RÖPORTAJ — 7 Temmuz 2014 at 14:04

AKÇALI BOYA YÖNETİM KURULU ÜYESİ AKIN AKÇALI: “2023’TE İLK ÜÇE GİRME HEDEFİNDEYİZ”

Resim 080

 

Şu an yıllık 30 bin ton boya satışı ile sektörde 5. sırada yer aldıklarını ifade eden Akçalı Boya Yönetim Kurulu Üyesi Akın Akçalı, gerek yeni üretim tesisi yatırımının gerekse yeni geliştirdikleri ürünlerin ivmesiyle dikeyden çok yatay büyüyerek, 2023’te sektörde ilk üçe gireceklerini söylüyor!

 

Son günlerde televizyonlarda boy gösteren Permolit Boya reklamı ile ses getiren Akçalı Boya, yıllardır rakipsiz olduğu tavan boyası yanında duvar boyaları, dış cephe boyaları ve sprey boyada da kendinden söz ettiriyor. Tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını doğru teşhis ederek üretime odaklandıklarını belirten Akçalı Boya Yönetim Kurulu Üyesi Akın Akçalı ile Akçalı Boya’nın yeniliklerini, yatırım planlarını ve sektördeki rekabeti konuştuk.

 

Öncelikle, firmanızın genel yapısını bize anlatır mısınız?

Babam Sayın Subutay Akçalı tarafından 1981 yılında kurulan firmamız Akçalı Boya, 30 yılı aşan bir ticari geçmişe sahip, sektörde başarı ivmesini sürekli yükseltmekte olan bir firmadır. Kurucumuz olan Subutay Bey’in boya sektöründeki ticari tecrübesi 1966 yılına değin uzanmaktadır. Elbette ki bu tecrübenin, firmamızın ticari hayatta yakalamış olduğu başarı ivmesinde büyük payı bulunmaktadır. Bu gün için Akçalı Boyanın uzmanlık alanı, su bazlı ve solvent bazlı inşaat boyalarından oluşmaktadır. Bu boya gruplarından özellikle su bazlı boya grubunda iddialı olduğumuzu belirtmek isterim. Bu gün için üretimimizin yüzde 90’ını su bazlı, yüzde 10’unu ise solvent bazlı ürünler oluşmaktadır. Akçalı Boya su bazlı boya grubunda yıllık 30 bin tona yaklaşan satış hacmi ile Türkiye’de ilk 5. Firma içinde yer almaktadır. Elbette ki Akçalı Boya yönetimi olarak, bu ticari başarıdan gurur duymanın yanında, bu çizgiyi daha da ileri taşıma yönünde hedeflerimiz var. Başarılı geçmişinden aldığı enerji ile daha başarılı bir geleceğe ulaşma yolunda olan Akçalı Boya, sektörde iddialı hedeflere ciddi bir kararlılık ile ulaşmakta olan bir firmadır.

 

İddialı olduğunuz alanlar nelerdir?

Firmamız tamamen inşaat sektörü odaklı çalışmaktadır. Bu gün için firmamız, Türkiye genelinde, 35 dağıtım kanalı üzerinden, 300’ün üzerinde ürün çeşidini, toplam 4 bin civarında nalbura ulaştırmaktadır.  Türkiye ölçeğinde bu, oldukça önemli bir dağılım ağıdır. Bu ağ dâhilinde yer alan tüm unsurlar bizim için önemlidir. Dolayısıyla biz firma olarak, gerek distribütörlerimizi gerekse de ürünlerimizi nihai tüketicilere ulaştıran nalburların hepsini, iş ortağımız olarak görüyor, ailemizin bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu sebeple, toplantılarımızda aile kavramını ön plana çıkarıyor, buna verdiğimiz önemi her fırsatta vurguluyoruz. Hatta bu bakış açısının bir uzantısı olarak, toplantılarımızı genelde ailelerimizle gerçekleştirmeye önem veriyoruz. Güzel işlere imza atıyor olmamızda bu bakış açısının önemli bir payı olduğunu söyleyebilirim.

 

Sektör içerisindeki farklılıklarınız nelerdir?

