RÖPORTAJ — 8 Eylül 2014 at 23:52

DANFOSS, TÜRKİYE’DE ÜRETİMİ HEDEFLİYOR!

Levent Taskin

 

Yeniden yapılanmayla tüm ürün ve hizmet alanlarında fark yaratarak beş yılda yüzde 300 büyümeyi hedeflediklerini vurgulayan Danfoss Türkiye Genel Müdürü Levent Taşkın, gerek kentsel dönüşüm gerekse enerji verimliliğindeki ilerlemelere paralel olarak Danfoss’un gelişen Türkiye pazarında büyümeye devam edeceğini sonrasında ise Türkiye’de üretim hedeflediğini ifade etti.

 

Ana konusu enerji verimli ürünler olan Danfoss, Danimarka’nın 80 yıllık bir firmasıdır. Danfoss yaklaşık 5 milyar Euro global cirosu olan bir firma. 23 bine yakın çalışanı ve 18 ülkede 59 fabrikası var. En büyük 3 pazarı da Amerika, Almanya ve Çin. 46 ülkede 58 satış şirketi var. Bunlardan bir tanesi de Türkiye.. Danfoss Türkiye’nin başına Vaillant Türkiye’deki 22 yıllık kariyerini Genel Müdürlük görevinde tamamlayan Levent Taşkın getirildi. Haziran ayında göreve başlayan Levent Taşkın ile Danfoss Türkiye’nin bugünkü yapısını ve yeni hedeflerini konuştuk.

 

Danfoss hangi alanlara odaklanmış durumda?

Danfoss enerji verimli ürünler konusunda uzmanlaşmış bir şirket. Dört alanda bu konuya yoğunlaşmış durumda:Isıtma sistemleri, soğutma, güç elektroniği ve bölgesel ısıtma. Diğer bir alan daha var; Türkiye’de uygulamadığımız, powersolution dediğimiz güç çözüm ürünleri. Bu da özellikle inşaat makineleri, kepçeler, iş makinelerinde hidrolik sistemler, makinelerin tırmanma ve manevra becerilerine dair elektronik çözümleri içeriyor. Caterpillar’dan tutun da Komatsu’ya kadar hepsinin ürünlerini veren dünya çapında ana tedarikçilerden bir tanesi. Bu alanda Türkiye’de satış organizasyonumuz henüz yok ancak Türkiye’de mevcut iş makinalarında Danfoss çözümleri kullanılmaktadır.

 

Genel Müdürlüğüne atandığınız Danfoss Türkiye’yi siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aslında 11 yıl önce Danfoss Türkiye kurulmuş. Satış şirketi olarak dört alanda faaliyete başlamış; özellikle ısıtma çözümleri alanına daha fazla odaklanılmış. Daha çok ısıtma çözümlerindeki ürünler mekanik tesisat ve merkezi sisteme dayalı ürünler olduğu için inşaat firmalarıyla, proje firmalarıyla çok büyük projelere imza atmışız. Ürünlerimiz bugün birçok alışveriş merkezinde, birçok konutta kullanılıyor. Türkiye ekonomisindeki ve inşaat sektöründeki pozitif gelişmelere bağlı olarak Türkiye’ye daha fazla yatırım kararı alınmış. Türkiye’de yeniden yapılanma için bir lider arayışı sonrasında birlikte çalışma fırsatı oluştu ve göreve başladım.

 

Sizin yönetiminizde Danfoss Türkiye nasıl bir yol izleyecek?

Az önce söylemiş olduğum alanların tümünde yeniden yapılanmayla dağıtım kanalı, satış sonrası hizmetler ve teknik danışmanlık gibi organizasyonların daha verimli hale getirilmesi için yeni bir organizasyon oluşturup; kısa ve orta vade planlarla fark yaratacak ürünlerle ve fark yaratacak hizmetlerle sektörümüzde öncü olmaya devam etmek istiyoruz.

 

Pekiyi Danfoss’un nihai ürünü var mı?

Nihai üründen ziyade Danfoss’un uzmanlık alanı enerji verimli sistem çözüm ürünleri üretmektir. Örneğin,  bir klimanın enerji verimliliğine ait performans avantajını Danfoss ürünüyle sağlayabiliyorsunuz. Danfoss bu konuda uzmanlaşmış. Güç elektroniği dediğimiz  alanda örneğin, frekans konvertörü konusunda dünyada liderdir. Tüm pompa ve hidrofor üreticileri, kompresör üreticileri tarafından ve ayrıca gıda sektörü, kimya sektörü, marina, maden endüstrisi gibi birçok alanda ürünlerimiz yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

Bir de bölgesel ısıtmada çok yaygın Danfoss. Neden? Çünkü kuzey ülkelerinin çoğunda ve Rusya’da, Çin’de bölgesel ısıtma yaygın olarak kullanılıyor. Bölgesel ısıtmada özellikle bina girişi istasyonları, kat istasyonları, sıcak su eşanjörlerive kontrol sistemlerine kadar tüm sisteme ait ekipmanları üretiyor. Danfoss ve bölgesel ısıtma çözümlerinde pazar lideri. Dolayısıyla ileride bölgesel ısıtmaya yönelik çözümleri planlama, projelendirme, teknik danışmanlık, ürün ve uygulamaya kadar yapabilecek bir tecrübeye sahip. Türkiye’de de bu alanda önemli projelere imza atıyoruz.

