RÖPORTAJ — 5 Mayıs 2015 at 00:00

TP VISION TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ FARUK KOCABAŞ: TP VISION, ANDROID TV VE ULTRA HD İLE BÜYÜYECEK!

Faruk Kocabas 3

 

Kurlardaki yükselişin ve ekonomik sorunların televizyon satışlarındaki ivmeyi azalttığını ifade eden TP Vision Türkiye Genel Müdürü Faruk Kocabaş, 2015’te pazarın yüzde 5 ile 10 arasında büyüyeceği öngörüsüyle planlarını yaptıklarını, özellikle Android TV ve Ultra HD teknolojili Philips televizyonlarla daha fazla haneye girmeyi hedeflediklerini vurguladı.

 

TP Vision, TPV Holding ve Philips ortaklığında 2012’de kuruldu. Üç senedir Türkiye’de Philips markalı televizyonların ithalatını, pazarlamasını ve satış sonrası hizmetlerini yürüten TP Vision Türkiye’nin Genel Müdürü Faruk Kocabaş ile televizyon teknolojilerini, pazardaki rekabeti ve 2015 hedeflerini konuştuk.

 

Öncelikle, TP Vision’ın yapısından biraz bahsedebilir misiniz?

Bugün Philips’in içinde televizyon işini yürüten bir birim yok. O birim 2012’de TPV Holding ve Philips ortak girişimi TP Vision haline dönüştü. TPV Holding 2014 yılında Philips’in hisselerini satın alınca TP Vision yüzde 100 TPV Holding firması haline geldi. TP Vision global olarak Philips markalı televizyonların üretim ve satışını devam ettiriyor. Bu anlaşma çerçevesinde Philips markasına ait patentler de, araştırma geliştirme merkezleri de geldi. Biz de TP Vision Türkiye olarak Philips markalı televizyonların ithalatını ve pazarlamasını yürütüyoruz.

 

Türkiye’de Ar-Ge merkeziniz var mı?

Bir Ar-Ge merkezimiz Belçika’da Gent’te. Gent Üniversitesi’nin teknoparkı içinde yer alıyor. Ama sadece orada yok, Hindistan’da ve Tayvan’da da var.  Fabrikalarımız ise Çin, Tayvan, Polonya, Meksika ve Arjantin’de bulunuyor. Türkiye’de neden yok sorusunun özel bir yanıtı yok.

 

Türkiye pazarındaki konumunuz nedir?

Televizyon sektörü çok farklılık gösteriyor. Türkiye pazarı diğer pazarlara göre de farklı. Çünkü Türkiye’de yerel üreticiler de var. Sadece Türkiye’de değil Avrupa’da ve dünyada faaliyet gösteren güzide markalarımız var. Biz hem uluslararası hem yerel markalarla mücadele ediyoruz. Orada bizim kapsadığımız kanal açısından baktığımızda Philips olarak 3. sıradayız.

 

Televizyon teknolojisindeki gelişmeleri siz nasıl okuyorsunuz?

Aslında televizyon temel olarak ekranında hareketli görüntüyü izlediğimiz bir cihaz. Değişmeyen temel özelliklerinden birisi de sosyal bir cihaz olması. Ailenizle, eşinizle, arkadaşınızla birlikte izlediğiniz bir cihaz. Bu cihaz temel özelliklerini korurken son 10 senede çok büyük değişim geçirdi. Tüplü televizyondan plazma, LCD, LED özellikli televizyonlara geçildi. Görüntü işleme teknolojileri değişti. HD Ready, HD, Full HD. Şimdi Ultra HD’yi konuşuyoruz. Başlangıçta antene bağlanıyordu, sonra internete bağlanır oldu, akıllı oldu. Şimdi Android TV’den bahsediyoruz. Sürekli bir değişim var. İki boyutluydu, sonra üç boyutlu oldu, tekrar şimdi iki boyutlu oldu. Format değişti. 4:3’tü sonra 16:9 oldu, bir ara 21:9’a gidiyordu tekrar 16:9’a geri döndü. Düzdü şimdi kavislisi var.

 

Bu değişimi arz mı yoksa talep mi yaratıyor?

Şimdi teknolojiye baktığınızda aslında bu soru ikiye ayırıp cevaplamak lazım. Benim şahsi görüşüm, eğer ki teknolojik ihtiyaç biraz daha kurumsal ihtiyaçsa, yani bir işin iyi daha kolay, daha ucuza ve daha efektif yapılmasıyla ilgili bir ihtiyaçsa burada biraz talep teknolojiyi belirliyor. Şirketler doğaldır ki kendi işleri için Ar-Ge yatırımları yapıyorlar, teknolojiyi geliştiriyorlar. Farklı buluşlar yapıyorlar. Bu da endüstrinin dinamiği ile ilgili. Daha sonra “Bunu nasıl daha geniş kitlelere yayabiliriz?” sorusu geliyor. Mutlaka bütün teknolojiler farklı bir buluştan yola çıkıyor, ondan sonra bunun akıllıca uygulama alanları tespit edilirse tüketicinin hayatında yer buluyor. Bugün bu süreci hızlandıran tüketicinin adaptasyon yeteneğidir. Artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz. Endüstrinin ortaya koyduğu yeni ürüne biz de hayatımıza adaptasyonu açısından bakıyoruz.

