KAPAK, RÖPORTAJ — 15 Aralık 2013 at 16:51

SÜRAT ULUSLARARASI NAKLİYAT A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERKAN GÜL: “IRAK BİZİM İŞİMİZ”

 

 Resim 134

Irak’a yapılan proje taşımacılığında başı çeken firmalardan olan Sürat Uluslararası Nakliyat A.Ş; 1976’dan günümüze, Türk iş dünyasının Irak’taki en güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürmekte! Kendi alanında Ortadoğu’nun en tanınmış firmalarından biri olduklarını, globalleşme yolunda hızlı adımlarla ilerlediklerini belirten Sürat Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Gül, taşımacılık dışında Irak’ta depolama, gümrükleme, Express Kargo ve özel güvenlik hizmetleri, dahili taşıma gibi birçok hizmet verdiklerini söylüyor. 

 

Lojistik sektöründe tüm hizmet organizasyonuna sahip Sürat Uluslararası Nakliyat, kırk yıllık deneyimle hizmet veriyor. Bu kırk yılın otuzunu Irak gibi savaşlar ve yıkımlar gören istikrarsız bir ülkeye taşımacılık yaparak geçiren firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Gül ile Sürat Nakliyat’ın Irak tecrübelerini ve yeni yapılanmasını konuştuk.

 

1982 yılından beri Irak’ta iş yaptıklarını, bunun sonucu edindikleri bilgi birikimini ve deneyimi Irak’ta iş yapmak isteyen firmalara danışmanlık hizmeti olarak sunduklarını söyleyen Sürat Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Gül, “Orada yatırım yapmak, firma kurmak, şube ve mağaza açmak isteyenlere en ekonomik şekilde, sıfıra yakın riskle iş yapmaları için yol gösteriyoruz” diyor ve ekliyor: “Hedefimiz Irak’ta iş yapan herkesin başarılı olmasıdır. Aslında iş fırsatı çok. Yeni ürün ve hizmetlere aç bir piyasa var. Bunu iyi değerlendirmek gerek.”

 

Erkan Bey, Irak’taki faaliyetlerinden söz eder misiniz?

Sürat Nakliyat olarak işlerimizin yüzde 95’i Irak’tadır. Irak’ta iş yapan, iş yapmak isteyen ve hali hazırda proje yürüten birçok şirket var. Yani orada inşaat, petrol gibi alanlarda faaliyet gösteren büyük, küçük birçok şirkete doğru yolu göstermeye çabalıyoruz. Tecrübemiz ve çevremiz olmasının avantajıyla oraya mal satan, iş yapmak isteyen şirketlere ve dolayısıyla ülkemize fayda sağlamayı amaçlıyoruz. Buradan yola çıkarak çalıştığımız müşterilerin maliyetlerini düşürmek temel amacımızdır. Ancak bazı kimseler bunlar nakliyecidir, bunların hepsi bir diye düşünüyorlar. Biz de onlara 1982’den beri kimsenin ihracat yapmadığı dönemde Bağdat’ta iş yaptığımızı, dolayısıyla orayı bizden daha iyi bilemeyeceklerini söylüyoruz. O nedenle insanlarla konuşarak ön yargıları gidermeye çalışıyoruz. Şimdi büyük şirketler politik bağlantılarla işler yapıyorlar. Dolaylı olarak bazı şirketlerle yapılan işler de var ama yerel ortamı bilmeden, çevre edinmeden iş yapmak kolay değil.

 

Taşımacılıkta, diğer firmalardan farklı olarak neler yapıyorsunuz?

