RÖPORTAJ — 1 Temmuz 2015 at 21:04

MEYDAN GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER FARUK MEYDAN: DAİMA EN İYİYİ HEDEFLEYEREK, ORTAK TAKIM RUHUYLA HAREKET EDİYORUZ!

IMG_6001

 

Ekonomi ve siyasetteki sıkıntılara rağmen 2015 yılının otomotiv sektörü için olağan bir yıl olduğunu dile getiren Meydan Group Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Meydan, her yıl olduğu gibi yeni ürünler ve aktivitelerle büyümeye devam edeceklerini vurguladı.

 

Konya’da gelişim gösteren sektörlerden birisi de otomotiv.. Kırk yılı aşkın deneyimiyle otomotiv yedek parça ithalatı, üretimi ve ihracatıyla sektörde faaliyet gösteren Meydan Group, 55 bin ürün çeşidiyle Edirne’den Hakkari’ye tüm Türkiye’ye hitap ediyor. Meydan Group Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Meydan ile yerli otomobil üretiminden üniversite-sanayi işbirliğine, 2023 hedeflerinden Konya ekonomisinin gelişimine ve Meydan Group’un hedeflerine kadar birçok konuyu ele aldık.

 

“Bir aracın hangi parçasını üretirseniz üretin, kaporta ve kaporta aksamlarını üretmiyorsanız hep bir ayağınız eksik olur” diyen Meydan Group Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Meydan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2013’te Meydan Group bünyesinde ‘Sevgili Otomotiv şirketini kurarak, kaporta ve aksamlarını üretmeye karar verdik ve geçen yıl Eylül ayında da üretime geçtik.. Sevgili Otomotiv adı altında kurduğumuz fabrikada tüm binek otomobillerin kaporta, çamurluk, panel, kapı, tavan ve diğer sac aksamları ile parçalarını üretiyoruz. Ürünlerimizi yurt genelinin yanı sıra Avrupa Birliği ülkelerine, Rusya’ya, Azerbaycan’a ve Türki Cumhuriyetlerine gönderiyoruz. Yaptığımız kaporta ve kaporta aksamları yatırımıyla Konya’daki otomotiv ve yan sanayi sektöründe yeni bir alanın açıldığını düşünüyorum. Bu yeni alanın önümüzdeki süreçte Konya’da çok hızlı gelişeceğine inanıyorum.”

 

Konya 4’üncü OSB’deki 30 bin metrekarelik alana sahip yeni tesislerini önümüzdeki yıla kadar tamamlamayı hedeflediklerini söyleyen Ömer Faruk Meydan, “Bu tesisimize taşınarak kapasitemizi en az dört kat artıracağız. Bununla birlikte ihracatımızı 100 ülkeye çıkarmak istiyoruz. Üretimimizin yüzde 50’sini de ihracata kanalize edeceğiz” dedi.

 

Meydan Group’un yapısından ve faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Gelişen otomotiv sektöründe 43 yıllık tecrübeye sahip olan Meydan Group, yüksek kalitedeki ürünleri, hizmet anlayışından ödün vermeden, kurumsal yapımızın şeffaflığı ve müşteri memnuniyetine yoğunlaşan personelimizle birlikte müşterilerimize sunmaktan kıvanç duymakta. Çalışma kültürümüzü oluşturan bu değerlerden şimdiye kadar ödün vermememiz, başarımızın en büyük etkenidir. Günümüzdeki küreselleşme süreciyle otomotiv ana sanayi fonksiyonlarını giderek yan sanayiye devretmektedir. Ancak bu yaklaşım uluslar arası normlara göre üretim yapma zorunluluğunu da ortaya çıkarmaktadır. Satışını yapmış olduğumuz tüm ürünler, imalat hatalarına karşı garantilidir. Otomotiv sektöründe kalite, fiyat ve teslimat performansı ile ürün satış kabiliyetini ispatlamış olan Meydan Group, ürün taleplerini karşılamakta zorlanmamaktadır. Japon, Kore, Avrupa ve Amerikan menşeli araçların bütün aksamlarının bulunduğu geniş ürün yelpazesiyle sektöründe öncü olan Meydan Group, ülke piyasasındaki tüm otomobillerin yedek parça ihtiyacını karşılayabilecek güçtedir.

 

Motor bloğundan fren sistemlerine, kaporta aksamlarından süspansiyona kadar birçok üründe dünya markalarının distribütörlüğünü yapmaktayız. Otomotiv sektöründe, zirvedeki yerini hep koruyan Meydan Group; günden güne müşteri portföyünü genişleterek, inandığı yolda, sağlam adımlarla yürümekte. Meydan Şirketler Grubu; daima en iyiyi hedefleyerek, ortak takım ruhuyla hareket etme ilkesini benimsemiştir.

 

Ana firmalarla temaslarınız ne şekilde?

Biz ana firmaların tamamı ile görüşüyoruz. Müşterilerimiz yetkili servisler, özel servisler, yedek parçacılar. Müşteri portföyümüz tamamen bunlardan oluşmaktadır. Artı, yeni çıkan yasa ile beraber sigorta firmalarının anlaşmalı tedarik firmaları var. Bu firmalara da satış yapmaktayız. Firma olarak otomotivde hasarlı parça konusunda çok öndeyiz. Bir araç kaza yaptığı zaman araca ne lazım? Kapı, çamurluk, far, tampon, sinyal vs. Hasar gören parçaların yenilerini satan firmayız. Bu konuda da Türkiye’de en büyüklerden bir tanesiyiz.

