RÖPORTAJ — 15 Aralık 2013 at 16:07

SİVİL HAVAYOLU TAŞIMACILIĞI

Serdar Sozeri 1

 

 

Ak Havacılık Genel Müdürü Serdar SÖZERİ

Dünyanın özellikle son yıllardaki baş döndürücü hızlı değişimi, bölgeler arası pazarları bütünleştirmiş, üretim sürecinde mal çeşitliliğini artırırken, ürün ve finans piyasalarının ulusal sınırları aşmasına imkân tanınmıştır. İşte bu küreselleşme sürecinde, taşımacılık faaliyetleri büyük önem kazanırken, taşımacılık küreselleşmenin hem bir ürünü hemde motoru haline gelmiştir.

Değişen ve gelişen dünya ekonomisi, sivil hava taşımacılığı sektörünün büyük bir hızla ilerlemesine ve sektöre olan talebin artmasına neden olmuştur. Son yıllarda hızlı ve güvenilir olması nedeniyle daha çok tercih edilmeye başlanan sivil hava yolu taşımacılığı küreselleşmenin getirdiği coğrafi konumlara ulaşmada önemli bir rol oynamaktadır. Havayolu taşımacılığı, birim taşımacılık maliyetlerinin en yüksek olduğu bir ulaşım modelidir. Fakat bu olumsuz özelliğine rağmen günümüzde yaşanan uluslararası rekabet ve insanların seyahat etme isteği havayolu taşımacılığının gelişmesini hızlandırmaktadır. Bu nedenle yapılan modern hava limanları, son teknoloji ürünü uçaklar, geliştirilmiş kapasiteler sivil havayolu taşımacılığının yaygın bir biçimde yapılmasına olanak tanımaktadır.

Dünyada Havayolu Yolcu Taşımacılığının Tarihçesi

İnsanoğlu ilkçağdan beri kuşlara özendi, uçmak istedi. Yüksek yerlerden kanatlarla, paraşütle atlamaya çalıştı. Bu uğurda pek çok başarısız deneme oldu. İnsan gücünün uçmaya yetmeyeceği anlaşıldığında sıcak hava balonları bulundu. Havanın kaldırma kuvveti anlaşılınca hızlı bir gelişme başladı. Fransız Montgolfier Kardeşler 5 Haziran 1783 tarihinde ilk sıcak hava balonunu uçurarak tarihe geçtiler. Yine Fransız Henri Giffard 1852 yılında ilk Zeplin uçuşunu gerçekleştirdi. İlk planör uçuşu Fransız Kpt. Le Bris tarafından 1856/1867 yıllarında yapıldı.

Modern havacılık tarihinin 17 Aralık 1903 tarihinde Wright kardeşlerin yaptığı ilk kontrol edilebilir uçuş denemesi ile başladığı söylenebilir. Wright kardeşlerin yaptığı bu uçuş denemesi 16 beygir gücündeki bir uçakla sadece yerden 37 metre yükselerek 12 saniye sürmüş ancak insanların uçabileceklerinin göstergesi olarak önemli bir yer elde etmiştir. Bu girişimin ardından hava ulaştırmasına olan ilgi giderek büyümüştür. Birinci Dünya Savaşı’nın birkaç yıl öncesinden itibaren uçak, askeri bir araç olarak tanınmış ve savaş süresince önemli ilerlemelere neden olmuştur. Bu gelişmeler havacılığa olan ilgiyi arttırmış ve havacılığın ticarileşmesine neden olmuştur. 1945’li yıllardan sonra yani ikinci dünya savaşından sonraki dönemlerde dünya havayolu taşımacılığı sürekli gelişen bir çizgi izlemiştir. 1946 yılında uçakla Atlantik uçuşları gerçekleştirilmiş, 1951 yılında ilk full kargo seferleri başlamış ve 1957 yılında ilk jet yolcu uçağı hizmet vermeye başlamıştır.

Dünyada Havayolu Yolcu Taşımacılığının Mevcut Durumu

Sivil havayolu taşımacılığı dünyada en hızlı büyüyen sektörlerin başında gelmektedir ve bu büyümenin küreselleşen dünyanın da etkisiyle zaman içinde daha fazla hızlanacağı beklenmektedir. Bunun farkına varan dünya devletleri de özelleştirmeler, serbestleştirme çalışmaları ve belirli ölçütlerde hava yolları şirketlerine verdikleri desteklerle havayolu ulaşımını desteklemeye çalışmaktadırlar. Detaylı olarak dünya havayolu ulaştırma rakamlarına bakacak olursak, 2000 yılında tüm dünyada toplam olarak 1,7 milyar kişinin havayolu taşımacılığını kullandığını görüyoruz. Bu sayı 2011 yılında yaklaşık olarak 5,2 milyar kişiye yükselmiştir. Uzmanların beklentisi havayolu taşımacılığının ileriki yıllarda dünyada en fazla kullanılan taşımacılık şeklini alacak olmasıdır. Tahminlere göre 2030 yılında taşınacak toplam yolcu sayısının 12-13 milyar kişi olması beklenmektedir.

Türkiye’deki Havayolu Yolcu Taşımacılığının Tarihi ve Gelişmesi

Osmanlı devletinde havacılık konusundaki çalışmalar, askeri alanda sınırlı olarak başlamıştır. 1911- 1912 Trablusgarp savaşında İtalyanların hava saldırısına uğrayan Osmanlılar havacılığın önemini kavrayarak askeri havacılık alanında ilk çalışmalara başlamışlardır. 1912 yılı ile 2012 yılları arasında Türk tarihi açısından havacılığın gelişmesini etkileyen önemli olayları incelediğimizde; 15 Mart 1912 yılında ilk satın alınan uçaklar Fransız yapımı 2 adet Deperdussin olup, 26 Nisan 1912 de ilk defa bir Osmanlı pilotu olan Fesa Bey, Osmanlı bayraklı uçak ile Osmanlı toprakları üzerinde uçmuştur. Bu tarihten sonra 29 Ekim 1913 yılına kadar uçaklar ordu tarafından kullanılmıştır.

