RÖPORTAJ — 5 Mayıs 2015 at 00:08

ERBATU GRUBU GENEL KOORDİNATÖRÜ MEHMET MADİ YERLİ: ERBATU, 2020’YE KADAR DÖRT KULVARDA BÜYÜYECEK!

IMG_1356

 

Yirmi yılı aşan deneyimleriyle her zaman temkinli hareket ettiklerini ifade eden Erbatu Grubu Genel Koordinatörü Mehmet Madi Yerli, konut ve işyeri projeleri dışında, öğrenci yurdu inşaatı, mobilya ve mutfak alanlarındaki faaliyetleriyle de 2020’ye kadar büyümeyi hedeflediklerini vurguladı.

 

Kuzey Kıbrıs’ta konut sektörü Annan Planı sonrasındaki hızlı günlerini arıyor. Konut ve işyeri dışında son dönemde teşvik edilen öğrenci yurdu inşaatları da sektöre hareket getiriyor. Erbatu Grubu da Kuzey Kıbrıs’ta gayrimenkul sektöründe güvenilir kuruluşlardan birisi. Firmanın Genel Koordinatörü Mehmet Madi Yerli ile sektördeki gelişmeleri ve Erbatu Grubu’nun hedef ve projelerini konuştuk.

 

İnşaat sektörü bakımından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişimi, bugünkü tabloyu ve geleceğe yönelik öngörüleriniz noktasında görüşleriniz nelerdir?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak yabancı pazara açık bir konumdayız. Kıbrıs’ta 2006-2007’de Annan Planı döneminde inşaat patlaması oldu. Bu 5 yıl kadar sürdü. O dönemde Kıbrıs’ta barış olacak beklentisiyle bütün yabancı yatırımcıların gözü buradaydı. Yoğun bir yatırım yapıldı buraya bu beraberinde hem olumlu hem olumsuz sonuçlar doğurdu. Olumlu olarak bir yabancı sermaye akışı sağlandı. Bu durum ekonomiye bir canlılık getirdi. İnşaat sektörü ülke ekonomisinin yaklaşık yüzde 35’ini sırtlamış durumdaydı. Daha sonra bu çark ters dönmeye başladı. Batan firmalar oldu, yatırımı bitiremeyip yarım bırakanlar oldu. Yabancı yatırımcı da geldi buraya. Paravan şirketler kuruldu. Hala bunun etkileri Girne ve Esentepe bölgesinde yaşanıyor. Tabii biz o dönemde her zamanki gibi kontrollü gittik. Aslında Kuzey Kıbrıs ekonomisinde eğitim ve turizm sektörü sağlıklı yürütülürse yeterli olur.

 

Erbatu Grubu’nun konut ve altyapı çalışmaları olarak nasıl bir yol haritası var önünde?

Biz Erbatu Grubu olarak 1 yıllık değil, 5 yıllık fizibilite çalışması yapıyoruz her zaman. 2020’ye kadar bizim hedefimiz belli. Öğrenci yurdu alanına girdik, taahhüt işlerine ağırlık verdik. Bir de mobilya şirketi kurarak mobilya sektörüne girdik. Ev dekorasyon, ahşap mutfak gibi inşaatla ilgili faaliyet gösteren firmamız var. Bu üç-dört kulvardaki faaliyetlerimizde profesyonel anlamda büyüyüp hedeflerimize ulaşmayı amaçlıyoruz. Bir de serbest liman bölgesinde bir şirketimiz var. İşte orada getirdiğimiz ürünleri ülkeye hiç sokmadan başka bir ülkeye ihraç etmek istiyoruz. Tabii onun da hazırlıkları sürüyor.

 

Satış ve pazarlama stratejisi noktasında Erbatu Grubu olarak nasıl bir rekabet içerisindesiniz?

Bu çok önemli bir nokta.. Biz yerli bir firma olarak 22 yıllık bir geçmişe sahibiz. Ağırlıklı olarak iç piyasada yerli müşterimiz var. Halk da bizi benimsedi. Yerli bir insan ev almak istediğinde direkt Erbatu’ya gelir. Son 1-2 yıldır dövizin aşırı yükselişi, iç piyasadaki daralma, dünyada global krizin oluşu satışlarımızı düşürüyor. Satışlarımız ve maliyetlerimiz hep döviz. Tabii döviz yükseldikçe insanların alım gücü de düşüyor. Buradaki halkın çoğu memur veya özel sektörde çalışanı ve maaşları Türk Lirası.. Böyle olunca sıkıntılar oluyor haliyle. Bizim bir şekilde kanal açmamız gerekiyor. Dolayısıyla hedefimiz yerlide aktif olduğumuz kadar yabancı piyasada da aktif olabilmek. Anacak, yabancı piyasada da şöyle bir sıkıntı var: Şimdi bir site yaptınız 100 konutluk, hep İngiliz’e, Rus’a, İranlı’ya vs. yabancılara pazarladınız, 20 daireyi yaptınız sattınız, bu sefer ikinci etaba başlayacaksınız. Tabii yabancılar 5-6 sene kalıyor ve satıp gidiyor. Siz yeni yaptığınız konutu 65 bine satarken, yabancı 2. el olarak evini 35 bine satıyor. Bu sefer ister istemez sizin fiyatınızı kırmış oluyor. Aslında aynı bölgede büyük çaplı projelere girmek yerine daha butik projelere yönelmek lazım. Bir bölgeye girdiğiniz zaman eğer oradan 5 yılda çıkamazsanız işiniz zor.

