RÖPORTAJ — 1 Ocak 2015 at 16:02

DENİZLİ TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI NECDET ÖZER: TEŞVİK SİSTEMİNİN YAPISI DEĞİŞMELİ!

IMG_3100-

 

Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Necdet Özer, teşvik sisteminin yapısının değiştirilmesi gerektiğini belirterek, “Teşvik Türkiye’nin en önemli makroekonomik sorunu olan ihracat, teknoloji üretimi, istihdam temelinde olmalıdır. Bu konuda Ekonomi Bakanlığımızın attığı adımları olumlu buluyoruz. Bundan sonra da önemli atılımlar yapacağını düşünüyoruz” dedi.

 

Denizli Ticaret Odası, Denizli’nin en büyük sivil toplum kuruluşu konumunda…16 bin üyesi ile hizmet veren Denizli Ticaret Odası’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Necdet Özer ile Türkiye ve Denizli ekonomisiyle ilgili konuştuk.

 

Necdet Bey, öncelikle Denizli, çok önemli bir bakanlıkta temsil ediliyor olmasından sohbetimize başlamak istiyorum. Ekonomi Bakanı Sayın Nihat Zeybekci, Denizli için bir fırsat mıdır?

Ekonomi Bakanlığı’nda Sayın Nihat Zeybekci’nin olması gerçekten bir şans ve fırsattır. Ancak sadece Denizli için değil tüm Ege ve ülkemiz için bu geçerlidir. Çünkü Sayın Zeybekci, iş dünyasından gelerek Ekonomi Bakanlığı görevini üstlenmiştir. İş hayatının önemi ve gerçeklerini yakından bilen, konulara hakim bir bakanımızdır. Dolayısıyla da bir işadamı olduğu için halimizden anlayan biridir. Gerek sözlü gerekse de yazılı olarak taleplerimize hemen cevap veren Sayın Bakanımız, daha geçtiğimiz günlerde Denizli iş dünyası ile biraraya gelerek, tüm sektörlerimizin sıkıntılarını ve beklentilerini dinlemiştir. Bu gibi çalışmalar, ilimiz, bölgemiz ve ülkemiz ekonomisinin daha da gelişmesine ciddi katkılar sağlamaktadır.

 

Sizler de TOBB’da Denizli’yi temsil ediyorsunuz. Oradaki görevinizi biraz anlatır mısınız?

TOBB, ülke çıkarlarına uygun biçimde özel teşebbüsün haklarını korumak ve onlar adına hükümet makamlarına görüş bildirmek amacıyla çeşitli kamusal görevler yüklenmiştir. Bu kapsamda oda ve borsaların gelişmesine katkıda bulunmakta, ülkenin ekonomik sorunları hakkındaki görüş ve önerilerini hükümete ve kamu oyuna duyurmaktadır.

 

Odalar ve borsalar arasında birlik ve dayanışmayı sağlama, ticaret ve sanayinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlama ve üyelerin mesleki faaliyetlerini kolaylaştırma amacını taşıyan TOBB’un bir yönetim kurulu üyesi olarak, sorumlu olduğumuz bölgedeki Oda ve Borsa üyelerinin menfaatleri, görüş ve önerileri doğrultusunda çalışmalar yürütmekteyiz.

 

Denizli ekonomisini genel olarak değerlendirir misiniz?  

Genel ekonomik yapısı itibariyle “tekstil ve konfeksiyon sanayisi” ile tanınan Denizli’de, mermer sanayi, metal ve kablo sanayi, gıda sanayi, deri sanayi, cam sanayi, kağıt gibi önemli sektörlerde üretim yapılmaktadır. 174 ülkeye ihracat gerçekleştiren ilimizin ekonomisi, Türkiye’de 8. sırada yer almaktadır. İnşaat sektörü de, dinamik ve dışsallık arz eden sektörler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Tarım ve hayvancılık sektörü de ürün çeşitliliği ve miktarı bakımından il ekonomisinde büyük yer tutmaktadır.

 

Denizli’de üretim ve ihracat yapılan sektörlerde karşılaşılan sorunlar nelerdir?

Genelde yüksek katma değer yaratma konusunda sıkıntılar vardır. Daha önce ilimizde üretilen birçok ara malı ve işlemler, biraz da dünya konjonktüründen kaynaklanan etkilerle, ithalatla karşılanmaktadır. Bundan da bilhassa iç piyasaya yönelik üretim yapan firmalarımız zarar görmektedir. Üreten bütün kesimler için istikrarın sürmesi önemlidir. Üretici ve ihracatçı ileriyi görmek ister, bunun için istikrar önemlidir.

