RÖPORTAJ — 6 Nisan 2014 at 14:01

KELEŞ İNŞAAT YÖNETİM KURULU ÜYESİ SONER KELEŞ: LOKASYONU GÜÇLÜ OLAN BÖLGELERDE PROJE YAPIYORUZ

Resim 005

 

Konut sektöründeki durgunluk nedeniyle çalışmalarını öz sermaye ağırlıklı yürüttüklerini vurgulayan Keleş İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Soner Keleş, şehir merkezinde lokasyonu güçlü olan yerlerde proje geliştirme kararı aldıklarını, merkezi yerlerin dışındaki yerlere çok sıcak bakmadıklarını dile getirdi.

 

Son yıllarda hızlı bir değişim gösteren Basın Ekspres Yolu’nda dikkat çeken Cornerlife Güneşli projesinin ortaklarından Keleş İnşaat, gerek konut gerekse ofis üretiminde kaliteli işlere imza atıyor. Keleş İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Soner Keleş ile Keleş İnşaat’ın mevcut ve gelecek projelerini ve de konut sektöründeki gelişmeleri konuştuk.

 

Öncelikle, bugüne kadar hayata geçirdiğiniz projeler hakkında bilgi verir misiniz?

Biz aile şirketi olarak rahmetli babamızdan sonra ben Soner Keleş ve ağabeyim Birol Keleş olarak 10 yıldır birlikte çalışıyoruz. Son projelerden geriye doğru gideyim Güneşli Basın Ekspres Yolu üzerinde Cornerlife Güneşli diye bir projemiz var. 210 daire, 21dükkandan oluşuyor. Geçen sene Şubat ayında başladık. Bu sene Eylül-Ekim’de bitirmiş olacağız. Daha sonra Bayrampaşa’da İstanbul Tower  projesini bitirdik. Orada yaşam başladı. 7-8 dükkan kaldı. 20 katlı bir bina. Çok güzel bir manzarası var. Adalar ve Haliç manzarasına sahip. Beykent’te Keleş Plaza diye bir proje yaptık. 25 bin metre kare, tamamı ticari olarak ofis ve dükkanlardan oluşuyor. Onun akabinde Büyükçekmece Mimaroba’da, CornerLİfeMimaroba diye bir proje bitirdik. Sekiz ay önce hayata geçti. Bunun yanı sıra Büyükçekmece’de irili ufaklı sitelerler yaptık. Bunlar 45 ile 60 daireden oluşan siteler. Onların bir kısmının kaba inşaatları bitti. Yedi sekiz ay sonra teslim edeceğiz. Yine son proje olarak Küçükçekmece’de yeni bir arsa satın aldık. 20 bin metrekareden oluşan ve tamamen ofis olacak bir proje geliştiriyoruz. Bunun yanı sıra Topkapı’da 4 bin metrekare üzerine kat karşılığı bir arsa için anlaştık. Orada Beyaz İnşaat ile konsorsiyum halindeyiz. Aynı Güneşli’de olduğu gibi.

 

Projelerinizin özellikle İstanbul Avrupa yakasında olduğunu görüyoruz…

Evet, İstanbul Avrupa yakası dışına çıkmıyoruz. Çünkü geçmişte Anadolu yakası çok revaçtayken bazı işlerimiz oldu ama orada çok başarılı olamadık. Oradan bize gelen arsalar ya pahalı ya da sorunlu oluyor. Bir de Anadolu yakası bize uzak olduğu için her gün kontrol etmek sorun oluyor. O yüzden Avrupa Yakası dışına pek çıkmak istemiyoruz. Şehir merkezlerinde lokasyonu güçlü az ve öz yapıp ticaretimizi geliştirmek istiyoruz.

 

Kentsel dönüşüme ne ölçüde ilgi duymaktasınız?

Bu konuyu takip ediyoruz. Ama bunu çözme noktasında epey uğraş vermeye ve sürece ihtiyacımız var. Çünkü kat malikleri çok oluyor, imar durumu belli olmuyor. Mesela, Şirinevler ve Bakırköy’de anlaşsan da olayı çözemiyorsun. Çünkü evler beş kat, imar izni de beş kat olunca hiçbir şekilde çözemiyorsunuz. Bir tek yüksekliği sınırsız olan yerlerde yeni çıkan kanunla yüzde 20-30 artışla belki çözebilirsiniz. Avrupa yakasında bu işi en hızlı yapan Gaziosmanpaşa  Belediyesi. Onu Esenler takip ediyor. O yerlerde bazı girişimlerimiz oldu ama kat malikleri fazla olduğu için uğraşamadık. Ancak, kentsel dönüşümde 10-15 dönüm büyüklüğünde arsaları takip ediyoruz. Tabii ki kat maliklerinin az olduğu, hukuksal problemi olmayan yerleri takip ediyoruz. Bununla ilgili birkaç girişimimiz oldu ama henüz bir sonuç alamadık.

