RÖPORTAJ — 8 Mart 2014 at 17:28

BURULAŞ’TA HEDEF 120 KM TRAMVAY HATTI!

IMG_0120

Önce BUDO ile Bursalıları denizden İstanbul’a taşıyarak fark yaratan Burulaş, Bursa ulaşımında raylı sistemlere ağırlık veriyor. Burulaş’ın Genel Müdürü Levent Fidansoy, tüm Bursa için 120 kilometrelik tramvay hattı hedeflediklerini, gerçekleştiğinde Bursa ulaşımının rahatlayacağını ifade etti.

 

Bursa, 3 milyona yaklaşan nüfusu ve sanayisi ile toplu ulaşıma ihtiyacı olan büyük şehirlerimizden birisi. Burulaş da Bursa’nın ulaşım ihtiyacına cevap vermeye çalışan kamu kuruluşu. Bir belediye kuruluşu olmasına rağmen bir özel şirket verimliliğinde hizmet üretmeye çalışan Burulaş’ın otobüs işletmeciliğinden hava taksi hizmetine kadar çok yaygın bir hizmet yelpazesi var. Burulaş’ın Genel Müdürü Levent Fidansoy ile raylı sistem yatırımlarından havayolu işletmeciliğine kadar Burulaş’ın hedeflerini konuştuk.

 

Burulaş’ın yapısı hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Burulaş, sermaye yapısı olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir şirket. Fakat yönetim olarak kamu gibi değil, bir özel şirket gibi çalışıyoruz. Personel sayımız düşük. İnsan kaynağı kalitesi oldukça yüksek. Çok birikimli bir kadroya sahibiz. Burulaş’ın farklı bir özelliğide dünyadaulaşımda en fazla ürünü olan şirket durumunda olmasıdır. Havacılıktan tutun demiryoluna kadar geniş ürün yelpazesine sahip. Bütün bunları toplayan başka bir şirket yok.

 

Burulaş’ın verdiği hizmetler açısından bugün geldiği nokta nedir?

Burulaş hizmetlerine 2002 yılında ilk olarak raylı sistemle başlamış. 17 kilometrelik metro hattı yapılmış. Hat uzunluğu 32 kilometreye ulaştı. Kısa bir süre sonra da 40 kilometreye ulaşacak. Bunun yanı sıra tramvay hatlarımız var. İlk olarak nostaljikhattın yapımına başlandı, 1.250 metreden daha sonra 2.500 metreye kadar uzatıldı ve ulaşım hattı haline geldi. Daha sonra T1 dediğimiz 6.5 kilometrelik hattın inşaatına başlandı ve şu anda tamamlandı. O hatta da çalışıyoruz ve oldukça da yoğun bir yolcu talebi var. Birinci hattımızda ithal ettiğimiz tramvayları kullandık. İkinci hattımızda ise Durmazlar firmasının ürettiği tramvayları aldık. Onlar da şu an başarılı bir şekilde çalışıyor. Otobüs işletmemiz var. Bursa’da 850 otobüs çalışıyor. Bunun 320 tanesi bize ait geriye kalan şirketlere ve şahıslara ait. Bunun yanı sıra geçen sene yolculardan gelen şikayet üzerine deniz otobüsü seferlerine başladık BUDO markasıyla.Mudanya ile İstanbul Kabataş arasında seferlerimiz var.  Bu alanda bir anlamda tekel kırılmış olduve çok da başarılı oldu. Ticarette temel faktör müşteriyi tanımak ve ihtiyaçlarını iyi tespit etmektir. Tabii ki burada uçak firmaları gibi esnek tarife yapamazsınız. Değişik sıkıntılar vardı, yolcu bize teveccüh gösterdi ve o firma çekilmek zorunda kaldı.

 

BUDO olarak hat sayınız ne kadar?

Şu anda Mudanya-Kabataş arasında çalışıyoruz. Geçen yaz Mudanya-Avşa ve Tekirdağ seferleri yaptık. Bu deneme amaçlıydı, yazın seferlere devam edeceğiz. Çünkü yoğun bir talep oldu. Bu yaz daha başarılı olacağımızı düşünüyoruz. İstanbul-Mudanya arası hafta içi 7, hafta sonu ise 10 sefere çıkıyor. Doğal olarak bu sayı yaz aylarında daha da artacaktır. Doluluk oranı olarak yüksek seferler yapılıyor.