Öncelikle kaliteden ödün vermeyen bir firma olduğumuzu belirtmek isterim. Ancak bizim için bu kalitenin ulaşılabilir fiyattan piyasaya sunumu da en az kalite kadar önemli.

Piyasada çok uygun fiyatlı ürünlerimiz bulunmakta. Ancak belirtmek isterim ki, fiyatla avantaj sağlama gayretinde olmayan bir firmayız. Bence, Akçalı Boyanın bu konudaki bakış açısını, “en kaliteli ürünü en uygun fiyata üretip arz etmek” olarak tanımlamak mümkün. Bu hedef doğrultusunda hareket eden firmamızın, bunu başardığını söylemek mümkün. Dolayısıyla uygun fiyatlı ürünlerimiz işte bu bakış açısının başarılı birer sonucudur diyebiliriz. Tabi bunun yanında sahada çok aktif olduğumuzu da belirtmek isterim. Farklı olduğumuzu düşündüğümüz bir başka konu ise boya üretimini, insanların ihtiyaçlarına göre şekillendirmemizdir. Boyayı üretip insanlara satmıyoruz. İnsanların ihtiyaçlarını doğru analiz ediyor, arzımızı buna göre şekillendiriyoruz.  Bu amaçla gerek nihai tüketici gerekse de boyacı ve nalburlarımızla çeşitli toplantılar düzenliyoruz. Bu toplantılarda katılımcılarla detaylı görüşmeler yapıyor, uyguladığımız anketler ile katılımcıların değerlendirmelerini tespit ediyoruz. Firma olarak bu görüşleri bir özeleştiri mantığında değerlendiriyor ve önemsiyoruz. Dolayısıyla ürünlerimizi sadece laboratuvar ve ar-ge ortamında oluşturmuyor, bu oluşum sürecini, ustanın ve nihai tüketicinin beğenisini kazanma yönünde şekillendiriyoruz.  Firmamızın bu konuda başarılı olduğunu söylemeliyim. Bildiğiniz gibi Türkiye’de tavan boyası diye bir kavram eskiden kullanılmazdı. Önceleri tavan, ya kireç ya da plastik boya ile boyanır ve bir boya ustası için en zor uygulama alanlarından biri olarak görülürdür. Ustanın tavanı boyaması için iki-üç kat uygulama yapması gerekirdi. Ancak bu bilindik durum, Akçalı Boyanın çıkardığı tavan boyası ile değişti. Çıkardığımız tavan boyası ile bu alana boya uygulamasını tek kata düşürdük. İçerisindeki ham madde ve ürünün yüksek kalitesi sayesinde, nefes alma özelliği olan bir boyayı piyasaya sunduk. Bu sebeple boyacı ustasının arayıp bulamadığı bir ürünü piyasaya sunmuş olduk. Bu ürün, Türkiye’de kısa bir zamanda haklı olarak lider konuma yükseldi. Şu anki anketlere baktığımız zaman, bu ürünün liderliğinin hala devam ediyor olduğunu görüyoruz. Akçalı Boya, tamamen kendi geliştirdiği bir ürün olan, Permolit tavan boyası ile, sektöre tavan boyası kavramını dahil etmiş bir firmadır.

 

Çevreci ürünlerin üretiminde nasıl bir yaklaşımınız var?

Bizim zaten su bazlı ürünlerde uzmanlaşmamızın en büyük nedeni ürünlerimizin çevreci olmasıdır. Solvent bazlı ürünler yanıcı, parlayıcı ve içerisinde birçok kanserojen ham maddeler içeren ürünlerdir. Bu ürünlerin kullanılmasını, tüketilmesini, çevre ve insan sağlığı açısında uygun bulmuyoruz.  Bu sebeple Akçalı Boya, su bazlı ürünlerde uzmanlaşmayı tercih etmiştir. Bu mantığın bir uzantısı olarak, çevre ve insan sağlığına daha duyarlı ürünler üzerine çalışmalara devam ediyoruz.

 

Rekabet anlamında sizin de belirttiğiniz gibi fiyatlar tek başına etken değil. Peki, kalite ve standartlar aynıysa fiyatlar neden farklılık gösteriyor?