 

Sektörle ilgili STK var mı Kuzey Kıbrıs’ta?

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitler Birliği ve Emlakçılar Birliği var. Aslında bizim sektörde en büyük sıkıntılarımızdan biri odur. Yani birliktelik olur ve firmalar bir birilerine destek olursa, büyük firmalar konsorsiyum kurup ciddi anlamda yabancı yatırımcı getirebilir ve maliyetleri düşürebilir. Küçükler de daha küçük projelerle iç piyasadaki varlığını sürdürebilir. Ama bu birlikteliği sağlamak çok zor..

 

2015 yılı içerisinde başladığınız ve proje aşamasına getirdiğiniz işleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

2015 yılında3 tane konut projemiz var yeni başladığımız. Mağusa Yeniboğaziçi bölgesinde AysergiTower 2 Projemiz var. Yine Mağusa merkezde 2 projemiz var. Onlar 3+1 deniz manzaralı dairelerden oluşuyor. Fiyatlarımız ise 55 bin ile 100 bin Sterlin arası değişiyor.

Bir de Adanın en büyük üniversitesi olan Doğu Akdeniz Üniversitesi için şu anda 500 kişilik bir öğrenci yurdu yapıyoruz. Eylül 2015’te hizmete açacağız.15 milyon TL’lik bir yatırım; 5 yıldızlı otel konforunda bir yurt olacak.

 

Projelerinizde sosyal donatıya ne kadar önem veriyorsunuz?

Sosyal proje yaptığımız zaman havuz koyuyoruz. Şehir merkezinde olan projelerde daha fazla ticari olarak dükkan vs. konulduğu için havuz pek fazla tercih edilmiyor zaten. Onun dışında siteler bazında çocuk oyun sahası, tenis sahası gibi aktivite yapılabilecek yerler koyuyoruz. Ama diyelim ki deniz kenarında bir proje yapıyorsunuz karşınızda deniz olduğu için havuz çok fazla tercih edilmiyor. Tabii bunlar yapacağınız bölgeye göre değişiyor.

 

Projelerinizi kendiniz mi geliştiriyorsunuz yoksa dışarıdan destek alıyor musunuz?

Tamamen kendimiz geliştiriyoruz. Mimarlarımız, iç mimarlarımız, mühendislerimiz var bünyemizde. Dışarıdan bir destek almıyoruz çözüm için.

 

Malzeme, ürün bulma noktasında burası yeterli mi?

Tamamen yerli piyasa ile çalışıyoruz. İstediğimiz her şeyi burada bulabiliyoruz. Tabii biz bir şirket kurup malzemeyi yurtdışından getirebiliriz aslında ama herkes her şeyi yapacak diye bir şey yok. Hep ben, ben diye de düşünmemek lazım. Biraz paylaşımcı olmak lazım..

 

Son olarak gerek Türk halkına, gerek Kuzey Kıbrıs halkına nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Biz her zaman şunu söylüyoruz: Yatırım yapan her zaman kazanmıştır. Burada bugüne kadar emlak alanında, gayrimenkul alanında hiç kimse “Ben zarar ettim.” diyemez. Kriz dönemlerinde bile yatırım yapmayan, duran her zaman kaybetmiştir, ilerleyen kazanmıştır. Biz o felsefeyle yola devam ediyoruz. Gerek yerli piyasada olsun gerek yabancı piyasada olsun ciddi çalışmalar yapacağız. Ama kalkınabilmemiz, büyüyebilmemiz için devlet olarak her zaman için bizim yabancı sermayeye ihtiyacımız var. Bunu yadsıyamayız. Yabancı sermaye olmazsa büyüyemezsiniz. Tabii kontrollü olarak, yerli piyasayı da dikkate alarak esnaf ve işadamlarımızı koruyacak şekilde olması lazım. Biz her zaman ülkemiz için, milletimiz için, kendimiz için en hayırlısı ne ise onun olmasını istiyoruz. Etrafımızdaki ülkeleri görüyorsunuz; herkes savaş halinde. Tabii ki hayat sadece iş yapmak, para kazanmakla bitmiyor. İnsanlara özgürlük, bağımsızlık, vatan lazım, huzur lazım..