 

Hava taşımacılığı faaliyetlerinizden de bahseder misiniz?

Bu alanda belediye şirketi olarak bir ilki yaptık. İstanbul-Bursa arasında geçmişte uçak seferleri vardı, fakat Bursa’daki havaalanı kapandı. Kapanınca bu konuda çözüm arayışları içine girdik. Deniz uçağı neden olmasın dedik ve Seabird firmasıyla anlaşarak Haliç’ten Gemlik’e uçuşlarımızı başlattık. Şu an günde 3 seferimiz var. Yazın sefer sayısı daha da artacaktır. Buna Haliç-Mudanya seferlerini ekleyeceğiz. Tabii ki hava kararınca ışıklandırma olmadığı için denize iniş yapılamıyor. O nedenle gündüz seferleri oluyor. Haliyle yaz aylarında günler uzun ve hava şartları daha iyi olduğu için sefer sayıları artıyor. Destinasyon olarak İstanbul dışında Gökçeada, Bozcaada seferlerinin yanı sıra Ege’deki bölgeleri planlıyoruz. Hatta Yunan adalarını da düşünüyoruz, ama bu konuda prosedürleri yerine getirmek zaman alıyor. Bu daha sonraki hedeflerimiz arasında.

 

Havayolu ulaşımında Burulaş’ın bölgesel havayolu şirketi olma yolundaki hedefleri var. Bunu nasıl gerçekleştirecek?

Evet böyle bir hedefimiz var. Bursa’nın demografik yapısına baktığımızda Türkiye’nin her tarafından yurttaşlar var. Artı, Balkanlar’dan gelen yurttaşlar var. Terminalde 20 bin insan hareketi var. Çok fazla hareket var. Bunun analizini yaptığımızda, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır karşımıza çıkıyor. Yenişehir Havaalanı var. Yenişehir’den oralara uçmak mümkün.  Aslında büyük bir yolcu potansiyeli var. Yurtiçinde Trabzon, Erzurum, Diyarbakır, yaz aylarında Bodrum, Antalya, Balkanlarda Üsküp başta olmak üzere birçok şehir var. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Bursa Havayolları A.Ş. diye bir şirket kurduk, onun başında da ben varım. Son aşamaya geldik. Kısa zamanda çalışmalarımız başlayacak.

 

Bir de hava taksi taşımacılığı yapıyorsunuz. Bu konuda nasıl bir çalışmanız var?

Evet var. Bursa-İstanbul arası 4-5 saat. Deniz otobüsü yaklaşık 1 saat 30 dakika. Bunun üzerine daha bu süreyi kısaltma için ne yapmak lazım diye düşündük ve aklımıza deniz uçağı geldi. Deniz uçağı 25 dakika sürüyor, ama bunu için Gemlik’e gitmeniz gerekiyor. Çünkü Bursa’da uygun alan yok. Daha hızlı nasıl olur diyereksonunda helikopter seferleri başlatma kararı aldık. Burulaş’ın önüne pist kurduk ve Bursa-İstanbul arası tarifeli seferleri başlattık. İstanbul’da Kadıköy sahili, Taksim ve Atatürk Havalimanına iniş yapılıyor. Günde 2 sefer yapılıyor. Bu 2 gidiş, 2 dönüş şeklinde oluyor. Tabii ki bunu daha da geliştirmek istiyoruz.

 

Doluluk oranları ne durumda?

Deniz uçağında şu an yer bulunmuyor. Helikopterde ise, daha alıştırma aşamasında. Helikopter malum daha üst gelir seviyesine hitap ettiği için herkes binemiyor. Bunun yanı sıra yaptığımız çok sayıda proje var. Merkez Metro istasyonu ilk zamanlar harabe durumundaydı, tamamen yenilendi. Merkez istasyon şehir için bir simgedir.Onun için orayı da yeniledik ve çok güzel bir konsept oluştu. Diğer istasyonlar da aynı şekilde oldu.Yolcu bilgilendirme sistemimiz yoktu, onu kendi imkânlarımızla, yerli tasarımla tamamladık. Kendi tasarımımız olan akıllı kartlarımız var. O kartları dolduracak, indirime vize verecek makineleri tasarladık ve fason olarak ürettirdik. Buna benzer birçok projeyi gerçekleştirdik.

 

Lokomotif üretme hedefi vardı. O proje şu an hangi aşamada?