Bu durumun tamamen pazardaki marka değerinin kabulüyle ilgili olduğunu söyleyebilirim. Marka değerini bu açıdan önemsemek gerektiğini düşünmekteyiz. Bu sene başlamış olduğumuz reklam kampanyasıyla, Türkiye’de nihai tüketici gözündeki marka değerini geliştirmeyi planlıyoruz.  Bunun yanında sosyal sorumluluk önemsediğimiz bir başka kavram.  Dolayısıyla marka değerimizi, sadece reklamlarla yükseltmeye çalışmıyor, aynı zamanda birçok sosyal sorumluluk projesi içinde yer almaya gayret gösteriyoruz. Böylelikle marka değerimizi yükseltmenin yanında daha iyi bir toplum adına da üzerimize düşen gayreti göstermeye çalışıyoruz.

 

Tavan boyasındaki iddianız duvar içinde geçerlimi?

Akçalı Boyanın duvar boyalarındaki kalitesi, sektörde bilinmekte. Toplam tonajımızın yüzde 60’ini tavan boyası oluşturmakta iken, yüzde 40’ını renkli malzeme oluşturmaktadır. Renkli malzemedeki satışımızın da iyi olduğunu söylemeliyim. Ancak burada, Permolit’in kendi kendine marka olmuş bir ürün olduğunu unutmamamız gerek. Kalitesiyle fiyatıyla halkın, Permolit’i getirdiği bir nokta var. Dolayısıyla biz diğer ürünleri kendimiz bir yere getirmeye çalışmaktayız. Bu sebeple yurt genelinde reklamları önemsemekteyiz. Akçalı Boya, markasıyla, mümessilleriyle, 300’e yakın ürün çeşidiyle sektörde yer alan bir firma. Permolit’in haricinde pazarda lider olduğumuz bir başka başarılı ürün ise Akçalı Sprey boya. Sprey boyada da ürünlerimiz, pazarın yüzde 50-60 arasını oluşturmakta. Akçalı Boya yıllık 3,5 milyon adet sprey satışı gerçekleştirmekte. Bu ürün grubu herkesi hedef kitle olarak gördüğümüz bir ürün grubu. Bu sebeple de sloganımız “Akçalı Sprey Boya her şeyi boya”. Çünkü bugün baktığımızda bu ürünler, otomotiv sektöründe, mum yapımında, hobi amaçlı, bahçe ve ev mobilyasında, oto boyamada, amatör olarak bisiklet, motosiklet boyamada kullanılmakta. İddialı olduğumuz bir başka ürün grubu ise, dış cephe grubu. Dış cephe grubunda iki çeşit ürünümüz bulunuyor. Bunlardan biri, gerçekten kaliteli, birinci sınıf bir ürün. Diğeri ise bu özelliklere ilaveten bir ekstra özellik daha taşıyan bir ürün. Bu ürünümüzde boyanın suyu emmesini engelleme özelliği bulunmakta. Bu özelliği sayesinde bu ürün, duvarın ıslanma yapmasına engel olmakta. Böylelikle bu ürün, yüksek kalitesiyle görsel anlamda da hoş bir estetik sağlayan bir ürün.

 

Akçalı Boya olarak ihracat potansiyeliniz nedir?