 

Kalifiye eleman sıkıntınız var mı?

Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olan Denizli’de de, kalifiye eleman sıkıntısı vardır. Meslek öğrenmek isteyen veya mesleklerini geliştirmek isteyen gençlerimize, günümüz bilgi çağına ayak uydurmalarına ve ileri teknolojiyi kullanarak hayatlarına yön vermelerine imkan sağlanmalıdır. Böyle yetişecek gençlerimiz, firmalarımızın ileri teknolojili ürünler geliştirmelerine ve dünyada rekabet avantajı yakalamalarına katkı sağlayacaklardır. Sonuçta Türkiye’de ve Denizli’de ara eleman açığı kapanmış olacak ve istihdam, üretim ve ihracatta artış olacaktır, diye düşünüyorum.

 

Ülke olarak 2023’te 500 milyar dolarlık ihracat hedefliyoruz. Denizli olarak, bunun için bir hazırlığınız var mı?

Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılında 500 milyar dolarlık ülke ihracat hedefine, Denizli olarak 15 milyar dolarlık bir rakamla katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu hedeflerin gerçekleşmesi için, öncelikle, ülkemizin, uluslararası anlaşmaların dışında kalmaması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) liderliğinde yürütülmekte olan Avrupa Birliği (AB) ve ABD arasındaki Trans-Atlantik “Serbest Ticaret Bölgesi” ve ABD ve Asya Pasifik ülkeleri (APEC) arasında kuruluş müzakereleri yürütülen “Trans-Pasifik “Serbest Ticaret Bölgesi anlaşmaları, dünya ticaretini ve ülkemizin geleceğini etkileyecektir. Dolayısıyla da ihracata dayalı sürdürülebilir büyüme için belirtilen büyük pazarların dışında kalmamalıyız.

 

Hedefler için bir diğer önemli konu da, teşvik sisteminin yapısının mutlaka değiştirilmesi gerektiğidir. Ülke kalkınması için özel sektörü destekleyen teşvik, elbette önemlidir. Fakat her ne kadar iyi niyetlerle hazırlanmış olsa da, amacının aksine sonuçlar doğuran 5084 sayılı kanun, bölgesel gelir farklılıklarını gidermeyip, daha da derinleştirmiştir. Komşu iller, ister istemez haksız rekabetle karşı karşıya kalmıştır.   Son olarak uygulamaya geçirilen bölgesel teşviklerin de sorunu çözmede yeterli olmadığını görülmektedir. Dolayısıyla sadece Denizli’de Türkiye genelinde yatırımların artması için sektörel teşvik verilmelidir. Yatırım hangi lokasyonda verimli ise (kuruluş yeri) oraya yapılmalıdır. Ayrıca teşvik, Türkiye’nin en önemli makroekonomik sorunu olan ihracat, teknoloji üretimi ve istihdam temeline dayanmalıdır. Böylece ileri teknoloji ve katma değerli ithal edilen ürünler, yerli üretim imkanı kazanacaktır.

 

Hedeflerimiz için önemli olan, hem cari açığımızı azaltacak hem de yerli üreticimize ciddi destekler sağlayacak devlet politikalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Sanayi ürünlerinde kullanılan hammadde üretiminin teşvik edilmesi gerekmektedir. Örneğin, Denizli’nin tekstilde hammadde olarak en çok ihtiyaç duyduğu ipliktir. Bunun üretimi için bir devlet politikası haline getirilerek pamuğun teşvik edilmesi gerekmektedir. Pamuk teşvik edildiğinde hem ülkemizin en büyük problemi olan cari açığımızı azaltmış oluruz hem de yerli üreticimizi kalkındırmış oluruz.

 

Ayrıca katma değerli, nano teknolojiye sahip ürünler üretmeliyiz. Denizli’de son 5-6 yıldır tekstil sektöründe markalaşma çalışmaları başlatıldı. Önümüzdeki yıllarda 8-10 marka tekstilde söz sahibi olacaktır, diye düşünüyoruz. Bunların dışında Denizli Ticaret Odası olarak 2008 yılındaki küresel kriz sonrasında alternatif pazar ve alternatif sektör arayışına yöneldik. Özellikle yüksek katma değere sahip seracılık faaliyetlerine yönelik yeni girişimler her geçen gün artmaktadır. Alternatif sektör arayışı içinde olan ilimizde jeotermal kaynaklardan yararlanılmak suretiyle seracılığın yanı sıra enerji üretimi ve termal turizmin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Alternatif sektör ve farklı pazarlar, ilimizdeki dünya harikası olan Pamukkale’nin yanısıra antik kentler ile turizmde de, yüksek döviz girdisi ile 15 milyar dolarlık ihracat hedefine bir adım daha yaklaşacağımıza inanıyoruz.

