RÖPORTAJ — 8 Mart 2014 at 17:13

AK PARTİ MANİSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI HÜSEYİN TANRIVERDİ: BELEDİYECİLİK BİZİM İŞİMİZ

MRT_7454 copyyy

 

 

22 Yıl Sendika Genel Başkanlığı, 12 Yıl Milletvekilliği, 5 Yıl AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı yapan AK Parti Manisa Milletvekili ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hüseyin Tanrıverdi, “Belediyecilik hizmetkarlıktır, bir şehri imar etmek ve halkın gönlünü almaktır” dedi.

 

‘Seçime Doğru’ başlıklı özel haber konuğumuz Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hüseyin Tanrıverdi, AK Parti bayrağının sallandığı belediyelerde açıklığın, şeffaflığın, çoğulcu ve katılımcı demokrasi ilkelerinin yaşandığının altını çiziyor!

 

Yeni Büyükşehir Yasasının çıkması konusunda önemli katkılarınız oldu. Bu konuda neler yaşandı, nasıl bir süreç izlendi?

Yeni bin yılın temel dinamiği yerel yönetimlerdir. Yerel yönetimleri güçlü olan ülkelerde, demokrasinin de, insan haklarının da, evrensel hukuk normlarının da iyi işlediğine şahit olmaktayız. Demokratik ülkelerde yerel yönetimler, geleneksel ilkelerin, anlayışların ve modellerinin değiştiği bir dönemin öne çıkan kurumlarıdır.  Diyebiliriz ki yerel yönetimler, demokrasinin beşiğidir, çünkü demokrasilerin en önemli ve en temel prensibi halka dayanmasıdır. Katılımcı ve temsil gücü yüksek bir demokrasinin temelinde de yerel yönetimler yatmaktadır. Bunun için biz AK Parti olarak, göreve geldikten hemen sonra Sayın Genel Başkanımızın ve Başbakanımızın konuya duyarlı yaklaşımları neticesinde Yerel Yönetimleri ele aldık. 1930’larda düzenlenen kanunlarla yerel yönetimlerin bir arpa boyu ilerlemediğini gördük. Yasal mevzuatımızı yeniledik, 58-59 ve 60. AK Parti Hükümetleri döneminde tam 9 yasal düzenleme yapıldı. Yerel Yönetimler Reformu gerçekleştirildi. Hız kesmeden de yola devam ediyoruz. Bunlardan İl özel idarelerinin ve belediyelerin kaynaklarını artıran yasal düzenlemedir. Toplumsal talepleri karşılayacak yasal düzenlemeler her zaman bizim önceliğimizdir. AK Parti ülkemizin güvencesi, adalet içinde kalkınan ve gelişen Türkiye’nin mimarıdır. AK Parti, ülkemizi bütün şehirleriyle, ilçeleriyle, beldeleriyle, köyleriyle büyütmenin sevdasındadır. Bunun içindir ki, mahalli idarelerimiz, gerçekleştirilen reformlarla daha etkin, daha verimli, daha kaliteli hizmet üretme kapasitesine kavuşturulmuştur. Son olarak, yerel anlamda hizmetlerin daha kaliteli ve çağdaş bir nitelikte halkımıza ulaşması amacıyla ve yaşanan büyükşehirlere göç olgusunu frenlemek amacıyla Sayın Başbakanımızın da talimatlarıyla yeni “Büyükşehir Yasası”nın hazırlıklarını yaptık. İlk olarak şehir merkezi nüfusu 750 bin olsun kriteri vardı. Manisa’nın merkez nüfusu ise 350 bin bile değildi. Ve Manisa büyükşehir olma fırsatıyla beraber büyük imkânlardan da mahrum kalıyordu. Bende Yerel Yönetimler Başkanı olarak bu imkânı şehrime getirebilmek için yeni bir taslak hazırlığı içine girdim ve Sayın Başbakanımıza il nüfusu 1 milyon olmalı şeklinde bir teklif hazırladım. Ayrıca İstanbul ve Kocaeli örneklerini de ortaya koydum. Bu teklif masaya yatırıldı ve böylece Manisa’yı büyükşehir olacak iller arasına kattık.