 

Türkiye’de talep ne düzeyde bu sisteme?

Kojenerasyonun olduğu, jeotermalin olduğu, atık ısının geri kazanıldığı tüm projelerde bu uygulamaların enerji verimliliği çözümü olarak kullanılma potansiyeli çok yüksek. Ancak konu Türkiye’de az bilinen; teknik olarak uygulama ve proje firmalarının desteklenmesi gereken bir durumda. Bizde Danfoss olarak, bu alandaki tecrübe ve bilgi birikimimizi paydaşlarımıza aktarıyor ve ülkemize enerjinin tasarruflu kullanılması ile artı değer katacak örnek projelere destek vererek hem öncülük yapıyor, hem de ülke ekonomisine katkıda bulunuyoruz. Teknik ekiplerimiz ana müşterilerimiz olan proje firmalarına bu bilgileri sunuyor ve dizaynlarına yardımcı oluyor. Bu konuda sektörümüzün en iyisi denilebilecek kadar iyi organize olmuş firmayız. Proje aşamasından, uygulamaya; projenin devreye alınmasından, servisine kadar kendi eğitimli personelimiz ve  bayilerimiz ile hizmeti sunuyoruz.

 

Ülke genelinde yapılanmanız nasıl?

Ülke genelinde Marmara, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgeleri olmak üzere ısıtma ve soğutma ağırlıklı yaklaşık 100’e yakın kendimizin sertifikalandırdığı, yetkilendirdiği ürünlerin montajını yapıp satabilecek ya da proje hizmeti verebilecek iş ortaklarımız var. Bunlar proje firmaları, mekanik tesisat firmaları ağırlıklı. İş ortaklarımızın olduğu her yerde de servis ekiplerimiz var. Bugün ısıtma ürünlerini pazarında ve güç elektroniği ürünlerinde daha önceden yapılanmaya başladığımız için, son bir yıldır soğutma ürünlerine yönelik yapılanmamız daha ön planda artarak devam etmektedir.

 

Bu yılın başında firmanızın önümüzdeki 5 yılda yüzde 300 ciro artışı hedefi vardı. Bu hedef şimdi güncel mi?

Evet bu güncel. Önümüzdeki 5 yıl için öyle bir planımız mevcut. Bu büyüme potansiyelimiz var. Daha önce söylediğim gibi ısıtma sektöründe yapımız daha organize. Türkiye’nin kentsel dönüşüm projelerine baktığımız zaman; inşaata stratejik olarak önem verileceğini düşünürsek, ısıtma çözümleri bu büyümeye paralel olarak zaten otomatik olarak büyüyecek. Soğutma ve diğer alanlarda ise büyüme potansiyelimiz çok daha fazla. Dağıtım kanalımızı ve organizasyonumuzu yeni müşteriler kazanmak ve bugüne kadar girmediğimiz sektörlerde de aktif olmak için büyütüyoruz. Ama bunun altyapısını karşılayamıyorsanız, büyüme oranınızla içerideki yapılanmanızı eşdeğer hızda götüremiyorsanız o zaman büyüme ters de tepebilir. Bu nedenle sağlıklı ve sistemli bir büyüme planı ile bunu gerçekleştireceğiz.

 

İnsan kaynakları ve personel eğitimi konusunda Danfoss neler yapıyor şu anda?

Bizim Danfoss Akademi’miz var. Burada yılın 8 ayında aylık yapılan düzenli eğitimler ile personelimiz periyodik olarak eğitilmekte. Ayrıca pazarlama, satış, yönetim becerilerini geliştirme konularında da harici eğitimlerle personel desteklenmektedir. Eğitimli ve bilgili bir personel ile çalışmak bizde ana hedeftir. Ayrıca, iletişimde olduğumuz tüm proje firmalarını, inşaat firmalarını, bayilerimizi sürekli periyodik olarak aylık programlardaki eğitimlerimize düzenli olarak davet ediyoruz. Proje firmalarını yeni teknolojiler, uygulamalar ve enerji tasarruflu ürünler ve sistem çözümleri hakkında bilgilendirmeye yönelik ayrıca oluşturduğumuz teknik ekiplerimiz mevcut. Teknik ekiplerimiz proje firmalarının istediği saatte ürünlerimiz ve sistemlerimizle ilgili eğitimleri kendi ofislerinde verecek şekilde hizmet veriyorlar. Dolayısıyla, onların ofislerinde istenilen kişiye hem ürün hem ürünün dizaynı ve hem de o projenin çözümünü ve yazılımını veriyoruz.