Akçalı Boyanın toplam üretiminin yüzde 15 civarını ihracat oluşturmaktadır.  Türki Cumhuriyetler, Ermenistan, Irak, Moldova ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer almaktadır. Bu ülkelerin yanında, Afrika pazarına da açılmış bulunuyoruz. Bu sene itibariyle Afrika ülkelerinden Nijerya ve Somali’ye de ihracat yapmaya başladık. Ayrıca Rusya Federasyonu’ da üretim tesisimiz bulunmakta. Bu tesiste, Rusya içi ve Rusya’ya yakın ülke pazarlar için Permo markası ile üretim gerçekleştirmekteyiz. Akçalı Boya olarak, Avrupa’ya ihracat çalışmalarına hız vermiş bulunuyoruz. İçinde bulunduğumuz yıl için bu çabaların netice vermesini planlıyoruz. İsviçre ve Almanya’da bu konuda yaptığımız görüşmeler olumlu seyretmekte. Avrupa pazarı için umutlu olduğumuzu söylemeliyim. Ben, boya sektörü olarak ülkemizin Avrupa’dan daha ileri olduğunu düşünmekteyim. Çünkü Avrupa’daki boya tüketiminin büyük bir bölümünü nihai tüketiciler tüketmekte. Yani nihai tüketiciler olarak insanlar, Avrupa’da evlerini kendileri boyuyorlar. Bu sebeple, ülkemizle kıyaslandığında Avrupa’da çok daha fazla boya tüketimi gerçekleşmekte. İstatistikler de bunu destekler nitelikte. Kişi başına düşen ortalama boya tüketimine baktığımızda bu rakamın, Avrupa’da 20, Türkiye’de ise 10 kilo olduğunu görmekteyiz. Ancak, Türkiye’de ustalara ve profesyonellere yönelik üretim yaptığımız düşünüldüğünde, bizim ürünlerimizin çok daha kaliteli olma gerekliliği söz konusu. Bu durum bize, Avrupa’da, büyük bir rekabet avantajı sağlamaktadır. İşte bu rekabet avantajını değerlendiren Akçalı Boya,  Avrupa pazarına yönlenmiş bulunmaktadır.

 

İç piyasada zorlu bir rekabet var. Makul seviyede rekabet ortamı olması için neler yapılması lazım?

Bildiğiniz gibi ben, aynı zamanda Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürütmekteyim. Derneğimizin görevleri çerçevesinde, bakanlıklarla birçok çalışma yürütmekteyiz. Boya sektörü, kayıt dışılığın olduğu bir sektör. Bakanlıklarla yürüttüğümüz çalışmalardan bazıları, sektörde kayıt dışı üretimi azaltmaya odaklı. Bir başka üzerinde çalıştığımız konu ise Solventbazlı üretim tesisleri ile whitespirit kaçakçılığı ilişkisi.  Solventbazlı üretim tesislerinin whitespirit kaçakçılığından dolayı çok zor duruma düştüğünü biliyoruz. Çünkü bunun bedelini whitespirit kaçakçılığından dolayı boya fabrikaları ödüyorlar. Boya imalatı adı altında sadece whitespirit ticareti yapmak için kurulan firmalar olduğunu görebiliyoruz. Size ilginç bir örnek vermek istiyorum. Bir boya firması kuruluyor ve daha sonra yapılan baskınlarda bu firmanın whitespirit kaçakçılığı yaptığı tespit ediliyor. Bu baskınlarda tespit edilen bir başka ilginç durum ise, o güne değin firmanın daha bir kilo boya bile üretmemiş olması. Yani anlaşıldığı üzere kaçakçılık amaçlı bir tesis kurulmuş bulunuyor. Ancak bu ve buna benzer durumlar elbette ki sektörün gelişimini olumsuz etkilemektedir. Çünkü bu sebeple devletin getirdiği ağır vergiler, önemli ölçüde maliyet yapısı üzerinde bir yük oluşturmaktadır. Bu yük ise, boya ihracatındaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemektedir.

 

Kalite ve fiyat olarak sektörünüzde nasıl bir rekabet yaşanıyor?

Bildiğiniz gibi rekabet her zaman tüketici için olumlu sonuçlar getirmektedir. Çünkü Rekabet ürün kalitesini yükselten bir olgudur. Ancak elbette ki bu kalite çabasının bir sonuç da kar marjlarının düşmesidir. Ekonomi biliminin bize söylediği gibi, rekabet arttıkça firma karlılığı azalır. Bu sürecin uzantısı olarak da zayıf piyasa katılımcıları piyasadan çekilirler. Rekabetin bu sonucu etkileyen bir başka uzantısı da ürün çeşitlendirmesidir. Şu anda hangi firmaya bakarsanız bakın düşük kaliteden yüksek kaliteye kadar farklı kalite düzeylerinde boya üretildiğini görebilirsiniz. Eskiden büyük firmalar, sadece kaliteli ürünler üretmekte iken, bu gün ise aynı zamanda farklı sekmentlerde daha düşük kaliteli boyalar da üretmektedirler. Bu durum ise düşük kaliteli boya piyasası odaklı çalışan küçük ölçekli firmaları zorlamaktadır. Bu tip firmaları zorlayan bir başka konu ise vadeli satışlardır. Faiz oranlarının düşmesine paralel, sektör satışlarında ödeme vadelerinin uzadığını görmekteyiz. Şu an için sektörde 6 ile 8 ay arasında vadeli satışlar yapılabilmektedir. Ancak bu vadeler, küçük ölçekli firmaları finansal açıdan zorlayabilmektedir.

