KAPAK, RÖPORTAJ — 20 Ağustos 2013 at 22:26

ARZUM YÖNETİM KURULU BAŞKANI MURAT KOLBAŞI; “ARZUM, DÜNYA MARKASI OLMA YOLUNDA”

Murat_Kolbasi_Arzum_Yonetim_Kurulu_Baskani

Türkiye’de küçük ev aletleri sektöründe satılan ürün adedinde lider olan Arzum, tüm paydaşları için en değerli küçük ev aletleri grubu olmak vizyonuyla hareket etmekte ve dünyada da sektöründe ana oyunculardan biri olmayı hedeflemekte!

Her zaman daha iyisini yapmak, farklı olmayı başarabilmek, tercih edilir olmak ve sürdürülebilir başarılar elde etmek istediklerini söyleyen Arzum Elektrikli Ev Aletleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı T. Murat Kolbaşı, “Sadece ürünlerimizle değil, hizmetlerimiz ve işimize olan yaklaşımımız ile de yenilikçiyiz” dedi.

 Murat Kolbaşı, “Arzum, büyümeye devam eden Türkiye’nin önemli markalarından bir tanesi. Aile şirketi olarak ikinci kuşaktayız, bunu inşallah daha sonralara götürürüz. Arzum artık bizim elimizden çıktı, Arzum Türkiye’ye mal olmuş bir marka” dedi ve ekledi: “Arzum olarak biz, zaten uluslararası sulara hazır durumdayız. Burada büyüme ivmemizi artırmamız gerekiyor, bütün firmalar için bu geçerli. Çünkü şuan bizim ihracatımız 150 milyar dolar civarında, 150’yi on yılda 500 yapmak için ivmenin biraz artması gerekir. Birde Türkiye’den markaların çıkması gerekiyor. İnşallah onlardan biri olma arzusundayız.”

 2012 yılı hem sektör, hem de Arzum için nasıl geçti?

2012’nin büyümesi 2,2 geldi, bu aslında büyümede hedeflenen Türkiye’nin 2023’e doğru giden konjonktürde biraz daha küçük kalmış oluyor. 2,2 büyüyen bir Türkiye ekonomisine rağmen bizim küçük elektrikli ev aletleri elektronik ürünlerde akıllı cep telefonu grubundan sonra yaklaşık %15 bir büyümeyle ikinci en büyük büyüyen sektör oldu. Arzum bu büyüme trendini cirosal anlamda aynı paralelde götürmedi. Biz biraz daha cirosal büyümeden öte daha kaliteli olan, hem karlılık, hem sürdürülebilir anlamda yeni ürün yatırımlarına, biraz daha reklama, pazarlamaya, ofis değişikliğine ve yeni çalışma arkadaşlarına odaklandık. Arka bahçe dediğimiz şirketin içerisini biraz toparladık. Bizde cirosal büyüme %2 civarlarında oldu. Ama biz 2012’ye kendi tasarımımıza ait ürünlerin ön plana çıktığı, karlılığı daha yönetilebilir, markanın algısını daha yukarı doğru çektiğimiz bir yıl olarak bakıyoruz. Çok fiyata endeksli bir pazar görüyoruz. Bununda birazcık sürdürülebilir olması bakımından riskli görüyorum. Çünkü GFK da bakıldığında 199 marka mücadele ediyor, biz adette birinciyiz, ciroda dördüncüyüz. Biz burada bunu götürebilmek içinde daha sağlıklı bir şirket yapısında olmaya çalışıyoruz. Bu bakımdan karlılığı şirket olarak ön plana koymuş durumdayız.

Arzum nasıl bir Ar-Ge çalışması yürütüyor?

Arzum’un elektrikli ev aletlerinde odaklandığı ürün grupları var. Bunların en başında çay, kahve, tost makinesi ve mutfakta motorlu dediğimiz blender gibi ürünler geliyor. Bu arada kişisel bakım, ütü, süpürge gibi ürünlerde de tek tek çeşitli yaptığımız yenilikler var. Ekmek kızartmada zaten çok ciddi bir fark yarattık. Bizim Türkiye’deki Ar-Ge departmanımızda üç mühendis arkadaş, Hong Kong’taki ofisimizde de üç mühendis arkadaş var. Aynı zamanda ürün geliştirme ve tasarım tarafında da bugüne kadar değişik ülkelerden Türkler de dâhil olmak üzere toplam altı farklı ülkedeki tasarımcı ve ürün geliştirmecilerle çalıştık. Mutfak grubuna odaklanmış durumdayız, orda da yeni ürünler yapmak istiyoruz, o faaliyetlerde devam ediyor. Bizim içeride bir ekibimiz var, bu ekip ürünleri kendi içinde tanımlıyor, aynı zamanda bizim bir fikir atölyemiz var. Arzum yaklaşık 150 kişilik bir ailedir.

Müşteri memnuniyetini sağlamada Arzum’u farklı kılan unsurlar nelerdir?