 

Kentsel dönüşümle birlikte inşaat projelerinde artış olmaya başladı. Kentsel dönüşümün ciro artış hedefiniz de dikkate alındığında size ne oranda bir katkısı olabilir?

Kentsel dönüşüm bizim büyümemizde en etken konulardan birtanesidir. Her ne kadar 2014 yılında kentsel dönüşümdeki hız biraz yavaşladıysa da özellikle depreme dayanıklı binaların yapılması gereği ve aynı zamanda Türkiye’de inşaat sektörünün ekonominin can damarı olmasından dolayı bu konunun planlandığı gibi giderek önem kazanacağına inanıyorum. Yeni yönetmeliklerde sektöre ivme kazandırıyor, çünkü yönetmeliklerde enerji verimliliği çok ön planda. Enerji verimliliği olduğu her yerde; hem ekonomi kazanıyor, hem dekonusunda uzman firmalar ön plana çıkıyor. Bu tip ürünleri üretebilen, teknolojisini ortaya koyan, kendisini yenileyebilen firmaların sayısı çok az.

 

Bir diğer konuda 2017 yılında enerji kimlik belgesi zorunlu hale geliyor. Enerji kimlik belgesinin getireceği en büyük avantaj binalarda daha verimli sistemlerin kullanılmasının özendirilmesi olacaktır. Binalarda enerji verimliliğini artırmak ve binanın değerini yükseltmek için yalıtımdan yüksek verimli cihazların kullanılmasına; balans vanasından termostatik radyatör vanasına, dış izolasyondan tesisatın izolasyonuna kadar gerçekten önemli adımlar atılabilecek. Bu da ülke ekonomisine önemli bir kazanç sağlayacak.

 

AB mevzuatı noktasında Türkiye’nin bilgi, teknoloji ve uygulama anlamında şartları şu anda hazır mı?

Kesinlikle değil. Örnek vermek gerekirse, 2015’te tüm Avrupa’da ErP yönetmeliği devreye giriyor. Bu yönetmelikle ısıtma ve sıcak su kullanımına ait cihazların sertifikalanması ve ayrıca mevcut kurulu sisteminde sistem olarak sertifikalanması zorunlu hale geliyor. Enerji verimli ürünler ve sistemler A, A+, A++ya kadar sınıflandırılıyor. Türkiye’de 2017’de zorunlu hale gelecek enerji kimlik belgesinde binalarımız G ile A arasında sınıflandırılırken; Avrupa şu anda enerji kimlik belgesini binalar için A, A+, A++, A+++ artı haline getirmiş durumda ve onu zorluyor. Dolayısıyla, A sınıfı bir sertifika alabilmek için ona uygun enerji verimliliği belgesi olan ürün kullanmanız lazım. Bu yeni yönetmelikle Avrupa’da özellikle ısıtmada konvansiyonel ürünlerin kullanılması artık mümkün değil. Dolayısıyla, yoğuşmalı kullanımı zorunlu hale geliyor. A+ ve üzerine çıkmak için yoğuşmalı cihaz ile birlikte ayrıca yenilenebilir enerji ürünleri kullanmanız gerekli hale geliyor. Bu tür sistemlerde de binadaki baca sistemleri, binaların izolasyonu, teknik altyapısı, aynı zamanda elektrik sistemlerinin yüksek ve tanımlanmış standartlara uygun olması gerekiyor. Avrupa bunu çözmüş durumda. Bizde bu standart imalatlar binalarda halen büyük sorun. Bunlar iyileştirilmeden de enerji verimli sistemlerin benzer şekilde verimli çalışması mümkün olamayabilecektir. Bu konuda halen Bakanlıklarımızın, STK’ların ve sektör temsilcilerinin birlikte Avrupa’yı örnek alan çözümler geliştirmesi gerekmektedir. Eğitim, denetim ve uygulama safhalarında nitelikli ve yeter sayıda personelin yetiştirilmesi önemlidir.

 

Danfoss Türkiye’nin bölgesinde yeni bir merkez olma olasılığı nedir?

Bugün Danfoss, Türkiye’yi önemli bir bölge olarak görmektedir. Türkiye’de enerji verimli ürünlere göre gelişen bir pazar var. Buna çok olumlu bakıyoruz ve fırsat olarak görüyoruz. Bu nedenle Türkiye’de bir üretim tesisi kurma hedefimiz de var. Türkiye’deki organizasyonumuz geliştikçe, buradaki modelimizle başka ülkelere de merkez olarak hizmet verme planımız mevcut.