RÖPORTAJ — 5 Mayıs 2015 at 00:03

KIBRIS TÜRK TURİZM VE SEYAHAT ACENTELERİ BİRLİĞİ BAŞKANI ORHAN TOLUN: PROJELERİMİZ BAŞARIYLA DEVAM EDİYOR!

2013-12-24-kitsab-baskanligina-orhan-tolun-secildi

 

KKTC’nin izolasyonlara rağmen, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin ağırladığı kadar turisti ülkeye çekmeyi başardığını vurgulayan Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı Orhan Tolun, bir taraftan turizmin çeşitlendirilmesi için çalışırken; diğer taraftan KITSAB bünyesinde bulunan küçük ve orta boy acenteleri yaşatmak için uzmanlaşmaya yöneldiklerini ifade etti.

 

Kuzey Kıbrıs, tüm kısıtlamalara rağmen turizm sektörünü geliştirmeye devam ediyor. Ancak, burada sadece iyi tesisler yapmak yeterli olmuyor. Turizmi çeşitlendirmek ve turisti de ülkeye getirmek gerekiyor. İşte burada Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği’nin (KITSAB) önemli çalışmaları var. Bu çalışmaları ve KKTC turizmindeki gelişmeleri KITSAB Başkanı Orhan Tolun ile konuştuk

 

Kuzey Kıbrıs turizminin gelişmesinde bugünkü durumu ve yapılması gerekenleri söyleyebilir misiniz?

KKTC de turizm zor koşullarda gelişti. Ambargolar altında bir ülkeyiz. Bizi tek tanıyan ülke Türkiye.. Faaliyetlerimizi yasal olarak sürdürebildiğimiz tek yer Türkiye. O nedenle Türkiye dışındaki faaliyetlerimiz hep sıkıntılı geçmiştir. Tabii Kıbrıs’taki sorunun 40 yıldır çözülmemiş olması da bizi sürdürebilir çalışmaların içerisine itti. Bu ortamda neler yapabiliriz dedik ve başarılar elde ettik.

 

Neler başarıldı mesela?

Şu anda tam istediğimiz gibi olmasa bile bir yaşam sürdürebiliyoruz. Biz bu şükür ile birlikte bundan sonra daha başarılı olma çabası içerisindeyiz. Şimdi Rum tarafına bakıyorum. Bütün dünyanın yardımlarına, AB’nin yardımlarına rağmen getirdikleri turist sayısı 2.7 milyon. Kuzey Kıbrıs’a sadece kuzeyden gelen 1 milyonun üzerinde yolcu var. Yaklaşık 1.2 milyon da Güneyden gelen yolcu vardı. Güneyden gelenlerin büyük çoğunluğu günü birlik geliyorlar ama bu da önemli bir şeydir. Tarihi ve doğal güzellikler Kuzey Kıbrıs’ta daha fazladır Güney Kıbrıs’a göre. Plajların yüzde 55’i bizim taraftadır. Bu nedenle turlarını hep kuzeye yapıyorlar. O nedenle sadece bu paket turlarla yıllık 150 bin civarında turist günü birlik olarak Kuzey Kıbrıs’a geliyor. Bunlar bizim aracılığımızla geliyorlar.

 

Güney’den gelen günübirlik turların Kuzey’e kazancı nedir?

Günübirlik turistler bize ne bırakır diye tartıştık. Özellikle oteller kesimi bu turistler kendilerinde konaklamadığı için olumsuz bakıyorlar. Ama biz öyle düşünmüyoruz. Güneyden gelen turistler uluslararası platformda kendimizi gösterme ve örnek verme açısından çok önem arz eder. Bir de onların ekonomik olarak bıraktıkları büyük miktarlar vardır. Yani gelenler müzelere girdikleri zaman harcama yaparlar, lokantalara, çarşılara gittikleri zaman alışveriş yaparlar.

 

Hizmet kalitesi olarak Kuzey, Güney’den üstün görülüyor…

Tabii bu sektöre göre değişim gösteriyor. Mesela bizdeki inşaat sektörü estetik olarak da fiziki olarak da güneyden daha iyidir. Üniversitelerimiz Güneydeki üniversitelerden çok daha iyidir. Bizde 9 üniversite var, onlarda 3 tane üniversite var. Onların üç üniversitesindeki öğrenci sayısı bizim bir üniversitemizdeki öğrenci sayısı etmez. Biz kendimizi turizmde olduğu gibi üniversite sektöründe de çok geliştirdik. Bugün 9 üniversitemizde 75 bin öğrenci var. Tabii sektör olarak üniversiteden sonra turizm geliyor. Kuzey Kıbrıs’ın ithalatı 1,5 milyar dolar, ihracatı 130 milyon dolar. Yani 10’da 1’i değil ama turizmden elde edilen gelir 740 milyon dolar. 700 milyon dolar üniversitelerimizden gelen gelir. Yani baktığımız zaman turizm ve üniversitelerden gelen gelir ticaret açığını kapatacak düzeyde. Geçen 40 yıl içerisinde 2 bin yataktan 20 bin yatağa çıktık. Sadece Kuzey’den yılda 1 milyonun üzerinde turist gelmekte.

