RÖPORTAJ — 1 Temmuz 2015 at 20:35

MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. MAHMUT D. MAT: HEDEFİMİZ, BİR DÜNYA ÜNİVERSİTESİ OLMAK!

IMG_1549

 

Melikşah Üniversitesi’nin sadece yerel değil, uluslararası hedefleri olduğunu belirten Melikşah Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut D. MAT; bir ticaret ve sanayi kenti olan Kayseri’yi, eğitimde de uluslararası arenaya taşımayı ve böylece bir dünya üniversitesi olmayı hedef edindiklerini aktardı.

 

Kayseri, köklü bir ticari hayata ve son yıllarda atılım yapan bir sanayiye sahip. Bu özelliklerin tamamlayıcısı olacak eğitim boyutunda da yeni kurulan üniversitelerle gelişimini güçlendirmeye çalışıyor. Bu üniversitelerden birisi de Melikşah Üniversitesi.. Genç ve dinamik Rektörü Prof. Dr. Mahmut D. MAT ile Melikşah Üniversitesi’nin hedeflerini konuştuk.

 

Öncelikle, üniversiteniz hakkında bilgi verir misiniz?

Melikşah Üniversitesi bir vakıf üniversitesidir. Uluslararası üniversite olma vizyonuyla yola çıktı. Mühendislik-Mimarlık, Fen Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler, Hukuk, Sağlık Bilimleri olmak üzere beş fakültesi; Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler olmak üzere iki enstitüsü ve bir de Yabancı Diller Yüksekokulu bulunuyor. Şu anda 4.000 bin civarında öğrencisi var. Bu öğrencilerin yüzde 10’u dünyanın 65 farklı ülkesinden..

 

Bizler Melikşah Üniversitesi olarak, sanayi, şehircilik ve kültürel altyapısı ile ülkemizin en önemli şehirlerinden biri olan Kayseri’de, bir dünya üniversitesi olma hedefi ile yola çıktık. Hedeflerimiz doğrultusunda, dünyanın en saygın üniversitelerinde ihtisas yapmış bilim insanlarıyla oluşturduğumuz akademik kadromuzla, en son teknolojilerle donattığımız eğitim ve sosyal altyapımızla, sizleri Melikşah Üniversitesine davet ediyoruz. Melikşah Üniversitesi temel ilkelerini, sadece bilgi transfer etmek değil, bilgiyi üretmek ve bu bilgiyi toplumun refahına, dünya barışına katkı sağlamak için kullanmak olarak belirlemiştir. Bu ilkeler ışığında, hem mesleğinin gerektirdiği bilgi ve donanıma en üst düzeyde sahip, ve hem de toplumun faydasına sunabilen bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Melikşah Üniversitesi, çok sayıdaki yabancı öğretim elemanı ve öğrencileriyle, çok kültürlü bir dünya üniversitesi olma yönünde büyük adımlar atmakta ve öğrencilerine mükemmel eğitim yanında doğal ortamda İngilizce öğrenme imkânı vermektedir. Yaptığı uluslararası işbirlikleri ile öğrencilerine gerçek anlamda uluslararası eğitim ve etkileşim imkânı sunmaktadır.

 

Pekiyi, temel misyonunuz nedir?

Aslında üniversitemiz; Anadolu’yu da uluslararası ortama açmak, uluslararası ortamı Anadolu’da da yaşatmak, göstermek amacıyla kuruldu. Şimdi yeni mezun olan öğrencilerimiz bunları anlatıyorlar. Beş sene önce şehre ilk geldikleri zaman farklı, garip karşılanmışlardı ama şimdi restoranlarda, alışveriş merkezlerinde, marketlerde, her yerde Uzakdoğulu, Afrikalı öğrencileri görebiliyoruz. Bu bence çok güzel oldu. Kayseri, Anadolu’da ticaretle ve sanayi ile ön plana çıkan bir şehir ve bildiğiniz gibi 4 tane organize sanayi bölgesi var. Firmaların büyük çoğunluğu artık dünyaya ihracat yapmaya başladılar ve önemli bir kısmı da yurt dışında ofisler, satış ağları kurmaya çalışıyorlar. Öğrencilerimizin burada kritik rol oynayacağını düşünüyoruz. Özellikle staj konusunda firmaların hangi ülkelerle ticaret ilişkileri varsa biz özellikle o ülkeden olan öğrencilerimizi firmalarla tanıştırıyoruz. O firmalarda staj yapmasını sağlamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla firmalarımızın oralarda irtibat kurabilecekleri Türkçe bilen, firmayı çok iyi tanıyan, onların güvenebilecekleri mezunlarımızla bir bağ oluşturmaya çalışıyoruz. Ben bunun çok faydalı olacağını düşünüyorum. Bir de uluslararası öğrencilerimizin büyük çoğunluğu çok başarılı çocuklar.

