RÖPORTAJ — 8 Mart 2015 at 16:05

İSTOÇ YÖNETİM KURULU BAŞKANI NAHİT KEMALBAY: İSTOÇ BİR MARKADIR!

 

Nihat Kemalbay

Yirmi yıl önce faaliyete geçen İSTOÇ’un özellikle 2000 yılından sonra hızlı bir gelişim gösterdiğini vurgulayan İSTOÇ Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kemalbay, sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin de ticaret merkezi olan İSTOÇ’un artık bir marka olduğunu dile getirdi.

 

İSTOÇ yirmi yıl önce faaliyete başlayan, 1 milyon 100 bin metrekare alanda, 35 meslek grubunda 7 bin işyerinin bulunduğu bir ticaret merkezi. İSTOÇ Ticaret Merkezi’nde ağırlıklı olarak hırdavat, lüks hırdavat, plastik eşya, melamin, kırtasiye, kağıt, madeni eşya, gıda, büro malzemeleri, züccaciye, promosyon ürünleri, kozmetik ve 2. el otomobil sektörü yer alıyor. Otuz bin çalışanın bulunduğu merkezin günlük nüfusu 80 bini buluyor. İSTOÇ Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kemalbay ile İSTOÇ Saray projesini ve serbest bölge olma hedeflerini konuştuk.

 

Öncelikle gündemde olan otel projeniz hakkında bilgi verir misiniz?

İSTOÇ Saray Otel ve Alışveriş Merkezi Projesi tüm üyelerin ortak oldukları bir proje. Burada bir AVM ve bir de otel var. 400 odalı, 800 yataklı bir otel. 7 Adet 20 ile 100 m2 arasında değişen toplantı odaları, 500 kişilik balo salonu, kapalı havuzu, egzersiz salonu, SPA merkezi, kuaförü, kapalı otoparkı ve revir hizmetleriyle beş yıldızlı hizmet kalitesini sunacak. İstanbul’un en büyük otellerinden biri olacak. Otelimizin en büyük özelliği altında metro istasyonunun şu anda faal olarak çalışması. Havaalanına ve İstanbul’un diğer semtlerine istediğiniz anda buradan metro ile ulaşabilirsiniz. Otobana yakın oluşu da ayrı bir avantaj. Buraya giriş çok kolay ama çıkışı biraz zor. Ama yeni yollar yapılıyor ve bittikten sonra siteye giriş de siteden çıkış da çok kolay olacak. Lokasyon olarak eski ve yeni iki havaalanından birine 12 km, diğerine 15 km mesafede.. Bu kooperatifin kurucu üyesi ve yaklaşık 22 yıldır da yöneticisi olarak çok mutluluk duyuyorum.

 

AVM’nin özelliklerini de kısaca anlatabilir misiniz?

AVM’de  43 ile 137 m2  arasında değişen boyutta, değişik fonksiyonlara cevap verebilecek 137 mağaza bulunacak. AVM içinde 10 kafeterya, 7 restoran, 13 fast food dükkanı olacak. Bunların haricinde çocuk eğlence merkezi, 3600 m2 alana sahip hipermarket, 17 adet kiosk, kapalı otopark ve metro bağlantısı olacak.

 

Bu kompleksin işletmesini İSTOÇ olarak kendiniz mi yürüteceksiniz yoksa dışarıdan bir işletmeci mi olacak?

Otelin işletmesini biz profesyonel bir kuruma veya uluslararası bir otel zincirine vermek istiyoruz. Şu otel ve AVM inşaatının bitmesine bir-iki ay var. Tahmin ediyorum, Mart veya Nisan’da buranın hangi zincirle nasıl çalışacağının kararını vereceğiz. Şu anda 12 tane teklif var bize gelen, ama biz bunu yine de ihaleye çıkaracağız. AVM ve otelin işletmesini ayrı ayrı da verebiliriz, birlikte de verebiliriz. İkisi için de talepler var. Otelin işletmeciliği daha zor. AVM’nin işletmeciliği ise bizim işimize ve üyelerimize daha uygun. Onların da talepleri var. Buradaki AVM’yi kendi bünyemizde işletelim, yönetelim diyorlar. Bunu da değerlendiriyoruz tabii..

 

Pekiyi, sizin kafanızda konsept olarak iş oteli mi yoksa turizme açık bir otel mi var?

Lokasyon olarak iş oteli olması daha makul. Çünkü arkasında 7 bin üyemiz var. Onlara da özel iskonto tanıyacağız otel devreye girdikten sonra.. İSTOÇ üyesi olanın burada bir avantajı olacak. Artı, arkamızda 39 tane daha kooperatif var İkitelli’de… Raylı sistemle buraya ulaşmaları kolay. Bu nedenle buranın iş oteli olmasına daha çok inanıyorum. Otelin bütün 5 yıldızlı otel fonksiyonlarını yerine getirip turizm odaklı da hizmet verebileceğini söyleyebiliriz.

 

İSTOÇ’un büyümesi ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Şu anda doluluk oranımız yüzde 100. Büyüme alanları hemen hemen doldu diyebiliriz ama sosyal tesisler için bir alanımız var. Orada sportif amaçla kullanılacak yerlerimiz var. Elimizde birkaç tanede küçük parselimiz var. Onları da 2015 yılında tamamlayacağız. Sonra da İSTOÇ’un İnşaat Yapı Kooperatif bölümünü kapatıp ve sadece işletmesine devam edeceğiz.