 

Manisa’nın merkezdeki nüfusu 2013 rakamları ile 356 bin 050’dir. Önceki kanunla büyükşehir olabilmek için bu nüfus artışı ile en az 50-60 yıl, belki daha fazla beklemek zorundaydı.  Bu kanun ile Manisa’yı Büyükşehir yaptık. Gelirlerini artırdık. Artık şehrimizdeki yerel yönetimlere daha çok imkan ve potansiyel gelecektir. Bu yasanın hazırlanmasında emeği geçen birisi olarak ifade etmeliyim ki; Manisa, büyükşehir olmakla daha da büyüyecek, gelişecek ve Ege’nin geleceği olacaktır.

 

Yeni Büyükşehir Yasasının ve Büyükşehir olmanın Manisa’ya kazandırdıkları nelerdir?

Manisa; Üretim, ihracat ve istihdamda gösterdiği başarılarla Egenin geleceğidir. Her geçen gün büyüyen ekonomisi, huzuru, güveni ve güleryüzü ile Manisa yatırımcı ve girişimcilerin gözdesi olmuştur. İlimiz, kendi potansiyelleri, kaynakları, hükümetin ve yerel yönetimlerin yatırımları ile gelişmeye devam ederken, bize düşen bu büyümenin sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde sürdürülmesini sağlamaktır. Çünkü sağlıksız, istikrarsız, plansız ve çarpık büyümenin getireceği sorunları, zorlukları yine biz Manisalılar yaşayacağız. Böyle bir durumla karşılaşmamak adına şimdiden önlemlerimizi almalıyız. Sağlık ve eğitim alanında büyük bir ilerleme sağlanmıştır. Ancak, yeni proje ve planlamalarla 20-25 yıl sonrasını düşünerek hareket etmeliyiz. Çevre yollarımız tamamen bittiğinde şehirlerimiz ve hemşerilerimiz nefes alacaktır. Çevre ilçelerimizdeki potansiyellerin tanıtımı ve değerlendirilmesi, yeni pazarlar oluşturulması o ilçelerimiz için çok büyük önem taşımaktadır. Başlayan projeler sürdürülmeli ve tamamlanmalıdır.

 

Soma’da şehri buhar enerjisiyle ısıtma sistemi, Salihli’deki yer altı zenginliğinin değerlendirilmesi, Kula’daki tarihi ve kültürel değerlerin korunup yaşatılması, Turgutlu’daki, Ahmetli’deki, Kırkağaç’taki, Alaşehir’deki, Akhisar’daki, Gölmarmara’daki tarımsal ürünlerin daha efektif hale getirilmesi, çeşitlendirilmesi, Selendi’nin, Demirci’nin, Gördes’in, Köprübaşı’nın, Saruhanlı’nın, Sarıgöl’ün sosyo-ekonomik yapısını geliştirilmesi yakın hedeflerimizdir. Ancak, görüldüğü gibi Manisa hükümetimiz tarafından büyük yatırım ve proje desteğine rağmen yerel anlamda hizmetleri eksiktir nerdeyse yok gibidir. 30 Mart seçimleri sonrasında inşallah AK Partiyle yeni bir döneme girecek ve Belediyecilik anlamındaki kayıp yıllar telafi edilecektir. Şehrin her noktasına çağdaş medeni hizmetler gidecektir. Şehrimizde imar bütünlüğü sağlanacak, çarpık kentleşmenin önüne geçilecek, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevre yönetimi olacak, Manisa’nın sorunları tek elden ve daha çabuk çözüme kavuşacaktır. Köylerimizde yaşayan vatandaşlarımız artık mahalle konumuna geçecek ve şehirdeki hizmetlere erişme imkanı bulacaktır.