Biz kendi firmamızı değerlendirdiğimizde bu rekabet ortamında bazı avantajlara sahip olduğumuzu görüyoruz. Dört ortağı bulunan firmamızda bizler, 2. kuşak olarak üç kişi çalışmaktayız. Eski ve yeni kuşak olarak hepimiz, işin başında bulunmaktayız. Herkesin firmamızda görev tanımları nettir. Bir başka rekabet avantajımız ise yurtdışı bağlantılarımızın çok güçlü olmasıdır. Firmamız, boya üretimi için kullandığımız ham maddeleri yurtdışından direkt tedarik etmektedir. Bu çerçevede, yurtdışı pazarları titizlikle inceleyerek, yıllık bağlantılar yapmaktayız. Bu konudaki başarımızın uzantısı olarak bazen sektördeki rakiplerimiz için de ham madde ihracatı gerçekleştirdiğimiz zamanlar olmaktadır. Dış pazarlardan hammadde tedariki konusunda yakaladığımız bu başarı, birçok rakibimize kıyasla üretimde avantaj anlamına gelmektedir.

 

Bir aile firması olan Akçalı Boya, sektörde uzun yıllardır ticari hayatını sürdürmektedir. Bu sürede kazanılan birçok dostluğun bizi güçlendirdiğini düşünmekteyiz.  Örneğin dededen toruna çalıştığımız birçok firma bulunmaktadır. Bu bizim için çok önemli bir değer çok kıymetli bir birikimdir. Dolayısıyla firmamız bu olgunlukla hareket etmekte ve agresif hedefler gözetmemektedir. Hızlı ve acele bir büyüme sürecini firma olarak arzulanır bulmuyor, bunun yerine sürdürülebilir ve istikrarlı büyümeyi hedefliyoruz. Dolayısıyla Akçalı Boya; yavaş yavaş, emin adımlarla, sağlıklı ve kalıcı büyüyen bir firmadır. Bu sebeple Akçalı Boya, her zaman kendisi ile yarışmakta olan bir firma kimliğinde olmuştur. “Yarın nasıl daha fazla mal satarız, gidelim de orada rakibimizi silelim onun yerine biz geçelim” mantığı, Akçalı Boyada hiçbir zaman söz konusu olmamıştır. Bu açıdan değerlendirildiğinde sahada son derece centilmen bir firma olduğumuz bilinmelidir.

 

Büyüme adına yeni yatırımlarınız var mı?

Bizim bu bölgede üç tane tesisimiz bulunmaktadır. Su an içinde bulunduğumuz tesis, 6 bin metre kare büyüklükte sadece su bazlı üretim gerçekleştirdiğimiz bir tesistir. Hemen yanımızda ise 2 bin metrekare büyüklüğünde,  solventbazlı üretim gerçekleştirdiğimiz bir tesisimiz bulunmaktadır.  Üçüncü tesisimiz ise yine 2 bin metre kare büyüklüğü olan ısı yalıtımı grubu üretimin gerçekleştirildiği bir tesistir. Ancak firma olarak bütün üretimi aynı yerde gerçekleştirecek büyük bir tesis yatırımı düşüncesindeyiz. Bu tesisimizi Avrupa yakasının gerek sıkışmış olması gerekse de arsa fiyatlarının şişkinliği sebebiyle, Anadolu yakasına konumlandırmayı düşünüyoruz.

Şirket anayasası kavramına bakış açınız nedir ve siz nasıl bir şirket anayasasına sahipsiniz?

