RÖPORTAJ — 8 Eylül 2013 at 22:31

MODÜLER OFİS MOBİLYALARININ LİDER MARKASI; BÜROTİME!

hüseyin_tosunoğlu_

Tosunoğulları Mobilya San. Tic. A.Ş.’nin 1980 yılından bugüne uzanan deneyimiyle, 1997 yılında Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan Bürotime, fonksiyonel tasarımları ve üstün kalitesiyle modüler ofis mobilyalarının lider markası!

Deneyimli ve uzman kadrosu, modern hizmet anlayışı ve uluslararası vizyonuyla Türkiye’nin en büyük ofis mobilyası üreticisi Bürotime, bireysel ve kolektif çalışma alanlarına en yaratıcı ve en yenilikçi çözümleri sunuyor. Sadece Türkiye çapında değil, dünyanın dört bir yanına ihraç ettiği ürünleri ile uluslararası arenada da adından sıkça söz ettiren Bürotime, ‘Türkiye’nin Ulusal Markası’ olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyor…

İş hayatına konfor ve keyif getiren, öncü tasarımlarıyla dikkat çeken Bürotime’ın dinamik ve genç yapısıyla, doğru stratejiler üretip bunları uygulamadaki kararlılığıyla uzun dönemli hedeflerini gerçekleştirip sektör liderliğine ulaşma başarısı gösterdiğini söyleyen Bürotime Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Tosunoğlu, “Bürotime, zirvede kalmanın zirveye ulaşmaktan daha zor olduğunu bilmekte ve faaliyetlerinin her alanında bu sorumlulukla hareket etmektedir. Bürotime, dinmek bilmeyen bir enerji, doğru stratejileri uygulamadaki kararlılık, tasarım aşamasından, ürünün oluşumuna dek geçen sürede, kaliteye yapılan yatırımın bir ürünüdür” dedi.

Bürotime’ın bugün, Türkiye’nin lider ofis mobilyası üreticisi olarak  global bir vizyona sahip, iyi eğitimli, profesyonel ekibi ve modern hizmet anlayışıyla, dünya çapında milyonlarca şirkete işi kolaylaştıran ürünler sunmaya devam ettiğini belirten Hüseyin Tosunoğlu, “Şimdi, eriştiğimiz noktadan geriye baktığımızda, tasarım ve üretim anlayışımız tüm dünya ile aynı anda gelişirken, şirketimizde değişmeyen tek bir şey görüyoruz; kararlılığımız” diye konuştu.

Hüseyin Bey, öncelikle Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Biz innovatif olmaktan başka çaremiz olmadığını biliyoruz, herkes masa, koltuk üretebiliyor. Pazarlarda aynı şeyi yaparsanız rekabet şansınız az olur. Çünkü herkes aynı mobilyayı üretiyor, fiyat odaklı gidiyorsunuz, ama Ar-Ge ve inovasyonla bir ürüne bir şekil, bir tarz katabiliyorsan, bir farklılık yaratabiliyorsan herkesten bir adım önde hareket edersin. Çünkü o zaman ürünü katma değeri yüksek hale getirebiliyorsun.

Kullandığınız hammadde girdileri tamamen yerli mi?

Hammadde girdilerimizin yaklaşık %80’ni yerli, %20’si ithal. Girdilerimizin çoğunluğu yerli ve ihracat yaptığımız için biz cari açığın kapanmasına faydası olan bir firmayız.

Bürotime’ın küresel pazardaki yeri nedir?

Biz üretimimizin yaklaşık %30-35’ini ihracat ediyoruz. Bu oran Avrupa, Orta Doğu ve Afrika kıtasına yöneliktir. Afrika’nın büyük bir çoğunluğunda showroomlarımız var.

Küresel pazardaki rekabet şansınızı neye bağlıyorsunuz?

