RÖPORTAJ — 8 Mart 2015 at 16:09

PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG A.Ş. GENEL MÜDÜRÜ SADETTİN KORKUT: TÜRKİYE’NİN EN FAZLA İHRACAT YAPAN ŞİRKETİ PETKİM!

PETKİM'İN İLK ÇEYREKTE sadettin korkut (2)

 

Ülkemizin en gözde şirketlerinden olan Petkim, bugün sanayimizin vazgeçilmez bir hammadde üreticisi durumundadır. Petkim’in ürettiği petrokimyasal ürünler; İnşaat, tarım, otomotiv, elektrik, elektronik, ambalaj, tekstil sektörlerinin önemli girdileridir. Ayrıca ilaç, boya, deterjan, kozmetik gibi birçok sanayi içinde girdi üretmektedir..

 

İnsana saygılı, çevreye duyarlı üretim teknolojisiyle, kültürel, sosyal, ekonomik yaşamımıza yaptığı katkılarla yurdumuzun gurur kaynağı olmaya ve ülke ekonomisine değer katmaya devam eden Petkim, petrokimya sanayisindeki başat konumunu daha da ileri taşıyacak yatırımlarını sürdürüyor. Dalgalı piyasa ortamında Petkim’in, Türk sanayi şirketleri için bir sigorta işlevi gördüğünü söyleyen Petrokimya Holding A.Ş. Genel Müdürü Sadettin Korkut ile A’dan Z’ye Petkim’i konuştuk.

 

SOCAR Türkiye’nin Petkim Yarımadası için çizdiği “Rafineri, Petrokimya, Enerji ve Lojistik Entegrasyonu”nu hedefleyen vizyon ile Avrupa’nın en büyük üretim üslerinden biri olacağını dile getiren Petkim Genel Müdürü Sadettin Korkut; Petkim ve SOCAR Türkiye olarak, Türkiye’nin 2023 hedeflerine 5 milyar dolar ile katkı yapmayı planladıklarını ifade etti.

 

Petkim’in küresel rekabetteki konumunu değerlendirebilir misiniz?

Türkiye’nin tek entegre petrokimya hammadde üreticisi olan Petkim, İzmir-Aliağa Yarımadası’nda konumlanan 15 üretim fabrikası ve 7 yardımcı işletmeden oluşuyor. Petkim, yıllık 588 bin ton olan Etilen üretim kapasitesi ile Avrupa’da yüzde 2 paya sahipken dünyada Etilen üretiminde 33’üncü sırada yer alıyor.

 

Petkim Ar-Ge Merkezi’nin Petkim’in rekabet gücüne ve Türk sanayisine katkıları ne olacaktır?

İnşaatına 2014’ün ikinci yarısında başlanan ve 6 aydan kısa sürede tamamlanan Yeni Ar-Ge Merkezi ile Türk sanayiine katma değerli ürün sağlamaya devam edecek. SOCAR Türkiye tarafından planlanan yeni yatırımlar ve teknolojik gelişmeler paralelinde ortaya çıkan beklentiler, Ar-Ge faaliyetlerine duyulan ihtiyacı artırdı. 1970’te Yarımca’daki kompleksinde araştırma merkezi oluşturarak önemli bir sürecin öncülüğünü üstlenen Petkim’in yeni Ar-Ge Merkezi, pilot tesisler, laboratuvar ve ofislerden oluşan bin 200 metrekarelik kullanım alanına sahip.

 

GoldmanSachs’ın Petlim ortaklığının etkilerine ve yatırım ortamına katkısına değinir misiniz?

Dünyanın en büyük yatırımcılarından birinin Petkim’in yüzde 100 iştiraki olan Petlim’e 250 milyon dolar karşılığı yüzde 30 ortak olması projemizin ekonomisinin ve değerinin tescili anlamına geliyor.

 

2014 performans değerlendirmesini ve 2015 hedeflerini anlatır mısınız?

2014 yılı beklentilerimize uygun bir yıl oldu. 2014 yılının tümüne ilişkin finansal göstergelerimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. Geçen yılın ilk 9 aylık döneminde 3.3 Milyar TL ciro, 132.6 milyon TL brüt kâr ve 2.5 Milyon TL net kâr elde ettik. Bu rakamlarda, şirketin Temmuz-Kasım ayları arasında gerçekleştirdiği planlı bakım duruşunun önemli etkisi bulunuyor. 5 yılda bir gerçekleşen bu duruş, 2014 yılında planlandığı gibi 120 gün sürdü ve kasım ayı sonu itibarıyla tüm fabrikalarımızda yeniden tam kapasite ile üretime başladık. Bu planlı duruşumuz sırasında ana fabrikamız Etilen’de kapasitemizi yüzde 13 artıracak yatırımımızı da devreye aldık.  Aynı şekilde Saf Tereftalik Asit (PTA) fabrikamızın kapasitesini yüzde 50 oranında artıran yatırımı devreye almış bulunuyoruz.  Bu iki yatırım, duruş maliyeti ile birlikte 200 Milyon Dolara karşılık geliyor. Şirketin özelleştirme işleminin tamamlandığı ve SOCAR Türkiye çatısı altına girdiği 2008 yılı haziran ayından 2014 yılı sonuna kadar yapılan toplam yatırım tutarı 500 Milyon Doları aştı. 2015 yılında Petkim olarak yaklaşık 125 Milyon Dolar yatırım yapacağız. Petkim Konteyner Limanı yatırımının ilk fazı inşaatını temmuz ayında tamamlamayı ve ilk geminin Ekim ayında yanaşmasını bekliyoruz. Toplamda 400 Milyon Dolara mal olmasını öngördüğümüz liman yatırımımız iş planına uygun şekilde devam ediyor.  Yarımadamızda gerçekleştireceğimiz bir diğer önemli proje ise Petkim Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesi. Yaklaşık 54 milyon Euro yatırım bedeli olan 51 MW’lik Petkim RES ile enerji çeşitliliğine giderken, elektrik üretim kapasitemiz yüzde 22 oranında artacak.  RES yatırımına bu sene ortasında başlayıp, 2016 yılı ortasında devreye almayı planlıyoruz.