Yerli olarak Durmazlar’ın yaptığı alçak tabanlı tramvay en zor demiryolu aracı. Kısa süre sonra tramvay vagonu da üretecek Durmazlar.Şu an onlarla işbirliği içindeyiz.

 

Burulaş’ın Belediye kuruluşu olarak seçim sonrası dönemde hedefleri nelerdir?

Esas hedefimiz, toplu ulaşımı kolaylaştırmak, daha cazip hale getirmek ve özel araç kullanımını azaltmaktır. Bunun için de toplu ulaşımın tam zamanında ve konforlu olup, pahalı da olmaması lazım. Otobüs işletmelerinin entegrasyonunu özel işletmelerin arzuları nedeniyle tam istediğimiz gibi yapamadık. Bursa uzunlamasına bir şehir olduğu için otobüs-metro-otobüs şeklinde aktarma düzeni kurmamız lazım. Bunun çalışmaları hazır. Tahmin ediyorum onu önümüzdeki dönem hayata geçireceğiz. Bunun yanı sıra 9 kilometre yeni tramvay hattımız var. Bizim Bursa’daki hedefimiz, ilçeler de dahilolmak üzere 120 kilometretramvay yolu yapmaktır. Bunu 11 hat olarak planladık. Etap etap yaparak bu hedefimize ulaşmak istiyoruz.

 

Bu projenin tamamlanması konusunda öngörünüz nedir?

Bu Tabii ki bir sürece bağlı. Tahminen 10-12 seneden fazla sürer. Şehirlerarası tren yolu yapmaktan çok daha zor tramvay yolu yapmak. Sonuçta 120 kilometrelik yol yapmak kolay değil. Çünkü şehir içinde altyapı çalışmaları var, istimlak gereken yerler var. Dolayısıyla bütün bunları aşmak zaman alan bir şey.

 

Konforlu ve zamanında ulaşım için sizin döneminizde ne gibi çalışmalarınız oldu?

Burulaş’ın kendine ait 320 aracı var. Bunların tamamına yakını klimalı ve alçak tabanlı araçlar. Diğerleri ise yarı alçak tabanlı ve engellilerin ihtiyaçlarını karşılayacak durumda. Onun yanı sıra sözleşmeli olan özel araçlar da aynı şekilde yenilendi. Şu an yenilenmesi gereken 355 tane halk otobüsü var. Onlar da yavaş yavaş yenileniyor. Ben göreve geldiğimde 150 araç vardı, şu an 320 araç oldu. Raylı sistemde ilk planımız Bursa Şehirlerarası Yolcu Terminali. Bu çok önemli çünkü günde 20 bin insan hareketi var. İkinci öncelikli planımız Çekirge İlçesini şehir merkezine bağlamaktır. Daha sonra bu sırayla devam edecek.

 

Tüm ulaşım sisteminin verimliliğini siz nasıl takip ediyorsunuz?

Bizim bütün araçlarımızda GPS var. Hangi dakika hangi duraktan geçtiğini, ne kadar yolcu aldığını, bunların hepsini tespit edebiliyoruz. Bunun planlamasını yapıyoruz. Çağrı merkezimiz var. Burada araçlar takip ediliyor. Yolculardan gelen şikâyetlere göre bilgilendirme yapılıyor. Aynı çağrı merkezinde uçak bilet satışları da yapılıyor. Özel şirket mantığı ile ekonomik kullanmış oluyoruz.

 

Ulaşımda halka hizmet vermeyi amaçlarken, halkın size bakışı nedir?

Halkın yorumlarını olumlu görüyoruz. Tabii ihtiyaçlar sonsuz. Talepler sonsuz. Bunları dikkate alarak elimizden geleni yapıyoruz. Fakat geçmişten gelen Bursa’da çok fazla otobüs hattı var. Bu kadar olmaması lazım. Hatlar çok olunca sefer aralıkları uzuyor. Böyle olunca yolcuların güveni ortadan kalkıyor. Bu konuyla ilgili yeni düzenleme yapıyoruz. Yakın zamanda hayata geçireceğiz. Ulaşım temel sektörlerden biridir. Ulaşım olmadan ticaret olmaz. Bütün sektörler için hareket sağlıyor. Bir diğer konu da pahalı olmamasıdır.

 

Uludağ ile ilgili bir projeniz var mı?