In house lojistik hizmeti veriyoruz. Müşterinin fabrikasına bizim tarafımızdan eğitim verip görevlendirdiğimiz, maaşını bizim ödediğimiz iki elemanı gönderiyoruz ve sanki oranının elemanıymış gibi sabahtan akşama kadar çalışıyorlar. Müşterilere siz sadece üretin, malınızı satın, ihracatını, ithalatını ve taşımasını biz yapalım diyoruz. Yani müşteri elemana, nakliyeye, gümrüklemeye ayrı ayrı para ödemek yerine bizim sistemimiz sayesinde yaklaşık 100 bin lira tasarruf edecek. Bizim istediğimiz, verdiğimiz hizmetle müşterinin lojistik işini üstlenmektir. Irak’a iş yapan firmalara bakıyorum. Kendi bünyesinde çalıştırdığı elemanlar genelde ucuz ve tecrübesiz oluyor. Bu nedenle ihracatı bilmiyor, evrak düzenlemesini bilmiyor, sonuçta nakliye aşamasında evrak eksikliği yüzünden aksaklıklar oluyor ve bu durumda şirketlerin hem zaman kaybetmesine hem de nakliye maliyetlerinin yükselmesine neden oluyor. Gerçekten taşımacılık sektörü çok riskli ve sorunlu bir iştir. Sorunları çözebilen firmalar tercih sebebi olmalıdır.

 

Irak’ta kaç araçlık bir filo ile faaliyet gösteriyorsunuz?

Türkiye’de 84 adet aracımız ve bize bağlı 378 adet kiralık araç ile proje taşıma hizmeti veriyoruz. Türkiye’de belli başlı büyük firmaların işini yapıyoruz. Yıllık sevkiyatımız, Türkiye –Irak arasında 5.000 ile 5.500 tır arasında değişmektedir. Ayrıca Avrupa’dan getirdiğimiz mallar da var. Şimdi Irak’ın içinde bir kargo şirketi kurduk. Şimdi onun organizasyonu ile uğraşıyoruz. Onun için yeni iki depo kurduk ve toplam dört tane depomuz oldu. Çünkü kargo işi Irak’ta olmayan bir şeydi. Türkiye’den de düzgün hizmet alamıyordu müşterilerimiz bizde yapmış olduğumuz çalışmalar gereği Yerel bir Türk firması olarak olmayan bir şeyi kurduk IRAQEXPRESS adındaki firmamız ile sektöre yeni bir soluk getireceğiz.

 

Irak’ta iki bölgeli bir görüntü var. Irak’ın son yıllardaki değişimini nasıl görüyorsunuz?

Kuzey Irak’ta oturmuş bir düzen var. Kanuni bir nizam var. Bugün Erbil’e gidin gelişmişlik açısından Etiler, Bebek gibi bir yer oldu. İnsanlar zenginleşmeye başladı, baktığınızda orada Türkiye’de olmayan lüks arabalar görebiliyorsunuz. On yıl önceki Kuzey Irak’la bu günkü Irak arasında dağlar kadar fark var. Tabii ki bu sistemin oturmasını yıllarca bekledik. Sistem oturduğunda eğitim seviyesi de artıyor. Böylece eğitimle birlikte genç nüfustan iş anlamında daha kolay yararlanıyorsunuz.  Eskiden Iraklılar işçi olarak çalışırken, şimdi işveren oldular. Para kazanıyorlar ve devlet de her anlamda destek veriyor ve gelişme açısından her türlü kolaylığı sağlıyor. Yeter ki sen iş yap diyor. Ancak Irak’ın güneyi öyle değil. Oturmamış bir sistem ve Sünniler ile Şiiler arasında liderlik kavgası var. Ülkenin kuzeyi tamamen ayrılmış durumda. Kürtler gerçekten çalışkan insanlar kendilerini takdir ediyorum. Ama Araplar öyle değil. Bakıldığında Araplar daha zengin ama çalışmayı, üretmeyi sevmiyorlar. Bugün Bağdat’a Basra’ya baktığınızda taş üstünde taş yok. Biz yıllardır binlerce traktör taşıdık, bugün etrafta traktör göremezsiniz. Aynı şekilde ithal edilen arabalar piyasada yok. Çok ilginç olan binlerce araç nereye gitti belli değil. Örneğin devlet otel, iş merkezi yapsın diye işadamına para veriyor, ödenek ayırıyor, o iki tane yaptım yeter diye parayı iade ediyor. Çünkü onlarda iş yapma zihniyeti yok. Yani Irak’ta inanılmaz para ve iş imkanı var. Bunu iyi değerlendiren, doğru değerlendiren başarılı olacaktır. Tabii ki iş yapıp zarar edenler de oldu ama bu yanlış ortaklıklardan kaynaklandı.

