RÖPORTAJ — 1 Temmuz 2015 at 20:40

KENZEL MOBİLYA YÖNETİM KURULU BAŞKANI ALİ İHSAN YILMAZ: KENZEL, İHRACATTA ROTAYI ABD VE KANADA’YA ÇEVİRDİ!

IMG_1589

 

Irak ve Libya pazarlarının kapanmasıyla farklı arayışlara girdiklerini ifade eden Kenzel Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yılmaz, en istikrarlı ekonomilerden ikisi olan ABD ve Kanada pazarlarına hitap etmeyi hedeflediklerini belirtti.

 

Konya son yıllarda ofis mobilyaları sektöründe önemli firmalarla boy gösteren bir şehir.. Sektörde 12 yıllık geçmişiyle Kenzel de önemli işlere imza atıyor. Ofis mobilyaları yanında otel mobilyaları alanında da proje bazlı çalışan firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yılmaz ile sektördeki gelişmeleri ve Kenzel’in ihracat pazarlarındaki hedeflerini konuştuk.

 

Siz mimar kökenli biri olarak, mobilya sektörüne nasıl giriş yaptınız?

1999-2003 yılları arasında Romanya’da bir işyerim vardı. PVC kapı pencere üretiyordum. Orada mutfak mobilyasının olmadığını görmüştüm. Mutfak üretimi için küçük bir atölye yaptık. Onunla birlikte mutfak mobilyası üretimine başladım. O zaman “Yıllardır aradığım meslek bu.” dedim. Daha sonra siyasi ve ekonomik istikrar olunca Türkiye’ye döndüm.

 

Kenzel Ofis Mobilyaları’nın bugüne nasıl geldiğini özetler misiniz?

Kenzel 2003 yılında kuruldu. Yaklaşık 12 yıldır sektörün içindeyiz. Ofis mobilyaları ve otel mobilyaları üretiyoruz. Ağırlıklı olarak yurtdışına pazarlıyoruz. Yurtiçinde de İstanbul MASKO’da Bölge Müdürlüğümüz var. Oradan Marmara Bölgesi’ne dağıtım yapıyoruz. Birkaç büyükşehirde bayiimiz var. Onlarla hizmet vermeye çalışıyoruz. Ofis mobilyasında Konya’da belli büyük firmalar var. Sektör iç piyasada iş hayatıyla ilgili olduğu için ekonomik sıkıntılar sektörü zaman zaman etkiliyor. Yeni işyeri açılıyorsa biz mal satıyoruz demektir. Her sektörde olduğu gibi ihracat çok önemli.. Biz de bu amaçla ihracat ağırlıklı çalışıyoruz. Tabii ki çevremizdeki savaşlar ve sıkıntılar ülke olarak satışlarımızın azalmasına sebep oldu. Onun için yeni pazarlar, yeni ülkeler bulmak zorundayız. Bununla ilgili çeşitli pazarlarda araştırmalar yapıyoruz, fuarlara katılıyoruz. Bizim üretimimizin diğer bir kolu da otel mobilyaları. Özellikle Ortadoğu’da Suudi Arabistan ağırlıklı olmak üzere otel mobilyaları yapıyoruz. Proje bazlı çalışıyoruz. Şimdi yeni hedefimiz olarak Afrika pazarları çalışmalarımız var. Onunla ilgili hem fuarlara katılıyoruz hem de ziyaretlerimiz oluyor. Bu doğrultuda hareket ederek pazarımızı büyütmeye çalışıyoruz.

 

Afrika pazarında hedef ülkeler var mı?

Afrika’da birçok ülkede canlanma var. Angola, Nijerya gibi ülkeler ön planda ama bizim için belli bir hedef ülke yok. Mümkün olduğunca çok ülkeye girmek için uğraşıyoruz.

 

Şu an ihracat yaptığınız ülkeler hangileridir?

Türkmenistan, Kazakistan, Azerbaycan, Irak, Ürdün, Libya, Suudi Arabistan, Dubai, ABD, Almanya, Cezayir ihracat yaptığımız ülkelerdir. Rus pazarına da girme çalışmalarımız var. Rusya büyük bir pazar, her ne kadar kriz de olsa ihmal edilmemesi gereken bir pazar. Daha önce odaklandığımız Irak ve Libya pazarlarının kapanması nedeniyle şimdi farklı pazar arayışlarımız devam ediyor. Şimdi yeni yaptığımız tasarımlarla daha çok ABD ve Kanada’ya hitap edip etmeyi hedefliyoruz. Bu ülkeler en istikrarlı pazarlar.

 

Yeni pazarlara açılmanın size getirdiği zorluklar nelerdir?

Yeni pazar bulmak kolay bir şey değil. Öncelikle orada güvenilir bir partner bulacaksınız, pazarın durumuna bakacaksınız. Çin her tarafta karşınıza çıkıyor. Çin’le nasıl mücadele edeceğiz gibi zorluklar çıkıyor. Pazara gireceğim demekle girilmiyor. Uzun zaman geçmesi lazım..