Uludağ ‘da bizden önce teleferik yap-işlet modeliyle bir firmaya verilmişti. Sonra onu alan firma finans sağlayamadığı için başka bir firmaya devretti. O firma da bu yıl içinde bu işi tamamlamış olacak. Böylece teleferik oteller bölgesine kadar 3 kilometre uzamış olacak. Biz teleferikte sadece bilet sistemini kontrolünü yapıyoruz. Bizteleferik istasyonuyla metro istasyonu arasında teleferik sistemi kurmak ve birbirine bağlamak üzerine çalışıyoruz.

 

Bursa’nın gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bursa, 1970’lerde değişime uğradı. Otomobil fabrikalarının kurulmasıyla. Renault’a yeterli işçi vardı ama Tofaş’ın işçisi yoktu. Onun için işçiler dışarıdan geldi ve çarpan etkisi yaparak zincirleme bir nüfus akışına neden oldu Bursa’ya… Sonra 1989’da Bulgaristan’dan göç patlaması oldu. Daha sonra tekstil geldi, otomotiv yan sanayi geldi. Bu tabii göçü yarattı. Bursa’nın 1973 yılında 150 bin nüfusu varken, bugün 2 milyon yedi yüz bin nüfusa ulaştı. Fakat Bursa gereğinden fazla büyüdü ve de çarpık yapılaşma da oluşmaya başladı. Bu arada otomotiv sektörü doyum noktasına geldi. Otomasyon artınca istihdamda gerileme oldu. Organize Sanayi Bölgesinde 10 sene önce 35 bin kişi çalıyordu, şimdi 25 bin kişi çalışıyor. Tekstilde bir durgunluk oldu ama güzel bir gelişme olarak, katma değeri yüksek çocuk konfeksiyonu gelişti. Bundan sonra Bursa’da ileri teknoloji sanayi dışında bir sanayi olmaması lazım. Turizmin gelişmesi lazım. Olumlu gelişmeler var, ama Bursa’nın hala tanıtımında bir sorun var. Tanıtım konusunda Belediyenin, Valiliğin  ve sivil toplum örgütlerin çalışmaları var. Bursa’da konaklamaları arttırmak lazım. Genelde günü birlik gelen turistler oluyor. Bu konuda gündeme getirmek istediğim bir projem var.Bursa’yı ana destinasyon yapmak düşüncesi. Yani Dubai örneğinde olduğu gibi bir serbest bölge oluşturup, gelen turistleri buradan Yenişehir’e daha sonra İznik’e, İznik’ten de İstanbul’a götürmektir. Bunu gerçekleştirmek istiyorum.

 

Ulaşım sektörüne baktığınızda en büyük sıkıntı ne sizce?

Avrupa’daki, Amerika’daki tüm ulaşım şirketlerini biliyorum. Onlarla karşılıklı görüşmelerimiz oldu. Türkiye’deki en büyük sıkıntı ulaşımda Avrupa ülkelerine baktığınızda bilet bedelleri maliyetin yüzde otuz beşi, diğerleri kamu kurumları tarafından finanse ediliyor. ÖTV diye bir şey yok. İlginç olan; bizmetrodakullandığımız elektriği sanayi değil, ticari tarifeden alıyoruz. Maliyetlerin değişik kurumlar tarafından karşılanması lazım.Almanya’dan örnek vereyim, Frankfurt’ta, Berlin’de şirketler holding şeklindedir. Elektrik, doğalgaz çok iyi para kazanır, ulaşım finanse edilir. Artıdiğer fonlardan yararlanır. Biz de ise kendi yağınızla kavrulmak zorundasınız. Üstelik yüksek ÖTV, yüksek elektrik bedeli ödeyerek.

 

Burulaş kar ediyor mu?

Geçen sene ve önceki sene iyi kar etti. Bu sene yatırımlarımız fazla olduğu için fazla karlılık olmaz ama yine de kar ederiz. Aslında maliyetler düşerse daha ucuza taşırız.Yani ÖTV kalksa bilet fiyatlarını yüzde 30’a kadar düşürebiliriz.

 

2014’de yatırım planlarınız daha çok hangi alanlarda olacak?

Terminal hattı yatırımımız olacak. Nostaljik tramvay hattını uzatacağız, BUDO’nun gemi sayısını arttıracağız. Temel unsurlar bunlar. Otobüs filosuna biraz ilave olabilir. İyileştirme yatırımlarız olacak. Bütün yatırımların hepsi 2014’de olmayabilir. Ama bu yatırımlar tamamlandığında Bursa ulaşımı rahatlayacak.