 

Pekiyi, Smart TV trendleri nereye gidiyor?

Global olarak şunu söyleyeyim. Akıllı televizyonların, Smart TV’lerin toplam oranına baktığımızda yüzde 50’nin üzerinde olduğunu görüyoruz. Türkiye’de 3 boyut tutulmasa bile Smart TV tüketiciler tarafından benimsendi. Aslında Smart TV’nin ilk yaratıcısının Philips olduğunu da not düşeyim. Tabii burada hem platform önemli hem cihazın yetkinliği hem de içerik önemli. Yılar geçtikçe bu üçü de ilerledi. Ama Smart TV’ye platform olarak baktığımızda, içerik en büyük sıkıntılardan birisi. Biz bunu çözmek için 2014’teAndroid TV’yi ilk olarak pazara sunduk. Oradaki amacımız da var olan Android platformunu ve Android içerikleri televizyonda da tüketicilere sunmaktı. Google2014 yılında Android L’yi duyurdu. Lollipop dediğimiz bu versiyon akıllı televizyonlar gibi akıllı cihazlara uygun bir işletim sistemi. Bizim 2015 ürünlerimiz Android L ile geliyor. Android L, Smart TV’ye göre tasarlandığı için müşterilerimiz çok daha yüksek bir deneyim fırsatı bulacaklar. Hız daha da iyi bir düzeye çıkmış oluyor. Geçen sene Android TV’ye sadece üst segment ürünlerimizde yer vermiştik. Bu sene 5500 serisi dediğimiz orta segmentten itibaren bütün segmentteki ürünlerimiz Android TV oluyor.

 

Ekran büyüklüklerinde değişim ne yönde?

Her geçen yıl büyük ekranların ağırlığı artıyor. Aslında biz Avrupa ortalamasıyla çok benzeşir durumdayız. Avrupalı ne kadar büyük ekran alıyorsa biz de o kadar alıyoruz. Evin büyüklüğüne göre ekran büyüklüğü değişiyor ama yine de daha büyük ekran tercih ediliyor.

 

Türkiye’de TP Vision’ın ağırlıklı satış yaptığı bölgeler nerelerdir?

Bunun için satış dağıtım kanallarına bakmak lazım. Organize perakendede teknoloji marketleri önemli bir dağıtım kanalımızdır. Bunların bir kısmı bütün illerde ve ilçelerde faaliyet gösterirken, kimileri de sadece büyük şehirlerde faaliyet gösteriyor. Tabii bizim bölgesel distribütörlerimiz de var. Onlar aracılığıyla bayiler üzerinden satış yapıyoruz. Bizim şansımız Philips markasıyla satış yapmamızdır. Ama Türkiye’de pazar olarak her bölgenin farklı bir ağırlığı var. Bu açıdan bakıldığında pazarın büyük bir bölümü Marmara’dadır. Ancak biz bütün Türkiye’de satış yapıyoruz. Tabii satış sonrası hizmetler de önemli.  Bizim Türkiye çapında 80 ile 165 tane servisimiz var.

 

Lokal içerik üretme noktasında sizin bir çalışmanız var mı?

Bunun için üç senelik periyoda bakmak lazım. 2012 yılında aktif olarak akıllı televizyonların yerel içeriğini arttırmaya karar verdik. Bizim o zaman 500’ün üzerinde uygulamamız vardı. Gidip bütün içerik üreticilerine tek tek bunu anlattık. Orada yer almalarının kendilerine ne gibi fayda sağlayacağını bildirdik ve 1, 2, 20 derken, 70’in üzerinde yerel içeriği kendi akıllı televizyon platformumuza çektik. Bunun içinde bilgi içerikleri de görsel içerikler de vardır. Örneğin kullanıcıların televizyon programlarını geçmişe dönük izleme şansları var. Film kiralama içerikleri var. Çocuklar ile ilgili çok güzel çizgi filmi içerikleri oldu. Bu böyle devam edecek. Bize mantıklı gelen yerel içerikleri özendirmeye çalışıyoruz ya da bize talep gelirse mutlaka gidip yurtdışındaki teknik bölümle buluşturuyoruz. Bunun yanında Android platformunda bulunan ve televizyona uygun olan her içerik kendine yer bulacak. Tabii ki bazı şeyler televizyona uygun olmayacak.

 

Son olarak 2015 hedeflerinizi de konuşalım…

Türkiye pazarı hala büyüyen orta büyüklükte bir pazar.. İlk senemiz olan 2012’de yüzde 71 büyüdük. 2013’te pazarın genelinde yatay bir seyir izlendi. 2014’te ise yüzde 20 büyüdü. Bu yıla da aynı ivmeyle girildi. Ancak kurların yükselişi ve ekonomik sorunlar tüketicinin kafasında soru işaretleri oluşturdu. Ancak biz pazarın yüzde 5 ile 10 arasında büyüyeceği yönünde planlarımızı yaptık. Kurdaki dalgalanma ithalatçı firma olarak işimizi biraz zorlaştıracak. 2015 senesi Android TV konsepti ve Ultra HD teknolojisiyle farklı bir sene olacak tüketiciler açısından. Bu gelişmeleri yakından takip etsinler ve canlı olarak deneyimlesinler. Bizim de hedefimiz yeni konsept ürünlerimizle daha fazla eve girmek olacak.