. Bu durum öngörülemeyen bir süreç herkes için. Ülkeler ekonomik durumlarını bu sürece göre şekillendirmek zorunda. Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgelerinden biriyiz. Burası yüzde 100 doluluğa ulaşmış bir sanayi bölgesi. Toplam 27 bin çalışanı olan, 2019 yılı cirosu 29 milyar dolar, ihracat hacmi ise 8,5 milyar dolar olan bir sanayi bölgesinden bahsediyoruz. Sağlık önemli, bu süreç geçecek. Ama ekonomiyi çökertirsek, üretimin sürekliliğini sağlayamazsak bunun sonuçları daha da ağır olabilir. İşte bu nedenle, biz bu dönemde sanayinin başkenti olan bir bölgede hem çalışanlarımızı hem de kendimizi koruyarak üretimimizi sürdürmeye çalışıyoruz. Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde üretimde yüzde 10 civarında bir düşüş var. Bunu biz hem katılımcılardan aldığımız verilerden hem de elektrik tüketiminden anlayabiliyoruz. Bölgemiz karma bir organize sanayi bölgesi. Bu süreçte sadece otomotiv sektöründe çalışan firmalarımızda bir düşüş olduğunu görüyoruz. Onun dışında bütün firmalarımız çalışıyor.

Mevcut ortamda ve salgın sonrasında alınması gereken ekonomik önlemler neler olmalıdır? Bugüne kadar açıklanan önlemleri yeterli buluyor musunuz? GOSB olarak ne tür önlemler almaktasınız?

Hem şu an yaşanmakta olan, hem de salgın sona erdikten sonra devam edecek olan ekonomik sorunlara karşı bazı önlemler alındığını görüyoruz. Yavaşlayan ekonomik faaliyetler nedeniyle zor duruma düşen firmalara kaynak yaratılması, istihdamı muhafaza etmek için bazı özel düzenlemelere gidilmesi gibi çalışmalar yapıldı. Bunlar önemli çalışmalardır. Ancak daha etkin düzenlemelere ihtiyaç olduğu da aşikardır. Bu noktada önemli bir hususa vurgu yapmam gerekiyor. Planlanan her türlü yaklaşımla ilgili hükümetin sanayi temsilcileriyle de mutlaka iletişim halinde olması gerekiyor. Alınan ve uygulamaya sokulan kararlar ile ilgili olarak GOSB gibi önemli bir kurumun da görüşlerinin alınması çok önemli bir husus. Benim siyasetçilerden ya da koronavirüs önlemleri kapsamında kararları alan otoriteden ricam, alınan kararlar öncesinde bizlerden de bilgi ve görüş alınmasıdır. Bu sürdürülebilir kararların alınmasını sağlayacaktır.

Koronavirüs nedeni ile firmalarımız önlemlerini arttırmış durumdalar. Dezenfeksiyon konusunda firmalarımızı bilgilendiriyoruz. Anlaşmalı olduğumuz firmalara yönlendiriyoruz. Özellikle almaları gereken önlemlerle ilgili Kocaeli Valiliği ile iletişim halindeyiz. İl Pandemi Kurulunun aldığı kararları anında firmalarımıza bildiriyoruz. Firmalarımız, çalışma koşullarını ikinci, üçüncü vardiyaya yayarak yoğunlaşmayı önlüyor. Bütün yaşam alanları dezenfekte ediliyor. Öğlen yemekleri de yoğunlaşmayı önlemek amacıyla sıcak yemek yerine tabldotlar şeklinde veriliyor. Sokağa çıkma kısıtlamaları sürecinde de çarkların dönmesi adına, katılımcılarımızın taleplerini topluyoruz. Sokağa çıkma kısıtlamaları sürecinde faaliyetini sürdürmek isteyen firmalarımızın başvurularını alarak ilgili mercilere iletiyoruz.

Salgın sonrasında nasıl bir üretim modeli ve ekonomi politikası öngörmektesiniz?