Ürün kalitemiz Avrupa standartlarında, fiyatımız Çin ile Avrupa arasında. Böyle olunca rekabet şansımız yüksek oluyor. Bizim birde şöyle bir stratejimiz var, biz inanılmaz hızlı üretim yapıyoruz ve bu konuda on üç yıldır iddialıyız. Çinli daha proformasını hazırlayana kadar biz malı sevk ediyoruz, o kadar hızlıyız. Biz o kadar çok hızlıyız ki sektörde normal teslimatlar minimum altı hafta, maksimum sekiz hafta iken, bizde ise bir haftadır. Bizde stok yok, tamamen müşteri siparişini üretiyoruz.

Yabancı ortaklık düşünceniz var mı?

Şuan görüşmekte olduğumuz bizimle özellikle çalışmak isteyen 3-4 grup var. Biz stratejik ortaklık olmadığı sürece çok sıcak bakmıyoruz. Hep de o yönde geliyor ama düşünmüyoruz. Finansal bir kaygımız olmadığı için finans yatırımcılarına pek sıcak bakmıyoruz, ama sektörden stratejik bir yatırımcı olursa, bana bir katma değeri olacaksa ona kapılarımız açık. Karlılığımızı kim artıracaksa, hinterlandımızı kim genişletecekse onunla bir evlilik düşünürüz.

Türk ofis mobilya sektörünün pazardaki yerini nasıl görüyorsunuz?

Ofis mobilya sektörünün pazarının ne kadar büyük olduğunu bilmiyoruz. Türkiye de maalesef böyle bir gerçek var. Sadece tahmini bir done var, o tahmine göre de 8 milyar dolarlık mobilya payı var deniliyor. Bizde şöyle öngörüyoruz 8 milyarın %30’u ofis sektörü olabilir, oda 2,4 milyar dolar eder diyoruz. Gerçekte bu kadar mı onu da bilmiyoruz. Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri olan kayıt dışılığı yüzünden de ölçemiyorsunuz. Biz bunu her yerde, her mecrada sektörden arkadaşlarımızla dile getiriyoruz. Türkiye’nin ana problemlerinden bir tanesi merdiven altı yani kayıtsız ekonomi, onu kayıt içine ne zaman alırsak bizde rahat ederiz.

Sektörünüzdeki sorunlardan bahseder misiniz?

İki ana problemimiz var; birincisi merdiven altı dediğimiz bizi son derece rahatsız eden durum. Sektörde merdiven altı oldukça fazla! Bu konuda çok sıkıntı çektiğimiz zaman tasarımlarımızın şeklini değiştirmeye, taklidi zor ürünler yapmaya başladık. Kanunlar var ama işlemiyor. O yüzden bizde maliyeti yüksek, zor ürünler yapmaya başladık. Kendimizde zorlanıyoruz,  taklit edecekse bu kadar yatırım yapsın diyoruz. İkincisi de niteliksiz insan gücü. Ara eleman eksiği zaten Türkiye’nin sorunlarından bir tanesi.

Türkiye’nin 2023 ihracat hedeflerini nasıl öngörüyorsunuz?

Bu vizyon ilk deklare edildiği zaman nasıl olacak diye düşünmüştüm, bana biraz uzak gelmişti. Her geçen gün bunun uzak olmadığını görmeye başladım. Bu 2023 vizyonundaki beş yüz milyar dolarlık ihracat hedefinde benim şirketime düşeni ben yapacağımı düşünüyorum. Bana ne kadar pay düşerse ben onu yerine getireceğim. O özgüven bende oluşmaya başladı, eğer bende oluştuysa çoğu sektörde vardır. Eğer inovatif, katma değeri yüksek ürünlere geçersek buna ulaşırız diye düşünüyorum.

2013 yılı hedefleriniz nelerdir?

Biz, 2012 de bir ciro kaybı yaşadık. Çünkü ticari açıdan yanlış bir stratejimiz oldu. Birde kamuoyunun da bildiği üzere ciddi bir yangın geçirdik. Bu talihsizliklerden dolayı 2012’yi istediğimiz hedefte kapatamadık. Çok düşük değil ama beklentilerin altında oldu. İnşallah 2013 de bu açığı kapatırız diye düşünüyorum, bu sene daha çok çalışmaya ihtiyacımız var. Geçen seneyi telafi etmemiz lazım.