 

Yabancı öğrenci seçiminde kriterleriniz nelerdir?

Bizim bir tanıtım ekibimiz var ve bu ekibimiz dünyadaki bütün fuarlara katılıyorlar. Biz başarılı öğrencileri almaya çalışıyoruz ve bunda da iyi olduğumuzu düşünüyoruz. Tabii ki bu öğrencilerin bir kısmının ülkemizde kalmasını, burada iş bulmalarını da arzu ediyoruz. Geçen sene 10 uluslararası öğrencimiz mezun olmuştu, bu sene 45 öğrencimiz mezun oluyor ve biz bunların yüksek lisans ve doktoraya kalmasını arzu ediyoruz. Bir kısmı da kendi ülkelerine dönüyor ve orada iş buluyorlar ama biz ülkelerine dönmeden Kayseri ve Türkiye ile ilişkilerini devam ettirmeleri için özellikle dikkat ediyoruz.

 

Üniversite-sanayi işbirliği konusunda Melikşah Üniversitesi ne düzeyde çalışmalarını sürdürüyor?

Biz daha 6 yıllık bir üniversiteyiz, gelişme aşamasındayız. İlk yıllarda bölümlerin kurulması, altyapının oluşması için çalıştık ama son 2-3 yıldır özellikle üniversite-sanayi işbirliği konusunda çok aktif rol oynadığımızı düşünüyorum. Geçen sene teknoloji transfer merkezini kurduk. Birçok üniversitede ofis şeklinde ama bizde bir merkez niteliğinde.. Üniversiteler yeni ve evrensel bilgi üreten yerler ama şunu da düşünüyoruz; üniversitenin ürettiği bilgiden en azından bulunduğu şehir de istifade etmeli.. Zaten onu yaptığınız zaman dünya üniversitesi oluyorsunuz ama tamamen evrenselim deyip etrafınıza fildişi kule örerseniz bu realiteden uzaklaşmak anlamına gelir.

 

Şu anda Kayseri’de içerisinde 1.000’in üzerinde elemanı olan, dünyanın birçok ülkesine ihracat yapan birçok firma var. Ama Amerika’daki firmalar gibi bu firmaların hiçbirisinde Ar-Ge yok, içinde doktoralı yönetici yok. Türkiye’de genellikle tasarım ağırlıklı oluyor. Tasarım da önemli ama Ar-Ge dediğimiz zaman en az bir sene laboratuvarda çalışmanız gerekiyor, bazen hiçbir sonuç çıkmayan çalışmalar da olabilir. Biz açıkçası teknoloji transfer merkeziyle ilgili şöyle bir çalışma konsepti oluşturduk; hocalarımızla bunları baştan itibaren çok konuştuk nasıl bu ilişkileri daha fazla geliştiririz diye. Biz hocalarımızdan araştırma zamanlarının yarısında buradaki firmaların problemlerine odaklanmalarını istedik. Şu anda firmalarla beyin fırtınası toplantıları yapıyoruz. Olabilecek problemleri konuşuyoruz, yazıyoruz. Daha sonra bunları sıralıyoruz: Doktora konusu olabilecek 3-5 senelik çalışmalar, 1-2 sene sürebilecek çalışmalar, yüksek lisans çalışması gibi…

 

Anadolu’daki öğrencileri üniversitenize çekmek adına neler yapmaktasınız?

