RÖPORTAJ — 1 Temmuz 2015 at 21:09

TÜRKİYE YARIŞ ATI YETİŞTİRİCİLERİ VE SAHİPLERİ DERNEĞİ (TYAYSD) BAŞKANI TALİP ÖZTÜRK: TYAYSD ATÇILIKTA BAŞROLDE OLACAK!

IMG_1584

 

Çok iyi bir yönetim kadrosuna sahip olduklarını vurgulayan Türkiye Yarış Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği (TYAYSD) Başkanı Talip Öztürk; daha yolun başında olduklarını, atçılığın gelişimi için TYAYSD’nin kendi gücünün farkına varmasını sağlayacaklarını ifade etti.

 

Özelleştirmenin gündemde olduğu atçılık camiasında Türkiye Jokey Kulübü kadar dört binin üzerinde üyesiyle Türkiye Yarış Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği (TYAYSD) çok önemli bir kurum. Derneğin çiçeği burnunda Başkanı Talip Öztürk ile atçılığın geleceğini ve TYAYSD’nin hedeflerini konuştuk.

 

Bir işadamı olarak atlara olan merakınızın yarış atı yetiştiriciliğine uzanan hikayesini anlatabilir misiniz?

Bizim ana işimiz otobüs işletmeciliği. Hayatın her noktasını otogarlarda geçirdik. Tabii hipodromu biliyor, atları çok seviyorduk ama o zamanlar vaktimiz olmuyordu. At yarışlarıyla ilgilenen çok sevdiğimiz ağabeylerimiz vardı burada, başta Uğur Atan olmak üzere. “Bana bir at bul” derdim hep ona. Ondan bir tay alarak başlamıştım at yetiştirmeye. Gerçi o tay koşmamıştı ama devamını getirmek babında başka atlara yöneldik. Bir arkadaşımın vasıtasıyla başka bir tay aldık, sonra başka bir at aldık. Tabii çok üst düzey atlar değildi. Aslında ben yaptığım her işte çok hırslıyım, başarılı olmadığım yerde pek durmak istemem. O yüzden at yetiştiriciliğini bırakmak istedim. Tam yol ayrımında iken çok güzel başka bir taya denk geldik. Baktım çok iyi gidiyor, ben atları çok seviyorum, vazgeçmek de istemiyorum. Daha çok bağlandım. Bağlandıkça başka atlar aldım. Hep de iyi atlara denk geldik. Tabii at yetiştiriciliğinde şans da çok önemli. Ben atçılıkta hislerime çok güvendiğim için biraz da şanslı olduğuma inanıyorum. Bugün çok farklı bir yerdeyim. Hem atlarımızın koşuları itibariyle hem insanlarla burada kurduğumuz diyalog anlamında. Bugün bu işe daha profesyonel bakıyoruz.

 

Yeni girişimcilere at yetiştiriciliği sektörü için neler söyleyebilirsiniz?

Bana göre atçılık çok farklı bir şey gerçekten. Ben eskiden futbol hastası, futbol aşığıydım. İyi bir Galatasaraylıyım, yine futbolu çok severim, futbolun olduğu her yerde varım. Haftada iki kere maç yapmaya giderdim. Buraya geldikten sonra futbola olan sevgim devam etse de atlarla ilgilenmeyi, atları sevmeyi, atçılık camiası içinde olmayı tercih ettim ve çok keyif aldım. İnsanların öncelikle atçılığı sevmesi lazım. Yani bu tamamen gönül işi. Atlar hakikaten çok hisli hayvanlar. Bir at gördüğüm zaman bakışım değişiyor. İnsanları yaptıkları yorucu işlerden uzaklaştıran, büyük bir rahatlama aracı da olabilir at yetiştirmek. Sadece para kazanacağım diyerek atçılığa yatırım yapmayı doğru bulmuyorum. Öncelikle atın kalitesi ve orijini çok önemli. Bilmeyen insanların bilenlerle hareket etmesi lazım. Atçılık bir bağımlılık, bir tutku. Bunun müşterek bahis oynama tarafı ayrıdır; at yetiştirme tarafı ayrıdır; at koşturma tarafı ayrıdır.

 