 

Başbakan Erdoğan tarafından Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığınız açıklandı. O an duygularınız nasıldı?

Ben 2002’den bu yana Manisaya ve Manisalılara hizmet veriyorum Çok şükür 11 yıl içinde hiçbir kirliliğim, yanlışım olmadı. Her zaman seçmenlerimin, halkımızın içindeyim. Milletvekili olarak gerçekten dolu dolu 3 dönemim oldu. Çok güzel hizmetler, eserler kazandırdık. Sayın Başbakanımız Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Manisa’ya hizmet etmeye devam dedi. Bende bundan büyük onur duydum ve milletvekili olarak hizmet ettiğim Manisa’ya ve Manisalılara inşallah Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet etmeye devam edeceğim. Ben aldığım terbiye ve teşkilat bilinci ile her zaman ülkemin, milletimin ve partimin emrinde oldum. Görev istemedim, makam koltuk istemedim. “Görev istenmez, verilir” anlayışı içerisinde hareket ettim.

 

Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak grubunuzda kadın ve gençlere nasıl bir kontenjan ayırdınız?

AK Parti olarak zaten biz siyasete kadın eli değmesi gerektiğini, gençlere her zaman yer açılması gerektiğini söylüyoruz. Aynı şekilde Manisa’da da meclis üyeleri listelerimizde kadınlara ve gençlere liyakat esasına uygun olarak yer vereceğiz. Kadınların ve gençlerin meclis üyeliklerinde, belediye başkanlıklarında görmek gelecek için bizleri heyecanlandırmakta ve ümitvar kılmaktadır. Belirli bir kota koymak kadınlar ve gençler için hoş olmaz. Yer doldurmak, boşluk doldurmak amacıyla değil oralara uygun bizim yetişmiş elemanlarımız, kadrolarımız var diyebilmek önemlidir. Gerek Manisa’da gerekse diğer illerimizde yerel yönetimlerin çeşitli kademelerinde görev alabilecek kapasiteli, dünyayı takip eden, gelişmelerden haberdar olan ve değişimci, ileri görüşlü, dürüst, çalışkan birçok kadın ve genç arkadaşlarımız mevcuttur.

 

Büyükşehir olan Manisa’nın imar, çevre ve kentleşme sorununa bakış açınız nedir?

Manisa, Ege’nin geleceğidir dedim. Ancak bugünkü görünümü ve gelişmişliği ile maalesef bunu gerçekleştirecek güçte değildir. Manisa Büyükşehir oldu, ama Manisaya yakışır çağdaş, modern bir görüntüye sahip değiliz. Büyük düşünmek, büyük projeler geliştirmek gerekir. Doğrusu, büyükşehir yasasını çıkarırken bunları düşündük. Manisa imar sorununu, çevre ve konut sorununu çözemedi. Ama bunları Manisa sevdası olan, Manisa  derdi olan bir yönetim çözebilir. AK Parti olarak planlarımızı, projelerimizi 30 Mart sonrasında hemen hayata geçireceğiz ve Manisalı, AK Parti farkını hemen görecektir.

 

Yeni Büyükşehir Yasası beraberinde Bütünşehir uygulamasını getirdi. Manisa’nın Selendi, Demirci veya Sarıgöl gibi uzak ilçelerine bağlı en ücra köylerine nasıl hizmet götürülmesi planlanıyor?

Büyükşehir yasasına itiraz eden muhalefet bugün Manisa’nın ilçelerine giderek oralarda büyükşehirin hizmetlerini getireceklerini, büyükşehirin faziletlerini anlatıyorlar. Hizmet etmek için imkan elbette gerekli ama önce dediğim gibi ‘hizmet etme sevdası’ olmalı. Önce Manisa Sevdası olmalı insanın içinde. İmkânlar bir şekilde sağlanır ve elde edilir. Nitekim bu yasa ile biz bunu getirdik. Uzak yakın demeden her yere ulaşacağız. Kimse merak etmesin, hizmet her yere eşit olarak dağılacaktır. Oralara daha önce İl özel idaresi eliyle yapılan hizmetler şimdi büyükşehir imkanlarıyla daha güçlü bir şekilde yapılacaktır.

