RÖPORTAJ — 8 Eylül 2014 at 23:57

İNANLAR İNŞAAT YÖNETİM KURULU BAŞKANI SERDAR İNAN: YABANCIYA KONUT SATIŞINDA HEDEF 30 MİLYAR DOLAR OLMALI!

 

IMG_0671

Yabancıya konut satışını gayrimenkul sektörünün dışında değerlendirdiğini ifade eden İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan, Türkiye’nin hızla büyüyerek 10 bin dolar gelir seviyesinden 30 bin dolara çıkmasının bugünkü üretim yapısı ve kaynakları itibariyle zor olduğunu, bu noktada çözümün yıllık bir trilyon dolarlık küresel konut dışsatımından 30 milyar dolar pay almak olduğunu vurguladı.

 

İnanlar İnşaat konut sektöründe ismini kabul ettirmiş önemli markalardan birisi. Şu anda yürüyen 7 projesine yakında 6 yeni proje daha eklenecek. Konjonktürel bir yavaşlamanın gözlemlendiği bir ortamda İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan ile gayrimenkul sektöründeki gelişmeleri ve bunların ekonomiye yansımalarını konuştuk.

 

Gayrimenkul sektörünün bugün geldiği konumu ve geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de yılda 700 bin konut üretiliyor. Yaklaşık 1 milyon 400 bin kadar da satış oluyor. 1 milyon 400 binin içinde hem üretilmiş olanlar var hem ikinci el olanlar var. Geçen seneden bu yana 6 ayda konut satışları yüzde 3 azalmış. Ancak yabancıya satışlar yüzde 20 ileriye gitmiş. Benim daha önce de dediğim gibi yabancıya satış gündem maddesi olacak. İstanbul’da 500 bin yabancı yaşıyor şu an. Türkiye’de 174 tane üniversite var. Bunların yaklaşık 80 tanesi İstanbul’da. Bunların bir kısmı yerli öğrencilere, büyük bir kısmı yabancılara hitap edecek. Yabancılar yavaş yavaş bu üniversitelere gelmeye başlayacaklar.

 

Yabancıya konut satma politikası özellikle konut sektöründe tam oturdu mu sizce?

Şu an İstanbul’da 500 bin yabancı yaşıyor, nüfus 20 milyon olduğunda yaklaşık 2 milyon yabancı yaşayacak. Yabancıya arazi satışını yanlış buluyorum. Türkiye’nin stratejik bölgeleri olan Güneydoğu illeri dışında Türkiye’nin her yerinde kat irtifakı, kat mülkiyeti kurulmuş gayrimenkuller satmanın hiçbir mahzuru yoktur. İsteyen istediği kadar gelsin alsın. Biz onlardan alamıyoruz, onlar da bizden almasınlar derdinde değilim. Biz onlardan almayalım onlar gelsinler bizden alsın. Bizden aldıkları zaman ne olacak? Emlak vergisini ödeyecekler, çöp vergisini ödeyecekler. Her yıl buraya gelip gidecekler. Param var derdim var diyecekler. Nerede doğduğum değil, nerede doyduğum diyecekler. Dünya çapında bir oylama olsa mutlaka Türkiye’nin lehine oy kullanacaklar. Türkiye’yi ona göre konumlandırmak gerekiyor. Yabancılara arazi satışlarında birkaç yanlışlık var. Bugün yabancı 300 dönüme kadar arazi satın alabiliyor. Yani adam gelecek metre karesi 3-5 liraya araziyi alacak ekmeyecek, biçmeyecek arazi benim diyecek. Onun dışında yabancı gelecek; tapu alacak, iki ay onun istihbaratını alıyoruz. Bu gereksiz, onun yerine kırmızı bültene bakmak yeterli.

 

İhtiyaca bağlı olarak her sene yeni konutlar üretiliyor. Bununla birlikte kentsel dönüşüm yasası da çıktı. Pekiyi bugün gelinen noktada sektörde ne değişti?

Kentsel dönüşüm yasası şu an itibariyle ihtiyacı tam anlamıyla karşılamıyor. Ne yapılabiliyor. Bugün Bağdat Caddesi’ndeki 20 daireli, 30 daireli konutlar değişebiliyor. 30 daireden fazla olduğunda, yani eski kooperatifleri düşündüğünüz zaman özellikle Gayrettepe, Etiler gibi lüks semtlerdeki kentsel dönüşüm alanlarında 200-300 imzaya ihtiyaç olduğu için değişim zor oluyor. Fikirtepe’de bunun ilk örnekleri görülüyor. Büyük, ciddi sorunlar yaşayacaklar. Yolda işin tesliminde, tapuların alınmasında, paylaşımda… Çünkü bu süreçte vefatlar olacak, mirasçılar olacak, vekaletler geri alınacak, paylaşımda sorunlar olacak. İkili diyaloglar olacak, karşılıklı istekler olacak, bu istekler belki yerine getirilemeyecek derken, süreç sıkıntıya girecek. Yani İstanbul’da bir tek 20-30 kişinin olduğu yerde, o da lüks semtlerde dönüşüm yapılabiliyor. Onun dışında TOKİ’nin, devletin yaptığı dönüşümler var. Bu devlet eliyle olduğu zaman olabiliyor. Özel sektörle bu dönüşümü yapmak mümkün değil. Hele ki gecekondu mahallesinde rant olması lazım. Rant olmadığı için bu dönüşüm yapılamıyor.