Öğrencilerimizin yüzde 45’i Kayserili veya Kayseri civarından. Daha sonra işte Sivas ve Nevşehir gibi illerden öğrenciler var. Ama bizim hedefimiz Türkiye’nin her tarafından öğrenci almak. Şu anda bildiğim kadarıyla 80 ilden öğrencimiz var. Sadece Tekirdağ’dan öğrenci yok. Orda da gidip tanıtım yaptık. İnşallah her ilimizden öğrencimiz olacak. Bir de dünyanın 65 ülkesinden olan öğrencilerimiz var. Bunu 70’e çıkarmak istiyoruz. Bizim sadece yerel değil, uluslararası hedeflerimiz var. Ama tabii ki bu hedefe birden ulaşmak kolay değil.

 

Gerçek manada dünya üniversitesi olmaktan siz ne anlıyorsunuz? Dünya üniversitesi olmak için neler yapmaktasınız?

Uluslararası üniversite olmanın özellikleri var tabii ki. Bir kere uluslararası çapta bilgi üretebiliyorsanız bu sefer uluslararası öğrencileri çekebiliyorsunuz. Bir de sadece mezun olduktan sonra Kayseri ve bölgesinde iş bulacak ve çalışacak değil, dünyanın her tarafında iş bulabilecek, her tarafına gidebilecek öğrenciler yetiştirmek istiyoruz. Hem akademisyen hem öğrenci açısından yerel olmak istemiyoruz. Dünyanın her tarafından öğretim görevlisi ve öğrencisi getirmeyi hedefliyoruz. Ama kimler uluslararası olarak değerlendiriliyor? Uluslararası reyting kuruluşları var. O kuruluşların değerlendirdikleri kriterler var. Uluslararası yaptığınız yayınların sayısı, niteliği, uluslararası öğrencinin toplam öğrenciye oranı, uluslararası öğretim üyesi sayısı vb. Bunlar belirleyici oluyor. Sadece uluslararası akredite olmak sizin uluslararası çerçeve çizdiğiniz anlamına gelmez ama akreditasyon da önemli parçalarından bir tanesi. Biz de şu anda bütün bölümlerimizin özellikle Avrupa’nın normlarında olmasına önem veriyoruz.

 

Vakıf üniversitelerinin niteliksel dönüşümü konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu işi ya hakkıyla yapacaksınız ya da yapmayacaksınız. Bir defa tüm müfredatın burada güncel olması çok önemli. İkincisi, öğrencilerin değerlendirmesi.. Öğrenciler bütün dersler için değerlendirme formu dolduruyorlar. 100 üzerinden 80 üzeri puan alan hocalarımızın hepsine sertifika veriyoruz. Eylül ayında okullar açılmadan bir hafta önce eğitimle ilgili toplantılar düzenliyoruz. Bu işi nasıl daha iyi yaparız diye. Toplantının sonunda mütevelli heyetinin de katılımıyla, öğrenci değerlendirme anketlerinde belirli düzeyi aşan hocalarımıza plaket veriyoruz. Hatta önümüzdeki yıllarda maaş artışı sistemini de buna entegre edeceğiz. Ayını zamanda araştırma için de bir teşvik sistemi var. Tüm gelen hocalara 2 senelik belli bir araştırma bütçesi veriyoruz. Bu bütçeyi kullanarak altyapısını oluşturuyor. Daha sonra buradaki firmalarla yoğun işbirliği içerisine girerek, ondan sonraki bütçesini kendisinin oluşturmasını bekliyoruz açıkçası.

 

Bu tercih döneminde üniversite hayatına merhaba diyecek gençliğe mesajınız nedir?

Gerçekten de mezunları iş kuran ve piyasa tarafından kapışılan üniversitelerin ayakta durabileceğini düşünüyorum. Öğrencilerin; araştırmanın içinde gerçek hayatla iç içe, yani firmalarla beraber geliştirilen projenin içinde, bir eğitim sisteminden geçmeleri gerekir. Yani gittikleri firmada bir fark yaratan, ayrıcalık kazandıran mezunların ülkemizin geleceğine katkı yapabileceğini düşünüyorum. Bir öğrencimiz eğer piyasa tarafından tercih ediliyorsa bu bizim için çok önemli bir realite. Bir de tabii en önemlisi öğrencilerimizi dünyanın her tarafında iş bulabilecek olması. Biz özellikle bunu teşvik ediyoruz. Yani gidin Avrupa’da çalışın, Amerika’da çalışın diyoruz.