 

‘Büyük projeler Amerikalı veya İngiliz ortak olmadan yapılamaz’ düşüncesine katılıyor musunuz? 

Ben bu görüşe katılmıyorum. Orada iş yapmak için yerli ortak değil, genel ortaklık zorunluluğu var. Buradaki mantık senin burada bir ortağın olursa senin güvenliğini sağlar, bürokratik işlerde kolaylık sağlar. Mesela orada büyük arazi sahibi kimseler var ama bir işe yaramıyor. Türklerle ortaklık yaptıktan sonra kısa sürede bakmışsınız arazisi 5 kat değerlenmiş.

 

Irak’ta açılan ihalelerde devlet garantisi var mı?

Devlet garantisi hem var hem yok. Zaten garanti olsa bile devlet ben sana ödeme yapmayacağım dediği zaman ödemez. Bu yüzden çok kişi de battı. Devletten iş almak ve hak edişlerin zamanında ödenmesi için bakanlıklarda çantacı diye bilinen komisyoncular oluştu. Şimdi öyle bir kitle oluştu. Buda birçok firmanın islerini hem kolaylaştırıyor hemde bilerek sorunda yaratabiliyor. Burada gerçekten tecrübe ve cevre devreye giriyor.

 

Komşu ülkelerle sıfır sorunu amaçlayan Türkiye’nin Irak ve Suriye ile yaşadığı gerilimi neye bağlıyorsunuz?

Politik konularda görüş belirtmek bize düşmez. Şurası bir gerçek ki, Türkiye bulunduğu coğrafyada çok hızlı büyüyen bir ülke.. Kim ne derse ben Başbakanı ticari anlamda destekliyorum ve tebrik ediyorum. Türkiye’de herkesi belli bir yere götürdü. Türkiye’de iş yapıyorum ama para kazanamıyorum diyen yalan söyler. Herkes para kazanıyor. Ben Avrupa’yı ziyaret ediyorum, Ortadoğu’yu çok iyi biliyorum, 12 sene de Amerika’da yaşadım. Geçmiş dönemlerden bugüne gelindiğinde bakış açıları çok değişti. Ortadoğu’da Recep Tayyip Erdoğan’a büyük bir saygı, sevgi var. Takdir ediliyor. Dolayısıyla Türk insanına da farklı gözle bakıyorlar. Avrupalılar da aynı şekilde. Son 5 yıla baktığımız da Avrupa ülkeleri battıkça Türkiye büyüyor. Irak’taki problem Kuzeydeki Kürtlerle Merkezi hükümet arasındaki anlaşmazlıktır.  Kuzey Irak’a petrolden yüzde 17 pay veriliyor. Hükümet diyor ki bu parayı veriyorum ama Irak’ın bütün petrolleri benimdir. Kürtler de hayır ben parayı alırım Kuzey Irak’taki petrol gelirleri bize aittir diyor. Merkezi hükümet de bunun yanlış olduğunu savunuyor.

 

Türkiye’nin Ortadoğu’da hamilik rolüne soyunmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle iki ülke arasında ticaret ve taşımacılık büyük güçlükle yapılırken, sınırlanan ticarette son zamanlarda bir canlanma görülmektedir. Suriye bizim için konumu itibariyle Ortadoğu’ya açılan önemli bir kapı. Suriye bugün Türkiye’ye bütün sınırları, limanları kapatıyorum derse ekonomimiz bundan ciddi anlamda zarar görür. O nedenle dengeleri gözetmek gerekir.  Suriye’ye cephe alan Amerika, son zamanlarda destek vermeye başladı ve önemli miktarlarda yardım göndermeye başladı. Ayrıca diğer ülkelerden gelenlerle birlikte sınırlarda 35 km’ye varan kuyruklar olmaya başladı. Bugün Libya’da herkes çekildi şimdi halk birbirini yiyor. Eskiden fuhuş yoktu, kapkaç, hırsızlık yoktu şimdi orada hepsi var bunun sorumlusu kim? Yine çevre ülkeler, farklı politikalar.