Biz 2001 senesinde Türkiye’de ilk defa 3 yıl garantiyi verdik.  Dolayısıyla bu markaya ve ürüne olan güveni gösterdi. Son 1,5 yıldan beri uyguladığımız 90 gün para iade garanti işimiz var. Bunlar tüketicinin markaya olan güveni ve markaya olan bağlılığını artırıyor. Bizim satış sonrası hizmetlerde ciddi bir ağırlığımız var. Şunu iddia ediyorum Türkiye de küçük elektrikli ev aletlerinde yedek parça stoku en yüksek firma veya firmalardan bir tanesiyiz.

Üretim yapınızdan bahseder misiniz?

Bizim Türkiye de arkamızda on beş tane fabrika var. Bu on beş fabrika yaklaşık 3.000-3.500 çalışanıyla bize yıllık 2 milyona yakın parça mal üretiyor. Geri kalan 2 milyona yakın parçayı da yurtdışından tedarik ediyoruz.  Biz bu yerli üreticilerin bazılarıyla bir yerde ortak gibi çalışıyoruz. Biz iki kıtadan ürün alıyoruz, dört kıtaya ihracat yapıyoruz.

Ürünlerinizin ne kadarı ihracat, ne kadarı iç piyasa?

Şimdi biz 26. ülkeye fatura kestik, bu 26 ülkenin hepsi Arzum markalı, hiç fason yok. Toplam ciromuzun %10’nu ihracat.

İhracat çalışmalarınıza yönelik herhangi bir destek alıyor musunuz?

Tabii ki, Ar-Ge’de de aslında var. TUBİTAK ile ilgili iyi giden projemiz var, TURQUALİTY de marka desteğindeyiz. Üniversitelerden davetler geliyor, senede 15-20 üniversiteye konuşmacı olarak gidiyorum. Özel sektörle üniversitelerin iş birliğini artırması lazım, burada her iki tarafa da görev düşüyor. Bunun şuan Türkiye seviyesini yeterli bulmuyorum. Burada özel sektörde, üniversitelerde kabahatli, birlikte sinerjiyi artırmamız lazım, bu konuda eksiğimiz olduğunu düşünüyorum.

Ürün satış noktalarınızda nasıl bir sistem yürütmektesiniz?

Biz Türkiye de organize perakende dediğimiz zincir mağazalar, normal elektrikli ev aletleri satan sokaktaki ve çeyiz tarzındaki bütün dükkânlar veya mağazalarla çalışıyoruz. Bunların hepsiyle yıllık anlaşmalar yaparak çalışıyoruz. Bizim iki tane yurtdışındaki mağazayı saymazsanız perakende noktasında kendi mağazamız yok. Bizim bugün için perakende mağazacılık yapmak gibi çok büyük bir hedefimiz yok.

Arzum’un ihracat açısından girmeyi düşündüğü pazarlar var mı?

Biz Orta Doğu da kuvvetlenmek arzusundayız, şuanda Kuzey Afrika iyi, oralara biz gitmesek dahi bize talepler geliyor. Bu sene Çin’de ve Hong Kong da bir perakende noktayla başlayacağız.  Onlarda özellikle tasarım ve ekmek kızartmayla başlamak istiyorlar. Artık Doğu’nun yükselişi kaçınılmaz gözüküyor, o pazarda küçük de olsa bir yer tutunmayı arzu ediyorum.

Enerji verimliliğine yönelik ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Bizim zaten Eco dediğimiz bir serimiz var, ütüde, elektrik süpürgesinde. Çünkü bunlar kullanım saatleri uzun olduğu için burada ekonomik ürünlerin kullanımını daha doğru buluyoruz. Ayrıca bu konuda Avrupa da uluslar arası standartlar var, biz bu standartlara uygun ürünler üretiyoruz ve satıyoruz. Enerji önemli daha az enerji tüketen her türlü elektrikli ev aleti Türkiye ekonomisine bir katkı yapıyor. Bu anlamda tüketicinin bilinçlenmesi lazım, biz bu açıdan satış danışmanlarımıza, onların eğitimlerine yatırım yapıyoruz.

Türkiye’nin 2023 vizyonunda Arzum nasıl bir rol alacak?

Biz o vizyonda, o hareket planı içerisinde bize düşen görevi net bir şekilde yapmak üzere gidiyoruz. Sektörümüzde faaliyet gösteren 199 tane marka var, bunun bir kısmı yabancı, bir kısmı yerli. Biz %49’u yabancı, %51’i yerli olan tek örneğiz, bizim gibi ortaklığı olan yok.  Zaten sektörel olarak tamamen 2023 hedefiyle ilgili bir çalıştay yaptık,  2023’te 500 milyar dolarlık bir hedef var, o hedefi bölüp çarptığımızda biz bu geçtiğimiz on yıldaki tempoyla devam edersek eğer gelecek on yılda hedefe ulaşıp ulaşılamayacağına baktık, eksikler, fazlalar tespit edildi ki bence eksikler daha fazla. Geliştirmemiz gereken yerler var. Arzum olarak biz zaten uluslararası sulara hazır durumdayız. Burada büyüme ivmemizi artırmamız gerekiyor, bütün firmalar için bu geçerli. Çünkü şuan bizim ihracatımız 150 milyar dolar civarında, 150’yi on yılda 500 yapmak için ivmenin biraz artması gerekir. Birde Türkiye’den markaların çıkması gerekiyor. İnşallah onlardan biri olma arzusundayız.