RÖPORTAJ — 8 Ekim 2014 at 19:21

MAR TÜKETİM MADDELERİ A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANI KEMAL AYHAN: TÜRKİYE İÇİN ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ!

IMG_0765

 

Şu an 400 kişiyi istihdam ettiklerini ve 8 binden fazla müstahsilleri olduğunu söyleyen Mar Tüketim Maddeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ayhan, Türkiye’de sanayici olarak ayakta kalmanın çok zor olduğunu, ama yine de Türkiye için üretmeye devam edeceklerini vurguladı.

 

Mar Tüketim Mad. İth. İhr. San. Ve Tic. A.Ş., 1940’lara dayanan üretim tarihçesinde 1994’te Balıkesir’de SEK süt fabrikasının özelleştirilmesi önemli bir kilometre taşı.. Fabrikanın satın alınmasından sonra ‘Kay’ markasıyla süt ve süt ürünlerinde boy gösteren firma son birkaç yıldır su sektörüne de girdi. Bir jeotermal otel yatırımın hazırlığını sürdüren Mar Tüketim’in yurtiçi ve yurtdışı hedeflerini ve yatırım planlarını Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ayhan ile konuştuk.

 

Grubunuzun geçmişten bugüne hikayesini anlatır mısınız?

Biz aile şirketiyiz. Geçmişi 1960’lara, hatta 1940’lara dayanıyor. İşin başlangıcında babam var. İlk önce Bigadiç’in Akyar köyünde küçük bir işletme kuruyorlar ve süt işlemeye başlıyorlar. Daha sonra iş biraz daha gelişiyor ve 1980’li yıllarda Bigadiç’te mandıra kuruluyor. Daha sonra KaySüt Limited şirketi kuruluyor. 1994 yılına kadar orada devam ediyor. 1994 yılında Balıkesir’deki Sek Süt fabrikası özelleştirilmesi ihalesine giriliyor. İhale kazanıldıktan sonra Bigadiç’teki Kay Süt’ün üretimi sona eriyor ve Mar Tüketim’e aktarılıyor. Ve böylece 1994 yılından bu yana da Balıkesir’deki bu tesiste faaliyetine devam ediyor. Grubumuzun bünyesinde süt fabrikası var, 2005 yılında kurulan yem fabrikası var. 2011 yılında da Uludağ’da su yatırımına girdik. Bunlarla birlikte benzin istasyonu, dinlenme tesisi şeklinde grup yatırımlarımızdevam ediyor. Tabii ki amiral gemisi süt ve süt ürünleri.

 

Kay markası ile tüm Türkiye’de satışlarınız daha çok zincir marketler üzerinden mi yapılıyor?

Son 3-4 yıldır zincir marketlere ağırlık veriyoruz. Çünkü bakkallarla uğraşmak istemiyoruz. İşte Bim’e Dost markalı sütleri biz yapıyoruz. Yine Bim’in kaşarlarını biz yapıyoruz. CarrefourSA’nın markasız sütlerini ve sularını biz yapıyoruz. Şu an yüzde 80 zincir marketlere çalışıyoruz.

 

İhracatta durumunuz ne peki?

Sütte Ortadoğu’ya ihracat yapıyoruz. Libya, Irak ve Mısır vb. ülkelere…Ama suda 25 ülkeye ihracatımız var. Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da her yerde satılıyor sularımız.

 

Ortadoğu’da yaşanan olaylar sizi ne ölçüde etkiledi?

Çok etkiledi bizi. Libya’da, Mısır’da, Suriye’de olaylar patlamadan önce muntazam ihracat yapıyorduk. Şimdi durdu. Özellikle 2013’ten sonra tamamen durdu. Şimdi daha yeni yeni satış yapmaya başladık.

 

Peki alternatif pazar arayışınız var mı?

Evet var. Şu anda Rus pazarında kota açacaklar. Onunla ilgili çalışıyoruz.

 

Termal kompleks yatırımınız şu an ne aşamada?

Balıkesir Susurluk yolu 14. kilometrede yaklaşık 700-800 dönüm arazimiz var. Orada diğer fabrikamız var. Bezin istasyonumuz ve dinlenme tesisimiz de orada. Süt fabrikamızı oraya taşıtacağız. Şu an bu bina hazır halde. Orada 750 bin ton kapasiteli buzhanemiz var, halihazırda kullanıyoruz. Aslında 2011 yılında oraya süt fabrikasını taşıyacaktık fakat o arada su yatırımı araya girince taşınma işi kaldı. Tabii buradaki arazi çok kıymetlendi. 35 dönümlük bir arazi. Yanımızda da 1.000 yataklı bölge hastanesi yapılıyor. Biz burayı AVM veya konut şeklinde değerlendirmeyi düşünüyoruz. Süt fabrikasını yeni yere taşıdığımız zaman orası aynı organize sanayi bölgesi gibi olacak. Çünkü bütün tesislerimiz bir arada olacak. Bu çerçevede aynı yerde kendi elektriğimizi üretmek için müracaatımızı yaptık. Şu anda süreçdevam ediyor. Bu gerçekleştiğinde kendi enerjimizi kendimiz karşılamış olacağız. Bir de orada topraksız seraya gireceğiz. Şu an onun ön hazırlığını yapıyoruz. Bu konuda çalıştığımız marketler itibariyle pazarımız da hazır. Dolayısıyla topraksız sera işinde oldukça iddialıyız. Bu iş için 300-400 dönüm yer ayırıyoruz. Yine aynı yerde 80 derecede sıcak su çıkan 3 kuyumuz var. Jeotermal otel yapmayı düşünüyoruz. Onun da ön hazırlıklarını yaptık, izinlerini aldık.

