RÖPORTAJ — 1 Ocak 2015 at 15:40

ER-BAKIR GENEL MÜDÜRÜ MACİT TAŞKIN: ER-BAKIR, ABD’DEKİ YATIRIMIYLA NAFTA PAZARINI HEDEFLİYOR!

IMG_0948 

Amerika Birleşik Devletleri New Mexico’da yaklaşık 70 milyon dolarlık yatırımı bitirmek üzere olduklarını ifade eden Er-Bakır Genel Müdürü Macit Taşkın, bunun Türkiye’nin ABD’deki en büyük yatırımı olduğunu, kuracakları bakır tel çekme tesisi ile daha önce de mal sattıkları NAFTA ülkelerine (Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada) bu kez navlun maliyetinden avantaj sağlayarak satış yapacaklarını belirtti.

 

33 yıl önce temelleri Denizli Kaleiçi Bakırcılar Çarşısı’nda atılan Er-Bakır, metal sektöründe faaliyet gösteren ve Türkiye’nin elektrolitik bakır tel üreten iki büyük şirketinden birisi. 2010 yılından beri yüzde 45’lik pazar payıyla sektör lideri konumunda bulunan Er-Bakır’ın Genel Müdürü Macit Taşkın ile Er-Bakır’ın sektördeki konumunu ve yatırımlarını konuştuk.

 

Er-Bakır’ın genel yapısını ve faaliyetlerini özetle anlatır mısınız?

Biz 33 yıllık bir şirketiz. 2010 yılından beri pazar lideriyiz ve şu anda İstanbul Sanayi Odası İlk 500 listesinde 19. Sıradayız. Biz Er-Bakır olarak bakır tel üreticisiyiz. Bizim müşterilerimiz kablo üreticileri. Başka bir deyimle kablocular bizden kablo kısmını alırlar, bunun üzerini izole ederek kablo haline getirirler. Bu anlamda baktığımız zaman 4.500 farklı ürünü farklı niteliklerde, farklı reçetelerde üretiriz ve bu da sipariş üzerine olur. Bizim hammaddemiz bakır katottur. Bunu da Şili, Kazakistan, Özbekistan, Afrika, İspanya gibi birçok kanaldan alırız. Türkiye’nin bakır tüketimi yaklaşık 400 bin tondur. Bunun 40 bin tonu Türkiye’de üretilir, 360 bin tonu ithal edilir. Geçen sene 172 bin ton üretim yaptık. 1.4 milyar dolar ciromuz var. Ortalama 400 milyon dolar civarında ihracatımız var. Fakat Türkiye’ye sattığımız 1 milyar doların da yaklaşık yüzde 60’ı kablo olarak ihraç edilir.

 

Er-Bakır’ın direkt istihdamı nedir?

750 civarında çalışanımız var. Bunun yaklaşık 140’ı beyaz yakalı. Er-Bakır kendi alanında önemli know-how’a sahiptir. Yoksa makineyi herkes alıyor. Her yerde bulunan makineler. Onları işletebilmek önemli. Bu da bizim işçimizin özel kabiliyeti.

 

Biraz da yatırım planlarınızdan bahseder misiniz?

Bu anlamda biz şu anda yurtdışında bir yatırım yapıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri New Mexico’da yaklaşık 70 milyon dolarlık yatırımı bitirmek üzereyiz. Bu Türkiye’nin ABD’deki en büyük yatırımı. Orada yine bakır tel çekme tesisi yapacağız. Hiçbir şeyi Türkiye’den götürmeyeceğiz. Tamamen orada üreteceğiz ve navlundan kazanacağız. Hedef pazarımız NAFTA ülkeleri (Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada) olacak. Zaten o ülkelere mal satıyoruz ama bu sefer yerinde üretip, navlun maliyetinden avantaj sağlayacağız. Hammaddeyi de oradan sağlayacağız. Buradan tek ihraç ettiğimiz know-how olacak.

 

Pekiyi yetişmiş insan gücü anlamında bir eksiklik yaşıyor musunuz?

Biz sektör itibariyle kendi elemanımızı kendimiz yetiştiriyoruz. Maalesef bu iş okulda öğrenilmiyor. Şu anda aşağı yukarı 610 mavi yakalının yüzde 95’i endüstri meslek lisesi eğitimlidir ama burada yetiştirilmişlerdir. Başka türlü bu işi öğrenmeleri mümkün değil. Şu anda Amerika’daki 13 mavi yakalı personelimiz Amerikalıları eğitiyor.