Şirket anayasasını olmazsa olmaz, tüm ortakları bilgilendiren bir çalışma olarak görüyoruz. Örneğin, şirkette çalışacak 2. kuşak bir kişinin daha önce bir profesyonel firmada belli bir süre çalışmış olması, şirket anayasası gerekliliğidir. Türkiye’de tam kurumsal firmalar için bu yüzde yüz geçerlidir. Ancak, bizim gibi mal ve hizmet satan firmalar için yüzde yüz başarılı olamaya bilmektedir. Ancak tam olarak kurumsallığı sağlayamadığınız zaman, bazı durumlarda anayasa delinebiliyor. Çünkü bizim Türk halkı bazen aklından ziyade kalbiyle hareket edebilmektedir. Dolayısıyla, bu konularda çok katı olduğunuz takdirde, pazarınızı büyüme şansınız olamaya biliyor. Çükü biz çalıştığımız kişilere iş ortağımız olarak bakıyoruz. Nasıl ki siz evladınıza karşı sert davrandığınız zaman ters tepebiliyorsa; bayinize, iş ortağınıza karşı katı bir tutum sergilediğiniz zaman da karşınıza engeller çıkabiliyor ve hatta bir yerden sonra o ilişki sonlandırılma noktasına gelebiliyor. Bu açıdan değerlendirdiğinizde yarı kurumsal olmak daha avantajlı olabiliyor. Biz bu yarı kurumsallaşmayı bir açıdan, duygusallık katılmış kurumsallaşma olarak değerlendiriyoruz. Elbette ki her büyük firmada olduğu gibi Akçalı Boya olarak bizim firmamızın da Anayasası bulunmaktadır. Uyulduğunda kendi kendinizi kontrol edebildiğiniz açık ve şeffaf bir hale geliyorsunuz. Akçalı Boya, böyle bir şirket yapılanmasının ideal olduğunun bilincinde olan bir firmadır. Dünyada yapılan araştırmaya göre birinci nesilden ikinci nesle geçen kurumsallaşmamış firmaların yaşama şansı yüzde 70; ikinci nesilden üçüncü nesile geçen firmaların da yüzde 5. Bunlar ilgin ve de üzücü sonuçlardır. Türkiye’de tam kurumsallaşmış firma sayısı yok denecek kadar azdır. Türkiye’de zaten 100 yılı aşkın en fazla 5-6 tane firma bulunmaktadır. Bu konu üzerinde firma olarak birçok çok çalışma gerçekleştirdik. Örneğin üzerinde 3 seneyi geçen bir zaman emek verdiğimiz bir çalışmamız oldu, kitapçıklar oluşturduk, anayasamızı çıkarttık. Ancak bu anayasayı zaman zaman yüzde yüz uygulayamadığımız durumlar da yaşadık. Sonuç olarak yüzde yüz Türk sermayeli bir firmayız ve duygusallık olgusu bizim hayatımızın azımsanmayacak bir parçası.

 

Türkiye’nin 2023 vizyonu var. Sizin 2023 vizyonunuzda neler var?

2023 hedefimizde Allah kısmet ederse Türk boya sektöründe ilk 3’te yer almak düşüncesindeyiz. Bu hedef doğrultusunda iki sene önce çalışmalara başladık. 2014 yılının makroekonomik anlamda durağan geçeceğinin bilincinde olmamıza rağmen, bu sene satışta yüzde 15 büyümeyi hedeflemekteyiz. Bu hedefe ulaşmak amacıyla stratejimizi, dikey büyümeden ziyade yatay büyüme üzerine şekillendirmiş bulunuyoruz. Yılın şu ana kadar geçen zamanda hedeflerimizle tutarlı bir performans sergilediğimizi söyleyebilirim.

 

Satış ve pazarlama yönünde nasıl bir yapılanmanız var?

Kayseri bölgesinde bir lojistik depo, Adana, Kırklareli ve Antalya bölgelerinde bölge müdürlüklerimiz ve Antalya’da ufak çaplı üretim gerçekleştirdiğimiz bir yapımız bulunmakta. Bunun haricinde tüm bölgelerde, home ofis çalışan yetkili arkadaşlarımız görev almakta. Firmamızda bu gün için 200’e yakın personelimiz çalışmakta. Firma olarak taşeron çalışan kullanmayı pek tercih etmiyoruz, yazın bazı yoğun dönemlerde vardiya sayımız arttırmak suretiyle üretimimizi şekillendiriyoruz. Ayrıca firma olarak lojistik hizmetlerini kendimiz karşılıyor, bazı dönemde toptancılarımıza destek vererek, onlara uzun vadeli stok kredisi sağlayarak, lojistikte katkı sağlamış oluyoruz.