 

Sonuç olarak, devletimizin özel sektörün hızını arttıracak teşvik sistemini hayata geçirmesi durumunda ülkemiz 2023 hedeflerini rahatlıkla yakalayacaktır. Ekonomi Bakanlığımızın teşvik sistemiyle ilgili girişimleri olduğunu biliyoruz, bunlar da bizleri umutlandırmaktadır.

 

Denizli’deki oda ve dernekler arasında birlik ve beraberlik olduğunu görmekteyiz. Bunun Denizli’ye ne gibi faydaları oldu? 

Denizli, ülkemizde birlikte hareket etmenin, işbirliklerinin sergilendiği illerin başında gelmektedir. Ticaret, sanayi, hizmet sektörleri olmak üzere sosyo-ekonomik hayatın her alanında görülen bu işbirliği ve birlikteliğin en güzel örneği, ülkemizde bir ilk olma özelliği taşıyan, 26 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle oluşturulan “Denizli Sanayici Tüccar ve İşadamları Platformu”dur.

 

Platformumuz kurulduğundan bugüne ilimiz sanayi, ticari, sosyal, kültürel ve benzeri birçok sorunlarının çözümlenmesinde ayrıca ilimize katkı sağlayacak birçok değerlerin kazanılmasında çok büyük katkısı olmuştur. Bu kazanımlar ortak akıl ve düşüncelerle aynı zamanda Türkiye’ye örnek olan birlik ve beraberlik hareketiyle elde edilmiştir. Platformun bu birlik ve beraberlik anlayışıyla elde ettiği bu başarılarında, siyasilerimiz ve yerel yöneticilerimiz ile diğer sivil toplum kuruluşlarımızın desteğini alarak Denizli lobisinin oluşmasında ilimize katkı sağlamıştır. Tüm bu çalışmaların ve başarıların gerçekleşmesinde her zaman Denizli ön planda tutulmuştur. Platformumuz, geçmişte olduğu gibi yine Denizli sorunlarının çözümü için çabalamaya devam edecektir.

 

Denizli Ticaret Odası hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz?

1926 yılında kurulan ve 88 yıllık tarihiyle ilimiz, bölgemiz ve ülkemiz sosyo-ekonomik yapısı içinde hizmet vermekte olan Denizli Ticaret Odası, 16 bin üyesi, 30 meslek grubu ve 100 alt meslek dalını temsil eden 172 kişiden oluşan Meslek Komitesi, 71 kişilik Meclisi, 11 kişilik Yönetim Kurulu ve 45 çalışanı ile Denizli ilinin en çok üyeye sahip meslek kuruluşudur. Denizli Ticaret Odası, sosyal sorumluluk gereği bugüne kadar Denizli’ye katma değer sağlayacak birçok projenin içinde yer almıştır ve yer almaya da devam edecektir.

 

İl ekonomisinde önemli bir paya sahip olan tekstil sektörüyle ilgili GEKA desteği almaya hak kazanan “Denizli Tekstil Yenilik ve Tasarım Merkezi” isimli projeyi hayata geçirdik. Bu proje, Denizli Ticaret Odası koordinatörlüğünde ve Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Teknokent ortaklığı ile yürütülmektedir. Denizli Tekstil Yenilik ve Tasarım Merkezi, Güney Ege Bölgesi’nde tasarım, teknoloji, yenilik odaklı uygulama kapasitesinin, yenilikçi girişimciliğin ve altyapının geliştirilmesi amacıyla Denizli Ticaret Odası hizmet binasının 6. katında faaliyete geçecektir. Proje ile; Denizli, Aydın ve Muğla illerinde tekstil ve hazır giyim sektörleri ile bağlantılı sektörlerde mevcut yenilik ve Ar-Ge çalışmalarının geliştirilmesini sağlayarak akıllı teknolojilerin sektörde kullanılmasını teşvik etmek ve sektörde faaliyet gösteren işletmelerin Ar-Ge ve yenileşim ile daha fazla katma değer sağlayabilecekleri bilincini bölgede geliştirmek amaçlanmaktadır.