 

Hedefleriniz açısından 2015 yılını nasıl geçiriyorsunuz? 2016 ve sonrası hedefleriniz için neler söyleyebilirsiniz?

2015, otomotiv sektörü açısından normal geçen bir yıl diyebilirim. Firma olarak biz, her yıl belli bir büyüme oranını gerçekleştirerek gidiyoruz. Yeni ürünler getiriyoruz, birtakım yenilikler yapıyoruz, pazarda aktivitelerimizi arttırıyoruz vs. Şu anda sektörle ilgili bir problem yok, ama Türkiye’de genele baktığımız zaman bir sıkıntı var. İşte seçime girildi, seçim bitti, şimdi yeni hükümet beklentisi var. Esnaf çok zor durumda.. Esnafın daha zor duruma düşmemesi için biran önce hükümetin kurulup marşa basılması ve insanların işlerine güçlerine bakması lazım. Her şeyden önce siyasi istikrar kesinlikle sağlanmalı diye düşünüyorum.

 

Pekiyi, üniversite- sanayi işbirliği konusunda neler söylemek istersiniz?

Konya özelinde sanayi-üniversite işbirliği yok denecek kadar az. Neden az? Teknokent kuruldu Konya’ya. Oraya birkaç firma gitti. Ufak tefek bir şeyler yapıldı. Yeni mezun olan gençlere birtakım avantajlar sağlandı ama yetersiz. Selçuk Üniversitesi ile veya diğer üniversiteler ile Konya sanayicisi ne kadar işbirliği yapıyor diye sorarsanız, bana göre yüzde 3 bile değil. Bir kere üniversitedeki hocalar farklı bir dünyanın insanları. Gidip derdini anlattığın zaman hocalar, “Ben bu bilgiyi, tecrübeyi sana veririm ama karşılığında şunu alırım” diyor. Tamamen haklı.

 

Ben sanayiciyim; ilkokul mezunu biri olarak kendi imkânlarımla Alman’ın Mercedes’inin aynı kalitede parçasını üretiyorum, hiçbir yardım almadan. Şimdi bende diyorum ki, “Hocam, ben bunu kendi imkânımla üretip Alman’a zaten satıyorum, şimdi bunu daha ileriye götürmek için bana nasıl destek verebilirsin?” Hoca orada tıkanıyor ve bana ancak şunu diyebiliyor sadece; “Ben orada sana destek veremem. Zaten sen üretiyor ve satıyorsun.” Tabii piyasa gerçeğine uygun hocalarımızda var, uygun olmayan hocalarımız da var. Selçuk Üniversitemiz içinde çok yetenekli gençlerimiz var ama istifade edemiyoruz. Hiçbir gencimize sanayide pratik bilgisi verilmiyor. Bu konuyla ilgili daha önce Selçuk Üniversitesi’ne müracaatlarımız olmuştu. Gittik hocalarla görüştük, Dekanla görüştük. “Hocam sanayicinin sıkıntıları var. Sanayicinin Selçuk Üniversitesi ile işbirliği yapması lazım” dedik. Ancak bugüne kadar bir netice almış değiliz.

 

Konya ekonomisinin gelişimini nasıl görüyorsunuz?

Konya, otomotiv sektörü başta olmak üzere imalat sektörü açısından gelişen, ekonomisi büyüyen bir şehir.. Fakat kendi ekonomisinin büyüdüğünü gösteremiyor. Neden? Biz gümrük işlemlerimizin tamamını, ithalatı ve ihracatı Mersin’den yaptığımız için Konya rakamlarında gözükmüyor. Mersin-Konya hızlı tren ve Konya’da Lojistik Köy projesiyle beraber gümrükleme sahaları olacak. Buradan gümrükleyeceksin, gelen malını direkt buradan alacaksın. Bu Konya’ya artı getirecek. Ayrıca, bizim sanayicimizde, tüccarımızda son zamanlarda şöyle bir şey başladı; İnsanlar biraz büyüyüp, devlete biraz vergi verir konuma geldiği zaman onu büyüten, ona ekmek yediren şehrin vergi dairesinden çıkıyor ve İstanbul Vergi Dairesine kaydoluyor. Devlet önce bunu kesmeli.

 

Ve son olarak, Türkiye’nin 2023 hedefleri ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Türkiye’nin 2023’te 500 milyar dolarlık hedefine ulaşabilmesi için öncelikle sanayiciye destek verilmeli. Sanayici çok parası olup yatırım yapar, ama fakir ölür. Bu bir gerçek.. Günümüzde sanayinin gelişebilmesi için devlet sanayiciye önce parasız arsa vermeli, bir de üzerine inşaatını yapmalı, makine parkına da uzun vadeli kredilerle, yabancı kaynaklı kredilerle veya kendi bünyesindeki kredilerle destek vermeli. Türkiye’nin gerçek kanayan yarası öz sermaye sıkıntısıdır. Öte yandan belediyeler artık Türkiye’de bir esnaf, bir tüccar zihniyetiyle görev yapıyor. Hangi bölgelerde sanayi arsaları yaparım? Nasıl sanayicinin cebindeki parayı alabilirim diye çalışıyor. Bu çok yanlış bir mantık.. Önce belediyeler bu mantıktan çıkacak, sanayi yeri ile konut alanını ayıracak. Sanayi yerindeki rant gelirinin belediyede değil, sanayicinin cebinde kalması lazım.