Pekiyi, kurumsal yapıda Türkiye Yarış Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği’nin konumunu, fonksiyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bugüne kadar derneğin bulunduğu konuma gelmesi için çok mücadele edilmiş. Atçılıkta İngiliz Atı Yetiştiricileri Derneği var, Arap Atı Yetiştiricileri Derneği de var, ama aslında Yarış Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği atçının tamamına hitap ediyor. 4.000’in üzerinde üyesi olan bir kurum burası. 1943 yılında zamanın en önemli şahsiyetleri ve atçıları tarafından kurulmuş atçılığın en eski, en köklü ve en büyük sivil toplum kuruluşu. Bugüne kadar kendi gücünün de farkında olmamış bir derneğin başkanlığını yapıyorum. Ben geçenlerde İzmir Şubemizdeki toplantıda şunu söyledim:  Üç sene süremiz var. Üç sene sonunda bana aynı sorunları anlatıyor olursanız beni zaten burada göremezsiniz. Üç sene sonra buranın ufkunun tamamen değişmiş olması lazım. Çok iyi ve deneyimli bir yönetim kurulumuz olduğuna inanıyorum. Derneğimizin kendi gücünün farkına varmasını sağlayacağız ve atçılık için, derneğimizin büyümesi için olması gereken her türlü mücadeleyi vereceğiz. Derneğimizin sektörün karar mekanizmaları içerisinde temsil edilmesi için Bakanlığımıza taleplerimizi ilettik. Tabii daha yeni başladık, daha yolun başındayız. Karşımızda bir hükümet kurulma süreci var. Neticede hükümet kurulacak, yeni Tarım Bakanımız atanacak. Biz ne kadar özerk olsak da çalıştığımız yer Bakanlık. Tüm istediklerimizi oraya ileteceğiz. Derneğimizin Başkanlığı için Jokey Kulübü Başkanının desteklediği bir aday benimle yarıştı. Ben seçildiğim için şimdi Türkiye Jokey Kulübü yönetimi ile uyum içerisinde değiliz açıkçası. Bu işler hazım işidir, herkes kaybetmeyi hazmedemez. Ben kaybetmeyi sevmem ama birileriyle yarışa giriyorsam kaybettiysem kazananları tebrik etmesini bilirim. Neticede Başkan seçildiğimde Jokey Kulübü’nün yapması gereken şey bize hayırlı olsun demesiydi ki biz ona gidelim.

 

Ortak paydalarınız yok mu?

Aslında ortak paydalarımız çok. Her iki dernek de atçıya hizmet için var ve atçılığın bekası için çalışıyor. Yarın at yarışları özelleştiği zaman derneğimiz en başta gelen muhatap olarak kalacak. TJK’daki gibi asli üyelik uygulaması olmayacak. Yıllarca hep şöyle bakmışlar olaya; diyelim ki 120 atçı yönetiyor TJK’yı. Kaç tanesinin atı var bunların içinde? 50-60 kişinin atı var. Orada bir tane atı olmayan bir insan, yılda 4-5 milyon TL yatıran insanları yönetiyor. Diğer at sahipleri veya at yetiştiricileri asli üye olamıyor. Niye? Yukarıdaki insanlar istemiyor. Başarılı olabilecek insanları kendi arasında istemiyor. 120 kişiyi kontrol etmek nasıldır? 61 kişiyle kontrol edersin. Bunu da çok iyi yapabilirsin. Seçim yapıyorlar, başkanlık sürekli 3-4 kişi arasında gidiyor geliyor. Bizim derneğimizde 4.000’in üzerinde üye var, buraya istediğin gibi hükmedemiyorsun. Burada da az kişi olsa hükmedebilirsin. Orada hükmedebildikleri için asli üye sayısını yükseltmiyorlar. Ben hayatımda hiçbir zaman koltuk sevdalısı olmadım. Ama Türkiye Jokey Kulübü’nde (TJK) asli üyeler yıllarca hükümdarlık sürmüş açıkçası. Nasıl sürmüş? Asli üyelerin atları en iyisidir; döküntüler aşağıdakilere kalmış. Asli üye yukarıda oturmuş işin kaymağını yemiş; alttakiler birbirini yemiş. Yani onların atı kazanmış. Ama zamanla ne olmuş? Birisi bir at alıp çıkıyor bunların karşısına; biri Gazi Koşusu’nu kazanıyor, öbürü başka bir yarışı kazanıyor. Böyle olunca bunlarda rahatsızlık başlamış zaman içerisinde. Fazla da bir şey yapamıyorlar. Ne yaparlar? İşte ahır ihtiyacı olduğunda büyük sıkıntı yaratırlar, Jokey Kulübü’yle ilgili sıkıntı yaratırlar, asli üye olmak istendiğinde aman bu başarılı oluyor önünü keselim derler. Yani asli üyelik burada krallık gibi olmuş. Dolayısıyla bütün at yetiştiricileri rahatsız bu durumdan.

 

Bunu kırma noktasında bir plan, programınız var mı dernek olarak?

Bu bizim kırabileceğimiz bir şey değil bu saatten sonra. Ancak kendi içlerinden ya da atçının bunu kırması lazım. Bu nasıl olabilir? Biz dernek üye sayımızı çoğaltacağız, Türkiye’nin çok önemli atçılarıyla işbirliği yapacağız, Türkiye Jokey Kulübü bizi istemiyorsa biz istediklerimiz için mücadele edeceğiz. Aslında bunu kırmak çok kolay. Yarın özelleştirme olduğu zaman bu kırılır. O zaman TYAYSD çok daha fazla önem arz edecek. Bizim Derneğimiz bu anlamda katiyen bir ayırım yapmıyor. At sahibi belgesi olan herkes bizim derneğimize üye olabilir.

 

Özelleştirme demişken, özelleştirmeye bakışınız nedir?

Eğer Devlet bir sektörde özelleştirme yapmaya karar verdiyse, yeni durumun sektör için çok daha iyi şartları getirmesi en önemli beklentidir. Atçılık için iyi yönleri varsa biz her zaman özelleştirme taraftarıyız. Özelleştirme sonrası atçının hak ve hukukun güvence altına alan bir yapılanma ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bu anlamda derneğimiz atçının menfaatlerini koruyan ve ön planda tutan istek ve projelerini ortaya koyacaktır. Bu konuda hazırlıklıyız. Tabii ki atçı için olumsuz her şeyin karşısında durarak, o şartlarda özelleşmemesi için elimizden gelen ne varsa onları yapmaya her zaman hazırız.

 

At sevgisinin ve yetiştiriciliğinin gelecek nesillere aşılanması için neler yapılmalı? Bu konuda siz dernek olarak üzerinize düşen bir görev tayin etmiş durumda mısınız?

Bizim derneğimizin bu konuda çok şeyler yapacak maddi gücü yok. Bunlar daha çok Jokey Kulübü’nün görevleri ararsında yer alıyor, maddi imkanları ile yapabileceği şeyler. Yavaş yavaş bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Bugüne kadar birbirilerini yemek yerine bu oluşumlara girmiş olsalardı, topluma atçılığı sevdirmeye çalışsalardı zaten atçılığı çok farklı yerlere getirmiş olurlardı. Geç kalınmış bazı şeyleri başlatıyorlar yavaş yavaş. İnşallah başarılı olurlar. Biz Yarış Atı Sahipleri ve Yetiştiriciler Derneği olarak her zaman Jokey Kulübü’nün de, herhangi bir kurumun da atçılık için doğru yaptığı her şeyin arkasındayız ama yanlış yapılan her şeyin kim olursa olsun her zaman karşısında olacağız. Bu konuda da görüşlerimiz var, sırası geldiğinde Bakanlığımız ve TJK ile paylaşacağız.

 

Pekiyi yarış atı yetiştiriciliği ve ticaretinin yeterliliği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

İyi yetiştiriciler var Türkiye’de ama iyi yetiştiricilerden ziyade şöyle bir şey var: İyi yetiştiriciler iyi atları kendisi için yetiştiriyor, satmıyor. Ben bunun yetiştiricilik olduğuna inanmıyorum. Yetiştirici demek yetiştirdiği her atı satan kişi demektir. Tabii çok azdır bunların sayısı. Aslında biz dernek olarak çok şey yapmak istiyoruz ama hepsi bir anda olmuyor. Her yıl tay satışları organizasyonu yaparak sektördeki at ticaretine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Bu satışları daha kurumsal bir şekilde yapmak ve tüm yıla yaymak için projelerimiz var. En kısa sürede bunları gerçekleştirerek sektöre at ticareti anlamında bir canlılık gelmesini sağlayacağız. Devletin belli haralarına da talip olabiliriz. Bunlarla ilgili çalışmalarımız var. Atçılık camiası için daha neler olmalıdır diye çalışma içerisinde arkadaşlarımız. Bunları sıralayacağız. Atçılığın önünün açılması, gelişmesi için neler gerekmektedir? Hepsi için bir çalışma içerisindeyiz. Tabii bu çalışmaları bitirdikten sonra Bakanımız belli olduğunda gideceğiz, yapmak istediklerimizi önlerine koyacağız. Dediğim gibi çok iyi ve deneyimli bir yönetim kadromuz var derneğimizde. Bizim burada en öncelikli isteğimiz at sahibi belgesini önceden olduğu gibi At Sahipleri ve Yetiştiriciler Derneği’nin vermesidir. Ama bugün baktığımızda bu belgeyi Jokey Kulübü vermektedir. Bu doğru değil, mutlaka düzeltilmesi lazım.

 

Kurumsallaşma ve gelirlerinizin arttırılması noktasında yapmak istedikleriniz nedir?

Her şeyden önce derneğimizin kaynaklarını arttırmamız gerekiyor. Mesela derneğimize üye olmamış 800’ün üzerinde aktif atçı var. Öncelikli hedeflerimizden biri bu 800 atçıyı derneğimize dahil etmektir. İktisadi İşletmemize bağlı mağazalarımız ve e-satış vasıtasıyla atçıya ihtiyacı olan yem, yem katkı malzemesi, nal v.b malzemeleri satıyoruz. Bu satışları kurumsallaştırarak ve atçımıza çok daha kaliteli ve ekonomik çözümler getirerek geliştirmeye çalışıyoruz. Öncelikle Derneğimizin gelirlerini arttırmayı sağladıktan sonra diğer projelerimizi gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Atçımızın derneğimize inanmasını ve bizlere maddi ve manevi desteklerini esirgememesini bekliyoruz. TYAYSD’nin tüzüğünü de günün şatlarına göre değiştirerek, kurumsallaşmayı gerçekleştirerek atçılığımızda çok daha modern, güçlü ve saygın bir sivil toplum örgütü haline getireceğiz.