 

Kentsel dönüşümün geleceği ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Kentsel dönüşüm yasası yürürlüğe girdi ama uygulamada sıkıntılar devam ediyor. Bu konuda henüz sorunlar bir çözüme kavuşmadı. İşte Fikirtepe örneğini görüyorsunuz. Yılan hikayesine dönmüş durumda. Daha yeni çözülmeye başladı. Senelerdir orada ofisler açıldı, sözleşmeler yapıldı, kiralar ödeniyor fakat hala tam anlamıyla çözülmedi. Bu nedenle Fikirtepe kötü bir örnek oldu.

 

Devlet kentsel dönüşümü ele alırken tek kalemde bitirmek istedi. Ona göre yasa çıkardı. Tabii ki lokasyonu, rantı güçlü olan yerlerin durumuyla, mesela Kadıköy’deki yerin durumu çok farklı. Bunu ilçe bazında ayrı ayrı değerlendirmek  ve hatta mahalle mahalle ele almak lazım. Mesela imar artışı noktasında Avcılar Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi imar sorunlarında anlaşamadığı için o bölgede bir ilerleme sağlanamadı. Yani 3 kat olan, 5 kat olan yerlerde çözüm yok. Örneğin; bugün Bakırköy’de 7 kat yükseklik verilseydi, belki de oranın yarısı yenilenmişti. Şirinevler, Bahçelievler, Sefaköy de aynı şekilde. Bu sorunun çözülmesi için bina yüksekliklerini artırmak lazım. Ya da bu tür yerlerde kat malikleri belli bir havuz oluşturup, kendi binalarını kendileri yapacak. Bunun dışında bir çözüm görmüyorum.

 

KDV artışının sektörünüze etkilere nasıl olacak sizce?

KDV’de haksız bir durum var. Böyle bir KDV sistemi çok mantıklı değil bana göre. Arsa fiyatlarına baktığımız zaman500 TL’ye kadar yüzde bir, 500-1000 TL arası yüzde 8. 1000 TL  üzeri yüzde 18. Bana göre bu şekilde olması yerine tek bir KDV olması daha doğru. Nitekim, biz, metrekaresi 925 TL’ye yeni bir arsa aldık. Bu, zam gelmesi halinde 1000 TL’yi geçecek. Buna göre yüzde 8-10 puanlık artışla yüzde 18 olacak.Bu doğru ve adaletli bir uygulama değil. Dolayısıyla oranların büyük artış göstermesi insanların tapu değerlerinde oynamasına neden olacaktır.

 

Mütekabiliyet yasası ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Mütekabiliyet yasasından çevremizdeki müteahhitler çok yararlandılar. Biz yararlanamadık, çünkü son 3 senedir projelerimizin yüzde 70’i iş merkezi olmuştu. Mütekabiliyet yasasında yabancılar ofis ve dükkâna çok sıcak bakmadıkları için biz yararlanamadık. Ama önümüzdeki yıllarda konutları lokasyon olarak güzel yerde yaptığımız için yabancı müşterilerden ümitliyiz.Yabancı müşteriler genelde Araplar oluyor ve onlar da deniz kenarında dört artı bir, beş artı bir daire olsun istiyorlar.

 

Yeni tüketici kanunun sektörünüze etkileri nelerdir?

Bu konuyu yakından takip ediyorum. Ben aynı zamanda İstanbul Ticaret Odasında Konut- İnşaat Komitesinde meclis üyesiyim. Bunu ciddi anlamda ele aldık. İşin özü tüketiciyi korumak olmakla birlikte, oradaki bir madde bizi ciddi şekilde etkiliyor. Müteahhitlerden konut alıp da proje bitmeden mağdur olan yüzlerce aile var. Bazı müteahhitler öz sermaye koymadan maketten satış yapıyorlardı. Onların önünü kesmek için maketten satış kaldırıldı. İkincisi; sigorta sistemi getirildi. Üçüncü olarak 36 ayda daireyi teslim etme zorunluluğu getirildi. Bütün bunları çok olumlu buluyorum. Bizim karşı olduğumuz  madde şu; vadeli satışlarda sözleşme süresi bitmeden alıcının sebep göstermeden sözleşmeden vazgeçme hakkı var. Buna göre noter masrafı ve sözleşmeden doğan masrafları ödedikten sonra, 90 gün içinde ödediği paraları müteahhitten alma hakkı var. Bu şöyle çıkmaza sokuyor; Diyelim ki bir vatandaş 500 bin liralık daire aldı. 30.taksitte sözleşmeden vazgeçti. Doksan günde müteahhit bu aldığı bütün paraları ödemek zorunda kalıyor. Böyle 10 tane müşteri olursa bu parayı müteahhit nasıl ödeyecek? Bu çok sıkıntılı bir durum ve bu kanun Mayıs ayında yürürlüğe giriyor.