 

Türkiye’nin lojistikte merkez olma şansı yüksek olmasına rağmen, bu yönde atılan adımların yetersiz olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim sektörde kimse kimseye söz geçiremiyor. Herkes birbirinin müşterisini elinden alma peşinde. Böyle olunca piyasa düşüyor. Yani toplantılarda hep konuşuyorum. Diyorum ki, gideceğin yol belli, yakacağın mazota ve şoföre vereceğin para belli. Senin 3 bin lira maliyetin varken, müşteriye 2.500 TL fiyat veriyorsun, üstelik 3 aylık vade veriyorsun. Bu nasıl olabilir? Bu mümkünse nasıl olduğunu bize de söyleyin. Müşteri de bilinçsiz. İnternete giriyor benim malımı falan yere en ucuz kim taşır diyor. Böyle bir anlayış olamaz. Ucuz nakliyeci malını zamanında yerine ulaştıramıyor. Bu nedenle müşteriye bu normalden daha pahalıya mal oluyor. Sektörde inanılmaz bir potansiyel ve araç filosu var ama birlik yok. Ancak uluslararası alanda çalışan belirli bir sistemi ve standardı olan çok büyük ve saygın firmalar var.

 

Irak’ta yatırım yapmak isteyen kişi ya da firmalara nasıl bir danışmanlık hizmeti veriyorsunuz?

Daha önce de belirttiğim gibi 1982 yılından beri Irak’ta iş yapıyoruz. Orada ciddi anlamda bilgi birikimi, deneyim ve çevreye sahibiz. Irak’ta danışmanlık hizmeti veriyoruz. Orada yatırım yapmak, firma kurmak, şube açmak, mağaza açmak isteyenlere en ekonomik, sıfıra yakın riskle iş yapmaları için yol gösteriyoruz. Hedefimiz Irak’ta iş yapan herkesin başarılı olmasıdır. Aslında iş fırsatı çok.. Yeni ürün ve hizmetlere aç bir piyasa var. Bunu iyi değerlendirmek gerekir. Tabii ki müşterilere yardımcı olurken düzgün iş yapmaları konusunda da titizlikle duruyoruz. Çünkü itibarımızın zarar görmemesi çok önemli..

 

Sürat Taşımacılık olarak, ileriye yönelik hedefleriniz nelerdir?

Iraq Express adıyla 7 ay önce Irak’ın içinde yeni bir firma kurduk. Şimdi de Türkiye’de yapılanıyoruz. Yüzde yüz Türk sermayesiyle Irak’ta ilk ve tek kargo ve kurye firmasıyız. Böyle bir oluşumu şu anda dünya da bizden başkası yapmıyor, gerçekleştirmesi de gelecek 5 yılda mümkün değil. Yani en ufak evraktan en büyük yüke kadar teslim alıp tüm Irak içerisinde ‘Kapıdan Kapıya’ ulaştırıyoruz. Bunun yanı sıra her gün tüm Avrupa’dan ve Türkiye’den Kargo, Express Kargo, Parsiyel araçlarımız servis vermektedir.  Bu iş için 20 araç daha satın aldık. Bağdat, Basra, Erbil ve Zaho olmak üzere 4 şubemiz ve depolarımız var. İnsanlar sistemi tanıdıkça faaliyetlerimiz artıyor. Amacımız daha ekonomik daha hızlı ve en iyi hizmeti vermektedir. Hedefimiz, bildiğimiz konuda en iyi olmaktır.