Türkiye’de İlk Sivil Havacılık Çalışmaları

Türkiye’de ilk sivil havacılık çalışmaları 1912 yılında bugünkü Atatürk Havalimanı yanındaki Sefaköy’de, tesis olarak iki hangar ve küçük bir meydanda başlamıştır. 1925 yılında daha sonra Türk Hava Kurumu adını alacak olan “Türk Tayyare Cemiyetinin” kurulması ile Türk havacılığının kurumsal temelleri atılmıştır. 1933 yılında sivil hava taşımacılığı, 5 uçaklık bir filo ile Türk Hava Postaları adı altında yürütülmeye başlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. yılında Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak Havayolları Devlet İdare İşletmesi kurulmuştur. Bu işletme Türkiye’de sivil havayolu işletmeleri kurmak, bu yollarla taşıma yapmak üzere devlet tarafından görevlendirilmiştir. Bu kurum bugün var olan Türk Havayolları A.O. nın ilk yapı taşlarını oluşturmuştur. 1933 yılında toplam 28 koltuk kapasiteli 5 adet uçak,  7’si pilot 24 kişilik personel ile 59.000 km’lik mesafede 460 yolcu taşınmıştır. 1945 yılında alınan 24-28 kişilik 6 tane uçakla Türk Hava Postaları orta doğunun en büyük havayolları işletmesi haline gelmiştir. 1945 yılında ABD’den kredili olarak alınan 33 adet uçakla Türk Hava Postaları toplam 845 koltukluk yolcu kapasitesine ulaşmıştır. 1955 yılında Türk Hava Postaları teşkilatı adını Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı olarak değiştirmiştir.

Sivil Havacılıkta Yaşanan Gelişmeler

Sivil Havacılık Türkiye’de 1955 yılından sonra THY’nin yeni ve modern uçaklar kiralamaya ve satın almaya devam etmesine rağmen hızlı gelişen talep karşısında yeterince gelişme gösterememiştir.  1960 yılında 1,000 koltuk kapasiteli 31 uçaktan oluşan filoya sahip olan THY A.O. 1970 yılına kadar olan on yıllık sürede taşıma kapasitesinde fazla bir gelişme gösterememesiyle beraber bu on yıl Türk havayolu taşımacılığının uluslar arası piyasalarda kendini göstermesi açısından önemli bir yere sahiptir. 1960 yılında Frankfurt, 1961’de Viyana ve Londra, 1963 yılında Roma, 1964 yılında Brüksel, Münih ve Tel Aviv, 1965 yılında Amsterdam, Belgrat ve Tebriz, 1967’de Zürich, Budapeşte ve Cenevre, 1968’de Paris, 1969’da Köln’ e tarifeli seferler başlatılmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak 1990 yılında ilk özel hava yolu olarak kurulan Pegasus’la birlikte 2003 yılında başlayan havayollarının serbestleştirilmesi ve özelleştirmesi çalışmaları ile birlikte yapılan yeni havaalanları yolcu sayısında önemli artışlara neden olmuştur. Türkiye’ de 2003 yılında iç hatlarda 9 milyon, dış hatlarda 23 milyon olmak üzere toplam 32 milyon yolcu taşınmıştır. 2010 yılında ise yolcu sayısı % 321 artarak, iç hatlarda 50,5 milyona, dış hatlarda 52,2 milyona, toplamda da 102,8 milyona yükselmiştir. Aynı yıl içinde dünyada 5 milyar kişi havayolu ile seyahat etmiş olup, Türkiye’ de taşınan yolcu oranı (% 2,04) olmaktadır. Dünya havaalanları toplam uçak trafiği değerlendirildiğinde 2010 yılında 74,5 milyon uçuş gerçekleştirilmiş olup, aynı yıl için Türkiye’ de gerçekleştirilen uçuş sayısı 919 bin (% 1,24) adettir. Uçakların doluluk oranlarına baktığımızda 2010 yılında dünya ortalaması % 78 seviyesindedir.

Dünyada sivil ulaşım gelişiminin 2030 yılına kadar her yıl ortalama % 4,8 büyüyerek iki katına çıkacağı tahmin edilmektedir. Uçak üretiminde önemli bir yere sahip olan Airbus ve Boeing firmalarının 2030 yılı öngörülerinde mevcut 21,500 uçak sayısının 32,000 adedi yeni nesil uçak olmak üzere 37,500 adede yükseleceği, İstanbul’un da dahil olduğu 87 mega şehre günde 10,000 den fazla dış hat yolcusu taşınacağı, uçaklarda % 15’ e varan yakıt tasarrufu sağlanacağı, yaygın biyoyakıt kullanımı ile CO2 salınımının azaltılacağı planlanmaktadır. Uçak sayısındaki bu artışın yaklaşık 12,820 adedinin Asya pasifik ülkelerinde olacağı tahmin edilmektedir. Bu gelişmelere paralel olarak pilot ve teknisyen ihtiyacı artacak olup, 237 bin olan mevcut pilot sayısının 470 bin’e, 184 bin olan mevcut teknisyen sayısının 325 bin’e yükseleceği öngörülmektedir.

Bu öngörüler dikkate alınarak 2030 yılında Türkiye’ deki mevcut olan 47 havaalanı sayısının 80’ e çıkartılması ve yılda 386 milyon yolcu taşınması hedeflenmektedir. Bu nedenle 361 olan toplam uçak sayısı 750 adet’ e yükselecektir.