 

Ar-Ge konusunda üniversiteler ile nasıl bir işbirliğiniz var?

Ar-Ge konusunda beklenenden daha ileri bir işbirliğimiz var üniversitelerle.. Özellikle Pamukkale Üniversitesi ile çok akıllıca proje yürütüyoruz. Özellikle bakır alaşımları konusunda. Bayağı ciddi bir çalışmayı beraber yapıyoruz. İnşallah bir yerlere götürebiliriz. Dünyadaki belli alaşımları dünyada tek kuruluş yapar, biz ikinci olmaya uğraşıyoruz. Yoksa bu yüzde bir karlılığı başka türlü yükseltmek mümkün değil. Amaç katma değeri artırmak olacak.

 

Bakır materyalinde ne gibi kalite farklılıkları var?

Çok büyük farklılıklar var. Bu izabe tesislerinin işleyişine bağlı. Bazı izabe tesisleri daha iyi oluyor. Bir de tabii madenin temel nitelikleri de çok önemli. Tabii bunların niteliklerine göre Londra Metal Borsası’nda farklı fiyatlar oluşuyor. Biz tek bir tesise sahibiz. O hatta kötü katot kullanırsak verimliliğimiz düşebiliyor ve üretimde büyük arızalara sebep oluyor. Bu nedenle yüksek kalitede katot almak zorundayız.

 

Er-Bakır, Denizli’de nihai kablo üreticilerini tetikleyecek nitelikte bir oluşumda mıdır?

Tabii, Er-Bakır’ın burada olması nedeniyle etrafında 14 tane kablo üreticisi konuşlanmış durumda. Hiçbir şey bilmiyorsanız fabrika kurarken, iki tane kritere bakarsınız; ya hammaddeye yakın olacaksınız ya da pazara yakın olacaksınız. Biz Denizli’de Er-Bakır olarak ikisine de yakın değiliz. Ama kablocular en azından ham maddeye yakınolmayı düşündükleri için etrafımızdalar. Ama bizim kurucularımızın Denizlili olması ve memleketlerine kazanç sağlamak istemeleriyle oluşan bir yapı. Yoksa bugün kurmaya kalksanız Denizli’de kurmamanız lazım. Bizim gibi ağır sanayi tesislerinin limana yakın olması lazım.

 

Denizli’nin 2023 hedefinde 15 milyar dolarlık bir ihracat var. Er-Bakır’ın bu hedefe katkısı ne olacak?

Er-Bakır Denizli’de büyük bir miktarda ihracat yapıyor. Hatta Denizli’de gözükmeyen ihracatımız da var bizim Ege İhracatçılar Birliği ile yaptığımız.. Dolayısıyla Denizli’nin ihracat hedefinde en büyük rolü oynayacak da biziz. Bunun için Ar-Ge faaliyetlerine daha çok önem vereceğiz. Amerika’da kurulan şirket için de, bundan sonra yapacağımız yatırımlar için de her zaman burası Ar-Ge üssü konumunda olacak, her zaman know-how burada kalacak, her zaman merkez burası olacak. Şu andaki teşvik yapısıyla burada fiziksel yatırım yapılır mı derseniz, hayır.. Ancak biz tamamlayıcı yatırımlar yapıyoruz, büyük yatırım yapmıyoruz.

 

Denizli’nin temel beklentileri nelerdir?

Artık Büyükşehir olduk. Denizli’de artık birçok şey yapılıyor. Denizli sanayileşmiş bir şehir, sanayiyle yaşayan bir şehir. Temel sorunlardan bir tanesi demiryoludur.. Bu sorunun bir an evvel çözülmesi gerekir. Bu sorunun bir şekilde çözümlenip bizim limana çabuk inmemizin sağlanması lazım. İkincisi, hala teşvik konusunda haksızlık hissediyoruz. Havaalanının bulunduğu Çardak’la hemen yanındaki Dazkırı arasında teşvik açısından dağlar var. Özellikle ihracat hedeflerinin yüksek olduğu bir proje sürdürülürken, özellikle ihracatçıların desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.