 

2018’de devreye girecek Star Rafineri yatırımının üretim ve satış hedeflerinize katkısı ne olacaktır?

Kullandığımız hammadde olan Nafta’nın yüzde 100’ünü STAR Rafinerisi’nden tedarik edeceğiz. Bu da tabii çok önemli bir tedarik güvenliği, lojistik ve maliyet avantajları sağlayacak. Petkim için bu açıdan son derece önemli. Ayrıca Star Rafinerisi’nin hayata geçirilmesi Türkiye’nin yıllık cari açığının 2.5 milyar dolar azalmasını sağlayacak.

 

Petkim’in yeni ihraç pazarları hakkında bilgi verir misiniz?

Geçen yıl 45 farklı ülkeye 563 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İç pazarda yoğun talep almamıza karşın Türkiye’nin en fazla ihracat yapan şirketlerinden biriyiz. Ülkeler olarak ele aldığımızda ana ihraç pazarımız Euro Bölgesi olmakla birlikte, diğer potansiyel yakın coğrafyadaki pazarlarda büyüme hedefimiz var.

 

Sürdürülebilir karlılık politikanız nasıl şekillenmiştir?

Şirketimizi kâr üreten bir merkez haline getirmeye odaklandık. Bunu da ciddi oranda başardık. Üretimden lojistiğe kadar tüm süreçlerde operasyonel verimliliği ön planda tutarak ve kontrol edilebilen değişkenlere ağırlık vererek karlılığı önümüzdeki dönemde de sürdürmek istiyoruz.

 

Döviz kurundaki dalgalanmaları sektörünüz açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Petrol fiyatlarındaki düşüş sizin üretim ve satış politikanızı ne yönde etkiliyor?

Dalgalı piyasa ortamında Petkim, Türk sanayi şirketleri için bir sigorta işlevi görüyor. Petrol fiyatlarında 2014 haziran ayından sonra yaşanan düşüş, elbette net enerji ithalatçısı olan Türk ekonomisini olumlu yönde etkiliyor. 2015 Ocak ayı içinde Petrolün varil fiyatı 45 Dolar seviyesine kadar inmişti. Bugünlerde 60 Dolar civarında işlem görüyor. Petrol fiyatını etkileyen çok sayıda parametre var. Bunların hepsini bir arada değerlendirmek gerekiyor. Ancak uygun seviye neresidir derseniz, Türk ekonomisi için uygun seviyenin 70-80 Dolar bandı olduğunu söyleyebilirim. Ancak petrol fiyatları gibi kontrolümüz dışındaki etkenlere bağlı kalarak, yapmamız gereken yapısal reformlarımızı aksatmamamız gerekiyor.

 

Teşvik politikalarını yatırım ortamı açısından olumlu buluyor musunuz?

Türkiye’de petrokimya sanayisinin 2018 yılında 12 Milyar Dolara, 2023 yılında ise 18 Milyar Dolara ulaşacağını öngörüyoruz. Bu talebin karşılanması noktasında, yerli üretime hayati bir görev düşüyor. Türkiye’de bir birim üretime karşılık 4 birim ithalat yapılıyor. Bu yüzden katma değeri yüksek, bilgi ve sermaye yoğun yatırımların adresi olan kimya sektöründe, yeni yatırımlara daha çok kapı aralanması gerektiğini düşünüyoruz.

 

50. Yılını kutlayan Petkim’in günümüz Türk ekonomisinde geldiği noktayı ve Türkiye’nin 2023 vizyonuna katkısını değerlendirir misiniz?

Petkim kurulduğu günden bugüne yüzlerce sanayi şirketinin kurulmasına öncülük ederek Türkiye ekonomisi açısından çok önemli bir misyon üstlendi. Yerli üretim konusunda öncü rolünü korumaya devam ediyor. Petkim’de artış gösteren her 1 gramlık üretim, 1 gramlık ithalatın azalması anlamına geliyor. SOCAR Türkiye’nin Petkim Yarımadası için çizdiği “Rafineri, Petrokimya, Enerji, Lojistik Entegrasyonu”nu hedefleyen vizyon gerçekleştiğinde, Yarımada Avrupa’nın en büyük üretim üslerinden biri olacak.

 

Türkiye’nin 2023 yılı için belirlediği 500 Milyar Dolar İhracat ve 1 Trilyon Dolar Dış Ticaret Hacmi hedefini yürekten destekliyoruz. 500 milyar dolarlık hedef içerisinde 5 milyar doları Petkim ve SOCAR Türkiye’nin diğer yatırımları olarak gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.