 

Gerçek bir kentsel dönüşümü konuşursak nasıl bir yapı olmalı sizce?

Kentsel dönüşüm adaları olacak. Devlet burası kentsel dönüşüm adası diye ilan edecek. Bir kere kentsel dönüşüm ana planını yapmak gerekiyor. Biz ne yapıyoruz? Mesela şu an Fikirtepe’de hiçbir imar planı yapmadan aynı sokak düzeninin içine yeniden imar veriyoruz. Yani orada bir yol genişletme çalışması yok, altyapı çalışması yok, bir meydan çalışması yok. Yani bir şehir planı olmadan aynı yerde binalar yenileniyor. Meydanıyla, etkileşimiyle, metrosuyla, ulaşımıyla, hastanesiyle, altyapısıyla, park alanlarıyla bir plan yapılması lazım. O plandan sonra adalara kentsel dönüşüm damgasını vuracak devlet. Tapuya yazacak bu kentsel dönüşüm adalarını otomatik olarak hamurlama yapacak. Çok itirazlar olursa yeni ekspertiz değerleriyle bir ortalama alınarak, bir değer oluşturularak hamurlaştırılacak. Yani senin bilmem ne parselinde 3 no.lu dairen olmayacak 25 dönümlük arsanın içinde 10 binde 3 hissen olacak. Ama sen yine yerindesin, daireni kullanıyorsun, ama hamurlaşmış olacak. Ondan sonra Şehircilik Bakanlığı yönlendirmesiyle kooperatif kurulacak, bütün hissedarlar kooperatif üyesi olacak. Üyeler de kendi aralarında örneğin 3 kişilik yönetim kurulu, 3 kişilik icra kurulu, 5 kişilik denetleme kurulu oluşturacak. Ondan sonra Şehircilik Bakanlığı da bir gözlemci, denetçi atayacak. Sonra bu ilana çıkacak. Diyecek ki; kentsel dönüşüm adası olarak biz burayı kat karşılığı olarak vermek istiyoruz. Müteahhitler teklifler getirecek, icabında bu ihaleye çıkacak. Artık kim fazla veriyorsa o müteahhite ihale edilecek. Müteahhitler de bilecek ki, 3 tane yönetim kurulu üyesi var, bir başkan var. Ben bunlarla muhatabım, 300 kişiyle değil. Onların imzasıyla tapuları devralabilecek, onların imzasıyla inşaatını yapabilecek. Yarın, paylaşımdı, tapuların alınmasıydı, vefat haliydi, bu gibi durumlardan etkilenmeden 300 kişilik kentsel dönüşüm adası feraha çıkacak.

 

İnanlar İnşaat’ın kentsel dönüşüm projeleri var mı?

Bağdat Caddesi’ndeki projemizi kentsel dönüşüm kapsamında sayabilirim. Onun dışında kentsel dönüşüm projemiz yok.

 

2B kanunu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Senin 2B arazin var, devlet diyor ki getir bana 3 milyon lira ben sana tapunu vereyim. Üç milyon yok ortalıkta; para arıyorsun, kimi ikna edeceksin. İkna etmeye çalıştığın adam seni adam yerine koymuyor ki. Parayı ben veriyorum, sana da yüzde 5 veriyim diyor. Devletin istediği 3 milyon, arsanın değeri belki 30 milyon, ama 3 milyonu bulup da 30 milyonluk arsanın sahibi olamıyorsun. Çoğunda imar durumu da yok. Mademki kanunun çıkartıyorsun imarıyla çıkar, 3 milyon yerine 30 milyon al. Bu 2B’ler artık arsa olmuş. Orayı kimse buğday, marul tarlası olarak düşünmüyor. Kimse oraya bir şey ekmez. Onun için imar bir şekilde verilmeli. Şu da olabilir; devlet imara açtıkları arazilere farklı fiyat, imara açmadığı arazilere farklı fiyat verebilir. Yoksa imar çıkmayacaksa 2B çıkartmanın bir anlamı yok. Yani burada imar olmadığı için parayı toplamakta hata var bir, ikincisi bankaya gidiyorsun bana 3 milyon para ver diyorsun banka sana getir tapuyu ipotek edip vereyim diyor; devlete gidiyorsunuz parayı ver tapuyu vereyim diyor. Yani arada bir bağlantı yok.

 

İnanlar inşaat 2014’e nasıl giriş yaptı? Devam eden projeleri nelerdir?

Şu anda devam eden 7 tane projemiz var. Başlayacak 6 tane projemiz var. Devam eden projelerin 4 tanesi Sarıyer’de, bir tanesi Atakent’te, bir tanesi Esenyurt’ta, bir tanesi de Bağdat Caddesi Göztepe’de. Başlayacak projelerimiz de Sarıyer, Esenyurt, Atakent, Kartal ve Levent’tedir.

 

Ayrıca, yurtdışında Kanada’da yapmayı düşündüğümüz konut projesi var. Aslında Kanada’da konut projesi çok karlı iş değil, ama yurtdışı tecrübemiz olsun diye düşünüyoruz.

 

Satış grafiğiniz nasıl gidiyor?

Geçen seneye göre bu sene satışlarımızda yüzde 40’lık bir artış var. Tabii bu artışta yabancıya satış var, tanınmışlık var, projelerin güzel oluşunun etkisi var.  Metrekaresi 3 bin liradan 15 bin liraya kadar gayrimenkul satıyoruz.