 

Manisa için hazır olan projelerinizden bahseder misiniz?

Elbette yukarıda da bahsettiğim gibi büyük ölçekli, orta ölçekli ve lokal olarak geliştirdiğimiz projelerimiz var. Manisa’yı gerçek anlamda belediyecilikle tanıştıracağız. Vatandaşımıza daha kaliteli, kalıcı ve onların hayatlarını kolaylaştıran hizmetlerimizi sunacağız. Büyükşehire yakışan büyük projeler olacak ve Manisa’nın çehresi değişecektir. Manisa tarihiyle yeniden buluşacak, Şehzadeler şehri imajını yakalayacaktır. İzmir’in banliyösü algısını ortadan kaldıracak, mesire yerleriyle, örenleriyle, açık hava müzeciliğiyle kendi kimliğine yeniden kavuşmasını sağlayacak sosyal-kültürel projelerimiz var. İlk olarak vahşi çöp toplamadan kurtulacağız, şehir içindeki otopark sıkıntısını ve trafik keşmekeşliğini bitireceğiz. Nasıl olacağını, nasıl yapacağımızı Manisalılar çok yakında görecektir. Hedefimiz Manisa’daki acil sorunları çözmek, Manisalının rahat bir nefes almasını sağlamaktır. Bu amaçla Manisamız için çok önemli ve Manisayı “Egenin Geleceği” yapacak projelerimizi hazırladık. İnşallah 30 Mart sonrası Manisa, AK Parti ile buluşarak bu projeleri hayata geçirecektir.

 

Türkiye zorlu bir süreçten geçiyor. Bu süreci nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye son 11 yıl içerisinde çok büyük ve inanılmaz bir gelişme yaşadı. Ekonomik anlamda elde edilen başarıların yanında sosyal ve siyasal alandaki kazanımlar, Türkiye’nin gelişmesini istemeyen çevreleri tedirgin etti. Bölgesinde güçlü, dünyada sözüne itibar edilir bir ülke konumuna gelen Türkiye’nin ayağına çelme takma girişimleri, kirli ve çirkin oyunlar devam ediyor.  Geçmişteki gibi dışa kapalı, pısırık bir Türkiye özlemi duyanlar amacına ulaşamayacaktır. Dünün hasta adamı olan Türkiye bugünün ‘usta adamı’ olmuştur. Yönetimdeki güçlü duruşu ile Ortadoğu ülkelerine model olurken, uyguladığı ekonomik ve sosyal politikalarla da tüm dünyada parmakla gösterilen bir ülke olmuştur. Bunları elbette güçlü ekonomimizle birlikte aziz milletimizin arkamızda olduğunu bilerek, düşünerek söylüyoruz. Ve bunlar birilerini rahatsız ediyor. AK Parti’nin milletiyle bütünleşmesini bozmaya, ahengini bozmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Seçimleri manipüle etmeye matuf bu girişimlerin muhalefet tarafından destek bulması da manidardır. Sayın Genel Başkanımız ve Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın liderliğinde Türkiye’yi daha ileriye, daha güzele taşımaya da kararlıyız. Bizi yolumuzdan çevirmek için, yolumuza taş koymak için yapmadıkları taşkınlıklar, söylemedikleri yalan kalmadı. Ama bunların hiçbiri yolumuzdan çeviremeyecektir. Kim ne derse desin, kim hangi iftirayı yalanı atarsa atsın, Ak Parti ile millet arasındaki bağı çürütemeyecek, zayıflatamayacaktır.