 

Turizmin çeşitlendirilmesi adına KKTC de neler yapılıyor?

Türkiye’deki turizm mevsimi bundan 10 yıl öncesine kadar Nisan ile Ekim sonuna kadar olan süreydi. Şimdi biz bu kavramı epey değiştirdik. Artık ölü sezon diye bir şey yok, yüksek sezon ve düşük sezon diye ikiye ayırdık. O nedenle biz turizmi12 aya yaydık. Tabii otellerin 12 aylık doluluk oranları eşit değildir ama sonuçta bizim için büyük bir başarıdır. Bu arada esas başarmaya çalıştığımız yurtdışından Türkiye dışından daha fazla turist getirebilmektir. Master planın da öngördüğü gibi alternatif turizm ve özel ilgi turizmini, eko turizmi, kültür turizmini geliştirmek bizim için en kolayıdır. Bu sürdürülebilirdir. Gelen turist sayısının burada kalma süresini artırmaya çalışıyoruz. Bu nedenle bizim Türkiye Büyükelçiliği ve Turizm Bakanlığı ile yapmış olduğumuz protokoller vardır. Bu protokollerde Türkiye Cumhuriyeti getirdiğimiz turistlere teşvik vermektedir. Bu bakımdan da son yıllardaki bize gelen turist sayısının artışında Türkiye’nin katkılarının önemli bir rolü vardır. Türkiye’den sonraki ikinci pazarımız İngiltere, sonra Almanya, sonra Avrupa ülkeleri, sonra komşularımız olmalıdır. O nedenle biz komşulara yönelik tanıtım çalışmaları yapmaktayız. Ama diğer taraftaki sıkıntımız Rum tarafının AB’ye dahil olması ve diğer Müslüman ülkelerin savaş halinde olması, ekonomik sıkıntılarının olmasıdır. Bu tabii ki o ülkelerle çalışmadığımız anlamına gelmez. Mesela İran’dan, Azerbaycan’dan bize çok sayıda turist gelmektedir. O nedenle biz çalışmalarımıza devam ediyoruz.

 

Kıbrıs turizminde yetişmiş insan gücü noktasında nasıl bir tablo var?

Biz zorluklar içinde acente elemanlarımızı geliştirdik, kendimizi de yeniledik. Otellerimiz de aynı şekilde kendilerini yenilediler. Buradan bulamadığımızı Türkiye’den getirdik. Başka yerlerden de getirdik. Bu nedenle kendimizi bu konularda sürekli yeniliyoruz. Mesela bize yabancı tur operatörleri gelmekte sıkıntı çeker. Bu nedenle acentelerimiz kendileri tur operatörlüğüne soyundu. Mesela yabancı uçak şirketleri bize gelmekte sıkıntı çeker. Ne yaptı acentelerimiz? Bu sefer kendileri çarter seferleri düzenleyerek turistleri getirmeye başladı ve biz bunu başarmış olduk. Dolayısıyla biz uluslararası konumda rekabet edebilecek düzeye ulaştık. O nedenle biz bu konuda kendimizi yetişmiş hissediyoruz. Kitle turizmi dediğimiz turizm dışında turizmde Nisan-Ekim arasındaki sezonu geliştirdik. Kongre turizminde başarılı olduk. Seminer ve bayi toplantıları konularında başarılı olduk. Şimdi bizde 4 bin kişiyi bir anda alabilecek konferans salonlarımız vardır. Mesela kapalı havuzlarımız yokken, 5 yıldızlı oteller yapılırken kapalı havuz koşulunu getirdik. Sağlık merkezleri olacak dedik, o kuralları koyduk. O açıdan baktığımızda, otel standartlarımız yükselmiş olduk.

 

Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri olarak bu sezon ortaya koydunuz projeleriniz nelerdir?

Burada dünyadaki turizm acenteleri gibi değişik sıkıntılar yaşamaktayız. Büyük kuruluşların acente faaliyetlerinde olmaları, aynı şekilde bu acente faaliyetleri içerisinde sermayelerin oluşu küçük acenteleri zor duruma soktu. Biz bunu kendi içimizde nasıl güçlendirebiliriz çalışması kapsamında kooperatifleşme, ortak Web sayfası, ortak platform ile farklılık yaratmak suretiyle küçük ve orta boy acentelerimizi yaşatmak için uzmanlaşmaya yöneldik. Mesela biri özel ilgi turizminde uzmanlaşsın, biri konferans turizminde uzmanlaşsın diye çalışmalar yapıyoruz. Arka arkaya üç kez Çukurova Kalkınma Ajansı’nın projelerinde yer aldık. Projelerimiz kabul gördü, onu uyguladık ve başarılı olduk. Acentelerimize daha uygun imkanlar bulabilmek için bir portal hazırladık. Doğrudan havayollarından ve otellerden alacağımız fiyatları onun içerisine koyacağız. Tabii burada en önemli husus ürünlerini koyduğumuz şirketlerin acentelerimize verdikleri fiyatların haksız rekabet yaratacak fiyatlar olmamasıdır.  Bu projeler başarıyla devam ediyor.