 

Otel yatırımında hedef kitlenizden bahseder misiniz?

Balıkesir’de bir jeotermal otel var ama sağlık turizmi anlamında talebi karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu açığı kapatmak düşüncesiyle bu yatırıma karar verdik. Öte yandan Balıkesir Büyükşehir oldu, futbol takımı süper lige çıktı ama şehre gelen misafirleri ağırlayacak bir otelimiz yok. O yüzden bu ihtiyacı karşılayacak otel yatırımına büyük önem veriyoruz. Ayrıca yeni yatırım olarak 1.000 adetlik keçi çiftliği kurduk. Bu sayı artarak devam edecek. Buradaki amacımız organik keçi sütü üretmek. Bunun için hazırlıklarımız devam ediyor. Sonuç olarak yeni yatırımlarımızla birlikte yeni yerimiz tam anlamıyla entegre bir tesis olacak.

 

Hayvancılık konusunda yatırımlarınız olacak mı, yoksa anlaşmalı yerleriniz mi var?

Şu an anlaşmalı olduğumuz yerler var. Müstahsillerden tedarik ediyoruz sütü. Süt hayvancılığına yatırım yapmayı düşünmüyoruz ama ileride yapabiliriz. Tabii şu anda keçi çiftliği bir başlangıç oldu. İlerisi için süt hayvancılığına girebiliriz. Keçi sütü çok farklı bir konu. Bölgede organik keçi sütü bulmak zor oluyor. Köylerden müstahsillerden aldığımız zaman sıkıntılar çıkıyor. Bu yüzden keçi çiftliği kurduk. Aslında geç bile kaldık diyebilirim. Bu işi karlı bir iş olarak görüyoruz. İşte 1.000 başla başladık. Yavrulamaları iyi, kısa zamanda 300-400 tane yavruluyorlar. Derken bakmışsınız bu sayı 2000 tane olmuş.

 

Süt alımlarını hangi bölgelerden karşılıyorsunuz?

Başta Balıkesir olmak üzere Çanakkale ve Manisa bölgelerinden karşılıyoruz. Yani Marmara ve Ege’den süt ihtiyacını karşılıyoruz. Bazen Aydın’a kadar uzanıyoruz. Orada yem fiyatları da ucuz oluyor. Bunun dışındaki yerlerde nakliye maliyetleri artıyor.

 

Süt pazarındaki rekabete bakıldığında sizin ürünlerinizin fiyatları daha düşük. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?

Aslında bu noktada rakiplere baktığımız zaman biz dezavantajlıyız. Çünkü çiğ sütün en pahalı olduğu bölge Balıkesir bölgesi. Ona rağmen fiyatlarımızı aşağıda tutuyoruz. Örnek olarak İzmir, Aydın, Konya’ya gittiğiniz zaman çiğ süt fiyatları 10-15 kuruş daha ucuz. Bu nedenle onlarla rekabet etme şansımız azalıyor. Fakat bizde de şu var; üretimden tüketiciye ulaşıyoruz. Yani bizde aracı firmalar yok. İşte distribütördü, bayiydi bunlar yok. Biz direkt tüketiciye ulaşıyoruz. Dolayısıyla aradaki maliyet farkını bu şekilde dengelemeye çalışıyoruz.

 

Peki, sektörde sıralama olarak kendinizi nerede görüyorsunuz?

Sektörde kendimizi ilk 3-4’te görüyoruz. Kalite anlamında bir kıyaslama yapacak olursak, bizim sütümüzün daha kaliteli olduğunu iddia ediyorum. Çünkü biz Balıkesir’den ve çevre illerden sütleri aldığımız için nakliye ile soğutma ile uğraşmıyoruz ve kullandığımız makineler son sistem makineler. O yüzden bizim sütümüz daha kaliteli. Ama biz markaya çok yatırım yapamıyoruz. O yüzden bir dezavantaj yaşıyoruz. Mesela bizim yarım yağlı Balmar sütümüz var ve yarım yağlı süt kategorisindepazar lideridir.

 

Su yatırımınız hakkında bilgi verir misiniz?