Koronavirüs sonrası bambaşka bir dünya bizleri bekliyor. Çok çabuk bulaşan ve hızla yayılan bir virüsün ve henüz tedavisi bulunmayan bir hastalığın varlığında, kimin taşıyıcı olduğu bilinemeyeceği için ekonomik ve sosyal hayatın global olarak normale dönüp dönemeyeceği de belirsizlik taşıyor. Koronavirüs ekonominin her sektörünü aynı şekilde etkilemeyecek hiç şüphesiz. Bazı sektörler ciddi şekilde hasar görürken, bazı sektörler hafif hasar görecektir. Bazı sektörler de olumlu etkilenecektir. Seyahat acenteleri, hava ulaşımı, kara ulaşımı, otelcilik, yiyecek gibi hem iç hem de dış turizmle alakalı birçok sektörün kısa sürede geri döndürülemeyecek şekilde hasar alması beklenmektedir. Ama inanıyorum ki; Türkiye, güçlü müteşebbisi, ekonomisi, güçlü idari yapısı, güçlü sağlık sistemi, özverili sağlık personeli ve toplumsal desteği ile salgını tamamen kontrol altına alacak güce sahiptir. Birlikte hareket ederek, iyi organize olarak, ciddi ve ayağı yere basan üretim ve ekonomi anlamında kısa, orta ve uzun vadeli planlar uygulamaya koyarak, bu süreci lehimize döndürebilir, özellikle Avrupa’nın üretim üssü olabiliriz. Bozulacak olan ezberleri iyi tespit etmeli, planlamaları ve kurguları buna göre yapmalıyız. Özellikle ülkemizin şansı olan ve başarılı projelerinden olan üretim üsleri OSB’leri iyi anlamalı ve onların önünü açacak programlar ortaya koymalıyız.

Yurt Dışında Organize Sanayi Bölgesi Kurulması ve İşletilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın içerdiği koşullar ve destekler hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu düzenleme sizin taleplerinizi karşılıyor mu? Konuya ilişkin GOSB ve diğer OSB’lerden görüş alındı mı?

GOSB olarak uzun zamandır yurt dışında OSB kurulması için yoğun bir çalışma başlatmıştık ve şu an geldiğimiz noktada, dünyada 6 ülke ile artık projenin uygulanması aşamasına geldik. Bu karar, GOSB olarak bizim bu girişimlerimizin bir getirisidir. Biz bu alanda dünyaya model olan bir OSB’yiz, şimdi Sayın Cumhurbaşkanımız da almış olduğu bu kararla, başlattığımız bu süreci genişletme yoluna gitmiştir. Bu uygulama öncesi GOSB olarak bizim de görüşlerimiz alınsaydı, deneyimlerimizden faydalanılsaydı çok daha iyi olurdu. Ancak alınan bu kararın, bu haliyle de GOSB dışındaki OSB’lerimizin ufkunu açacağı kanaatindeyim. GOSB olarak bizim başlattığımız ve bizim vizyonumuz olan proje ile ilgili bu kararın çok daha farklı noktalarda küresel bir sanayi kümelenmesinin önünü açabilecek bir uygulama olmasını temenni ediyorum.

Türki cumhuriyetlerdeki OSB kurma çalışmalarınızda gelinen aşama nedir?

Hem katılımcılarımızın dünyaya açılmasını sağlamak ve onlar için güvenli ve avantajlı yatırım imkanları yaratmak, hem de bu modelin tüm diğer ülkelerdeki sanayi birlikteliklerine örnek olması amacıyla başlattığımız bu yöndeki girişimlerimize biz GOSB olarak 2016 yılında başlamıştık. Bugün geldiğimiz noktada, Özbekistan Taşkent, Kazakistan Astana ve Aktobe, Tataristan Kazan, Sırbistan Belgrad, ABD Chicago, Umman Maskat ve Bulgaristan Varna’da ciddi adımlar atmış durumdayız. 2023 yılında dünyada en az 20 ülkede bu faaliyetleri göstermek ve ülkemize ciddi anlamda döviz getirmek istiyoruz.

GOSB’un 2020 hedefleri ve güncel projeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Hiç şüphesiz ki 2020 yılı tüm dünya için zor bir yıl olacak. Katılımcılarımız için değişim ve dönüşüm yaratma isteğimiz, ülkemize katma değer katma arzumuz bu süreçteki en büyük motivasyon kaynağımız olacak.

GOSB olarak vizyonumuzu, “Geleceğe yön veren, ileri teknolojiyi altyapı ve hizmetlerinde kullanan, fark yaratan katma değerli projeler üreten bir OSB olarak sanayicilerimizin dönüşümüne liderlik etmek.” olarak belirledik. Biz tüm projelerimizi planlarken, Gebze Organize Sanayi Bölgesini daha ileriye taşımak, kalkınmasına ivme kazandırmak ve yeni başlangıçlara yol almak hedefiyle ilerliyoruz. Mevcut faaliyetlerimizi kesintisiz sürdürürken, devam eden projeleri hızla sonuçlandırma, sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu projeleri üretme gayretimizi ortaya koyuyoruz. Kaliteli hizmetin bitmeyecek sonsuz bir süreç olduğu bilinciyle hareket ediyoruz.

Önümüzdeki bu zor dönemde de, virüs nedeniyle firmalarımızın yaşadığı zorluklara yönelik çözüm mekanizmaları oluşturma yönünde aksiyon planlamaları oluşturmak için gayret sarf edeceğiz. Katılımcılarımızın uluslararası rekabette var olmalarının önünü açacak fırsatlar yaratmak için uğraş vereceğiz.