 

Türkiye’de bütün yapı marketlerde bulunuyor musunuz?

Firma olarak Türkiye’de, Praktiker, Baumax, Bauhaus yapı marketlerinde ürünlerimiz satışa sunulmaktaydı. Ancak sizin de bildiğiniz gibi, son bir sene içinde bu firmaların iki tanesi Türkiye pazarını terk ettiler. Şu anda ürünlerimiz, Bauhaus zincir marketlerinde satılmaktadır. Firma olarak, yapı marketleri ve bunların dışındaki bazı satış zinciri ile ilgili görüşmeler yürütmeye devam etmekteyiz.

 

Ar-Ge ve inovasyon konusundaki çalışmalarınızdan söz eder misiniz?

Firmamızda, Ar-Ge çalışmalarını 20 kişiden oluşan dinamik bir laboratuvar ekibimizle yürütmekteyiz. Bu ekip, birçok yeni ürün üzerinde çalışmalar yürütmekte. Bunun yanında firma olarak, Ür-Ge tarafımızın da kuvvetli olduğunu belirtmeliyim. Yurtdışında sektörü ilgilendiren hemen hemen tüm fuarlara katılmaktayız. Bu çerçevede yurtdışında yeni girdiğimiz pazarlar bulunuyor. Öncelikle oralarda ihtiyaçları belirliyor ve ona göre Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarımızı yönlendiriyoruz. Satış ile Ar-Ge ve Ür-Ge arasında verimli bir iletişim kanalı oluşturmuş durumdayız.

 

Şimdi yeni bir üretim bölümünü, hayata geçirme aşamasındayız. Bu üretim yapılanmasında, 50 metrekare içerisinde istediğimiz çeşit boyayı, istediğimiz çeşit ve istediğimiz miktarda üretebilme olanaklarını hayata geçirebileceğimizi öngörüyoruz. Öncelikle fabrikamızda hayat geçireceğimiz bu projeyi daha sonra toptancılarımızla da uygulamayı planlıyoruz. Böylelikle, üretim ve nakliye gibi alanlarda önemli bir esnekliği yakalamayı hedefliyoruz. Bu proje, Ar-Ge bölümünde şu an için üzerinde titizlikle çalışmakta olduğumuz projelerden biridir.

 

Yalıtım sektöründe de varsınız, konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Bu alanda firmamız, ilk etapta toz grubu ve yapı kimyasalları üretimine başlamış bulunuyor. Bir sonraki aşamada ise diğer katmanları üretmeyi planlıyoruz. Ancak, mevcut tesis alanımızın bu yapılanma için yeterli olmaması sebebiyle, bu üretimi yeni tesisimizde hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Şu an için proje aşamasında olan yeni tesisimize, 3 sene sonra geçmeyi planladık. Bunun dışında farklı sektörlere girmeyi düşünmediğimizi belirtmeliyim. Hakkıyla yaptığımıza inandığımız işimizi, bu titizlikle sürdürmeyi düşünüyor ve sektörde en iyiler arasında yer alacağımızı öngörüyoruz.

 

Türk boya sektörünün gelişimini nasıl görüyorsunuz?