Biz su fabrikasını 2011’de bitirdik. Suda Erikli’den sonra Türkiye’nin 2. büyük fabrikasıyız. Son sistem bir fabrika. Mesela biz şu anda Koç Grubuna fason su üretimi yapıyoruz. Tabii Koç Grubu bilindiği gibi çok titizdir. Onlar bizi bir yıl takip etmişler. İşte nasıl üretim yaptığımızı, kalitemizi araştırmışlar ve en sonunda bizde karar kıldılar. Bu çok önemli. Biz suda devletin aldığı önlemleri destekliyoruz. Sektörde şu anda 250 civarında marka var ve çoğu yerel. Tabii her birinin kendine özgü üretim ve satış tarzı var. Tabii merdiven altı üretim çok. Dolayısıyla bizim gibi fabrikaların merdiven altı çalışan firmalarla rekabet etme şansı az olduğundan dolayı devletin aldığı önlemleri destekliyoruz. Tabii ki çok ilkel şartlarda dolum yapıyorlar, temizlik kurallarına çok uymuyorlar ama satıyorlar. Balıkesir’de olsun,  İstanbul’da olsun çok sayıda yerel su markası var.

 

Gıda katkı maddeleri konusunda alınan tedbirleri siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Destekliyoruz ve olması gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle merdiven altı üretimlerde yoğurt ve et ürünleri çok dikkat edilmesi gereken konu. Denetimlerin halen yetersiz olduğunu düşünüyorum. Denetimler ne kadar çok olursa bizim gibi üretim yapan firmaların ayakta kalma şansı çoğalır.

 

Siz sadece sütte mi iddialısınız, yoksa süt ürünlerinde de iddianız var mı?

Biz süt ve süt ürünleri diye ayırım yapmıyoruz. Sütte de iddialıyız kaşar ve beyaz peynirde de iddialıyız. Bim Marketlerine süt ve kaşarı biz yapıyoruz. Onlar bizi üç ayda bir denetliyor. Zaten bizi yeterli görmediği zaman bizden ürün almaları mümkün değil.

 

Nasıl bir Ar-Ge yapınız var? Yeniliklerinizden biraz bahseder misiniz?

Yeni bir ürün çıkarmak için Ar-Ge çalışmalarına hız veriyoruz. Mesela en son yoğurt sütü çıkardık.Sütü ambalaja koyuyoruz tüketici o sütü alıp mayalayarak kendi yoğurdunu yapıyor. İlk yoğurt sütünü biz çıkardık Türkiye’de onu piyasada geliştirip tanıtmaya çalışıyoruz. Ürün yeniliği anlamında keçi sütünü pakete ilk biz koyduk. Yine yarım yağlı sütü ilk biz çıkardık. Bunun gibi yeniliklerimiz var ve dönem dönem bu tür yeni yatırımlarımız oluyor.

 

Türkiye’deki satış organizasyon yapınız nasıl?

Bizim İstanbul’da, Ankara’da İzmir’de, Bursa’da bölge müdürlüklerimiz var. İstanbul’da Mega Center’de ve Ankara’da Ostim’de. Orada kendi pazarlama ekiplerimiz var. Biz ürünleri buradan gönderiyoruz.Onlar müşterilere, toptancılara dağıtım yapıyorlar. Şu anda 160 araçlık filomuz var. Bunun içinde tırlarımız, sıcak satış yapan araçlarımız var. Yeni bir ürün çıkardığımız zaman da pazar sıkıntısı çekmiyoruz. Mesela suyu piyasaya çıkarmadan CarrefourSA ile anlaşma yaptık.Zincir marketlerde olma gibi bir avantajımız var. Suda da tüm Türkiye’de ve zincir mağazalarda yaygınız. Tabii bugün baktığımızda suyun kaynağı Uludağ. Oranın farklı bir lezzeti var. O yüzden fabrikamız da Uludağ’da. Artık devlet su kaynağına ruhsat vermiyor. Çünkü su kaynakları Türkiye’de azalmaya başladı. Bir de piyasaya bakıldığında yerli marka kalmadı gibi bir şey. Çünkü hepsi yabancılara satıldı. Bize de yabancılardan, özellikle Araplardan bize satın diye teklifler geliyor. Biz buna yanaşmıyoruz. Biz de yeni ve yerli su markası olduğumuz için ona gözümüz gibi bakıyoruz. Biz onu çocuk gibi görüyor ve büyümesi gerektiği gibi büyütüyoruz. Biz işimizden memnunuz, bu şekilde de büyümeye devam ediyoruz.

 

Son olarak, yatırımlar ve hedefleriniz noktasında vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Biz, şu an 400 kişiyi istihdam ediyoruz. 8 binden fazla müstahsilimiz var. Balıkesir’e ekonomik anlamda bir değer yaratıyoruz. Fakat Türkiye’de sanayici olarak ayakta kalmak çok zor. Biz Türkiye için üretmeye devam ediyoruz. Bütün olumsuz şartlara rağmen biz üretmeye devam edeceğiz. Yılmadan çalışıyoruz. Topraksız sera, jeotermal otel yapma hedefimiz var. Bu projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz.