RÖPORTAJ — 8 Mart 2015 at 15:19

OFİSSET GENEL KOORDİNATÖRÜ HALİL ÇİFTÇİ: TAM ENTEGRE BİR FİRMAYIZ!

IMG_1095

 

Ofisset’in hem geniş ürün gamı hem de satış sonrası hizmetlerle tam entegre bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Ofisset Genel Koordinatörü Halil Çiftçi, Türkiye’de bu özelliğe sahip az firmalardan biri olarak kendilerini 1. Ligde gördüklerini vurguladı.

 

Son yıllarda aldığı teşvikle yıldızı parlayan illerimizden biri de Osmaniye. Özellikle Organize Sanayi Bölgesi’nde yoğunlaşan yatırımlarda diğer illerden gelen firmaların ağırlığı daha fazla.. Yerel oyuncular da varlık göstermeye çalışıyorlar. Bu oyunculardan birisi de Ofisset. Ofis mobilyaları sektöründe faaliyet gösteren firma önemli bir üretim tecrübesine sahip. Firmanın Genel Koordinatörü Halil Çiftçi ile Offisset’in hedeflerini ve Osmaniye’de sanayinin geleceğini konuştuk.

 

Ofisset’in kuruluş tarihçesinden günümüze uzanan hikayesini özetle aktarır mısınız?

Ofisset, Mustafa Çiftçi önderliğinde 1980’de Osmaniye’de kurulmuş bir şirket. Şahıs firması olarak yola başlamış bir firma. Dedemin işi olan; banyolarda, evlerde kullanılan teneke sobaların üretimi başlangıç olmuş. Tenekeci Halil’miş lakabı. Babam hem o işi hem havalandırma boruları yapmış. Yani sacla, metalle iç içe olan işleri yaptığı için 1980’den sonra çelik masa ve dolap üretimine başlamış. 1984-85’lerden sonra da bu bölgede çok fazla olan güneş paneli imalatına başlandı. Ofis mobilyası üretiminden hiç kopmadık. 1995’ten sonra da güneş paneli üretimini bıraktık ve ofis mobilyasına yoğunlaştık. Metal zaten bildiğimiz bir şeydi, işin içine mobilyayı da kattık. Mobilyada da kendimizi ciddi bir şekilde geliştirdik. 2002’de Ofisset markasını tescilledik ve bu şekilde yola devam ettik.

 

Ofisset’in Türkiye’deki satışı ve ihracatı ne kadardır?

Türkiye’de biz, Devlet Malzeme Ofisi ile anlaşmalı firmalardan biriyiz. Şu anda yeni sözleşme için bekliyoruz. Türkiye’nin 81 vilayetinde ürün teslim etmiş bir firmayız 2014’te.. Bunun haricinde Ofisset kendi konseptiyle açtığı Van, Edremit, İzmir, İskenderun, Osmaniye ve İstanbul’da da bir mağaza açmayı düşünüyoruz ama öncelikle mevcut mağazalarla toparlanıp güçlendikten sonra İstanbul’u düşünüyoruz. Çünkü İstanbul başlı başına bir ülke gibi. Mutlaka İstanbul’da olmak gerekiyor. Orada olmadan ciddi ve büyük bir marka olmak zor. Ama dediğim gibi önce ciddi bir altyapı gerekiyor. Yurtiçi ve yurtdışı fuarları takip ediyoruz. Van’da bir bölge bayiimiz var ve o bayiimizle beraber tüm Doğu ve Güneydoğu bölgesinde pazarlama ekibiyle beraber ciddi bir çalışma yapıyoruz. Yurtdışında şu anda en yoğun çalıştığımız yer Irak’tır.. Orada 3 tane shoowroomumuz var. Tabi Kuzey Irak’ta yoğunluklu çalışıyoruz. Güneye de ürün gönderiyoruz ama Ofisset olarak değil. Kuzey Irak’ın kendi içerisindeki problemlerden dolayı yavaşlama var şu anda. Bunun yanında Libya’da işlerimiz var. Ürdün’de de bayimiz var. Mali’de yeni bir projemiz var. Yine Burundi’de bir proje üzerinde çalışıyoruz. Kenya’da kurduğumuz bir şirket var. Yani Afrika Piyasası üzerine ciddi bir şekilde düşüyoruz.

 

Yine Türkmenistan’da, Gürcistan’da projelerimizi bitirdik. Orada diğer projelerimiz takip ediliyor. Azerbaycan’a geçtiğimiz günlerde ciddi bir çıkarma yaptık. Oraya ürün gönderdik. Şu anda yeni projeleri bekliyoruz.

 

Yurtdışında hep proje odaklı mı çalışıyorsunuz?

Perakende olarak ürün de gönderiyoruz ama ağırlıklı olarak proje odaklı çalışıyoruz. Aynı Türkiye’de olduğu gibi, yurtdışında da projeler bizim için daha fazla ürün satışına, cirolarımızın, ihracatımızın artışına vesile oluyor. Bu yüzden projelerle konuşuyoruz aslında. Bizim proje ekibimiz var. Bu ekiple yurtdışına destek veriyoruz. O ülkelerdeki projeleri alıp, burada ürünümüzü yapıp, teslim edip montajını oradaki partnerfirmamızla yapmaya çalışıyoruz.

 

Avrupa ülkelerine yönelik bir arayışınız var mı hedef pazarlar anlamında?

Avrupa ile ilgili bir çalışma yapmak istiyoruz. Almanya’ya kısmen ihracatımız oldu. Bu sene Mart ayında yeni kataloğumuz, yeni konseptimiz çıkıyor. Bu sene büyük fuarlara katılacağız. Orada müşteri portföyünü inceleyeceğiz. Avrupa ile ilgili çok ciddi çalışmalarımız olacak. Diğer taraftan Ortadoğu yakın olduğumuz için önemli. Mesela Mısır’da ürünlerimiz satılıyor ve bir irtibat ofisimiz var. Oralarda daha etkin olmak istiyoruz. Tabii dünya eskisi gibi çok büyük değil. Her yerden her yere ürün gidiyor. Mesela Latin Amerika’yı düşünüyoruz. Orası müthiş ve boş bekleyen bir pazar.

 

Satış sonrası servis hizmetinizden de bahseder misiniz?

Artık müşterilerimiz bilinçlenmiş durumda. Devlet Malzeme Ofisi’ne satış yapıyoruz. Devlete ürün verebilme kabiliyetine sahip firmalar bu satış sonrası hizmetin altına imza atanlardır. Bizim iki yıl resmi garantimiz var. İki yıl sonra da biz müşterilerimize hiçbir zaman sırt çevirmedik. Her zaman onlarla ilgili ve beraberiz.

 

Sektörel anlamda Ofisset kendini nerede konumlandırıyor?

Biz Ofisset olarak hem geniş ürün gamımız hem de satış sonrası hizmetlerimizle tam entegre bir yapıya sahibiz. Bu entegrasyonu kim ne kadar tamamladıysa sektörümüzde daha ileriye, daha çok müşteri portföyüne ulaşmış demektir. Türkiye’de bizim çapımızda veya bizden büyük olup bu konsepti tamamlamış olan 3-5 firma vardır diye düşünüyorum. Biz bu anlamda 1. Ligdeyiz ve bu şekilde de devam ediyoruz.

 

Son olarak nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Biz ihracat yapan Osmaniyeli bir firma olarak hep örnek olmaya çalıştık. Yani Osmaniyeli olarak bu yapılabiliyor. Mevcut üretimimizin yaklaşık yüzde 25’ini ihraç ediyoruz. Osmaniye firmalarının da buraya daha çok değer vermesini, daha çok iletişimde bulunmaları gerektiğini bilmelerini istiyoruz. Türkiye’nin dört bir tarafındaki işadamlarımız bu bölgenin çok kıymetli bir bölge olduğunu görmüşlerdir. Sadece ulusal değil uluslararası yatırımcılar açısından da değerlendirilmesi gereken bir bölgedir Osmaniye.. Bu bölgeye yatırım yapacakların Organize Sanayi Bölgesini gezmelerini, OSB yönetimini ziyaret etmelerini, yoksa Ticaret ve Sanayi Odası’nı, ya da bizleri ziyaret etmelerini istiyoruz. Yapılacak yeni limanla ve liman bağlantı yoluyla doğacak büyük bir fırsat var. Bundan 3-5 sene sonra bu fırsatları bulamayabilirler diye düşünüyorum.