RÖPORTAJ — 2 Haziran 2015 at 23:23

ORSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZCAN ÜLGENER: ANKARA, SANAYİNİN DE BAŞKENTİ OLACAK!

IMG_1507

 

Ankara’da şu anda 11 OSB, 17 üniversite, 6 teknopark’ın bulunduğunu ifade eden OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Sanayici İşadamı ve Yöneticileri Derneği (ORSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Ülgener, Ankara’nın bu gücünü harekete geçirdiğinde sanayinin başkenti olacağını vurguladı.

 

OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Sanayici İşadamı ve Yöneticileri Derneği (ORSİAD), OSTİM’de bulunan iki önemli sivil toplum kuruluşundan birisi. Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Ülgener ile ORSİAD’ın çalışmalarını ve Ankaralı sanayicinin beklentilerini konuştuk.

 

Öncelikle, Ankara Kalkınma Ajansı işbirliğinde Brezilya, Venezuela ve Şili temsilcilerini ağırladığınız ticari işbirliği toplantısını konuşalım…

Bu toplantıya Ankara Kalkınma Ajansına bağlı Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü İbrahim Erkan, Brezilya’nın Ankara Büyükelçisi Antonio Luis Espinola Salgado, Şili’nin Ankara Büyükelçisi Fernando Varela Palma, Venezuela’nın Ankara Maslahatgüzarı Luis Michel Klein Ferrer, Brezilya’nın Ankara Ticaret Müşaviri Marcio Eduardo Gayoso katıldı.

 

Bu toplantının amacı Güney Amerika ülkeleri ile Ankara başta olmak üzere ülkemiz arasındaki ticari işbirliği ve yatırım fırsatlarını değerlendirmekti. Büyüme için dış ülkelere açılmak gerekiyor. 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak istiyoruz. Bu bağlamda Güney Amerika ülkeleriyle işbirliğine önem veriyoruz. Bu tarz toplantıların sık sık yapılmasını istiyoruz. Biz sanayicilerimizi diğer ülkelerin sanayicileriyle aracısız buluşturmayı misyon edindik.

 

Siz bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olarak, STK’ların çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sivil toplum kuruluşlarının var olma nedeni temsil ettiği kesime fayda sağlamak için çalışmaktır. Bu noktada Türkiye’de sivil toplum kuruluşları sayıca Amerika ve Avrupa’nın gerisinde. OSTİM’de şu anda 14 bin işyeri var. Bu işyerlerinde 200 bine yakın insan çalışıyor. Bu rakamlara bakıldığında bir iki tane değil 5-10 tane sivil toplum kuruluşu bulunmalıdır. Böylece ORSİAD olarak bizim de yükümüzü almış olurlar.

 

KOBİ’ler ülke ekonomisini taşıyan unsur olarak uzunca süre ihmal edildi. Sizce bugün durum nedir?

Ekonominin hareket etmesi için sanayinin hareket etmesi gerekir. Bunun için de KOBİ’lerin çalışması gerekir. Bu nedenle KOBİ’lerin önündeki engellerin Hükümet tarafından kaldırılması gerekir. Hükümetin ilk iki dönemi çok çok iyiydi. Üçüncü dönemde yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de etkisiyle ekonomi yalpalamaya başladı. Yüzde beşlerden yüzde 3 büyüme rakamlarına geriledik. Türkiye en az yüzde 5 büyümelidir. Hükümet son dönemde KOBİ’leri unuttu denecek noktaya gelindi. Ekonomi neredeyse unutuldu.

 

Önceliklerde mi bir sıkıntı oldu?

Sanayici olarak baktığımızda destek bekliyoruz. Dünyayla rekabet ederken örneğin makine alımında sanayiciye hibe desteği sağlanmalı. Daha önceki hükümetlerde bunlar yapılmıştı. Aynı şekilde KOSGEB’in, Kalkınma Ajanslarının desteklerinin artırılması lazım.

 

Sayın Cumhurbaşkanı’nın da son üç yılda ekonomini patinaj yaptığına dair açıklaması var…

Bugün herhangi bir sanayicimize gidip sorduğumuzda yüzde 3 büyümenin Türkiye’ye yetmeyeceğini söyleyecektir. Bu yüzden sanayici hareket etmelidir. Tabii inşaat sektörü de öyle. Tek yönde hareket olmaz. İç piyasa her yönüyle hareket halinde olmalıdır.

 

Ankara’da savunma sanayisine yönelik bir hedef de var…

Ankara, savunma sanayisinin başkenti olacak diyoruz. Eğer bu olacaksa ona göre hareket etmeliyiz. Her şeyimizi yeniden planlamamız gerekiyor. Ankara’ya yeni bir fuar alanı gerekiyor. Akyurt’ta temeli atıldı. IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı ilk olarak Ankara’da açılmıştı. Daha sonra İstanbul’a geçti. İnşallah Ankara Sanayi Odası ile yaptığımız çalışmalar sonrasında bu fuarı tekrar Ankara’ya getireceğiz.

 

Önümüzde bir seçim var. Gerek Ankara’da gerekse Türkiye genelinde sanayi için acil yapılması gerekenler nelerdir?

Ankara sanayinin başkenti olacak. Eskiden bir memur kentiydi. Ankara’da şu anda 11 OSB, 17 üniversite, 6 teknopark var. Eğer bunlar varsa bütün güçlere sahibiz demektir. Bize düşen görev bu unsurları harekete geçirmektir. Ankara’da 20 bin işyerinde 300 bin kişi çalışıyor. Bunları çarpanlarıyla hesapladığımızda Ankara’nın yarısı sanayiden geçimini sağlıyor demektir. Bu nedenle herkes şapkasını önüne koymalı, sanayicinin rekabet gücünü artıracak önlemlerin nasıl alınacağını düşünmelidir. Bunları tartışmalıyız. Bizim sanayi politikamız değişmeli ve sanayiciye destek endeksli olmalıdır.

 

Bugün Ankara sanayisi için konan 2023 hedefleri halen geçerli midir?

Bence geçerlidir. Ancak ülke geneli için 500 milyar dolar ihracat hedefini bugünkü şartlarda yakalayamayız. 400-450 milyar dolarda kalabiliriz. Ancak bugünkü 160 milyar dolar ihracat rakamını 2023’te 190 milyar dolar yaparsak herkes bize güler.

 

Yetişmiş insan gücü ihtiyacı açısından üniversite-sanayi işbirliğini yeterli görüyor musunuz?

Bizim en büyük sıkıntımız üniversite ile sanayicinin olaya farklı yönden bakmamızdır. Biz istihdam yönünden bakarken onlar parasal açıdan bakıyorlar. Bizim de onların da eksiklikleri var. Biz bu işbirliğine canı gönülden inanan insanlarla çalışmak istiyoruz. Eskiden usta çırak ilişkisi vardı. Ancak şimdi tüm aileler çocuklarının üniversite eğitimi almasını istiyorlar. Ancak gençlerimiz aldıkları eğitim sonrasında sanayicinin ihtiyaçlarını karşılayacak özelliklere sahip olmadan mezun oluyorlar. Eğitim sistemimizde temelden gelen sorun çocukları yetenek ve isteklerine göre yönlendirme olmamasıdır. Bir de sanayi bölgelerinde meslek liseleri ve meslek yüksekokulları mutlaka olmalıdır. Tabii üniversite de olacaktır. Böylece üniversite-sanayi işbirliği kademe kademe kurulabilecek. Bugün OSTİM’de meslek lisemiz ve meslek yüksekokulumuz var. Yakında da OSTİM Teknik Üniversitesi kurulacak. Bunun ülke geneline yayılması gerekir.