 

İSTOÇ’ta dükkanların satış ve kiralama rakamları nasıl bir gelişim gösterdi?

2000 yılından sonra hızlı bir gelişim süreci oldu. 2000 yılına kadar A, B, C bazında aşağı yukarı 150, 300, 600 metrekare büyüklüğünde dükkânlarımız vardı. Mesele 600 metre büyüklüğündeki dükkan 2000’den öne 100 bin dolar civarındayken, şimdi o dükkanlar 3 milyon dolar düzeyinde. Yani 2000 yılından sonra fiyatlar hızla yükseldi. Burada yeriniz olsun; satmaya kalktığınızda 2 saat içinde satabilirsiniz. Yaklaşık yüzde 40’ı da kiradadır. Kuruluş şartlarında burayı tamamen mesleki adalar bazında organize etmek istiyorduk. Ancak, birden bire insanlar vazgeçince üye bulmakta zorlandık. Sonra yatırım amaçlı yer alanlar oldu. Özellikle Anadolu’nun çeşitli yerlerinde çok sayıda üyelerimiz var. Hiçbir yerde böyle bir kıymetli yerin ve bu kadar yüksek getirinin olmadığını söylüyorlar.

 

İSTOÇ’un, çevresindeki diğer kooperatiflerle birlikte serbest bölgeye dönüştürülmesi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Serbest bölge olma konusu bundan 5-6 sene önce yine gündeme geldi. Burada neler yapabiliriz diye konuştuk. Çin’deki Yuwi Serbest Bölgesi’ni model alarak defa toplantı yaptık. Çin’de o bölgelere giden insanlar tamamen serbest ve gümrüksüz olarak çok büyük hacimde alışveriş yapabiliyorlar. Acaba biz burada ne yapabiliriz derken; İSTOÇ bu bölge için küçük gelir ama yakınımızdaki kooperatifleri de katarak yapabiliriz sonucuna ulaştık.. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yetkilileri bu konuda çalışmalar yürütüyorlar. Tekstilkent’in ve Giykoop’un başkanlarıylada bir araya gelip toplantı yaptık. Bir komisyon kurarak hazırlıkları sürdürüyoruz. Tabii bu konuyla ilgili bir avantajımız da devletin serbest bölge konusuna sıcak bakmasıdır.

 

İSTOÇ Modeli başka bir yerde uygulanamaz mı?

Anadolu’da uygulanabilir ama İstanbul’da uygulanamaz. Niye? Çünkü İstanbul’da yer kalmadı. Ve de İstanbul çok pahalandı. Ben aynı zamanda İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu’ndayım. İSO’nun Organize Sanayi Bölgesi Geliştirme İhtisas Kurulu Başkanı’yım aynı zamanda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 10 yıl içerisinde sanayiyi İstanbul’dan çıkarmak için çalışıyor. Çevreye kirlilik vermeyen veya daha az kirlilik veren küçük işletmeleri çıkartmamak lazım. Çevreye zarar veren, kirleten işletmeler gidebilir ama herkesi çıkartacağım demek olmaz. Baktığımızda 2-3 milyon çalışan var bu işyerlerinde. Buna bir de aileleri kattığımız zaman 5-6 milyon insan ediyor. Bu İstanbul’un neredeyse yarısı ediyor.

 

Bölgesel ve sektörel anlamda devlet teşvikleri var ama buna rağmen yatırımlar istenen düzeyde değil. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Sanayiyi Anadolu’ya götürmek istiyorsanız hızlı ulaşım şart. Ben Çerkezköy’deki fabrikamda 15 yıldır iki personel servisi çalıştırıyorum. Oraya treni koyduğunuz zaman çok hızlı ve rahat ulaşım olur. Her şeyi yap demeyeceksin, devlet olarak yapacaksın. Çünkü özel sektör kazanmadığı yereyatırım yapmaz.

 

Son sözleriniz olarak neler söylemek istersiniz?

İSTOÇ Ticaret Merkezi 1995 yılında faaliyete geçmiştir. Eminönü Tahtakale’deki esnafı oradaki trafikten kurtarmak için geliştirilen bir projedir. Özellikle 2000 yılından sonra burada çok ciddi gelişmeler oldu. Burası İstanbul’un ve Türkiye’nin ticaret merkezi oldu. Bana göre Türk ekonomisinin aşağı yukarı bütün iş kollarının bulunduğu bir merkezdir İSTOÇ! Sadece İstanbul’a değil 81 vilayete ve yurtdışına hitap eden bir özelliği var..

 

İSTOÇ bugün bir marka haline gelmiştir. Her türlü ihtiyacını birincielden tedarik etmek isteyen tüm tüketicileri davet ediyoruz. Perakende ve toptan satış yerleri olan açık bir AVM’yiz. Evlenen, evini yenileyen, evinin ihtiyacı olan herkes gelsin buraya. Ulaşım da çok kolay. Tüketiciler ihtiyaçlarını piyasaya göre yüzde 30, hatta yarı yarıya daha ucuza İSTOÇ’tan alabilirler. Bütçesini düşünen bize gelsin!