Sektörün son beş yıl içinde oldukça başarılı bir gelişme ivmesi yakaladığını düşünüyorum. Bu zaman döneminde, ülkemizde kişi başına ortalama boya tüketiminin yüzde 50 civarında arttığını görüyoruz. Elbette ki bu zaman diliminde, ülke ekonomisinin gelişimine bağlı olarak, milli gelirde yaşanan artış ve boya talebinin buna bağlı olarak uyarılması bu süreçte önemli bir paya sahip. Bildiğiniz gibi boya piyasası bir türev piyasadır ve dolayısıyla bağlı olduğu piyasaların gelişimine paralel bir gelişme performansı sergiler. Dolayısıyla inşaat sektöründe yaşanan büyüme, boya sektörünün gelişiminde son derece önemli bir paya sahiptir. Bundan 5 sene öncesine kadar, Türk boya pazarında boya tüketimi, yüzde 15i yeni inşaatlar için, yüzde 85’i ise yenileme amaçlı gerçekleşirdi. Ancak bu oranlar günümüzde yüzde 40, yüzde 60 düzeylerindedir. Dolayısıyla inşaat sektörünün gelişimi boya pazarının gelişiminde çok önemli bir etkiye sahiptir. Avrupa örneğinde de gördüğümüz gibi, ekonominin gelişimine paralel, yenileme amaçlı boya tüketiminin artacağı düşünüldüğünde, sektörün daha da gelişeceğini öngörmek yanlış olmayacaktır.  Ancak şu an için işçilik maliyetlerinin yüksek olduğunu söylemem gerek. Eskiden, üretim maliyetleri içinde, işçilik ve malzeme maliyetleri neredeyse birbirine eşit düzeylerde gerçekleşmekte iken, bu gün için işçilik maliyetleri,  malzemenin neredeyse 2-3 katına çıkmış bulunmaktadır.

 

Yabancı evliliklere bakış açınız nedir?

Yabancı evliliklerin, firmalar için çabuk büyüme sağladığını söyleyebilirim. Ancak bu orta ve uzun vadede her zaman olumlu bir anlam ifade etmeyebiliyor. Tabi ki de bu evlilikler, ilk etapta, nakit girdisi, sermaye artışı, teknoloji transferi gibi olumlu gelişmelere sebep olmaktadır. Ancak bu aynı zamanda yönetimi paylaşma anlamına gelmektedir ki bazen farklı kültür, farklı piyasa iç dinamikler gibi sebeplerle bu paylaşım, orta ve uzun vadede olumlu sonuçlar doğurmayabiliyor.  Akçalı boya olarak firmamız, yüzde 100 Türk sermayeli bir firmadır. Firmamız yakın ve orta vadede bu yapısını muhafaza etmek niyetindedir. Firmamız daha önce bir yabancı evlilik gerçekleştirmişti ancak bu tecrübe çok da başarılı sonuçlanmadı. Çünkü boya sektöründe bir yabancıyla yapılan ortaklık, yurtdışındaki firmanın yönetime ortak olması sebebiyle, başarılı sonuçlanmayabiliyor. Türkiye’de boya sektöründe faaliyette bulunan bir firmanın başarılı olabilmesi için, Türk pazarını bilen, Türk kişiler tarafından yönetilmesi gerekiyor. Ayrıca tabi böyle bir evliliğin orta ve uzun vadede ülkeden kar gelirlerinin transferi anlamına geldiğini de unutmamak gerekir. Bu sebeple, Türkiye’de üretilip satılabilecek bir malın üretimi neticesinde elde edilen gelir yurt içinde kalabilecekken neden yurt dışına çıksın ki? Ülkemizde bizim gibi firmaların bu konuda daha duyarlı olabileceğini düşünüyorum. Cari açık sorunu yaşayan bir ülke olduğumuzu dikkate alırsak, bu konunun önemi bence biraz daha artıyor. Devletimizin bu konuda izlediği politikalarını başarılı bulduğumu söylemeliyim. Özellikle yüksek oranda ithal edilen bir ürünün yurt içi üretimine yönelik bir işletme açacağınız zaman, devlet çok büyük destek veriyor. Bizimde firma olarak, uzun vadede bu amaçla yürütmekte olduğumuz çalışmalarımız bulunuyor. Gelecekte firma olarak, ülkemizde bir ham madde fabrikası kurmayı planlıyoruz. Bu oldukça büyük ve önemli bir yatırım projesidir. Çin ortaklı yapıyla gerçekleştirmeyi düşündüğümüz bu proje için bu hafta Çin’den gelen heyetle görüşmelere başlamış bulunuyoruz. Akçalı Boya olarak, bu yatırımı hayata geçirerek, Türkiye ve Avrupa pazarında önemli bir atılımı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.