 

Türk üreticisi global pazarda Çin mallarıyla nasıl rekabet ediyor?

Son 12 yıllık döneme bakacak olursak, ülke olarak ve ürünlerimizin kalitesi olarak, belli bir imajımız oluştu çok şükür. Artık Türk malını rahatlıkla alabiliyorlar. Bu arada ilk başta bir Çin furyası olmuştu dünyada, şimdi artık Çin mallarının kalitesizliğinden bizim mallarımıza talep oluşmaya başladı. Kullandıkça kalitesini gördüler, tasarımını gördüler. Aslında Çin’de de çok kaliteli ürünler var. Ama kaliteli ürünleri pahalı.. Son dönemde onlar da bizim fiyatlarımıza yaklaşmaya başladı. Orada da artık ucuz işçilik yok, orada da maliyetler artmaya başladı. Tabii bu bizim için bir avantaj.

 

Teşvikten beklentiniz nedir?

Mobilya sektöründe ihracata teşvik verilsin. Densin ki, “şu kadar milyon dolar ihracat yapana SSK primlerinde şu oranda indirim.” Mesela; 1 milyon dolara yüzde 3, 2 milyon dolara yüzde 5 gibi bir teşvik olabilir. Türkiye’nin kurtuluşu ihracatta.. İç piyasada birbirimize mal satarak ne kadar para kazanabiliriz? O bakımdan ihracat teşvik edilmelidir.

 

Tasarım konusunda nasıl bir çalışmanız var?

Ben zaten 40 yıllık mimarım. Ben tasarım konusuna çok önem veriyorum. Sürekli yeni tasarımlar geliştiriyoruz ve her bir yeni bir tasarımın hayata geçtiğini görmek bana ayrı bir haz veriyor. Bünyemizde üç mimar tasarımcı arkadaşımız var. Ayrıca Milano’dan bir yabancı tasarım ekibinden destek alıyoruz.

 

Günümüz ofis mobilyalarında trend ne yönde ilerliyor? Trendi kim belirliyor?

Mobilyada da modayı belirleyen tabii ki İtalya.. Tasarım çok ciddi bir konu İtalya’da. Bizdeki sıkıntı şu; her ürün için kataloğa koymadan önce tasarım tescil belgesi alıyoruz ama Çağlayan’a gittiğiniz zaman bizim bütün ürünlerimizin kopyasını görüyorsunuz. Neticede bu suntadır, uzay teknolojisi değildir. Ben makinelerimde günde 100 tane yaparım ama sanayideki adam 1 tane yapar.  Onun için şimdi tasarım yönü, kalıp yönü pahalı olan, herkesin yapamayacağı, merdiven altı firmaların yapamayacağı ürünlere yöneldik. Tabii pahalı ürün olunca ufak firma yapamaz, büyük firma da beni taklit etmez. Taklitçiliğin hiçbir yaptırımı da yok. 5 yıldır devam eden davam var. Yani sonuç alamıyorsunuz. Yapacak başka bir şey de yok.

 

Sektördeki insan kaynağı açığı Konya’da ne durumda?

Ülkemizin her yerinde olduğu gibi burada da sıkıntı var. Konya’daki tüm fabrikalar eleman arıyor ancak bulamıyor. Baktığınızda şimdi liseyi bitiren bir kardeşimiz; hemen masa başında çalışacağı, altında arabası olacağı, cumartesi-pazar çalışmayacağı, akşam 5’te evine gideceği, maaşı dolgun olacağı bir iş arıyor. Kimse, “ben bir iş yapayım, çalışayım, üreteyim” düşüncesinde değil. Bir de üniversiteyi bitirirse hiçbir iş yaptıramazsın ona. Maalesef böyle bir durum var.

 

Üniversite-sanayi işbirliği konusunda neler söylemek istersiniz?

Ben bu işbirliğini eksik görüyorum ve henüz çalışmadığını düşünüyorum. Konya’da 2 devlet üniversitesi, 2 vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 4 üniversite var. Bizim zaman zaman üniversite ile işbirliğimiz var, diğer firmaların da var. Ama bu işbirliği yetersiz..

 

İç piyasada nasıl bir rekabet içindesiniz?

Her sektörde olduğu gibi iç piyasada da rekabet var. İç piyasadaki sıkıntılardan dolayı dış piyasaya yöneldik zaten. İç piyasada ciddi tahsilat sorunu var. Mal verdiğiniz kişinin dükkanına gidiyorsunuz, bakıyorsunuz ki dükkanı kapatmış, gitmiş. Bu sefer yapacak bir şeyiniz kalmıyor. Şimdiki çek yasasıyla çekin bir yaptırımı da yok! Eskiden karşılıksız çek için hapis cezası vardı. İnsanlar korkuyordu. Şimdi öyle bir şey de yok.

 

Kenzel Mobilya olarak 2016 ve sonrası için hedefleriniz nelerdir?

Yeni kataloğumuzla, yeni ürünlerimizle iç piyasada tekrar bayi ağımızı geliştirmek istiyoruz. Dış piyasada da batı pazarına ağırlık vermeyi planlıyoruz.