 

Girişimcilik eğitimleri düzenliyorsunuz. Bu eğitimler, ekonomiye katkı sağlıyor mu?

Bizler yeni girişimcilerin, işsizliğe çözüm olacağını kendi işini kurarak, ekonomiye dinamizm kazandıracağına inanmaktayız. Dolayısıyla da yeni girişimcilerin yetiştirilmesi Denizli ve Türkiye için çok önemlidir. Önceki yıllarda düzenlemiş olduğumuz girişimcilik eğitimlerinde 350 kişi girişimci oldu. Bu yıl düzenleyeceğimiz eğitimlerde ise 500 yeni girişimci yetiştirilecek. İlimizde iş kurmak isteyen kişiler, belirli bir kriterlerden geçtikten sonra eğitimler alacak ve ardından da iş kurabilecekler. Denizli Ticaret Odası olarak mesleki eğitim konusunda çalışanları ve kendi işini kurmanın gayreti içinde olanları eğitme, destekleme ve kamunun tahsis ettiği finans kaynaklarına ulaşmaları konusunda yönlendirmenin gayreti içinde olmaya devam edeceğiz.

 

Geçtiğimiz yıllarda, Denizli Ticaret Odası traverteni coğrafi işaret olarak tescilletti. bundaki amaç neydi?

Denizli, dünyada ve Türkiye’de, yaygın olarak kullanılan önemli bir doğal taş ürününe ev sahipliği yapmaktadır. Denizli’de mermer/traverten sektörü tekstilden sonra ikinci önemli sektör ve yatırım alanı haline gelmiş konumdadır. Traverten adıyla bilinen bu doğal taşa, “Denizli Traverteni” olarak Coğrafi İşaret Tescil Belgesi alınması amacıyla Denizli Ticaret Odası, 2008 yılı Ocak ayında çalışma başlatmış ve bu çalışmalar, 2011 yılı sonunda sonuçlanmış ve Türk Patent Enstitüsü’ne “Denizli Traverteni” menşe adıyla tescili yaptırmıştır. Bu tescilin, Denizli’de son 10 yılda hızla gelişen sektörün, kaliteli ve markalı üretime geçmesinde büyük yarar sağlayacağına inanıyoruz. Ayrıca travertene “Denizli Traverteni” adı ve sembolünün kullanılması, sektöre Türkiye’de ve dünyada daha katma değerli bir tanınma getirdiğini gözlemliyoruz.

 

Çok alışık olmadığımız bir şekilde üyelerinizi yurt içi ve yurtdışı fuarlara gönderiyorsunuz. Neden?

Denizli Ticaret Odası olarak, fuar ziyaretlerinin üyelerimizin önünü açacağına inanıyoruz. Bu düşünce doğrultusunda da odamız rehberliğinde üyelerimizin, rekabet güçlerinin artması için fuarlara katılmalarına öncülük ediyoruz. Böylece işletmelerimizin, rakiplerini tanımalarını, yeni ürünler ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinmelerini sağlıyoruz. Firmalarımızın ufkunu açmalarına, yeni müşteriler bulmalarına vesile olan fuarlar sayesinde kent ve ülke ekonomimizin daha da canlanacağına inanıyoruz. Son 5 yılda 1500 üyemize öncülük ederek, dünyada ve Türkiye’nin değişik illerinde düzenlenen fuarlarda araştırma ve inceleme fırsat tanıdık. Oda olarak, bundan sonra da fuar desteğimizi devam ettireceğiz.

 

Peki Ticaret Odası olarak Denizli’yi bir üst sıraya taşıyacak projeler üretmeye devam edecek misiniz?

Denizli’nin girişimci sayısının, ihracatının artması, mamul ve pazar çeşitlenmesi, katma değerli ürünlere yönelinmesi, üretimde yerli girdi kullanımının yükselmesi ve yüksek teknoloji kullanımının artması için KOSGEB, İş-Kur, üniversitemizdeki TeknoKent, Kalkınma Ajansı ile her türlü eğitim, proje ve fuarlara katılım faaliyetlerini sürdüreceğiz.

 

Son olarak eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Denizli sanayi ve ticarette hızla gelişmesini sürdürmektedir. Denizli bir dünya kentidir, dünya piyasaları ile entegre olmuştur. Girişimcilerimiz dünyanın her köşesinde vardır. Hedefimizi her gün büyütüyoruz, başarılarımızı sürdüreceğiz.